Anahtar kelimeler: Oyuncağı Fikrinin Beğendiğini Bebek Mesleklerinin Mimarlık Kurma Fikri Sinaî Yazildiği

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: Av. ...
...
DAVALI
: ... -... ...
VEKİLİ
: Av. ... -...
DAVA
: Marka İle İlgili İşlemlerden Kaynaklı Alacak
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili İşlemlerden Kaynaklı Alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
D A V A
:
Davacı vekili ... Esas sayısına kaydedilen █████/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı ile 2008 yılından beri yakın arkadaş olup mesleklerinin mimarlık olduğunu, 2019 yılında müvekkili tarafından bir bebek oyuncağı markası kurma fikrinin ortaya çıktığını, davalının bu fikri beğendiğini ve %50 ortak olarak birlikte hayata geçirmek istediğini, 2019 yılının Haziran ayında birlikte ürün ve marka için fikir geliştirmeye ve "..." adresindeki müvekkilinin annesine ait konutu şirket merkezi olarak kullanmaya başladıklarını, bu süreçte müvekkiline veya annesine herhangi bir bedel ödenmediğini, 28 Haziran 2019 yılında ayrı şahıs şirketleri kurup adi ortaklık yapmaya karar verdiklerini, bu kapsamda adi ortaklık sözleşmesi hazırlattıklarını, "..." isimli marka adına ve logosuna müvekkili ile davalının birlikte karar verdiğini ve 10 Eylül 2019'da elbirliği ile mülkiyet hükümlerine göre marka tescil başvurusunun yapıldığını, █████/2020 tarihinde ... ... Şirketi'nin ticaret siciline tescil edildiği, marka için prototip ürünler ürettirmek, ofis ve üretim malzemesi almak için taraflarca eşit miktarda masraf yapıldığını, söz konusu masrafları rahat kontrol edebilmek için sadece iş ile alakalı ödemelerde kullanılmak üzere ortak banka hesabı açıldığını, Aralı 2019'da ürettirilen ürünlerin satışa hazır hale geldiğini, ancak satışlara başlamak için şirket kurulması gerektiğinden davalının şahıs şirketi kurmaktan vazgeçip limited şirket kurmak istediğini, müvekkilinin birkaç gün içinde sermaye koyamayacağını belirtmesi üzerine davalının, müvekkilinin hemen sermaye koymasının gerekmediğini, şirketin tek yetkilisi olmaya razı olduğunu, istediği zaman müvekkilinin %50 ortak olabileceğini, ortak olacağı zamana dek müvekkilini ...'lı yapacağını söylediğini, bu süreçte müvekkilinin annesi ...'ın, şirketin merkezinin olduğu adresteki şirketin oluşturulması, üretilecek ürünlerin hammaddelerinin alınması, şirketin kuruluşu vesair ödemeleri zaman zaman tarafların ortak hesaplarına, zaman zaman da davalı hesabına göndermiş olduğu para transferleri vasıtasıyla gerçekleştirdiğini, tarafların online satışları "..." ibareli web sitesi üzerinden 14 Şubat 2020 tarihinde, █████/2020 tarihinde tescil edilen ... ... Şirketi üzerinden başlattıklarını, satışların başlamasını müteakip müvekkilinin kâğıt üzerinde ortaklık anlaşması yapılmasını teklif ettiğini, ancak davalının müvekkilini bu teklifinden vazgeçirdiğini, devam eden dönemde davalının, müşterek marka ile ilgilenmemeye başladığını, "..." markası ile ilgili kararları ve işleri müvekkilinin tek başına üstlenmek zorunda kaldığını, bu durumun, taraflar arasında sorunlar yaşanmasına sebebiyet verdiğini, davalının, iç mimarlık işleri yaparak sermaye oluşturmak amacıyla müvekkil ile %50 ortak biçimde iç mimarlık işleri alarak tüm iç mimari işleri birlikte yapmayı teklif ettiğini, müvekkilinin, davalının bu teklifini kabul ettiğini, Ağustos 2020 tarihinden itibaren "..." markasının işleriyle ağırlıklı olarak müvekkilinin, iç mimarlık işleriyle ağırlıklı olarak davalı tarafın ilgileneceğine dair mutabık kalındığını, müvekkilinin Şubat 2020 tarihinden itibaren ... Şirketi kapsamında pek çok iç mimarı iş gerçekleştirdiğini, bu süreç boyunca ortak olmayı defalarca talep ettiğini, iki taraf da eşit miktarda sermaye koymuş olmasına rağmen, davalı tarafın çeşitli bahaneler sunarak bir türlü pay devri ve resmi ortaklık için girişimde bulunmadığını, davalının, müvekkilin 2008 yılından beri çok yakın