Anahtar kelimeler: Yüküne Hacim İadelerine Ağırlıklı Suçta Mücadele Nakil Kaçakçılıkla Araçlarının Eşyaların

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil araçlarının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık ... ve sanıklara ait nakil araçları hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- Katılan ... idaresi Vekilinin Nakil Araçlarının İadesi Kararı İle Sınırlı Temyizi Yönünden Yapılan İnceleme;Kaçak eşyaların, nakil araçlarının yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadıkları anlaşılmakla iadelerine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.Ancak;Suçta kullanılan nakil araçlarının orijinal olmayan yakıt depolarının masrafları sanıklardan alınmak suretiyle sökülerek orijinal ... getirilmelerinin ardından sahiplerine iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (B) bendinin 11. ve 12. paragraflarına "sahibine iadesine" ifadesinden önce gelmek üzere "nakil araçlarının orijinal olmayan yakıt depolarının masrafları sanıklardan alınmak suretiyle sökülerek orijinal ... getirildikten sonra" ifadelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,II- Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden;Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/10 ve 3/23. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,Kabule göre ise,2.Sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi ve takdiri indirim maddesinin uygulanmasından sonra hükmedilen netice 6 ay 20 gün hapis ve 1 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/1-a. ve 52/2. maddesi gereği adlî para cezasına çevrildiği fıkrada, hapisten çevrili gün adlî para cezası ve doğrudan verilen gün adlî para cezasının ayrı ayrı adlî para cezasına çevrilmesi gerekirken, mahkemenin hapisten çevrilen 200 gün hapis cezasına, doğrudan verilen 1 gün adlî para cezasını da ekleyerek 201 gün adlî para cezası üzerinden tek kalemde 4.020,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık ...'nun temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada hakkının saklı tutulmasına, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.