Anahtar kelimeler: Yidk Bam Esaskarar İbareli Fikri Markanın Sinaî Sınaî Haklar Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: ███████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
:
DAVANIN KONUSU
: YİDK Marka Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markanın tescili için 28.07.2020 tarihinde davalı ... başvurduğunu, başvurunun davalının itirazı üzerine davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-7620 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." ve "..." ibarelerini iş hayatında uzun süreden beri aktif olarak kullandığını, "... Hukuk" ibareli markayı da ██████████ no ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin başvuru markası ile davalı şirketin itiraza mesnet markasının benzer olmadığını, iltibas tehlikesi bulunmadığını, markaların bölünerek incelenemeyeceğini, markaların bütünsel intibasının dikkate alınması gerektiğini, markalarla farklı alanlarda faaliyet gösterildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalı firmanın "... Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.+ şekil" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markasında "..." işaretlerinin baskın olarak ön planda görüleceği, diğer yönden emtia benzerliğinin de gerçekleştiği; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmanın "... Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. + şekil" ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu; davacı taraf daha önceden tescilli olan "... Hukuk + şekil" ibareli ve ██████████ sayılı markasına dayalı müktesep hak iddiasında bulunmuş ise de markanın uzun süre kullanılması koşulu oluşmadığından davacının müktesep hakkının bulunmadığı; diğer yönden davacı taraf başvuru ibaresi üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddialsını ileri sürmüş ise de bu hususun nisbi red sebebi olarak başkasının başvuru markasına engel oluşturan sebepler olup davacının kendi başvurusunun tescilini sağlama sebepleri de sayılmadığından yani iltibası ortadan kaldıran sebep olmadığından bu iddianın kabulünün de mümkün görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin davaya konu markasını iş hayatında uzun bir süredir aktif olarak kullandığını, taraf markalarının benzer olmadığını, benzerlik değerlendirmesinde bütünsel algının dikkate alınması gerektiğini, taraf markalarıyla faaliyet gösterilen alanların da tamamen farklı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davalı şirketin itiraza mesnet markaları arasında "..." ibaresini esas unsur olarak içermeleri nedeniyle benzerlik bulunduğu, taraf markalarının birbirlerinin farklı versiyonu, serisi gibi algılandığı, başvuru kapsamından çıkartılan hizmetlerin de davalı şirket markasında aynen yer aldığı, bu hu hale göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, öte yandan, davacı vekili, müvekkilinin dava konusu "..." markasını uzun süredir kullandığını ileri sürmüş ise de, bu kullanımın müktesep hak sağlayacak uzunlukta olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!