Anahtar kelimeler: Yidk Bam Esaskarar Fikri Sinaî Sınaî Hükümsüzlüğü Haklar Layihalar Marka

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No
: █████████ - ███████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20.HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2021NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVACI
:VEKİLİDAVALI
:DAVANIN KONUSU
: YİDK Kararının İptali, Marka HükümsüzlüğüTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2021 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin "...", "..." ve "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin ███████████ sayılı "... şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun, müvekkilinin özel olarak biçimlendirilmiş markasına ayniyet derecesinde benzediğini, davalının kullandığı "..." harfinin müvekkilinin logosuyla birebir aynı olduğunu, ayakkabı sektöründe “...” harfinin adeta müvekkili ile özdeşleştiğini, bir ürün üzerinde “...” harfinin görüldüğü zaman tüketici nezdinde akla gelen ilk markanın müvekkili markası olduğunu, davalının, ürünlerinde kullandığı "..." harfinin tasarımının müvekkilinin kullandığı "..." tasarımına birebir benzediğini, tüketici nezdinde iki markanın karıştırılmasına neden olduğunu, üst düzey bilinç seviyesine sahip tüketici nezdinde dahi davalı markasının, müvekkiline ait markaların alt bir markası veya marka serisi olarak değerlendirileceğini, müvekkili markasının tanınmış olduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, başvurunun tescilinin haksız rekabete yol açacağını ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-8342 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacı markaları ile başvuru konusu marka arasında herhangi bir yönden benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamındaki malların davacının markalarının kapsamında aynı/benzer olarak yer aldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik olmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle, dava konusu markanın, davacının “...” ibareli markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, davalının markasının, özel olarak biçimlendirilmiş müvekkilin markasına görsel açıdan ayniyet derecesinde benzediğini, davalının kullandığı ... harfinin müvekkilin logosuyla birebir aynı olduğunu, görsel benzerliğin tespitinin, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için tek başına yeterli kabul edildiğini, işitsel algıya kıyasla görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkanı sağladığının dikkate alınması gerektiğini, somut olayda SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında yer alan benzerlik unsurlarının tamamının, söz konusu markalar arasında bulunduğunu, ayakkabı sektöründe “...” harfinin müvekkili ile özdeşleştiğini, bir ürün üzerinde “...” harfi görüldüğü zaman tüketici nezdinde akla gelen tek markanın, müvekkil markası olduğunu, bu haliyle davalı şirketin tescil ettirmeye çalıştığı marka ile müvekkilinin markasının karıştırılmaya oldukça müsait bulunduğunu, müvekkiline ait "..." markasının tanınmış marka olarak tescil edildiğini, tüketici nezdinde davalı markasının müvekkiline ait markaların alt bir markası veya marka serisi olarak değerlendirileceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları doğrultusunda harflerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı ve esasen tek başına tescillerinin de mümkün olmadığı, ancak tescil öncesi yoğun kullanım ve tanıtım sonucu ayırt edici hale getirilmiş ya da bir takım renk ve şekil unsurları ile birlikte tek başına harflerin tescilinin mümkün bulunduğu, bu halde de harf markalarının ayırt edici niteliklerinin düşük olacağı ve başkalarının da aynı harfi değişik renk ve şekil unsurları ile birlikte marka olarak tescil ettirebilecekleri, somut olayda da taraf markalarında yer alan "..." harflerinin, düzenleme biçimlerinin, biçimlendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, somut olay açısından emsal olabilecek nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin tarih ve █████████ E.- █████████ K. sayılı ilamında da "...-..." ibareli marka ile davacının itiraza mesnet markalarının benzer bulunmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili görülmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025BaşkanÜyeÜyeKatipBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.