Anahtar kelimeler: Konusuitirazın Mehil Beyoğlu Çekildiğini Finansal Akdedildiğini Kiralama Noterliğince İhtarname Yevmiye

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
:█████████ EsasKARAR NO
:████████ KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2023NUMARASI
:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında 14.11.2017 tarihli, ...sözleşme numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirket tarafından Beyoğlu ... Noterliğince düzenlenen 27.07.2018 tarihli ve... yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini, ihtarname ile 60 günlük mehil verilerek bu süre içinde kira borcunun ödenmesini aksi takdirde sözleşmenin feshedileceği, borcun ödenmesinin gerekliliğinin usulüne uygun şekilde borçlulara bildirildiğini, ancak borçlular tarafından borcun ödenmekten imtina edildiğini, bunun üzerine borçlular aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, takip tarihi itibari ile müvekkilinin alacağının 4.475.392,25 TL olduğunu, ancak borçluların borca kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, borçluların sözleşmeyi imzaladığını ve sözleşme gereği ödenmesi gereken borçlarını ödemede temerrüde düştüklerini, sözleşme konusu malın tesliminin sözleşmenin teslim tesellüm belgesinde görüleceği üzere 14.11.2017 tarihinde gerçekleştiğini, davalıların yapmış oldukları itirazın borcun ödenmesinin geciktirmeye yönelik olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamını, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ile davacı taraf arasında finansal kiralama sözleşmesi yapıldığını, davacı tarafın sözleşmeye uymaması nedeni ile uyarılmasına rağmen sözleşme koşullarını yerine getirmediğini, davacı tarafın sözleşmeye konu malların müvekkili şirketle sözleşme yapıldığından bu yana müvekkillerine teslim edilmemesi nedeni ile müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan sözleşmenin şartlarının oluşmadığını, teslim işlemi yapılmadığından söz konusu sözleşmenin hükümsüz olduğunu, davacı tarafın müvekkillerinden herhangi bir hak ve alacaklarının bulunmadığını, ayrıca sözleşme konusu malların çeşitli icra dosyaları nedeniyle haciz edildiğini ve davacı tarafça taraflarına hacizli malların finansal kiralamaya konu edildiğini, davacı tarafça müvekkiline gönderilen faturaların sözleşme şartları yerine getirilmediğinden dolayı davacı tarafa iade edildiğini, sözleşme içerisinde kiralanan malların nerede olduğuna ilişkin bir beyan ve yazı olmadığı gibi, nasıl teslim edileceğine dair de bir beyan ve yazı bulunmadığını, bunun da davacının işleminin şüpheli olduğunu gösterdiğini, davacı tarafın söz konusu malı müvekkili şirketin bulunduğu yerde teslim etmek gibi bir niyetinin bulunmadığını savunarak, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEME KARARI
:İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli ████████E. - ████████ K. sayılı kararıyla; "... Tüm dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalıların İstanbul ... İcra Dairesi'nin ...sayılı takip dosyasındaki itirazlarının;64.642,92 USD ödenmeyen kiralardan kaynaklanan asıl alacak,8.528 USD sigortadan kaynaklanan asıl alacak, 579.596,20 USD muaccel olan kiralardan kaynaklanan asıl alacak42.950 USD işlemiş temerrüt faiziüzerinden itirazın iptaline, İşleyecek faiz oranına itirazın ise "asıl alacak üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yıllık % 20 sözleşmesel temerrüt faizi ile" şeklinde iptali ile Takibin bu şekilde ödeme emrindeki kayıt ve şartlarda devamına,2-695.717,12 USD'nin takip tarihindeki ... efektif satış kuru olan 5,9298-TL'ye göre 4.125.463,37 TL'nin % 20'si olan 825.092,67-TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,3-Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporunda Finansal Kiralama Sözleşmesinin fesih tarihine kadar ödenmeyen kiraların hesaplamasında kesinleşmiş ödeme planında yer alan faiz ve KDV dahil kira bedeli olan 16.160,73 USD’nin esas alındığını, ancak fesih tarihinden itibaren muaccel hale gelen kiralar yönünden hesaplama yapılırken ise sadece kiraların ana para tutarının esas alındığını, işbu durumun kabulünün hukuken mümkün olmadığını,Bilirkişi raporunda yer alan ve gerekçeli kararda aynen yer verilen 579.596,20 USD’nin kesinleşmiş ödeme planında yer alan █████/2019 tarihi ile 23.12.2022 tarihi arasındaki ana para bedellerinin toplamından oluştuğunu,Oysa ki sözleşmede kararlaştırılan kira bedelinin; ana para + ana para faizi ve katma değer vergisinden