Anahtar kelimeler: Yanıltıldığından Müdafine Müdafinin Görüşü Olsa İhlali Tefhim Başlayacağının Suçlar Edilebilir
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    B O Z M A Ü Z E R İ N E

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    ŞİKÂYETÇİLER
    : ..., ...
    SUÇLAR
    : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
    SUÇLARIN TARİHİ
    : 02.09.2014
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Kararın kanun yolu bildiriminde temyiz tarihinin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının belirtilmesi nedeniyle sanık müdafii yanıltıldığından, sanık müdafine her ne kadar karar tefhim edilmiş olsa da, 29.04.2024 tarihinde tebliğ edilen hükümleri 29.04.2024 tarihinde temyiz eden sanık müdafinin temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin (yukarıda anlatılan nedenle) süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    I) Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
    Sanığın şikâyetçi ...'ın iş yerine, şikâyetçinin rızası hilafına, gece vakti, tek başına girmesi şeklindeki eylemine uyan, 5237 sayılı Kanun'un 116/4. maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin 02.06.2015 olan mahkûmiyet tarihi ile 03.04.2024 olan karar tarihi arasında dolduğu gözetilerek sanık hakkında anılan suçtan düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet hükmü kurulması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle Tebliğname'ye aykırı olarak DÜŞÜRÜLMESİNE,
    II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;
    Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
    1) Sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinden kamu davası açıldığı, anılan maddelerden hükümler kurulduğu, bu maddeler gereğince verilecek cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 196/2. maddesi gereği alt sınırı 5 yıldan daha fazla hapis cezasını gerektiren suçtan yargılanan sanığın istinabe sureti ile sorguya çekilemeyeceğinden, bozma öncesi yargılamadaki sorgusunun da zorunlu müdafii bulunmaksızın yapıldığından, bozma sonrasındaki yargılamada yakalandığı yer Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 27.10.2023 tarihindeki savunması ile yetinilip hükümler kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkı kısıtlanarak 5271 sayılı Kanun’un 196/2. maddesine aykırı davranılması,
    2) Sanığın şikâyetçi ...'ın oto boyama iş yerine gece vakti girdikten sonra iş yerinde bulunan kontak anahtarını alıp hemen akabinde iş yeri önünde bulunan ve şikâyetçi ...'a ait olan aracı çalması şeklindeki eylemde, sanığın tek bir hırsızlık eyleminden cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, şikâyetçi sayısınca iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi
    3) Kabule göre de;
    Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 02.06.2015 tarihli kararda sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 143, 62, 53, 58 maddesi uyarınca bir kez hükmolunan 6 yıl 3 ay hapis cezasının 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine aynı Kanun’un 142/2-h, 143, 62, 53, 58. maddeleri gereğince iki kez hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının, bir kez 6 yıl 3 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!