Anahtar kelimeler: Yidk Bam Esaskarar Sınıf Fikri Sinaî Sınaî Haklar Layihalar Marka

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVANIN KONUSU
: YİDK Marka Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkili tarafından 29 ve 30. sınıf mal ve hizmetler için ██████████ nolu ve "..." ibareli marka için tescil başvurusunda bulunulduğunu, söz konusu markanın ilanına davalı şirket tarafından yapılan itirazın reddedildiğini, davalı firmanın, bu karara YİDK nezdinde yaptığı itiraz sonucunda ise markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma olasılığı bulunduğu gerekçesiyle davalı ... 2021-M-2842 sayılı YİDK kararıyla müvekkili başvurusunun reddedildiğini, oysa taraf markalarının benzer olmadığını, tescilinin marka sahipleri tarafından yenilenmemiş olmasından dolayı davacı firmanın kendi adına sadece 29 ve 30. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yönünden tescil edilmesinin hukuka ve kanuna uygun olacağını, "-..." ekinin markaları farklılaştırdığını, iltibasın söz konusu olmayacağını, halk tarafından, daha önce de karşılaşılan "..." markasının 29 ve 30. sınıf emtia bakımından tescil edilecek olmasının farklı bir çağrışım uyandırmayacağını ileri sürerek, 2021-M-2842 sayılı YİDK kararının iptaline ve müvekkili markasının tescil işlemlerinin tamamlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, itiraza konu olan ... ibaresinin, itiraza mesnet "... ..." ve "...” markaları ile aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davacı markasının müvekkili markalarını çağrıştıracağı, davaya konu markalar ile seri marka izlenimi uyandıracağını, davacı markasının aynı ve ilintili sınıflarda başvuru konusu edildiğini, başvurunun haksız rekabet teşkil edeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği, yine benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, iki hafta olan bilirkişi raporuna itiraz süresinin tarafları yönünden kısaltıldığını, davanın bilirkişi raporu benimsenerek reddedildiğini, bilirkişi raporuna beyan ve itirazları dikkate alınmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, itiraza mesnet markadaki "-..." ibaresinin dava konusu başvuru ile davalı şirketin itirazına mesnet markasını görsel, işitsel ve kavramsal olarak uzaklaştırmadığı, aynı sınıflardaki malları da kapsayan taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, öte yandan, davacı tarafa bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunması için yasal iki hafta sürenin tanındığı ve bu sürenin kısaltılmasının söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!