Anahtar kelimeler: Yidk Fikri Başkan Sinaî Sınaî Hükümsüzlüğü Katip Haklar Layihalar Marka

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2019
NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.
DAVACI
:
VEKİLLERİ
DAVALI
DAVANIN KONUSU
:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2019 Tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili şirketin T/00979, ██████████ sayılı "...", "... ...+şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin “...+şekil” ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin ██████████ sayılı markasının kompozisyonlarının birebir aynı olduğunu ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılabileceğini, müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin ticari itibarından faydalanmak amacıyla kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'ınn 2018-M-9827 sayılı kararın iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu marka başvurusunda yer alan ve ihtilafın özünü oluşturan tasarımın (yeşil çayır/çimen mavi-beyaz gökyüzü ve kare içerisindeki inekten oluşan şekil) özellikle süt ve süt ürünleri markalarında ilgili sektördeki birçok üretici tarafından kullanılabilen alelade bir şekil unsuru olduğunu, markadaki ilave unsurların markaların birbirinden farklılaşmasını sağlayacak düzeyde ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceklerini, markalar benzer olmadığından davacı markasının tanınmışlığının sonuca etkisinin bulunmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, tarafların markalarında yer alan "..." ve "..." ibarelerinin faklı olduğu, ancak tarafların markalarının aynı tasarım kompozisyonunu haiz bulunduğu, gerek gökyüzü ve çayırlıktan oluşan arka fon, gerekse sağdan uzanıp doğrudan ekrana/tüketiciye bakan inek figürünün markalar arasında genel izlenim açısından bir benzerlik yarattığı, her ne kadar inek figürü ile çayırlık alan görselinin, uyumazlık konusu olan süt emtiasının ambalajında yoğun olarak kullanılan ve herkesin kullanımına açık tasarım unsurları olsa da, bu unsurların nasıl konumlandırıldığının, nasıl bir kompozisyon dahilinde tüketiciye sunulduğunun önemli olduğu, somut olayda davalı markasında, davacı markasındaki gibi kadraja sağdan giren ve doğrudan ekrana/tüketiciye bakarak özneleştirilmiş bir inek figürünün kullanıldığı, bu tür bir kullanımın davacı markasına özgü olup, benzer ürün ambalajlarında inek figürlerinin bu şekilde sunulmadığı, davalı markasının bütünsel algısının davacı markasını çağrıştırdığı, markasal unsurların aynı şekilde konumlandırılarak markalar arasında benzerlik yaratıldığı, davalı başvurusu kapsamında yer alan 29.sınıftaki malların tamamının, davacının ██████████ sayılı markasının kapsamında da bulunduğu, bu itibarla tarafların markaları arasında SMK' nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu, başvuru kapsamında yer alan tüm mallar bakımından iltibas koşulları oluştuğundan SMK'nın 6/5 maddesinin tartışılmasına gerek olmadığı, davacının markasının tanınmış olmasının iltibası artıran bir unsur olarak değerlendirildiği, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'ın 2018-M-9827 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve sicilden terkin ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... vekili, tarafların markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalarda yer alan kelime unsurlarının farklı olduğunu, gerek söz görünümden yüksek sesle konuşur ilkesi gerekse de inek şeklinin uyuşmazlık konusu süt emtiaları bakımından ayırt ediciliğinin zayıf olması nedeniyle dava konusu markadaki asli unsurun kelime unsurları olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ██████████ sayılı "... ...+şekil" ibareli 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira her ne kadar dava konusu başvuruda yer verilen kelime unsuru ile davacı markaları arasında bir benzerlik yoksa da, tarafların markalarının aynı tasarım kompozisyonunu haiz bulunduğu, bu durumun genel izlenim üzerinde etkili bir rolünün bulunduğu, dolayısıyla marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olduğu, her ne kadar davacının markasında kullanılan "inek" şeklinin uyuşmazlık konusu 29. sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ileri sürülmüşse de mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, tarafların markalarında ortak olarak yer alan inek figürü ile çayırlık alan görselinin, uyuşmazlık konusu olan süt emtiasının ambalajında yoğun olarak kullanılan ve herkesin kullanımına açık tasarım unsurları olsa da, bu unsurların nasıl konumlandırıldığının, nasıl bir kompozisyon dahilinde kullanıldığının önemli olduğu, davacının itirazına mesnet markalarında yer alan bu figürlerin kullanılma ve konumlandırma şeklinin davacının markasına özgü olup, benzer ürün ambalajlarında inek figürlerinin bu şekilde sunulmadığı, yani tarafların markaları arasında iltibasa neden olan hususun sadece "inek" ve "çayır" figürlerinin yer alması değil bu figürlerin aynı kompozisyon dahilinde kullanılmasından kaynaklandığından, davalı markasının bütünsel algısının davacı markasını çağrıştırdığı, markasal unsurların aynı şekilde konumlandırılarak markalar arasında benzerlik yaratıldığı, nitekim benzer bir uyuşmazlık hakkında verilen Yargıtay'ın 11. Hukuk Dairesi'nin ██████████-█████████ E/K sayılı ilamında da aynı sonuca ulaşıldığı, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 29 sınıf malların davacının itirazına mesnet markasında da aynen yer aldığı buna göre SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleştiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... Kurumundan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı kurum tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davalı kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
:█████/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!