Anahtar kelimeler: Kısmî Petrol Görmeyen Düşme Piyasası Edenin Görüşü Ret Gümrük İstemi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak zamanaşımı nedeniyle düşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıŞikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.Katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan ... vekilinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlediği sabit olup,mahkûmiyetine karar verilmesi yerine, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.II. GEREKÇEA. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi YönündenSanığın eyleminin suç tarihi, ele geçen eşyanın niteliği ve suçun işleniş biçimi itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar gören Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) olup, Gümrük İdaresinin suçtan zarar gören sıfatının ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi YönündenOlay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki, malen sorumlu ... ... adına kayıtlı 31 UA 469 plaka sayılı araçta yapılan aramada, 3 bidon içerisinde 150 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.Bu olay nedeniyle, sanık hakkında, 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi tarafından 30.03.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 10.06.2013 tarihinde sanığın denetim süresi içinde kaçakçılık suçu işlemesi nedeniyle, İlk Derece Mahkemesince dosya tekrar ele alınarak 01.10.2019 tarihinde hüküm açıklanmış, bu karar Bölge Adliye Mahkemesince 28.09.2021 tarihinde bozulmuş, bozma üzerine ilk derece mahkemesi tarafından 04.04.2022 tarihinde tekrar mahkûmiyet kararı verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kurulan 04.04.2012 tarihli hükme yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanığın istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 09.11.2022 tarihinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın düşmesine karar verildiği, anılan kararın katılan EPDK vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 27.09.2023 tarihli ilamı ile bozulduğu, bozma üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; sanığın gıyabında verilen 30.03.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sanığa tebliğ edilmediğinden kararın usulünce kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendine göre suç için ön görülen olağan dava zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği 12 yıl olduğu ve bu sürelerin tahakkuk etmiş olduğu şeklindeki farklı gerekçe ile kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Dava konusu eşya ve nakil aracının müsadere talepleri hakkında mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.Sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 30.03.2012 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ancak kararın sanığa tebliğ edilmediği, bu nedenle30.03.2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve dava zamanaşımı süresinin durmadığı, bu nedenle de 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımını kesen en son işlemin 02.11.2011 tarihli mahkeme huzurunda savunma alma işlemi olduğu ve bu tarihten, karar tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiş, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan EPDK vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.III. KARAR1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,2.Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılan EPDK vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Altınözü Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.