Anahtar kelimeler: Hukukiş Tavan Halefıyet İşgöremezlik Farkının Rücu Gelirler Tazmin İsteyebileceği Tazminine
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi
    :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
    No
    :191-373
    Dava, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin ilk rücu davasından bakiye kusur farkının 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılıp Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefıyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi"nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:███████. K:████████ sayılı karan ile 26.maddedeki "'...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere..." bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, Mahkemece kurulan hükümde, yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda ilk peşin sermaye değeri doğru belirlenmemiş olup, ilk açılan rücu davasında hüküm altına alınan ve % 50 kusur karşılığı olan 49.343,49 TL'nin ilk peşin sermaye değerinin toplamından düşülmek suretiyle yapılan mahsup işlemi de doğru değildir.
    Hukuk Genel Kurulunun 07.05.2008 tarih ███████-363 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği şekilde, gelirlerde meydana gelen artışın ayrı bir olgu niteliğinde bulunduğu, önceki rücu davasında ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmesinin ilk davada hüküm altına alınmayan kusur farkı nedeniyle kesin hüküm engeli oluşturmayacağı, ilk rücu davasında hükmolunan gelir artışlarının, kusur farkından kaynaklanan eldeki davada hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmadığı gözetilerek, gelire giren hak sahibi ... açısından peşin sermaye değerli gelirin % 75'ine hükmedilmesi gerekirse de, diğer hak sahipleri yönünden gelirin ilk peşin sermaye değerinin bakiye %25 oranındaki kusuruna isabet eden kısmı hesaplanarak, ilk davada hüküm altına alınmayan bölümünün kabulü gerekir.
    Mahkemece, yukarıda belirtilen hukuki ve fiili olgular gözönünde tutulmaksızın eksik rücu alacağına hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
    SONUÇ
    :Hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan "25.527,17" rakamlarının silinerek, yerine, "31.743,35" rakamlarının yazılmasına harca ilişkin üçüncü paragrafında yer alan '1.516,31" rakamlarının silinerek, yerine, "1.885.55" rakamlarının yazılmesına, vekalet ücretine ilişkin beşinci paragrafında yer alan "3.007,99" rakamlarının silinerek, yerine, "3.691,76" rakamlarının yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!