arkadaşı olması nedeniyle mutlak bir güven ilişkisi çerçevesinde davalıdan şüphe duymadığını, bu süreçte davalının annesine ait konutun taraflarca ofis olarak kullanıldığını, 1 Şubat 2020 tarihinde davalı ve müvekkilin annesi arasında imzalanan kira sözleşmesinde kira bedeli 300,00 TL olarak belirlenmişse de hiçbir ödeme yapılmadığını, 4 Eylül 2020 tarihinde, davalının, müvekkilinin maliyetlerden dolayı gereksiz bulduğu ve istemediği halde "..." adresinde şirket adına yeni bir ofis kiraladığını, söz konusu ofisin iç mimarlık faaliyetlerine uygun olacak şekilde tasarlandığını, tasarımı ve fikri müvekkile ait olan "..." markası ve logosunun, taraflarca iç mimarlık markası olarak kullanılmaya başlandığını, 22 Ekim 2020 tarihinden itibaren iç mimarlık işlerine taraflar ... Şirketi kapsamında, "..." marka adı altında devam ettiklerini, markayı tescil etmek için acele olmadığı hususunda uzlaştıklarını, bu sırada ofisin demirbaş masrafları için davalı, müvekkilden, şahsi hesabına ve ortak hesaba ödemeler aldığını, ofis inşaat ve dekorasyonuna yönelik bazı ödemeleri de müvekkilinin direkt olarak demirbaş tedarikçilerine ödediğini, ofisin tadilat işlerinin bitmesiyle beraber tarafların 29 Ocak 2021 tarihinde ofise yerleştiklerini, davalının, müvekkiline, yaptığı/yapacağı tüm iç mimarlık işlerinin gelirine %50 oranında ortak olduğunu söylediğini, 28 Eylül 2021'de, dava taraf, artık müvekkil ile çalışmak istemediğini söylediğini, müvekkil, en başından çalışma şeklini davalıya açıkça tarif etmiş olmasına ve davalının olmadığı zamanlarda tek başına tüm iş yükünü karşılamış olmasına rağmen, davalı, çalışma saatlerinden memnun olmadığını, çalışma prensipleriyle ilgili anlaşamadıklarını gerekçe göstererek ortaklıklarını sonlandırmak istediğini, bu gerekçeye karşı müvekkilinin söz hakkı olmadığını ve iş ilişkisini sonlandırmayı mantıklı bulmasa da şartlı olarak kabul ettiğini, davalı, müvekkiline, 28 Eylül 2021 tarihine dek "..." ve "..." için yapmış olduğu işlerin maddi karşılığını ödeyeceğini söylemişse de, müvekkilinin hesaplayıp sunduğu miktarı ödemeyi reddettiğini, müvekkilinin, davalı tarafla aralarındaki uyuşmazlığı barışçıl yollarla çözebilmek ümidiyle her iki marka yönünden değerleme raporu tanzim edilmesi için ...'ye başvurduğunu, verilen değerleme raporlarını davalıya ileterek raporlar doğrultusunda taleplerini yinelediğini, ancak davalı tarafın bu taleplere olumsuz yanıt verdiğini, müvekkilinin, ortaklık iradesi ile kandırıldığı için harcamış olduğu parasını geri alamadığı gibi marka değerleme için de yeni masraflar yapma zorunda kaldığını, bu süreçte, davalı tarafın, iş ilişkisini bitirmek istediğini söylemeden önce, müvekkilinden habersiz olarak ortak marka "..." için kendi adına marka tescil başvurusunda bulunduğunun öğrenildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, bu konuya ilişkin olarak söz konusu tescil başvurusuna itiraz dosyalandığını belirterek; ortaklık gayesi ile yapılan toplam 53.110,00 TL'nin, ödenmemiş kira borcu olan 7.200,00 TL'nin, marka değerleme raporları için müvekkilince ödenen 5.500,0 TL'nin, "..." markasının satışlarının gelirinden alınmayan pay olan 10.461,40 TL'nin, toplam 76.271,40 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili ... Esas sayısına kaydedilen █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davacının üniversite arkadaşı olup, ilk olarak "..." markası üzerinden bir çalışma başlatıldığını, buradaki fikrin davacı vekilinin iddia ettiği gibi davacı tarafa ait olmadığını, tam aksine, müvekkili tarafından ortaya atılan bir fikirden yola çıkıldığını, müvekkilinin ilk andan itibaren tarafların ortaklık kurması suretiyle ve resmi zeminde tüm çalışmaların yürütülmesini talep ettiğini, ancak davacı tarafın başlangıçta ekonomik zorluk yaşanacağını belirterek kendi annesine ait evdeki bir odada üretim sürecinin başlatılmasını talep ettiğini, bu nedenle ev ortamında