Anahtar kelimeler: Yidk Bam Esaskarar Fikri Tasarım Sinaî Sınaî Hükümsüzlüğü Haklar Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ███████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI
:
DAVANIN KONUSU
: YİDK Tasarım Kararı İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 2021 004273/1-3 ve 4 nolu tasarımlarının tescil başvurusuna karşı █████/2021 tarihinde 2016 05618/1-2 ve 2019 00864/1 sayılı tasarımlarına benzer olduğu gerekçesiyle itirazda bulunulduğu, itirazın diğer davalı ... 2022/T-225 sayılı YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, davalı şirket tasarımlarının müvekkiline ait 2016 05618/1-2 ve 2019 00864/1 nolu tasarımlar ile karşılaştırıldığında aralarında farklılık bulunmadığını, kullanıcının taraf tasarımlarını aynı/ayniyet derecesinde benzer olmaları ve davalı şirketin tasarımları kopyalaması nedeni ile karıştıracağını, davalının seçenek özgürlüğü geniş olmasına karşın ayniyet derecesinde benzer tasarımlar hakkında tescil talebinde bulunmasının kötü niyetini gösterdiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2022/T-225 sayılı kararının iptali ile davalı tarafa ait 2021 004273/1-3 ve 4 sıra numaralı tasarımların tescilinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, taraf tasarımlarının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayniyet derecesinde benzer olmadığını; yeni ve ayırt edici olduğunu, bilgilenmiş kullanıcının bahse konu tasarımları kolayca ayırt edeceğini, kıyaslamanın bilgilenmiş kullanıcı algısı üzerinden yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf tasarımları en belirleyici faktör olan başlangıç geometrisi açısından üst görüşleri incelendiğinde; taraf tasarımları organik/amorf temel geometriye sahip oldukları, kenar sayılarının farklı olduğu, formların organik olması münasebeti ile her türlü benzerlik yönünde bir değerlendirme yapılabilse de herhangi bir ayniyetliğin söz konusu olmadığı, bununla beraber organik kontur kullanımının sektörde yaygın olduğu, bu yaygın kullanımın konturun tesisinde tasarımcıya büyük bir seçenek özgürlüğü yarattığı, dolayısıyla kontur açısından üretilecek çeşitliliğin tasarımları birbirinden farklılaştırmaya yeteceği, zira akışkan çizgiler ile üretilen organik bir form çeşitliği mümkünken, bu tasarım imkânı bir tescilinin tekeline bırakılamayacağının değerlendirildiği, dolayısıyla üretilecek her hangi organik bir form eğer ayniyet taşımıyorsa yeni olarak değerlendirilmesi gerektiği; ayırt edicilik değerlendirmesi açısından bakıldığında ise farkın öncü üründen türetmekten değil organik yaklaşımın doğasından kaynaklandığı, her organik form eğer kendisini tekrar etmiyorsa doğası gereği farklı olduğu, kaldı ki davacının mesnet tescilleri dahi kendi içlerinde farklılaştıklarından ayrı tescillere konu oldukları, konu bilgilenmiş kullanıcı açısından ele alındığında bilgilenmiş kullanıcının başta rutin bir alışverişten farklı olarak bilinçli bir şekilde organik bir tasarım arıyorsa bu tasarımlara yöneleceği, muayenesi neticesinde genel görünüm açısından kenar sayısı farklılaşması ve kenardan tabana farklılaşan eğimi tespit edebileceği, dava konusu tasarımların mesnet tasarımlar karşısında genel izlenim itibari ile farklı ve ayırt edici olduğu; 2022/T-225 numaralı YİDK kararının ve dava konusu tasarımların iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yasaya aykırı ve hatalı tespitlerden oluşan bilirkişi raporuna itirazlarını sunmuş olmalarına rağmen çelişkiler giderilmeksizin rapora dayalı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraf tasarımlarının genel izlenim üzerinde genel izlenim itibariyle farklı olma intibası bırakmadığını, raporda seçenek özgürlüğü ve bilgilenmiş kullanıcı kavramlarına değinilmediğini, dava konusu tasarımın form bakımından harcı alem olup desen özellikleri ile yenilik ve ayırt edicilik unsurundan yoksun olduğunu, ürünler üzerinde fiziki inceleme yapılmadığını, inceleme yapılması halinde taraf tasarımlarının birbirinden ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun görülebileceğini, bilirkişilerin ne şekilde inceleme yapacağının belirtilmediğini, hukukçu bilirkişi seçiminin HMK'nın 266. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, YİDK tasarım kararı iptali ile tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından seçenek özgürlüğü ve bilgilenmiş kullanıcı dikkate alınarak hazırlanan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, dava konusu tasarımların mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, bilgilenmiş kullanıcıların tasarımları farklı olarak algılayacağı, mutlak yenilik incelemesinin de yapıldığı, öte yandan, davacı vekilince hukukçu bilirkişi seçiminin HMK'nın 266. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, tasarım tescil belgesindeki görseller üzerinden inceleme yapılmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!