Anahtar kelimeler: Bam Esaskarar Yazildiği Başkan Anonim Katip Adana Kaybı Hasar Üye

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ... Esas, ... Karar
DAVACI
: ... TC -
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
: 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ
: Av.
DAVALILAR
: 2- ... TC
3-...-
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Hasar Bedeli ve Değer Kaybı
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2021 tarihinde müvekkilinin ... plakalı aracı ile davacı müvekkilinin eşi ... tarafından tarafından ... Cad. Üzerine park edildiği, müvekkilinin eşi ...'in işini bitirip aracın başına geldiğinde aracın muhtelif yerlerinde hasarlar olduğunu gördüğü, olay yerine trafik polislerinin çağrıldığı ve tutanak tutulduğunu, daha sonra kamera kayıtlarından müvekkilinin aracına çarpan aracın ... plakalı araç olduğunun tespit edildiği, davalının kaza yerinden ayrıldığından kaza tespit tutanağının tek taraflı olarak tutulduğunu, müvekkilinin aracında oluşan hasar miktarının ekspertiz raporuyla 8.000,18 TL olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın aracının sigortalı olduğu ... Sigorta AŞ.'ye başvuruda bulundukları, ancak sigorta şirketinin kusur dağılımı olmadığından taleplerini reddettiği, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile kaza sonucunda araçta oluşan zararın tazmini ve değer kaybının davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dileçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğu, trafik genel şartlarında hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışında kaldığı, kaza tespit tutanağında sigortalıları araç sürücüsünün kazada kusurunun olmadığının anlaşıldığı, müvekkili sigorta şirketinin sigortalıları araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu ve kusurunu aşan taleplerinin reddinin gerektiği, kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasının gerektiği, öncelikle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dileçesinde özetle; müvekkili ...'in aracını Noterlik Kira Sözleşmesi ile davalı ...'e uzun süreli olarak kiraladığı, bu yüzden müvekkili ...'in araç üzerinde herhangi bir tasarrufunun bulunmadığı, bu yüzden de sorumluğunun bulunmadığı, kaza tespit tutanağında kazada davacının aracına çarptığını iddia ettikleri araç sürücüsü ve araç sahibine ilişkin bilgilerin yer almadığı, polis tarafından tutulan tutanakta da davacının aracına zarar verdiği iddia edilen aracın tespit edilemediği, araçta oluşan hasarın ekspertiz raparuyla 2.993,38 TL olduğu ortaya konmuşken, tamir masrafı olarak fatura edilen 8.000,18 TL talep etmenin hukuka aykırı olduğu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile, 8.000,18 TL hasar tazminatı, 3.562,50 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 11.562,68 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Karara karşı davacı vekili; karar verilirken ortada gerçek bir kira ilişkinin var olup olmadığının araştırılmadığını, yalnızca ....Noterliği'nin 10.05.2021 tarih, ... yevmiye nolu kira sözleşmesinin fotokopisine dayanılıp karar kurulduğunu, mahkemece gerçek bir kira sözleşmesinin ve ilişkisinin varlığının araştırılması gerektiğini, çünkü davalılar ... ve ...'in kardeş olup ikamet adreslerinin dahi aynı olduğunu, ayrıca böyle bir kamyonun ....Noterliğinin 10.05.2021 tarih, ... yevmiye nolu kira sözleşmesinin fotokopisinde belirtildiği üzere yıllık 2.400,00 TL 3 yıllık 7.200,00 TL'ye kiralanmasının söz konusu dahi olamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, meydana gelen kaza sonucu açılan hasar bedeli ve değer kaybına yöneliktir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hâkimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece; kaza tarihinde taraflar arasında uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, aracın fiilen teslim edilip edilmediği, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, işleten ve kiracının ticari defter ve kayıtlarına işlenmesi, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalının işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususlarının belirlenmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalara göre eldeki dosya incelendiğinde Mahkemece davanın davalı ... yönünde aracı kiraya verdiğinden bahisle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ancak işbu karar verilirken ortada gerçek bir kira ilişkisinin var olup olmadığı araştırılmamış yalnızca T.C. .... Noterliğince düzenlenen kira sözleşmesinin fotokopisine dayanılıp karar kurulduğu görülmüştür.
Davalılar ... ve ... kardeş olup ikamet adreslerinin aynı olduğu, kiraya veren olarak; aracı kiracıya teslim belgesi, kira parası alındığına ilişkin belgeler, aracın, kiracı tarafından “kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere" işletildiğine ilişkin kanıtların mahkeme sunulmadığı, araç sahibi ...'in kira geliri elde ettiğine yönelik bir belgenin dosya kapsamına sunulmadığı görülmüştür. Davalıların kendi aralarında böyle bir kira akti yapmaları kendilerini bağlasa da bu sözleşmenin gerçek olduğuna yönelik delil bulunmadığından araç malikinin işleten olarak zarardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince hükmedilen miktara tüm davalıların müteselsilen sorumlu olacak şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜNE,
-8.000,18 TL hasar tazminatı, 3.562,50 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 11.562,68 TL tazminatın dava tarihi olan 20.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3- Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan alınması gereken 789,84 TL karar harcından, peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 197,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 592,21 TL harcın davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı vekili tarafından yatırılan toplam 197,63 TL harcın davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekili tarafından sarf edilen 59,30 TL başvurma harcı, 180,05 TL tebligat gideri, 30,00 TL müzekkere gideri, 700,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 969,35 TL'nin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7- Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazineye irad kaydına,
8-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,
İstinaf giderleri açısından;
9-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
11-Davacı tarafından yapılan 240,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalılardan müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
12-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (11.562,68 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.█████/2025
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!