başlatılan bu çalışma kapsamında yeni doğan bebekler ile ilgili ahşap ve organik ürünlerden bebek dönence aparatları tasarım ve üretimi yapmaya başladıklarını, malzeme temini ve ustalık giderlerinin de müvekkili tarafından işin yapılmasını önerdiğini, davacının annesi için aylık kira bedelinin belirlenme sebebinin, müvekkili tarafından yapılacak olan harcamaların karşılığında söz konusu odanın bedelsiz olarak kullanılmaması, davacının katkısının da bu kira karşılığı olmasının kararlaştırıldığını, bu nedenle kira alacağı iddiasının her türlü hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olup yasal olarak davacının talep etme hakkının bulunmadığını, kaldı ki müvekkilinin bu dönemde yapmış olduğu harcama tutarı çok daha fazla olup harcamalara ilişkin belgelerin ekte sunulduğunu, ilerleyen süreçte limited şirket kurma aşamasında, davacı sermaye koyamadığı için █████/2020 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kurulan ... Şirketi'nin müvekkili adına tek ortaklı ve 10.000,00 TL sermayeli olarak kurulduğunu, söz konusu şirket kurulurken davacının yasal olarak ortak gözükmek istemediğini, %50 ortaklık sağlanabilmesi için gerekli sermayeyi de koymadığını, ancak "..." marka olarak ... nezdinde 20, 28, 35 nice sınıflarında taraflar adına 1/2 oranında tescil edildiğini, aynı dönemde taraflar mimarlık çalışmalarını sürdürmek amacıyla "..." adı altında mimarlık hizmeti vermeye başladıklarını, davacının giderlere katkı sağlamaması nedeniyle müvekkili tarafından 50.000,00 TL Eylül 2020 tarihli tüketici kredisi çekildiğini, müvekkilinin tek başına ek borç altına girdiğini, tarafların ortak çalışmalarının Ekim 2021 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihte davacının ayrılmaya karar verdiğini, davacının "..." markası ile devam etmek istemesi ve bu markaya ait bütün ürünleri ve marka tescil belgesini ofise gelip alarak ortaklıktan ayrılması nedeniyle ortaklık ilişkisinin sona erdiğini, her iki markanın da ortak çalışma ürünü olup, davacının markalara ilişkin bütün çalışmalar kendisine aitmiş gibi yaptığı betimlemelerin gerçeği yansıtır niteliğinin bulunmadığını, davacının alıp götürdüğü "..." markası ile ilgili olarak stok mallar ve tescilli marka kapsamında müvekkilinin davacı tarafa bir borcu bulunmadığı gibi tam tersi alacaklı konumda olduğunu, davacının ayrılması sonrasında tarafların müzakere için bir araya geldiklerini ancak bundan sonuç alamadıklarını, "..." ibareli marka tescil başvurusuna davalı itiraz etmişse de söz konusu itirazın ... tarafından reddedildiğini, davacının, müvekkilinden para alabilmek için her yolu denediğini, ancak kendi iddialarının birbiri ile çeliştiğini, davacı tarafından yeni ofisin dekorasyonu için harcama yapıldığı belirtilmişse de, davacı tarafından söz konusu ofise getirilen eski kullanılmış mobilyaların ortaklık sonrası davacı tarafından geri alındığını, dolayısıyla, davacı tarafından yeni ofis için yapılmış herhangi bir katkı bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hiçbir iddianın hukuki veya fiili temeli bulunmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
... Mahkemesi'nin █████/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında; taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının tespit edildiği, ön inceleme aşamasının icra edildiği, davacının kira talebi yönünden tefrik ara kararı verildiği, kalan istemler bakımından █████/2023 tarih ... sayılı karar ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görev yönünden davanın usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin söz konusu karara karşı istinaf başvurusunda bulunduğu, ... Dairesi'nin █████/2023 tarih ... sayılı kararı uyarınca süre yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, mahkeme hükmünün █████/2023 tarihinde kesinleştiği, davacı vekilinin talebi üzerine, dosyanını mahkememize gönderildiği ve yukarıda yazılı esasa kaydedildiği müşahede edilmiştir.
