Anahtar kelimeler: Yidk Esaskarar Fikri Sinaî Sınaî Haklar Layihalar Marka İstenmiş Ankara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ███████ E. - ████████ K.
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
DAVANIN KONUSU
: YİDK Marka Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket ile davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkilinin 1967 yılında ...'in ... ilçesinde kurulduğunu, kendi alanında Türkiye'nin en büyük kooperatifi haline geldiğini, müvekkilinin ... davalı kooperatifin ...'de kurulduğunu, davalı kooperatifin markasında "..." ibaresini kullanmasının tüketici üzerinde üretim veri ve coğrafi kaynağı konusunda kasten yanıltılması, markanın algılanış biçimi ve bu algılama sonucunda karışıklığa sebebiyet vereceği, ürünlerin Tireli üreticiler tarafından ve ...'de yetiştirildiği olgusu yarattığı, müvekkili markalarının reklam-tanıtım faaliyetleri sonucu tanınır hale geldiğini, başvurunun kötü niyetle yapıldığını, davalı kooperatifin ... ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalının "..." markasını kullanmasının iltibasa da sebebiyet vereceğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-10577 sayılı kararının iptaline ve davalı marka başvurusunun tescilinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı kooperatif vekili, YİDK kararında SMK'nın 5/1-f maddesine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, bu iddiaların eldeki dava kapsamında değerlendirilemeyeceğini, "..." ibaresinin doğrudan ... ilçesine işaret etmediğini, davacı markalarında da "..." ibaresinin tak başına tescilli olmadığını, yanında başka eklerle tescil edildiğini, Yargıtay kararları ve TÜRKPATENT uygulamaları uyarınca ilçe adlarının tek kişinin tekeline bırakılamayacağını, taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik de bulunmadığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığına dair delil ibraz edilmediğini, davacının hangi markasına dayalı tanınmışlık iddiasında bulunduğunu dahi açıklayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, SMK'nın 5/1-f maddesi yönünden; "..." nin ... ilinin bir ilçesi olup yöresel olarak hayvansal gıda ürünleri, organik sebze ve meyvelerin köylü ve yerel vatandaşlarca sergilendiği halk pazarı ile ünlü bir yer olduğunun herkesçe bilindiğinin varsayıldığı; nitekim bu hususun benimsenen bilirkişi raporunda "...Ege ve Türkiye’nin en büyük meşhur açık hava pazarlarından biri ve 1700 tezgahla her türlü ot çeşidi, organik meyve ve sebzenin, çeşit çeşit yeşilliğin temin edilebildiği ...’in organik alışveriş duraklarından biri olarak tanımlanan "... ...” malları ile bağlantılı olduğu ve bu mallar bakımından belirli bir kalite ve garanti algısı yaratacak düzeyde bilinirliği ve tanınmışlığının bulunduğu.." şeklinde de izah edilen görüşe itibar edildiği, "şekil+... S.S ... ..." markasındaki belirgin olan asli unsur olan "..." ibaresinin yöresel olarak ... ilçesini çağrıştırarak yine raporda geçen "Merkezinin ... ve üretim yeri/üretim çifliği ...’da olduğunu kabul eden, ...’li kooperatif üyesinin bulunduğuna, ...’den temin ettiği ürün ve hammaddeleri veya bunlardan üretilen malları sattığına veya ... ilçesi ile bir bağlantısının bulunduğuna ilişkin herhangi bir delil sunmayan ve buna rağmen unvanı “...” ibaresini de içeren davalı kooperatife ait başvuru markasının, kapsadığı mal ve hizmetlerden 29. sınıfa konu “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar”, 30. sınıfa konu “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül”, 31. sınıfa konu “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri; Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar” malları ile 35. sınıfa konu “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar; Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül; İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri; Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetlerinin ...’de üretilen veya ...’de üretilen veya kullanılan kalitede hammaddeler, malzemeler ve üretim tekniği kullanılarak üretilmiş aynı kalite ve garantiyi vaadeden mal ve hizmetler olduğu algısını yaratararak potansiyel müşterilerin bu mal ve hizmetlerin niteliği, coğrafi kaynağı, üretim ve yeri, kalitesi bakımından halkı yanıltıcı nitelikte olduğu”...... " şeklinde görüş ve düşünceye aynı gerekçelerle iştirak edilerek bu mallar/hizmetler açısından başvuru markasının SMK 5/1-f maddesine göre halkı yanıltıcı nitelikte olduğu sonucuna varılarak aksi yöndeki YİDK kararı kısmen yanlış bulunarak davanın bu kısımlardan kabul edildiği; nispi ret nedenleri yönünden, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, davacı tarafın markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların oluşacağının kanıtlanmadığı, davaya konu marka açısından SMK'nın 6/6 ve 6/9. maddesi anlamında başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai hak iddiası ile davalı başvurusunu kötü niyetli yapıldığı hususlarının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu TÜRKPATENT 2020-M-10577 sayılı YİDK kararına dava konusu edilen ███████████ sayılı markanın kapsamında yer alan ''29. sınıfa konu “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar”, 30. sınıfa konu “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül”, 31. sınıfa konu “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri; Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar” malları ile 35. sınıfa konu “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar; Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül; İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri; Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetleri yönünden YİDK kararının kısmen iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine, dava dilekçesinde geçen ''davalı marka başvurusunun tescilinin reddi'' konusunda ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, benzerlik değerlendirmesinin markalar bütünü itibariyle dikkate alınarak yapılması gerektiğini, "..." ibaresinin ... İlinin bir ilçesi olduğunu ve maruf bir yer adı olan ibarenin ticaret alanında bir kişinin tekeline bırakılamayacağını, eklentilerle birlikte kullanılması suretiyle bütüncül olarak ayırt edicilik sağlanabileceğini, taraf markalarının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer olmadığını, tanınmışlık gerekçeli itirazın haklı olmadığını, kötü niyet gerekçeli itirazın haklı bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı kooperatif vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, itiraz aşamasında ileri sürülmeyen hususların daha sonra ileri sürülemeyeceğini, mahkemece SMK'nın 5/1-f maddesi itibariyle bir kısım mal ve hizmetler yönünden YİDK kararının kısmen iptaline karar verilmiş ise de, YİDK kararının ise nispi ret nedenlerine göre verildiğini, davacı şirketin yanıltıcılık konusunda bir itirazı olmadığını, YİDK kararında bu yönde bir değerlendirme de yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere 5/1-f maddesi şartlarının da bulunmadığını, müvekkilinin kooperatif merkezi olarak ...'i tercih ettiğini, faaliyetlerini kolaylıkla ypabilmek için böyle bir tercihte bulunduğunu, ... ilçesinde bulunan yerli üreticilerin üretimlerinin satışını da yaptığını, bu nedenle marka ve unvanında "..." ibaresine yer verildiğini, "..." ibaresinin "..." ile bitişik yazılarak "..." ilçesiyle doğrudan bağlantı kurmaktan uzaklaştırdığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı kooperatifin "..." ibaresinin 29, 30, 31, 32 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının "..." esas unsurlu markalarına dayalı olarak, iltibas, tanınmışlık, ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai hak iddiası ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiği; davalı kooperatifin bu karara karşı yaptığı itirazın ise YİDK'nın 2020-M-10577 sayılı kararıyla kabul edilerek, kısmi ret kararının kaldırıldığı ve davacı kooperatifin itirazının reddine karar verildiği, anılan kararın davacıya 29.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 27.02.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı vekili YİDK kararının iptali talebiyle açtığı eldeki davada, işlem dosyasında ileri sürmediği dava konusu markanın SMK'nın 5/1-f maddesi uyarınca yanıltıcı olduğu iddiasına dayalı olarak da, YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince ise, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı sonucuna ulaşılmış, ancak, dava konusu ibarenin, markanın kapsamındaki bir kısım mal ve hizmetin coğrafi kaynağı, üretim yeri, kalitesi bakımından halkı yanıltıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, ilk derece mahkemesinin kabulü, istinaf edenlerin sıfatı ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık, işlem aşamasında ileri sürülmeyen mutlak ret nedeninin YİDK kararının iptali talebiyle açılan eldeki davada tartışılıp tartışılamayacağı noktasındadır.
YİDK kararının iptali talebiyle açılan davalarda YİDK kararlarının hukuka uygunluğu denetleneceğinden, dava konusu YİDK kararında tartışılmayan hususların, anılan taleple açılmış davalarda tartışılması mümkün değildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.07.2024 tarih ve █████████ E.-█████████ K. sayılı kararı da bu yöndedir. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.03.2022 tarih ve ███████-782 E.-████████ K. sayılı kararında da vurgulanmış ve YİDK kararının iptalinin talep edilebileceği, açılacak davanın konusunun, YİDK’nın verdiği kesinleşmiş kararların iptali olduğu, bu kapsamda açılacak olan dava, 554 sayılı KHK’nın 43. maddesinde düzenlenen hükümsüzlük davasından farklı olup bu davada yapılması gereken incelemenin, hükümsüzlük davasından farklı olarak, YİDK önüne sunulan gerekçe ve belgeler çerçevesinde Kurum tarafından verilen kararın, kararın verildiği andaki Kurum nezdinde mevcut olan delillere göre Kurum tarafından varılan sonucun hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olduğu belirtilmiştir. Bu hale göre, işbu davanın konusu SMK'nın 6/1, 6/5, 6/6 ve 6/9. maddesi uyarınca tescil engeli bulunup bulunmadığıdır. Somut uyuşmazlıkta ise, ilk derece mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak, sadece YİDK karar iptali talebiyle açılan eldeki davada, işlem dosyasında ileri sürülmeyen, Markalar Dairesi Başkanlığı ve onun kararını denetleyen YİDK kararında tartışılmayan mutlak ret nedenine dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce, davalı ... vekili ile davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... ile davalı kooperatif vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi █████/2022 gün ve ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin harç olarak alınan 59,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 556,10-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 90,00-TL posta gideri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 310,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
7-Davalı kooperatif tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
9-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!