Anahtar kelimeler: Terlikler Terlik İmalatta Ayakkabı Uğraşan Taban İmal Emtia İmalatıyla Faturasından

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
:.....
ÜYE
:......
ÜYE
: ....
KATİP
: .....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ
:....
NUMARASI
: .....
DAVACI
:...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALI
: ......
VEKİLİ
: Av......
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Ayıplı Ticari Emtia Satım Faturasından Kaynaklı)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ
: ...
YAZIM TARİHİ
: .....
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA
: Davacı vekili, ayakkabı ve terlik imalatıyla uğraşan müvekkilinin imal ettiği ayakkabı ve terlikler için davalıdan taban ve imalatta kullanacağı ürünleri teslim almış olup, davalının ürünleri müvekkiline..... Nolu ..... tarihli . euro bedelli, ..... nolu ..... tarihli ....... euro bedelli, ....... nolu ..... tarihli ...... euro bedelli ve ....... nolu ..... tarihli ...... euro bedelli faturalar ile teslim ettiğini, müvekkilince ürünler kullanılmak istenildiğinde davalı yetkililerinin aranarak aldığı ürünlerin istediği vasıflarda ürünler olmadığını bildirdiğini, davalı yetkilileri tarafından yapılan incelmede ürünlerin yüksek ısıda kullanıldığından bahsedildiğini, müvekkili tarafından davalı satış sorumluları ve yetkililerinin iş yerine davet edildiğini, davalı yetkilileri tarafından ürünlerin kullanılamayacağının kabul edildiğini, müvekkilinin aldığı ürünlerin büyük kısmının ise kullanma tarihinin geçtiğinin müvekkili tarafından tespit edildiğini, vaziyetin davalıya bildirildiğini, davalının müvekkiline ürünlerin değiştirilebileceğini ve gerekirse yenisinin gönderileceğinin beyan edildiğini, davalı şirketin ürünleri değiştirmediğini, yeni bir ürünü de müvekkiline vermediğini, davalının . ...... sayılı ihtarname ile fatura bedellerinin ödenmediği ve ödeme olmadığı takdirde dava açılacağı yönünde ihtarname keşide ettiğini, müvekkilinin ihtarnameye davalının teslim ettiği ürünlerin kullanılmadığı, ürünlerin hatalı olduğu kullanma tarihlerinin geçmiş olduğu ve ürünleri teslim alamsı ve iade faturası kesileceği şeklinde cevap verdiğini, müvekkilince faturaların davalıya teslim edildiğini belirterek müvekkilinin dava konusu faturalar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davaya konu faturalar nedeniyle takip başlatılmadığından davacının hukuki yararının bulunmadığını, fatura konusu emtiaların poliüretan terliğin taban ham maddesi olarak kullanıldığını, davacının müvekkilinden davaya konu faturalardaki ürünleri aldığını, davacı tarafından ........tarihinde müvekkiline kısmı ödeme yapıldığını, davacının iddia ettiği gibi malların bozuk olması halinde ödeme yapmayacağını, davacının ürünleri aldıktan......ay sonra kısmi ödeme yaptığını, davacı tarafından iade faturasının kesilmişse de müvekkiline malların iadesinin yapılmadığını, müvekkili firmanın bu faturanın içeriğine itiraz ettiğini, davacı tarafından ellerinde bulunan hammadelerin kodlarının bildirilmesi halinde müvekkili tarafından teslim edilen ürünlerin bozuk olup olmadığının anlaşılacağını, ispat yükünün davacıya ait olduğunu beyanla davanın reddi ile .. kötü niyet tazminatına hükmedilmesini dilemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, 4 adet faturaya ilişkin malların davacıya edildiği, bedellerinin ödenmediği hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, davacı faturalara konu malları teslim aldığını ancak ürünlerin kullanılamayacak durumda olduğnu iddia etmişse de, dosya kapsamında davacı tarafından süresinde yapılan bir ayıp ihbarına ilişkin bir delilin sunulmadığı, davacı tarafından teslimden yaklaşık ..ay sonra ayıptan bahsedilerek ihtarname keşide edildiği ve iade faturası düzenlendiği, aradan geçen süre dikkate alındığında gerek ayıp ihbarının gerekse de iade faturası düzenlenmesinin dinlenebilir olmadığı, bu hususun basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne de aykırı olduğu, usulüne uygun yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı ve başkaca bir delil de sunulmadığından bu yöndeki iddiaya itibar edilmediği, yine davacı tarafa delil olarak dayandığı ses kaydı, whatsapp yazışmaları vb. delillerini sunması için süreler verilmişse de, bu deliller de dosyaya sunulmamış