Anahtar kelimeler: Olayında Değerli Ödeneğinin Gelirin Göremezlik Sermaye Bağlanan Devamı Vaki Zararlandırıcı

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No
:163-415Asıl dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelirin tahsiline, birleşen dava ise tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödeneğinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı, icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.Asıl dava ile, 52.183, 20 TL peşin sermaye değerli gelirin tahsili istenmiş; birleşen dava ile, zararlandırıcı sigorta olayında yaralanan sigortalıya yapılan 5.422,64 TL TL tedavi gideri, ödenen 2.653,57 TL geçici iş göremezlik ödeneği toplamı 8.076, 21 TL asıl alacak, 2.454, 79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.531,00 TL nin tahsili amacıyla Ankara 30. İcra Müdürlüğü █████████ Esas sayılı icra takibine, borçlu tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep edilmiştir.Mahkemece, asıl davada talep edilen 52.183, 20 TL'nin, birleşen dava yönünden de, geçici işgöremezlik ödeneğinin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesinde, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. " hükmü yer almaktadır. Yasanın bu açık hükmünden de anlaşılacağı üzere hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde birleşen davanın alacak davası olarak kabul edilmesi ve sadece geçici iş göremezlik ödeneği yönünden hüküm kurulması, ayrıca, tedavi gideri ile, işlemiş faiz alacağı yönünden olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.İcra takibine yapılan itirazın iptali davası ile, bir alacağın tahsili amacı ile açılan alacak (tahsil) davası nitelikleri ve sonuçları itibarı ile, farklı dava türleridir. Zira, ilk dava türü tamamen icra takibine dayalı olarak, takip edilen alacağın İİK.nun 67 nci maddesi hükmü çerçevesinde neticelendirilmesi sonucu doğururken, tahsil davası, sadece alacaklının genel hükümlere göre alacağını bir ilama bağlatarak ve o ilam çerçevesinde alacağına kavuşma imkanını sağlayan bir dava türüdür.Mahkemece yapılması gereken iş, icra dosyasını celbetmek suretiyle birleşen davaya ilişkin olarak, taleple bağlılık ilkesini gözetmek, davayı itirazın iptali davası olarak incelemek ve tüm talepler yönünden, olumlu, ya da, olumsuz bir karar vermekten ibarettir.O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.SONUÇ
:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.