Anahtar kelimeler: Fuzulen Msinin Sarıyer Aleyhlerine Boşaltılarak Otopark Kanalizasyon İşgal Alanın Süreci
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN TARAFLAR
: 1-... Yönetimi VEKİLİ : Av. ...
2- ... Su ve Kanalizasyon İdaresi
Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin 600,00 m²'sinin araç otopark alanı olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edilmesi nedeniyle █████/2017-█████/2020 tarihleri arası dönem için toplam 1.372.833,40 TL tutarında ecrimisil bedelinin ödenmesi ve söz konusu alanın boşaltılarak teslim edilmesinin istenilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstanbul Bölge İdare Mahkemesince Danıştay bozma kararına uyularak verilen kararda; 2886 sayılı Kanun kapsamında ecrimisil istenebilmesi için taşınmaz malın madde kapsamında sayılan idarelere ait olması gerektiği, davalı idarenin belirtilen Kanun maddesinde sayılmadığı, özel bütçeli olmadığı, 2560 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca işlemlerinde 2886 sayılı Kanun'a tabi olmadığı kuralı dikkate alındığında uyuşmazlık konusu ecrimisil tutarını genel hükümlere göre isteyebileceği ve tahsil edebileceğinden, uyuşmazlığa konu tutar hakkında ecrimisil mevzuatının uygulanamayacağı, nitekim davalı idareye ait taşınmaz malların kullanımından kaynaklanan ecrimisil alacağı kapsamının Türk Medeni Kanunu'na göre belirleneceğine yönelik Yargıtay kararlarının da bulunduğu belirtilerek, 2886 sayılı Kanun hükümleri uyarınca davacıdan ecrimisil istenemeyeceği anlaşıldığından, ecrimisil ihbarnamesinin 751.150,48 TL'lik kısmının iptaline ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık, 621.682,92 TL’lik kısmı bakımından ise davanın reddine ilişkin kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K... sayılı kararının "redde" ilişkin kısmının kaldırılmasına, sonuç olarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
: Mahkemenin iptal kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmı yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
: Dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemi yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama Giderleri" başlıklı 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinin ilk fıkrasında, avukatlık ücretinin avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, son fıkrasında ise dava sonunda, mahkeme kararıyla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğu; 168. maddesinin son fıkrasında da, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile kaldırılan İdare Mahkemesi kararında dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddine kararı verildiği, karşılıklı vekâlet ücretine hükmedildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararında ise dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, kaldırılan Mahkeme kararında davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden tekerrür olmaması için yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasındaki, "İdare Mahkemesi kararının değişik gerekçe ile onanan "iptal"e ilişkin kısmı nedeniyle davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden tekerrür olmaması için yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına" ibaresinin, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Vekâlet ücretine ilişkin kısmının ise 2577 sayılı Kanunun 49/1-(b) maddesi uyarınca yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!