Anahtar kelimeler: Eticaret Süresiz Sitesinde Noter İbareli Sinaî Lisans Fikri Ekinde Yazildiği

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACILAR
: 1- ... - (T.C.:...)
2- ... - (T.C.
: ...)
VEKİLİ
: Av. ... -...
DAVALILAR
: 1- ... - (T.C.:...) ...
Av. ... - ...
Av. ... -...
: 2- ... - (T.C.:...) ...
DAVA
: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2023
TALEP
:
Davacı vekili █████/2023 harç tarihli dava dilekçesiyle özetle: müvekkillerinin ... markasının eski sahibi olan davalılardan ... ile noter aracılığıyla lisans sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre müvekkillerinin sözleşme ekinde bulunan ve ... isimli e-ticaret sitesinde kayıtlı olan ürünlerin ... ibareli markasını da kullanmak suretiyle satış hakkına süresiz olarak ve bölge kısıtlaması olmadan sahip olduğunu, aynı tarihli ve lisans sözleşmesine ek olarak hazırlanmış olan adi yazılı sözleşme ile de cezai şartın kayıt altına alındığını, ancak davalı ...'ın lisans sözleşmesinin şartlarına uymadığını ve kendisinin de satış yapıp, ücret karşılığı markaya ilişkin satış hakkı vermeye başladığını ve müvekkillerine markayı devredeceğini beyan ettiğini ve daha sonra diğer davalı ...'a sattığı bilgisinin davacılara iletildiğini, daha sonra da davalı ...'ın ..." markasını kendi adına tescil ettirdiğini, yapılan marka devri ile müvekkillerinin saf dışı bırakıldığını, davanın kabulü ile muvazaalı devrin tespitine ve ilgili markanın ilk sahibi olan davalı ... adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... vekili dilekçe ve beyanlarında özetle: Müvekkili ile davacılar arasında imzalanan sözleşmeye göre, davacıların müvekkiline 200.000,00 TL ödeme karşılığında "..." markalı 38 adet ürünün ticaretini münhasıran yapmayı taahhüt ettiğini, ancak davacıların taahhüt ettiği ödemeyi gereği gibi ifa edemediğini, bunun üzerine de ekonomik olarak zor duruma düşen müvekkilinin marka hakkını diğer davalıya devrettiğini, müvekkilinin marka hakkını devretmeyeceğine dair bir taahhüdü bulunmadığını, davacıların marka hakkına devrine ilişkin itiraz hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
:
Dava; davalılar arasında gerçekleştiği ileri sürülen marka devrinin muvazaalı olduğunun tespiti ile ilgili markanın ilk sahibi olan davalı ... adına tescili istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.114/1-h bendine göre; davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması, dava şartıdır.
HMK m.115 hükmüne göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararının olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez. Hukuki yarar, davanın açıldığı tarihte var olmalıdır. Aksi takdirde mahkemenin hukuki yararın bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar vermesi gerekir. Hukuki yarar eksikliği, belli bir süre verilerek giderilebilecek dava şartı değildir.(...)
Hukuki yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukuki korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında halihazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifade ile davacı hakkında kavuşmak için hali hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse, onun hukuki yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir.
Somut dosyada yapılan incelemede; davacının dayandığı Altındağ Noterliğinden verilme █████/2022 tarihli ... sayılı muvafakatnamede; davalı ... tarafından, ...sayılı marka konusunda, davacılara markadaki ürünlerin kullanımının kendisi tarafından yapılmayacağı ve üçüncü şahısların da yapmasına rıza ve muvafakat edilmeyeceği taahhüt edilmiş olup, kullanım konusunda sadece davacılara izin verildiği görülmüştür.
Davacı davasında, davalı ...'ın mevzu bahis sözleşmedeki taahhüdüne aykırı davranarak, davalının diğer davalı ... ile yaptığı sözleşmenin (ki bu sözleşmenin yapıldığı bilgisinin kendilerine ulaştığı şeklinde dava dilekçesinde beyan olup, mahkememize sunulmuş herhangi bir sözleşme bulunmamaktadır) muvazaalı devrin tespitini ve markanın ilk sahibi olan davalı ... adına tescilini talep etmiştir.
Davacının █████/2022 tarihli muvafakatnameye aykırılık iddiası, ancak akde aykırılık sebebiyle ve buna bağlı olabilecek başka taleplerle ileri sürülebileceğinden, markanın başka bir şahsa, hukuken varlığı dahi ortaya konulamayan farazi bir sözleşmeden bahisle devredildiğinin ileri sürülerek, muvazaa iddiasında bulunulup, markanın önceki sahibi adına tescilinin talep edilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır.
Açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile 189,15 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, Davacılar vekili ile Davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023
Katip ... Hakim ...
¸ ¸
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğince
DYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,
Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!