oluştuğunu; aylık kira bedelinin 16.160,73 USD olduğunu,Bilirkişi raporunda yer alan ''Vadesi gelmemiş kira bedellerinin (ileriye yönelik olarak tahakkuk ettiren faizler ortadan kalkacağı için) ana para bedelleri de muaccel hale gelir'' tespitinin açıkça 6361 sayılı yasa düzenlemesine aykırı olduğunu,Kanunun 13. maddesi hükmünde yer alan ''vadesi gelmemiş finansal kiralama bedelleri'' ifadesinin; sözleşmede belirlenen kira ödeme planı içerisinde kiracının ödemeyi yükümlendiği ana para+faiz+KDV toplamından oluşan tutarı ifade ettiğini, Kaldı ki Kanunda da sadece ''ana para kira bedeli'' yahut ''faiz'' gibi bir ayrıma gidilmemiş olup; ''Finansal kiralama bedeli'' olarak Kanunun lafzından ana para+faiz+KDV 'den oluşan kiralamaya esas bedelin anlaşıldığınıTaraflar arasından akdedilen Finansal Kiralama Sözleşmesinin 47.maddesinde ''..ödemede temerrüde düşen kiracıya verilen 60 gün sürede de kira bedellerinin ödenmemesi ve/veya üst üste iki kira bedelini zamanında ödememesi nedeniyle ihtara muhatap olan kiracıya başka süre vermeksizin sözleşmeyi derhal fesih etmesi hallerinde vadesi gelmemiş tüm kira bedelleri ve sair borçların muaccel hale geleceği'' hususunun açıkça düzenlendiğini,Kesinleşmiş ödeme planında ana para, ana para faizi ve katma değer vergisinden oluşan 16.160,73 USD kiraya esas bedel olarak ihbarname ile kiracıya tebliğ edildiğini ve itirazsız olarak kesinleştiğini,TBK’nun 121. maddesinde kural olarak anapara faizine temerrüt faizi yürütülmesine bir engel olmadığının hüküm altına alındığını,Hükme esas alınan bilirkişi raporunun 6361 sayılı Kanun kapsamında hazırlanmadığını,Bilirkişi raporunun içeriğinde kıyasen yorumlanan ''Erken Ödeme'' halinde yapılacak değerlendirmelerin de icra takibine konu edilmiş Finansal Kiralama Sözleşmesine uyarlanmasının kabul edilemeyeceğini, 6502 sayılı Tüketici Kanunu kapsamında değerlendirmeler yapılması sebebiyle; işbu raporu hükme esas alınması 6361 sayılı kanun ve ticari düzenlemelere aykırı olduğunu, finansal kiralama sözleşmelerine Tüketici Kanunundan kaynaklanan hükümlerin uygulanması hukuken mümkün olmadığından; dava konusu olaya uygulanmasının açıkça hatalı olduğunu,İstinaf konusu yaptıkları gerekçeler ile bilirkişi raporuna itiraz edildiğini ve aynı bilirkişi tarafından ek rapor tanzim edildiğini, ancak ek raporda da; bilirkişinin önceki raporu ile aynı kanaatte olduğunu belirtilerek iş bu kanaatine hiç bir somut dayanak eklenmediğini, İtirazı karşılar mahiyette inceleme yapılmaksızın itiraza uğramış bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu belirterek, arz ve izah edilen ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2023 tarihli kararının usul ve yasaya aykırı olarak kısmen ret kararının kaldırılarak, icra takibine dayanak takip talepleri esas alınarak davanın kabulüne ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Müvekkilleri ile davacı taraf arasında ...sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi yapıldığını, davacı tarafın sözleşmeye uymaması nedeni ile uyarılmasına rağmen sözleşme koşullarını yerine getirmediğini, Hala da finansal kiralamaya konu malların müvekkillerine teslim edilmediğini, müvekkili şirketin adresinin Malatya ili, Doğanşehir ilçesi, ... köyü bölgesinde olduğunu, oysa ki davacının finansal kiralamaya konu ettiği malların ise Mardin ili, Kızıltepe ilçesi, ... bölgesinde ( ....A.Ş. ... Mardin adresi)) olup, sözleşme imzalanmasına rağmen teslim işleminin yapılmadığını, davacı taraf ile yapılan sözleşmeye bakıldığında teslim sözleşmesinin de aynı zamanda imzalandığını, ama nerede teslim edileceğinin ise yazılmadığını, proforma faturada ise küçük harflerle teslim yerinin gizlenmeye çalışıldığını, yani davacı taraf ile imzalanan █████/2017 tarih ve ... sözleşme numaralı sözleşmenin eki olarak gösterilen █████/2017 tarihli proforma faturaya bakıldığında, Mal Cinsi yazılan kutucuğun alt kısmında küçük puntolarla ( 12 puntodan küçük) "... Mardin adresinde kurulu olarak teslim" ibaresinin bulunduğunu, davacı tarafın söz konusu malı müvekkili şirketin bulunduğu yerde teslim etmek gibi bir niyeti bulunmadığının anlaşıldığını, bu durumun müvekkili şirketten ve diğer müvekkilinden saklanmaya çalışıldığını, Ayrıca sözleşmede , eklerinde, tesellüm belgesinde belirtilen ... telefon numarası ile ...olarak belirtilen mail adresinin müvekkillerine ait olmayıp, davacı tarafın finansal kiralamaya konu ettiği malları teslim ettiği adresin kiralayan önceki kiracılara ait