Anahtar kelimeler: Mersis Smknun İbareli Sinaî Fikri Bulunarak Yazildiği İsabetli Katip Yaptıkları

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARA3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - (Mersis:...)VEKİLLERİ
: Av. ... - ...Av. ... - ...DAVALI
: ... ...Av. ...- ... ...DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2023TALEP
:Davacı vekili █████/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve beyanlarında özetle: müvekkili şirketin ... nezdinde ... sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusu yaptığını, başvurularının ... (... kararı ile re'sen kısmen reddedildiğini, bu kısmi ret kararına karşı yaptıkları itirazın bu kez ... (...) tarafından 6769 sayılı SMK'nun 5/1-(b) ve (c) bentleri uyarınca kısmen reddine dair verilen kararın isabetli bulunarak itirazlarının reddedildiğini, oysa müvekkilinin “...” ibareli markasının malların, hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içermediğini, malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı göstermediğini, müvekkilinin yıllar boyu olan kullanımına dayalı olarak ayırt edici niteliğe sahip olan bir marka olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresinin aktif kullanımı çok eski tarihlere dayandığını, müvekkilinin daha önceki tarihlerde yapmış olduğu tescil işlemleri hiçbir sorun ile karşılaşılmaksızın tamamlanmışken işbu tescil başvurusunun söz konusu gerekçelerle reddedilmiş olmasının büyük bir çelişki oluşturduğunu, markanın tüketici nezdinde tanınmışlık seviyesine ulaştığını, müvekkilinin başvurusundaki sözcüklerin özel ve özgün renk ve şekil kompozisyonu içinde verilmiş ve bu nedenle de öne çıkıp ayırt edici özellik kazanmış ve bu haliyle şekli kabul ve tescile değer hale geldiğini ileri sürerek, ... ...'in ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu, davacı tarafından, 35’inci sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerde kullanılmak üzere 20.09.2022 tarihli dilekçe ile başvuru yapıldığını, başvurunun ... tarafından incelenmesi neticesinde 5/I(b) ve 5/I(c) maddesi uyarınca başvurunun kısmen reddine, mal/hizmet listesinden bir kısım mal/hizmetlerin çıkartılmasına ve kalan mal/hizmetler için 12.10.2022 tarih ve 406 sayılı ... ilanına karar verildiğini, marka başvurusunun esas ve tek unsuru olan “...” kelimesinin, “yüzün tamamını veya gözler hariç bir kısmını kapatmaya yarayan bir çeşit örtü” anlamına geldiğini, ilgili tüketiciler tarafından, kısmi redde konu olan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” bakımından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağı, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceği ve tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğunu, Söz konusu ibarenin, genel kullanımı haiz bir ibare olduğunu, ilgili tüketiciler tarafından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını ve davaya konu başvuru bir bütün olarak, markanın asli işlevi olan, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, anılan ibarenin tescili halinde, markanın emtiaları ferdileştirme ve teşhis edilebilir hale getirme vasfının ortadan kaybolacağını, Bu nedenle, söz konusu işaretin soyut olarak ayırt edici niteliği haiz olsa dahi, somut olarak ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu, normal düzeyde bilgilendirilmiş ve makul ölçüde dikkatli ve düşünceli, markayı ve ürünü bir bütün olarak algılama olanağı bulunan ortalama düzeydeki tüketici/yararlanıcı kitlesinin tamamına yakınının, hiçbir özel zihni çabaya mahal kalmadan ve doğrudan doğruya, “...” işaretini, başvuru konusu malların cinsi-çeşidivasfı-amacı olarak algılayacağını, ibarenin tek bir kişinin tekeline verilmesi halinde yine aynı alanda faaliyette bulunan bir başka kişi veya şirketin dava konusu ... ibaresini tek unsuru hatta yardımcı unsur olarak kullanamayacağın belirterek davanın reddini istemiştir.MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
:Dava davacı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER VEGEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ... sayılı "..." ibareli başvurusu yönünden ... tarafından re'sen 6769 sayılı SMK'nun 5/1-(b) ve (c) maddeleri uyarınca kısmen reddedilen başvuru kapsamında, tescil engeli bulunup bulunmadığına ilişkindir.İptali istenen ... kararının davacıya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, █████/2023 tarihinde açılan davanın 5000 sayılı kanunun 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.... ...'in ... sayılı kararında
