Anahtar kelimeler: Uluslu Soğutucu Dünyanın İçecek Yiyecek Emanet Emaneten Koymak Sunan Cihaz

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2024GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... Ltd. Şti.'nin, 1965 yılından bu yana faaliyet gösteren ve alanında dünyanın en büyük yiyecek ve içecek şirketi olarak 200’den fazla ülkede üretim faaliyetinde bulunan ve bununla birlikte aynı zamanda pazarlama ve dağıtım hizmeti sunan çok uluslu bir firma olduğunu, davacı müvekkili ile davalı taraf (satış noktası işletmecisi) arasında ticari ilişki kapsamında davalı tarafa ... tarafından sağlanan ürünleri koymak üzere emaneten soğutucu cihaz temini sağlandığını, anlaşma dahilinde davalının kullanımına bırakılan ve mülkiyeti davacı şirkette yer alan ... barkod numaralı soğutucunun iadesi talep edilmiş ise de, davalı tarafından söz konusu soğutucu dolabın müvekkili şirkete teslimi ve iadesinin gerçekleştirilmediğini, taraflar arasında akdedilen Emanet Cihazların Geçici Kullanılması Hakkında Teslim ve İzin Belgesi ile takibe konu soğutucunun teslimatının davalı yana yapıldığını, ne var ki sözleşme şartlarını ihlal eden davalı yanın geçici suretle teslim almış olduğu soğutucuyu iade etmesinin istendiğini ancak bugüne kadar iadesinin gerçekleştirilmediğini, taraflar arasında akdedilen Emanet Cihazların Geçici Kullanılması Hakkında Teslim ve İzin Belgesinin 1,2 ve 3 no.lu hükümleri uyarınca davalı şirketin mülkiyeti davacı şirkette olan cihazları teslim etmekle yükümlü olduğunu, bunun gerçekleşmemesi halinde ise yine sözleşmede yer alan cihaz bedelini ödemesi gerektiğinin açık olduğunu, davalının bunun bilince olup, ilgili sözleşme ile söz konusu bedeli ödeyeceği hususunda kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, nitekim kendisine evvelce PTT üzerinden soğutucunun iadesi yönünde iadeli taahhütlü ihtar gönderildiğini, söz konusu ihtarın da davalı tarafından 15.07.2024 tarihinde teslim alındığını, davalı ile gerçekleştirilen görüşmeler üzerine soğutucunun iade edilmemesi ve ödemesinin de yapılmaması üzerine davalı aleyhinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, ancak davalının işbu takibe de haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, müvekkili şirketin soğutucu dolapları teslim alamadığı gibi, soğutucu bedelini de tahsil edemediğini, davalının işbu itirazının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davalı tarafın tamamen alacağın tahsilini geciktirme gayesi ile hareket ettiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı/borçlu tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasında imzalanan █████/2022 tarihli sözleşme gereği davalıya teslim edilen soğutucunun sözleşmenin sona ermesi sonucu iade edilmediğinden bahisle soğutucu bedelinin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davalıya teslim edilen soğutucu cihazın davacıya iade edilmediğinden bahisle soğutucu cihaz bedelinin tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde; alacaklısının ... Limited Şirketi, borçlusunun ... olduğu, soğutucu bedeli kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 1.250,00-USD'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen borca, işlemiş faizlere, faiz türüne ve faiz oranına itiraz ettiği, davalı borçlunun itirazı üzerine █████/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne ve İstanbul Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının gerçek kişi ticari işletme kaydına rastlanılmadığı hususunun bildirildiği görülmüştür.İstanbul Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunun, gelir vergisi mükellefi olduğu tüm dönemler yönünden Vergi Usul Kanununun 177. Maddesinin 1. Fıkrasının 1,2 ve 3 numaralı bendlerinde yer alan nakdi limitleri aşmadığının bildirildiği görülmüştür.Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bilindiği üzere ticari iş ve ticari dava ayrı hukuki kavramlardır. Ticari iş kabul edilen bir husustan kaynaklanan her uyuşmazlık ticari dava olarak kabul edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. Diğer bir anlatımla bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2'nci maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve █████████ E- ██████████ K. sayılı kararı)19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davanın, taraflar arasında imzalanan █████/2022 tarihli sözleşme gereği davalıya teslim edilen soğutucunun sözleşmenin sona ermesi sonucu iade edilmediğinden bahisle soğutucu bedelinin davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı, buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği, Mahkememizce davalının tacir olup olmadığı hususunda İstanbul Vergi Dairesi'ne yazı yazıldığı, İstanbul Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu ve gelir vergisi mükellefi olduğu tüm dönemler yönünden Vergi Usul Kanununun 177. Maddesinin 1. Fıkrasının 1,2 ve 3 numaralı bendlerinde yer alan nakdi limitleri aşmadığı hususlarının bildirildiği, dolayısıyla davalının TTK anlamında tacir olmadığı ve esnaf sayılması gerektiği, davaya konu uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2- 6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3- 6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine,4- 6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına)5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,6- Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024Katip ...¸Hakim ...¸