Anahtar kelimeler: Usûlüne Adalet Evrakı Görüşü İstinaden Başvuran İstemi Uyuşturucu Bakanlığının Cezalandırılmasına

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR
: MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 15.11.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, sanığın incelemeye konu 07.07.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2017 tarihli ve ██████████ sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de;Sanık hakkında, inceleme dışı 31.07.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2014 tarihli ve ███████████ soruşturma, ██████████ esas, █████████ sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2015 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararı ile suç tarihi nazara alındığında 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2 ve 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddeleri gereğince işlem yapılması gerektiği ve mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair karar verilmesini müteakip, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2015 tarihli ve ███████████ soruşturma, ██████████ sayılı kararı ile sanığın üzerinden uyuşturucu madde ele geçirilmediği, uyuşturucu madde kullandığına dair kan ve idrar tahlillerinin bulunmadığı, bu haliyle sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğuna dair hakkında kamu davası açmayı gerektirecek ölçüde yeterli şüphe elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,Bu haliyle, doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve anılan kararın kesinleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6.maddesinin uygulanma olanağının kalmadığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca inceleme konusu 07.07.2017 tarihli eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin de zorunluluk teşkil ettiği anlaşılmakla, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden Mahkemesince öncelikle durma kararı verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair bir karar verilmesi amacıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:1. Şüpheli hakkında, 07.07.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2017 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,2. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.10.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, 15.11.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,Anlaşılmıştır.B. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2017 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılmasına dayanak gösterilen İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:1. Sanık hakkında, 31.07.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2014 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun şüphelileri ile birlikte İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,2. Yapılan yargılama sonucunda İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden dava açılamayacağı gerekçesiyle TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca işlem yapılması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği,3. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2015 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Karar sayılı kararı ile, şüphelinin uyuşturucu madde satın almak için gittiği apartman girişinde başka bir operasyon nedeniyle yakalandığı, üzerinde uyuşturucu madde ele geçmediği, kan ve idrar tahlilinin bulunmadığı, uyuşturucu madde kullandığına dair yeterli şüphe elde edilemediği gerekçesiyle "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verildiği,Anlaşılmıştır.C. İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının incelenmesinde;1. Sanık hakkında, 03.06.2018 tarihli aynı nev'i suçtan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2018 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile doğrudan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 03.05.2019 tarhinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği,2. Adalet Bakanlığının 07.09.2022 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma istemi üzerine, Dairemizin 14.12.2023 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verildiği,Anlaşılmıştır.D. İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının incelenmesinde:Sanık hakkkında 20.07.2018 tarihli aynı nev'i suçtan doğrudan açılan kamu davasında İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığınmahkûmiyetine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, daha önce sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, davanın durmasına karar verildiği, durma kararının 30.09.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır.E. 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/1-2. maddesi doğrultusunda Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği,5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.Dosyalar kapsamına ve yukarıda yer verilen açıklamalara göre, sanığın 07.07.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2017 tarihli iddianamesi ile hakkında doğrudan kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de,6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucunda, "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçu nedeniyle yürütülen soruşturmalarda, öncelikle anılan Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağı, ayrıca gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabileceği öngörülmüş olup,Sanık hakkında, inceleme dışı 31.07.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2014 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.09.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile suç tarihi nazara alındığında 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair karar verilmesini takiben, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2015 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Karar sayılı kararı ile sanığın üzerinden uyuşturucu madde ele geçirilmediği, uyuşturucu madde kullandığına dair kan ve idrar tahlillerinin bulunmadığı, bu haliyle sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğuna dair hakkında kamu davası açmayı gerektirecek ölçüde yeterli şüphe elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, dolayısıyla doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan soruşturmada sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ve anılan kararın kesinleşmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinin uygulanma olanağının kalmadığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca inceleme konusu 07.07.2017 tarihli eylem nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin zorunluluk teşkil ettiği anlaşılmakla, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden Mahkemesince öncelikle durma kararı verilerek, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair bir karar verilmesi amacıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi yerindedir.Ancak;Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, Dairemizin 14.12.2023 tarihli ve ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasına karar verildiği, yine, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın durmasına karar verildiği, durma kararının 30.09.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, anlaşıldığından,Mahkemece, İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının kanun yararına bozulmasından sonraki hukuki sürecin araştırılması, yine İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılması, derdest kamu davalarının birleştirilmesi, sanığın inceleme konusu 07.07.2017 tarihli suçu ile İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına konu 03.06.2018 tarihli ve İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına konu 20.07.2018 tarihli suçlar bakımından ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmek ve kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararı verilmek üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi hususunda Mahkemesince bildirimde bulunulması mümkün görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.02.2025 tarihinde karar verildi.