Anahtar kelimeler: İptalimarkanın Öncü Sektöründe Esaskarar Düzeyde Tanınmış Sinaî Fikri Yazildiği Hükümsüzlüğü

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
:...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLLERİ
: Av. ...Av. ...DAVALI
: 1- ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: 2-...VEKİLLERİ
: Av. ...Av. ...DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali-Markanın Hükümsüzlüğü)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2024Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali-Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili █████/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın, sektöründe öncü, sunduğu hizmetler ve hizmetlere bağlı markaları ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmış olup, tanınmış ve seri marka niteliğinde bir çok marka sahibi olduğunu, müvekkili banka markalarında yer alan ... kelimesinin gerek müvekkili bankanın tanınmış markaları ile birlikte kullanımı, gerekse münferit ve yaygın kullanımı neticesinde "..." esas unsurlu markaların tanınmış marka statüsü kazanmış olduğunu, dava konusu "..." başvurusunun, müvekkili banka ile özdeşleşmiş lacivert rengi ve kelime unsurları, müvekkili bankanın tescilli/maruf/tanınmış "..." esas unsurlu markaları "finans" kelimesine havi seri markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, davalı adına başvurusu yapılan marka ile müvekkili bankaya ait tescilli markalar aynı, benzer ve ilişkili türden mal ve hizmetlere sahip olduğunu, davacı şirketin, müvekkili banka ile aynı faaliyet alanında olduğunu, hem sınıfların aynı olması hem de faaliyet alanının aynı olması markaların karıştırılma ihtimalini artırmakta olduğunu, davalı markası ile müvekkili banka markalarının karıştırılma ihtimalinin varlığının sabit olduğunu, SMK md.6/9 kapsamında marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının sabit olduğunu beyanla; davalı ... ’nun 15.03.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptali ile davalı marka başvurusunun reddine, diğer davalı adına ... nezdinde 01.10.2021 başvuru tarihli ... başvuru numaralı "..." ibareli marka tescil başvurusunun tescil işlemlerinin tamamlanması halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine, dava konusu ... sayılı markanın huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin, hukuki işlemlere konu edilmesinin ve kullanımının önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı ... vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin, davaya konu kelime markası ile davacı adına kayıtlı marka arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu ve bu durumun da iltibasa neden olacağı iddiasının haksız ve yerinde olmadığını, anılan hüküm kapsamında markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak markanın bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenim esas alınması gerekmekte olduğunu, başvuru konusu ibarenin ihtiva ettiği anlam, genel görünüm ve markaların farklı şekil ve kelime ibarelerini içermesi nedeniyle hedef tüketici kitlesi üzerinde bırakacağı etkinin davacıya ait markalardan farklı olduğunu, somut olayda markalar benzer olmadığından, itiraz gerekçesi mesnet markaların önceki kullanımları ya da piyasadaki bilinirlik düzeyinin de markalar arasında karışıklığa neden olmayacağından ve mesnet markaların ün ve itibarından haksız kazanç elde etme veya bunlara zarar verme ihtimalleri bulunmadığından başvuru konusu markanın 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep söz konusu olmadığını beyan ederek; davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... ... Şirketi vekili █████/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkile ait “...” ibareli marka ile kendisine ait markalar arasında karıştırılmaya neden olacak derecede benzerlik bulunduğu ve müvekkili markanın davacı markalarının itibarından yararlandığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı markaları ile müvekkili markası arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ve iltimas şartının gerçekleşmemiş olduğunu, markaların kapsadığı ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olmadığını, bu sebeple markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili şirket bir tasarruf finansman şirketi iken davacı şirketin bankacılık hizmeti vermekte olduğunu, davacı markasının hitap ettiği halk ile davalı müvekkile ait ... markasında markasının hitap ettiği tüketici konumunda bulunan halk ortalama bir tüketici olmayıp, sektörel tüketici olduğundan bilinç düzeyinin yüksek olduğunu, bu sebeple tüketicilerin markaları karıştırma ihtimali bulunmadığını beyanla; müvekkili ve davacı markalarının SMK m.6 kapsamında benzer olmadığından ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığından, taraflarının talebi üzerine tescil edilen ... ibaresi marka olma şartlarını haiz olduğundan, haksız ve mesnetsiz olan iş bu davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.UYUŞMAZLIK
:Dava, 5000 sayılı... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.G E R E K Ç E
:Somut olayda; davaya konu ... sayılı ... kararının, davacı marka vekili adına düzenlendiği anlaşılan ... sayılı evrakının, marka vekiline █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise █████/2023 tarihinde açıldığı tespit edilmiştir. Buna göre; iki aylık hak düşürücü sürenin son gününün █████/2023 gününe tekabül ettiği anlaşıldığından, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunması nedeni ile işin esasına geçilmeksizin ... kararının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, tescili halinde dava konusu ... sayılı markanın hükümsüzlüğünü de talep etmiştir. Dava konusu markanın dava açılış tarihinde tescilli olmadığı tespit edilmiştir. ... Dairesi'nin 04.05.2010 tarih ve ..., 14.05.2009 tarih ve .... ve 28.10.2009 tarih ve .... sayılı kararlarında belirtildiği üzere ... kararının iptali ile birlikte hükümsüzlük davası açılmasına bir engelin bulunmadığı, ancak davacı tarafın ikinci talebinin, ilk talebin kabulü halinde ve yargılama sırasında davalı şirket markasının tescil edilmesi halinde kabul edilecek bir talep olup, davacının ilk istemi olan ... kararının iptali talebi hak düşürücü süre yönünden reddedildiğinden dava tarihi itibari ile tescilli olmayan davaya konu markanın hükümsüzlüğü istemi ile zamansız açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. ... Dairesi'nin 17.02.2020 tarih ... sayılı kararı da aynı yöndedir.Aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:1-... kararının iptali istemi bakımından; hak düşürücü süre noksanlığı nedeniyle DAVANIN REDDİNE,2-Markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından; dava tarihinde dava konusu markanın tescilli olmadığı anlaşıldığından, zamansız açılan bu davanın USULDEN REDDİNE,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile bakiye kalan 89,95 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.7/2 hükümleri gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 268,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 653,40 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Davalı ... ... Şirketi tarafından yapılan 25,60 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... ... Şirketi'ne verilmesine,7-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa resen iadesine,Dair, davacı vekili, davalı kurum vekili, davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2023Katip ...E-imzaHakim ...E-imza