Mahkememize tevzi edilen iş bu davada, uyuşmazlığın konusunu oluşturan istemler; "..." markası temelli ortaklık gayesi ile yapıldığı iddia olunan 53.110,00 TL'nin, marka değerleme raporları için davacı yanca ödendiği iddia olunan 5.500,0 TL'nin, "..." markasının satışlarının gelirinden alınmayan pay olduğu iddia edilen 10.461,40 TL'nin, davalıdan faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
█████/2018 tarih ve 7155 sayılı Kanunun 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen m.5/A hükmüne göre; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
Dava dilekçesi ve ... Esas sayılı dava dosyası içeriğine göre davacı, "..." ve "..." markalarından kaynaklı olarak, davalı yandan alacak isteminde bulunmaktadır. Söz konusu alacak istemlerinin temeli, tarafların ticari iş birliği kapsamında yapmış oldukları ticari işletme faaliyetinden kaynaklanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 4-1-d bendi gereği, fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuattan doğan davalar ticari dava sayılır. Dava konusu alacak istemleri, bir sınai mülkiyet hak türü olarak marka mevzuatından kaynaklandığından, iş bu dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
█████/2018 tarih ve 7155 sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A maddesi; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmündedir.
Somut olayda dava dilekçesine ekli olarak, iş bu davaya konu alacak istemine ilişkin olarak arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekiline söz konusu eksikliği yukarıda belirtildiği şekilde gidermek üzere ihtarat çıkartılmış, çıkartılan ihtaratlı tensip zaptı davacı vekiline █████/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili bir haftalık kesin süre içerisinde alacak istemlerine ilişkin olarak arabuluculuk anlaşma tutanağını █████/2023 tarihinde mahkememize ibraz etmiş, mahkememizce yapılan araştırma sonucunda gerek arabuluculuk sürecinin başladığı tarih, gerekse arabuluculuk anlaşma son tutanağı tarihinin dava tarihinden sonra olduğu anlaşılmıştır. Dava tarihinden sonra arabuluculuğa müracaat, dava şartı noksanlığını gidermez.
Davacı vekilinin iş bu davaya konu alacak istemine ilişkin olarak dava tarihinden önce arabulucuya müracaat etmeden dava açtığı anlaşıldığından dava şartının noksan olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir.6102 sayılı TTK m.4/1-d bendi gereği fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuattan kaynaklı davalar mutlak ticari davadır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürdüğü alacak istemi, ticari dava ve dava şartı arabuluculuk kapsamında olup █████/2019 ve sonrasında dava açılabilmesi için öncelikle arabulucuya başvuru zorunludur. Bu durumda davanın niteliği gereği zorunlu arabulucu dava şartı olduğu halde arabulucuya başvurulmadan dava açıldığından dava şartı noksan olan davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
:
1-Dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL harcın peşin yatan 1.302,53 TL harçtan mahsubu ile arta kalan 1.032,68 TL'nin talebi halinde davacıya iade edilmesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 ve m.7/2 hükümleri gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 269,85 TL karar ve ilam harcı, 11,50 TL vekalet harcı, 7,50 TL dosya kapağı masrafı, 267,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 636,55 TL yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 11,50 TL vekalet harç sarfiyatı, 100,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 111,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi.█████/2023
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!