olup, davacı iddialarını ispat edemediği, davalı ticari defterlerinde kısmi ödeme gözükmekle birlikte davacı taraf ödeme yapmadığını iddia ettiğinden bu hususun taraflar lehine/aleyhine yorumlanmadığı, davacı taraf iade faturası düzenlediğini ve malları da teslim ettiğini iddia etmişse de, buna yönelik de yazılı ya da başkaca delil ibraz etmemiş olup, soyut beyandan öteye geçmeyen bu iddialara da itibar edilmediği, usulüne uygun düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacı tarafın yasal sürede faturalara itiraz etmemesi, defterlerine işlemesi, davalıya usulüne uygun herhangi bir bildirimde bulunmaması, ispat yükü kendisinde olan davacının davasını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine, davacının kötüniyetli olduğu anlaşılamadığından davalının tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, yemin deliline açıkça dayanmasına rağmen mahkemece yemin haklarının hatırlatılmadığını, dava dilekçesinde bahsettikleri ses kayıtları ve watsap mesajlarının müvekkile ait telefonun arızalanması sebebiyle mahkemeye sunulmadığını, ancak mahkemeye bu delilerin sunulması istenildiğinde ise mahkeme tarafından bu talebin yerinde görülmediğini, alınan rapor denetime elverişli rapor olmayıp iki aşamalı rapor olduğunu, bilirkişi raporunda bulunan, iki aşamalı değerlendirme ile müvekkilinin borçlu olmadığını diğer değerlendirme ile de davalının alacaklı olduğu görüşünü ortaya koyan rapor hazırlandığını, mahkeme tarafından bu rapor esas alındığını ancak raporun davalı yönünde yorumlandığını, mahkemece daha kesin neticeler sunan rapor alınması hatta üçlü bilirkişiden rapor alınması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun ise de cevap dilekçelerinde davacının kötü niyetli olmasından dolayı ......den aşağı olmamak kaydı ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini ancak yerel mahkemece bu taleple alakalı değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, tazminat verilmesi gerektiğini beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, ayıplı ham madde satışı nedeniyle tanzim olunan dört adet faturaya karşı yöneltilmiş menfi tespit istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf gerekçeleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilince ürünlerin kullanılamayacağını fark ettikten sonra davalının yetkilileri ile görüştüklerini ve davalı yetkilileri tarafından yapılan incelmede ürünlerin yüksek ısıda kullanıldığından bahsedildiğini, müvekkilince davalı şirket satış sorumluları ve yetkililerinin iş yerine davet edildiğini ve davalı yetkilileri tarafından da ürünlerin kullanılamayacağı kabul edildiğini, fatura içeriğine konu ürünlerin büyük kısmının kullanma tarihinin geçtiğinin müvekkil tarafından tespit edilerek vaziyetin şirket yetkilileri tarafından kabul edildiğini, taraflar arasında ürünlerin kullanılamaz olduğu tespitinden sonra, davalının durumun düzeltileceğini gerekirse yeni ürünleri göndereceğinden bahisle müvekkil ile irtibata geçtiğini, süreç içerisinde davalının müvekkilini oyaladığını ve ürünlerdeki eksikliği de gidermediğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, süresinde ayıp ihbarı yapıldığına dair delil sunulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, davacı vekili dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olup, HMK'nın 225 vd. maddeleri kapsamında davacı yana süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı yönünden davalıya yemin yöneltme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik usuli işlem ile yazılı şekilde karar verilmesi kararın bu yönden kaldırılmasını gerektirmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı.... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE,
2-.......... Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksik usuli işlemlerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun şu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Taraf vekillerince yatırılan istinaf peşin harçlarının istek halinde iadesine,
5-İstinaf masraflarının yerel mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına,
6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. ..
.
Başkan .
¸e-imzalıdır
. .
Üye .. *
¸e-imzalıdır
..
Üye .
¸e-imzalıdır
. . .
Katip ...
¸e-imzalıdır
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!