Anahtar kelimeler: Arsuz Hassas Yaban Madencilik Sahası Sahalar İskenderun Korunan Planının Onuncu

T.C.
D A N I Ş T A YONUNCU DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████DAVACI
: ... Maden Anonim ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ...Bakanlığı / ANKARAVEKİLİ
: Hukuk Müşaviri ...İSTEMİN ÖZETİ
: Davacı tarafından;- Mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığının █████/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgesi'nin, "5. Başvuruların Değerlendirmeye Alınmayacağı Sahalar" başlıklı maddesinin "4. Koruma Alanlarında" alt başlıklı kısmında yer alan "Korunan alanların mutlak ve hassas koruma bölgelerinde enerji ve madencilik faaliyetlerine ilişkin müracaat değerlendirmeye alınmayacaktır." hükmünün,- İskenderun - Arsuz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Yönetim ve Geliştirme Planının, "Hassas Koruma Bölgesi" başlığı altında yer alan 12. maddesindeki "Madencilik: Bu bölge içerisinde 5. ve 6. Grup maden haricinde madencilik arama ve işletme faaliyetleri yapılmaz." hükmünün,- Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı işleminin,iptali istenilmektedir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: 2577 sayılı Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde; tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı kurala bağlanmış; "Aynı Dilekçe ile Dava Açılabilecek Haller" başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir.Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verileceği hükmü yer almıştır.2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerin iptali istemiyle açılacak davalarda, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ın görevli olduğu kurala bağlanmıştır.2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin bu Kanun'la verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş "genel görevli" mahkemeler olduğu; aynı Kanun'un 3410 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile değişik 5. maddesinde, idare mahkemelerinin vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla, ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki davalara bakacağı hükmüne yer verilmiştir.2577 sayılı Kanun'un 3. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme:Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından yapılan maden işleme ve maden alt yapı tesisi izinlerine ilişkin başvurunun, Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğünün █████/2023 tarih ve 12491840 sayılı işlemiyle, Mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığının █████/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgesi'nin "5. Başvuruların Değerlendirmeye Alınmayacağı Sahalar" başlığı altında, "4. Korunan Alanlarda" alt başlığında yer alan, "Korunan alanların mutlak ve hassas koruma bölgelerinde enerji ve madencilik faaliyetlerine ilişkin müracaatlar değerlendirmeye alınmayacaktır." hükmüne dayalı olarak reddedildiği, davacı tarafından da görülmekte olan davada anılan düzenlemenin de iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.Mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığının █████/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgesi incelendiğinde, "4. Korunan Alanlarda" alt bendinin, "Başvuruların Değerlendirmeye Alınmayacağı Sahalar:" başlıklı 5. maddenin, "II (b) grubu madencilik faaliyetlerinin değerlendirmeye alınmayacağı alanlar:" başlıklı (ç) bendinin bir alt bendi olduğu, hem bu alt bentte hem de Genelge'nin geri kalanında "korunan alanların mutlak ve hassas koruma bölgelerinde enerji ve madencilik faaliyetlerine ilişkin müracaat değerlendirmeye alınmayacaktır." şeklinde bir düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir.Öte yandan, davacı şirket hakkında tesis edilen uygulama işleminin dayanağı olduğu ve dolayısıyla davacının menfaatini ihlal ettiği anlaşılan asıl düzenlemenin; 2014/1 sayılı Genelgenin "Başvuruların Değerlendirmeye Alınmayacağı Sahalar:" başlıklı 5. maddesinin "3. ve 4. Grup madencilik faaliyetlerinin değerlendirmeye alınmayacağı alanlar:" başlıklı (d) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan, "Korunan alanların mutlak ve hassas koruma bölgelerinde." şeklindeki düzenlemesi olduğu ve anılan kuralın, Dairemizin █████/2019 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla iptal edildiği bu kararın da Danıştay İdari Dava daireleri Kurulunun █████/2022 tarih ve E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği görülmektedir.Bu durumda, her ne kadar Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğünün dava konusu edilen █████/2023 tarih ve E-12491840 sayılı işleminde dayanak olarak belirtilmişse de, 2014/1 sayılı Genelge'de, "5. Başvuruların Değerlendirmeye Alınmayacağı Sahalar" başlıklı maddenin "4. Koruma Alanlarında" alt başlıklı kısmında "Korunan alanların mutlak ve hassas koruma bölgelerinde enerji ve madencilik faaliyetlerine ilişkin müracaat değerlendirmeye alınmayacaktır." şeklinde bir düzenleme bulunmadığından, dava konusu edilmek istenilen düzenleyici işlem anlaşılamamaktadır.Kaldı ki, davacının menfaatini ihlal eden, uygulama işleminin dayanağı olan 5. maddenin (d) bendinin (1) numaralı alt bendinin yargı kararıyla iptal edildiği ve işbu yargı kararının kesin hüküm teşkil ettiği, dolayısıyla dava açmayan herkes hakkında da hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alındığında, anılan düzenlemenin yeniden iptalinin istenilmesinde hukuki yarar bulunmadığı da görülmektedir.Bu nedenle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.2577 sayılı Kanun'un 5. Maddesi Uyarınca Yapılan Değerlendirme:2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır.Dava konusu uygulama işleminin dayanağını birlikte oluşturmalarına karşın, Mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığının █████/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgesi ile İskenderun - Arsuz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Yönetim ve Geliştirme Planı arasında maddi veya hukuki yönden bir bağlılık bulunmadığı görülmektedir.Öte yandan, İskenderun - Arsuz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Yönetim ve Geliştirme Planının, "Hassas Koruma Bölgesi" başlığı altında yer alan 12. maddesindeki düzenlemeyle getirilen kuralın, sadece İskenderun - Arsuz bölgesinde bulunan Hassas Koruma Bölgesinde uygulanacağı görüldüğünden, 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesi kapsamında ülke çapında uygulanacak bir düzenleyici işlem niteliğinde olmadığı da anlaşılmaktadır.Nitekim, davacı tarafından İskenderun - Arsuz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Yönetim ve Geliştirme Planının "Hassas Koruma Bölgesi" başlığı altında yer alan 12. maddesindeki "12-Madencilik: Bu bölge içerisinde 5. ve 6. Grup maden haricinde madencilik arama ve işletme faaliyetleri yapılmaz." hükmünün iptali istemiyle açılan davanın da Dairemizin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla görev yönünden reddedilerek dosyanın görevli ve yetkili Hatay İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bu nedenle, yukarıda belirtilen hükümler uyarınca, Mülga Orman ve Su İşleri Bakanlığının █████/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgesinin iptal istemine ilişkin uyuşmazlığın ilk derece mahkemesi olarak Danıştay Onuncu Dairesinde; İskenderun - Arsuz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Yönetim ve Geliştirme Planı hükümlerinin iptali istemiyle açılacak davanın görevli ve yetkili yargı yeri olan Hatay İdare Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden, söz konusu işlemlere karşı aynı dilekçeyle dava açılmasına olanak bulunmamaktadır.Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine de uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmaktadır.Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı 7. Bölge Müdürlüğünün █████/2023 tarih ve 12491840 sayılı işlemine karşı açılacak olan iptal davası, ancak dayanağı olan düzenleyici işlem ile birlikte dava konusu edilmesi halinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülebilecektir. Bu nedenle, yenilenecek dilekçede aktarılan hususa da dikkat edilmesi gerektiği tabiidir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenecek ayrı ayrı dilekçelerle, gerekli harç ve masrafları yatırılmak suretiyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,3) Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcı ile artan posta giderinin istemi halinde davacıya iadesine, █████/2024 tarihinde, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.