Anahtar kelimeler: Görüşü Edenlerin Neticesinde Edilebilir Mahkûmiyet Sayisi Onama Usulü Yetkisinin Reddini
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    B O Z M A Ü Z E R İ N E

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Hırsızlık
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
    Yargıtay (Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin, 20.09.2018 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı bozma ilâmından önce Mahkemenin, 16.11.2015 tarihli ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı ilâmıyla hükmedilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen kararda 5237 sayılı TCK'nın 141/1, 53. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 yıl hapis cezasının 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine aynı Kanun'un 142/2-h, 62, 53. maddeleri uyarınca hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının, 2 yıl hapis cezası olarak infazına karar verilmesi yerine, "5271 sayılı CMK 307/son maddesi gereği kazanılmış hakkı gözetilerek" ibaresi de kullanılmak suretiyle, sanığın sonuç olarak 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 62, 53. maddeleri uyarınca sanığın 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereği sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, sanık hakkında hükmolunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının, 2 yıl hapis cezası olarak infazının yapılmasına'' karar verilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!