: "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun 6769 s. SMK'nın 5/1-(b, c) bentleri uyarınca kısmen reddine yönelik karar ve gerekçeleri isabetli bulunmuştur.....Yapılan incelemede, başvurunun siyah zemin üzerinde beyaz renkle ve büyük harfle yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu ve herhangi bir şekli unsur ihtiva etmediği tespit edilmiştir. Marka örneğinde yer alan ve başvurunun esas unsuru konumunda bulunan "..." ibaresinin "yüzün tamamını veya gözler hariç bir kısmını kapatmaya yarayan bir çeşit örtü" anlamına geldiği tespit edilmiştir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde, söz konusu ibarenin ilgili tüketiciler tarafından, kısmi redde konu hizmetler bakımından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağı, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceği ve tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğu kanaatine varıldığından, başvurunun 6769 s. SMK'nın 5/1-(b, c) bentleri uyarınca kısmen reddine yönelik karar isabetli bulunmuştur.Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.KARAR
: İtirazın reddedilmesine oy birliği ile karar verilmiştr." şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesi “Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler”in marka olarak tescil edilemeyeceklerini düzenlemektedir. Madde gerekçesi incelendiğinde, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. ...sayılı ... 7. maddesinde de marka olarak tescil edilemeyecek herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler benzer şekilde düzenlenmiştir. Söz konusu maddeye göre işaretin tescilinin mümkün olmaması için “kaynak gösterme fonksiyonu”na sahip olmaması gerekmektedir.Zira ... ve üye ülkelerin ulusal mevzuatlarına göre bu maddenin yorumunda hareket noktası markanın esaslı fonksiyonu kavramıdır. Bir markanın esaslı/asıl fonksiyonu, mal ve hizmetleri bir başkasının mal ve hizmetlerinden ayırt etmekten ibarettir. Dolayısıyla ürünün bir kişi veya firmaya ait olduğunu tanıtmaya imkan vermesi, yani ayırt edici gücünün olması gereklidir. Eğer ki işaret, ürünün aidiyeti hakkında tüketiciye bir bilgi veremiyor ise marka olarak tescil edilemez. Dolayısıyla ayırt edicilik fonksiyonu, işaretlerin genel ve temel bir özelliğidir (...”).“Bir markanın ayırt edici karaktere sahip olması için o markanın, tescili istenen ürünün belirli bir işletmeden kaynaklandığını belirler hale gelmiş ve böylece o ürünü diğer işletmelerin mallarından ayırır hale getirmiş olması gerekir. (...).”. Yargıtay kararlarında da, ayırt ediciliğin markanın temel fonksiyonu olan kaynak gösterme fonksiyonunun sağlanıp sağlanmadığına bağlı olduğu ifade edilmektedir. Emsal .... sayılı kararında:"556 sayılı KHK ile hüküm altına alınan tanım ve ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ayırt edicilik fonksiyonu markanın en temel unsurudur. Çünkü, ayırt edicilik markanın üzerinde kullanıldığı bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğer teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayan en önemli tescil şartıdır." denilerek ayırt ediciliğin markanın en temel unsuru olduğuna dikkat çekilmiştir. Dolayısıyla kabul edilen bu görüşler çerçevesine işaretin, tescili talep olunan emtialar yönünden “kaynak gösterme” fonksiyonunun var olup olmadığı incelenmeli ve bu doğrultuda bir kanaate varılmalıdır.Kanunun 5/1-c maddesi ise “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler” in marka olarak tescil edilemeyeceklerini düzenlemektedir. 556 s. KHK döneminde 7/1-c maddesinin doğrudan karşılığı olan bu düzenlemeye göre bir işaretin 5/1-c kapsamında değerlendirilebilmesi için, mal veya hizmetin karakteristik bir özelliğini, vasfını, amacını hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan, mal veya hizmet ile olan sıkı ilişkisi sebebiyle derhal düşündürmesi ve akla getirmesi gerekmektedir.Görüldüğü üzere işaretin 6769 s. SMK 5/1-b ve 5/1-c maddeleri kapsamında kalıp kalmadığı hususu, başvuru kapsamındaki emtialar ile işaret arasındaki ilişki gözetilerek değerlendirilmesi gereken bir husustur. Zira tescili talep edilen işaretin kaynak gösterme fonksiyonuna sahip olup olmadığı ya da ilgili mal ya da hizmetin bir özelliğini ifade edip etmediği değerlendirilirken, başvuru kapsamındaki mallar / hizmetler esas alınmak durumundadır.Davacı tarafından "..." ibareli markanın kapsamından çıkartılan 35. sınıftaki:"35. Sınıf
