Anahtar kelimeler: Medenî Uğranılan Tazmini Ret Kaldırma Yapan Ankara Kaydının Tutulması Sayisi

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk DairesiSAYISI
: 2024/1 Esas, ███████ KararDAVA TARİHİ
: 05.08.2019KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 16. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, ..., Mahallesi 3202 ada 128 ve 66 parsel sayılı taşınmazları müvekkilinin 04.10.1985 tarihinde Hüseyin ... Bora mirasçısı ...’dan satın aldığını, müvekkil taşınmazları satın aldığında, taşınmazlara ait tapu kütüklerinde herhangi bir kısıtlama bulunmadığını, çok sonra bu taşınmazların kamulaştırma işlemine tabi tutulduklarını öğrendiğini, dava konusu taşınmazların Ankara Valiliği İl İdare Kurulundan çıkan 08.09.1953 tarihli ve 1584 sayılı Menafi-i Umumiye Kararına istinaden Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin o tarihteki malike ödendiğini, idare tarafından Çankaya Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan yazı ile kamulaştırılan taşınmazın tapudan terkin işlemi gerçekleştirilmesi talep edildiği hâlde, Çankaya Tapu Sicil Müdürlüğü terkin işlemini gerçekleştirmediği için müvekkilinin anılan taşınmazları iyi niyetli olarak satın aldığını, uğramış olduğu zararın tapu sicil kayıtlarının hatalı tutulmasından dolayı olup zararının tazmin edilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı ve husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı nedeniyle ve husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, terkin edilmeme sebeplerinin araştırılmadığını, taşınmazların yerini görmeden kayden gayrimenkul satın almanın hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının taşınmaz üzerinde yol var ise bunu bilmemesinin imkansız olduğunu, taşınmazların tamamından yol geçtiği kabul edilerek hesaplama yapıldığını, çekilen fotoğrafla taşınmaz üzerinden yol geçip geçmediğinin denetlenemediğini, bilirkişi heyetinin Kanuna uygun olarak oluşturulmadığını, emsal alınan taşınmazın konumu, yüzölçümü ve niteliği nedeniyle uygun emsal olmadığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazlardan çok daha kıymetli olduğunu, emsal taşınmazın hisse satışı olduğunu, dava konusu taşınmazların bedelinin yüksek hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2004 yılında vekili olan Av. ...’ın 01.10.2004 tarihli dilekçe ile yaptığı başvuru üzerine Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Karayolları Bölge Müdürlüğünün 08.10.2004 tarihli ve 37548 sayılı yazı ile “taşınmazın kamulaştırıldığını ve kamulaştırma bedelinin ... Bora’ya ödendiğini” bildirdiği, böylelikle davacının bu durumdan 08.10.2004 tarihinde haberdar olduğu, davacının taşınmazların kamulaştırıldığını öğrendiği tarihten 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146 ncı maddesindeki zamanaşımı süresi dolduktan sonra eldeki davayı açtığı tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, davalı ... vekili istinaf dilekçesinde davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını ileri sürmüş ise de İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karara yönelik istinaf dilekçesinde davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını belirtmediğini, zamanaşımı dava şartı olmayıp defi olduğundan Dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle bağlı kalınarak istinaf incelemesi yapılarak zamanaşımı yönünden inceleme ve değerlendirmede bulunulmayıp işin esasına yönelik olarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıldığını, Dairenin esasa yönelik kaldırma kararıyla davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince verilen ikinci karara yönelik istinaf dilekçesinde ileri sürülen zamanaşımı definin bu aşamada dinlenmeyeceği, tazminat istemine konu taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğünce 08.09.1953 tarihinde kamulaştırıldığı, kamulaştırma bedeli tapu maliki olan ... Bora’ya ödendiği, ... Bora’nın taşınmazları kamulaştırma sebebiyle Karayollarına devrettiğine tapudan yol olarak terkin edilmelerine ilişkin 11.03.1955 tarihli ve 1694 yevmiye numaralı resmi senedin Çankaya Tapu Müdürlüğü’nce düzenlendiği halde anılan resmi senet uyarınca tapuda terkin işlemlerinin yapılmadığı, tapu malikinin ölümü üzerine mirasçılarının vekili olan Yaşar Ateş tarafından 30.09.1985 tarihinde intikal ve taksim işlemlerinin yapılıp ... adına tescil edildikleri, daha sonra ...’nın vekili olan Yaşar Ateş (davacının eşi) tarafından vekaleten 04.10.1985 tarih 4163 yevmiye nolu satış senediyle davacıya satıldıkları, ancak 30.09.1985 tarihli taksim sözleşmesiyle tazminat istemine konu taşınmazlar dışında dava dışı Balgat 286 ve 320 parsel sayılı taşınmazların da ...’ya taksimen geçtiği, tazminat istemine konu taşınmazlarla dava dışı Balgat 320 parselin 04.10.1985 tarihinde davacıya satıldığı, böylelikle tapu sicilinin hatalı tutulduğu, davacının satın aldığı tarihte tazminat istemine konu taşınmazların beyanlar hanesinde kamulaştırıldıklarına dair şerhlerin bulunmadığı, nitekim 04.10.1985 tarihinde tazminat istemine konu taşınmazlarla birlikte dava dışı Balgat 230 parselin de davacıya satılması karşısında davacının satış işlemleri sırasında tazminat istemine konu taşınmazların zeminde yol olarak kullanıldıklarını ve Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldıklarını bildiği yönünde dosyada delil ve belgenin bulunmadığı, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesindeki koşulların oluştuğu tespit edildiğinin anlaşıldığı, yapılan incelemede emsal incelemesi ve karşılaştırması yoluyla tespit edilen tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, ████████ Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.5. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre davaya konu taşınmazların Karayolları Genel Müdürlüğü’nce 08.09.1953 tarihinde kamulaştırıldığı, taşınmazları kamulaştırma sebebiyle Karayollarına devrettiğine tapudan yol olarak terkin edilmelerine ilişkin 11.03.1955 tarihli ve 1694 yevmiye numaralı resmi senedin Çankaya Tapu Müdürlüğünce düzenlendiği hâlde, anılan resmi senet uyarınca tapuda terkin işlemlerinin yapılmadığı, tapu malikinin ölümü üzerine mirasçılarının vekili olan Yaşar Ateş tarafından 30.09.1985 tarihinde intikal ve taksim işlemlerinin yapılıp ... adına tescil edildikleri, daha sonra ... tarafından 04.10.1985 tarihli ve 4163 yevmiye nolu satış senediyle davacıya satıldıkları, davacının satın aldığı tarihte tazminat istemine konu taşınmazların beyanlar hanesinde kamulaştırıldıklarına dair şerhlerin bulunmadığı, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi koşulları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Dava konusu taşınmazlara emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARDavalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.