olduğunu, müvekkili şirkete ait mail adresinin ...olduğunu, bunun da sözleşmenin ne kadar dikkatsiz ve özensiz yapıldığını göstermekle birlikte, müvekkillerini de yanıltmaya yönelik olduğunu, Mahkemece delil kabul edilen teslim tesellüm belgesi ve proforma faturaya bakıldığında, sözleşme ile aynı gün imzalandığı, teslim tesellüm belgesinde nerede teslim edileceğine dair açık bir ibare olmadığı gibi, proforma faturada da 12 puntodan çok küçük şekilde yazılarak teslim yerinin gizlendiğinin açık olduğunu, müvekkillerinin başka yerde kurulu fabrikada finansal kiralamaya konu malları sökerek alıp kendi şirketine kurmasının mümkün olmadığını, bu durumun teamüllere de aykırı olduğunu, müvekkillerinin kaçması veya malları kaçırmasının da mümkün olmadığını, müvekkili şirketin maden şirketi olup, mal kaçırmasının da mümkün olmadığını, kaldı ki finansal kiralamaya konu malların proforma faturada belirtilen yerdeki fabrika borçları nedeni ile tümüyle haciz edildiğini ve satışa çıkarıldığını,Maddi gerçeğin ortaya çıkması için keşif yapılması ve bu hususun ortaya çıkarılması gerekirken, bu usuli işlem yapılmadan karar verilmesinin usule aykırı olup, kararın kaldırılması gerektiğini beyan ederek, açıklanan nedenlerle İstanbul 14 Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının kaldırılmasına/bozulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa karşı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasın incelendiğinde; davacının davalılar aleyhine █████/2019 tarihinde, finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan 242.411,00+8.528,00+468.896,00USD=720.638,51 USD asıl alacak ve 42.950,00-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 763.588,51-USD alacak için ilamsız icra takip başlattığı, borçluların süresi içerisinde 24.10.2019 tarihinde borca itiraz ettikleri, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, davanın İİK'nın 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde; davacı ile davalı asıl borçlu ... Şti. arasında Finansal Kiralama Birliğine 22.12.2017 tarih ve ...tescil numaralı ... sayılı finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği, diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu görülmüştür.Beyoğlu ... Noterliğinin █████/2018 tarihli ve ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi incelendiğinde; özetle; █████/2018 tarihli 16.160,73 USD kira bedeli +3.444,00 USD ve 180,00 TL sigorta, noter masrafı 548,90 USD, 36,82 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 20.153,63 USD + 216,82 TL borcun ödenmediği, borcun 60 gün içerisinde ödenmesi, aksi halde ikinci bir bildirime gerek kalmaksızın sözleşmenin feshedileceği, fesih ile birlikte, vadesi gelmeyen kira ödemelerinin de muaccel hale geleceği ve kiralamaya konu malların 3 gün içerisinde iadesinin gerektiği, aksi halde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ihtarnamenin davalılara █████/2018 tarihi itibariyle tebliğ edildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince mali bilirkişiden alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporu raporunda özetle; Takip 14.10.2019 tarihi itibariyle davacının davalıdan;64.642,92 USD Asıl Alacak, Ödenmeyen Kiralardan,8.528,00 USD Asıl Alacak, Sigortadan,579.596,20 USD Asıl Alacak, Muaccel Kiralardan olmak üzere------------------------=652.767,12 USD Asıl Alacak, Toplam 803,31 USD Muht. Masraf, 42.950,00 USD Temerrüt Faizi--------------------------=696.520,43 USD Alacaklı olması gerektiği,Takipte davacı tarafından talep edilen toplam 763.588,51-USD'lik alacağın asıl alacak olarak tespitleri üzerinde olmakla birlikte, faiz olarak tespitlerin altında olmakla, taleple bağlı bulunulduğu, davacının toplam 652.767,12 USD olarak tespit edilen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %20 nispetinde temerrüt faizi talep edilebileceği, tarafların sair taleplerinin, mahkemenin takdirlerinde olduğuna dair görüş ve kanaat bildirilmiştir.İlk derece mahkemesince mali bilirkişiden alınan █████/2022 tarihli ek raporda özetle; Takip 14.10.2019 tarihi itibariyle davacının davalıdan;64.642,92 USD Asıl Alacak, Ödenmeyen Kiralardan, 8.528,00 USD Asıl Alacak, Sigortadan, 579.596,20 USD Asıl Alacak, Muaccel Kiralardan olmak üzere ------------------------ =652.767,12 USD Asıl Alacak, Toplam 803,31 USD Muht. Masraf,42.950,00 USD Temerrüt Faizi-------------------------- =696.520,43 USD Alacaklı olması gerektiği, Takipte davacı tarafından talep edilen toplam 763.588,51 USD'lik alacağın asıl alacak olarak tespitlerimiz üzerinde olmakla birlikte, faiz olarak tespitlerimizin altında olmakla, taleple bağlı bulunulduğu, davacının toplam 652.767,12 USD olarak tespit edilen asıl alacağına takip tarihinden itibaren %20 nispetinde temerrüt faizi talep edilebileceği, tarafların sair taleplerinin, mahkemenin takdirlerinde olduğuna dair görüş ve kanaatine varıldığı belirtilerek kök rapor tekrar edilmiştir.