: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." ifade edilmiştir.6769 SMK m. 5/1-b Yönünden Yapılan DeğerlendirmeSomut olayda uyuşmazlık konusu olan hizmetler 35. Sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." hizmetleridir.Somut ayırt edicilik kavramı uyarınca, marka başvurusu kapsamındaki mal veya hizmetlerin hedef tüketici kitlesi o işareti gördüğünde bu işareti bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini diğer teşebbüse ait mal ve hizmetlerden ayırt etmeye yarayan bir işaret olarak, diğer bir anlatımla marka algısı yaratıcı nitelikte bir işaret olarak görmesi gerekir.Buna göre; başvuru markası “...” ibaresinden oluşmaktadır. İbare, ...’da “Kadınların sokakta yüzlerine örttükleri ince siyah örtü, nikap” anlamına haizdir.Bir markanın ayırt edici gücünün başvuru kapsamındaki emtialar ve markanın bütünsel açıdan bıraktığı algı göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda çıkartılan “çoraplar, kemerler, fular, bandana, şal ve eşarp” mallarının satışı yönünden emtiaları incelediğimizde; çorap ürünü; ayağa giyilen bir üründür, kemer; bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağdır, fular; genellikle boyna bağlanan, bir tür ince ipek kumaştır, bandana; başı değişik biçimlerde bağlamak amacıyla kullanılan büyük mendil, şal; kadınların omuzlarını örtmek için kullandıkları geniş atkıdır, eşarp ise; başörtüsüdür. Dolayısıyla başvuruya konu ... ibaresinin uygulanacağı işbu mallar yönünden marka işlevini yerine getirebileceği, tescil kapsamından çıkartılan işbu mallara bağlı/bağımlı bir özelliğe sahip olmadığı ve tanımlayıcı bulunmadığı, uygulandığı ürünü tanıtmadığı anlaşılmıştır.Neticeten başvurudan çıkartılan mal/hizmetler yönünden marka algısı yarattığı, somut ayırt ediciliğinin bulunduğu yönünde Mahkememizde kanaat oluşmuştur.6769 SMK m. 5/1-c Maddesi Yönünden Yapılan DeğerlendirmeYukarıda 5/1-b maddesinde yer alan bölümde “ayırt edici nitelik” ile ilgili değerlendirmelerimizde belirttiğimiz tüketici kitlesi ve tescil talebine konu olan işaretin anlamı ve yarattığı algı açıklanmıştır. Markada yer alan “...” ibaresi esasen çıkartılan emtialar yönünden tüketicinin zihninde marka ibaresine ilişkin bir çağrışım yapmaktadır. Keza açıklandığı üzere “...” ibaresi yüz bölgesini kapatan ince bir örtü olup doğrudan doğruya çıkartılan ürünleri akla getirmemektedir. Çıkartılan fular, şal, eşarp ve bandana ürünlerinin hepsi farklı kumaşa, farklı boyutlara sahip genellikle farklı yerlerde satışa sunulan ve yine farklı alanlarda kullanılan farklı çeşitte örtülerdir. Örneğin, şallar, fularlar ve bandanalar marketlerin ilgili reyonlarında, bujiterilerde vs. kolaylıkla rastlanılan ürünlerdendir. Ancak, ... almak isteyen kimse salt bunun satışını yapan mağazaya giderek temin edebilecektir. Nitekim kemerler, çoraplar ise tamamen farklı yerlerde satışa sunulan ve farklı ihtiyaçlara cevap veren ürünlerdir. Dolayısıyla markayı gören ortalama dikkat ve özene sahip tüketici 35.05 kapsamında çıkartılan (iç- dış giysiler hariç) hizmetleri hiçbir özel zihni çabaya mahal vermeden doğrudan doğruya, hiç düşünmeden bu hizmetleri aklına getirmeyeceği tespit edilmekle bu mal ve hizmetlerin vasıf, cins, nitelik bildirir nitelikte ve tanımlayıcı olmadığı kanaatine varılmıştır.Bununla birlikte yine uyuşmazlık konusu olan ve 35. sınıfta yer alan "iç- dış giysiler" yönünden ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıda da yer verildiği gibi ... kelimesi yüz bölgesini kapatan örtü olup, neticeten yüzü kapatan ve yüze giyilen bir giysidir. Bu minvalde 35.05 mal/ hizmet sınıfında "iç-dış giysi" bakımından tanımlayıcı olacağı değerlendirilmiş ve söz konusu ibare çıkarılarak kısmen kabul kararı verilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle; dava konusu "..." ibareli markanın "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden ayırt edicilikten yoksun olmadığı ve bu nedenle 5/1-b ve c bendi uyarınca hükümsüz kılınamayacağına kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın KISMEN KABULÜNE,2-... ...'nun ... sayılı kararının 35. Sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetler yönünden kısmen iptaline,3-Fazlaya dair istemlerin reddine,4-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın düşümü ile 89,95 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-Kabul edilen kısım yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Reddedilen kısım yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak belirlenmesine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 3.815,40 TL yargılama giderinden payına düşen 1.907,70 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,8-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesineDair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023Katip ...¸Hakim ...¸Davacı Masraf Dökümü
:İlk Masraf 385,40.-TLPosta Masrafı 130,00.-TLBilirkişi Masrafı 3.300,00.-TLToplam 3.815,40-TL