İlk derece mahkemesince Doğanşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Talimat sayılı dosyası ile mali bilirkişiden alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davalının ticari defterlerinde davacıya ait herhangi bir alacak veya borç bakiyesinin olmadığı, davacının dava konusu finansal kiralama sözleşmesi, eki ödeme planı ve ilamsız takiplerde ödeme emrine göre davalıdan toplamda 654.570,43 USD alacaklı olduğu, Ödenmeyen kiralar= 64.642,92 USD Ödenmeyen kalan kiralar= 580.596,20 USD Sigorta alacağı= 8.528,00 USD (takipli) Muhtelif masraf alacağı=803.31 USD (takipli) Toplam=654.570,43 USD Taraflar arasında imzalanan finansal kiralama sözleşmesinin temerrüt faizi başlıklı 31. maddesinde belirtilen, kiracı kira bedellerini vadelerinde ödemediği takdirde yabancı para işlemlerinde %20 oranında temerrüt faizi ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği hükmünün olduğu ve değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.G E R E K Ç E
:Dava, finansal kiralama sözleşmesi gereğince ödenmeyen bedelin tahsili için açılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilini istinaf talebinin incelenmesinde, davalı taraf her ne kadar sözleşmeye konu malın kendilerine teslim edilmediğini halen satıcı davacıda olduğunu iddia etmiş ise de; taraflar arasında imzalanan █████/2017 tarihli sözleşmenin ilgili maddeleri ile kiralananın teslim alma-nakliye-taşıma vb. işlemlerinin kiralayanın sorumluluğunda olduğuna dair anlaştıkları, faturanın davalıya █████/2017 tarihinde kesildiği, faturada malların "... Mardin adresinde kurulu olarak teslim" notunun bulunduğu, Finansal Kiralama Konusu Malın Teslim Alınması ve Kabul Belgesi olan tesellüm belgesinin de █████/2017 tarihi itibariyle davalı firma yetkilisi tarafından imzalandığı, belge içeriğinde "...finansal kiralamaya konu malları Burgan Finansal Kiralama adına teslim aldığımızı, malların tam noksansız ve çalışır durumda olduğunu, sözleşmeye uygun ve eksiklik bulunmadığını,....bu nedenle her ne nam altında olursa olsun ...'ya karşı hiçbir talep ve dava hakkımızın bulunmadığını kabul ve beyan ederiz." beyanının bulunduğu, sözleşme tarihinden sonra █████/2018 tarihine kadar ödemesiz geçen 7 aylık sürede ve ödeme planı ihbar tarihinden itibaren geçen 5 aylık sürede taraflar arasında malın teslim edilmediğine ilişkin bir ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafça davalıya bu konuda bir ihtar ve talep gönderilmediği, hatta davalı şirketin █████/2019 tarihli davacı şirkete hitaben finansal kiralama sözleşmesinin numarası da belirtilmek suretiyle ödeme güçlüğüne ilişkin beyanda bulunduğu, bu durumda Mahkemenin akdedilen sözleşme uyarınca kiralanan malların davalıya tesellüm belgesi kapsamında teslim edildiğinin kabulünün yerinde olduğu, bu konuda keşif yapılmasına gerek bulunmadığından davalı vekilinin istinaf talebi kabul edilmemiştir. Davacı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; akdin feshedildiği █████/2018 tarihinden sonra ödenmesi gereken kira bedellerinin de fesih nedeniyle muaccel hale geldiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın taraflar arasında kararlaştırılan ödeme planındaki aylık kira paralarına uygun olduğu, ödeme planında kira paraları için kararlaştırılan faizlerin de hesaplamaya dahil edilmemesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin de istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davalı yandan alınması gereken 615,40 TL nispi harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı yandan alınması gereken 281.810,40 TL nispi harçtan, peşin alınan 70.453,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 211.357,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 114,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 57,00 TL'sinindavalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 40,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 20,00 TL'sinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,c)Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.