Anahtar kelimeler: Kod Esaskarar Ettirmek Bulunacak İbareli Şahıs Sinaî Fikri Yazildiği İhtimali

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
:...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALILAR
: 1- ...
Av. ...
: 2- ...
Av. ...
DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2023
TALEP
:
Davacı vekili █████/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında ÖZETLE: müvekkili şirketin ... sayılı ve "..." ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... ..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...'na (...) başvuruda bulunduğunu, ...kod numarasını alan davalı şahıs kurum başvurusunun, ... ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, itirazın reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini; dava konusu markanın tescil edilmesi halinde iltibasa yol açacağını, mukayese konusu markaların esaslı unsurlarının “...” ibaresi olduğunu, başvuru konusu markanın seri marka algısı yaratacağını, markaların kapsamındaki emtianın aynı veya benzer olduğu iddiası ile müvekkiline ait markalara ilişkin kullanım kanıtının kuruma sunulduğunu, davacının huzurdaki hükümsüzlük davasında ... nezdindeki itirazlarına mesnet almadığı ... sayılı "..." esas unsurlu markalarına da dayanıyor olduğunu belirterek, ... ...'nun ... sayılı kararın ... ... sayılı kararının "35. Sınıf İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. . Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (kondom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için dişkaşıyıcılar. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler. Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat- ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri." hizmetleri yönünden kısmen iptali ile ...başvuru numaralı "... ..." ibareli markanın tescili durumunda 35. sınıfta yer alan ve yukarıda belirtilen hizmetlere ilişkin mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahsa usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır.
MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1'e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ...sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı karar ile ...başvuru numaralı "... ..." ibareli markanın tescili durumunda 35. sınıfta yer alan ve yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden ... kararı iptali ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ...başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraz ve hükümsüzlük mesnedi ... markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı iddiasının alınan ... kararına ve hükümsüzlüğe etki edip etmeyeceği, ...'in ... sayılı ... kararı ile davalı markasının da 35. sınıfta yer alan ve yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ... kararının davacıya █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği, █████/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu, 6769 sayılı SMK 156 ncı maddesine göre görevli ve yetkili mahkemeye dava açıldığı anlaşılmıştır ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ... sayılı kararında; "...başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
.........
Yapılan değerlendirme neticesinde, çekişme konusu markaların "..." ibaresini ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte, "..." ibaresinin "dünya" anlamına gelmesi, bu anlamıyla yaygın kullanıma konu bir kelime olması ve bu nedenle ayırt edici niteliğinin düşük olması, markaların "..." ibaresi dışında ihtiva ettiği diğer unsurlar "kelime ve şekil" ve tertip tarzları bakımından herhangi bir benzerlik taşımaması gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gerekçeli itiraz yerinde bulunmadığından, kullanım ispatı talebinin değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
KARAR
: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (█████/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir."
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNİYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Başvuru Markası
:
"... ..."
(...)
35. sınıf (yukarıda belirtilen mal/hizmetler)
Davacı Markaları
:
"..." esas unsurlu markalar
(...)
03, 05, 08, 10, 16, 29, 35, 41, 42, 44, 45. sınıflar
Bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 havale tarihli raporda özetle;
"1. SMK m. 6/1 kapsamında davacının ...sayılı ... ... markası ile davalının başvuru konusu ...sayılı ... ... markası arasında karıştırılma ihtimali olduğu,
2. ... ...’nın ... sayılı kararının iptali ile ...sayılı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu" ifade edilmiştir.
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
Dava konusu "... ..." ibareli marka başvurusunun 35 inci sınıflardaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilana, davacı tarafından 03, 05, 10, 16, 29, 35, 36, 39, 41, 42, 44 inci sınıfın alt gruplarında tescilli ... sayılı ve "..." markaları mesnet gösterilerek itiraz edilmiş, 03 05, 08, 10, 16, 21, 29, 30, 31, 35, 44. sınıflarda tescilli "..." esas unsurlu markaları hükümsüzlüğe mesnet göstermiştir.
Davacı taraf huzurdaki davasına, ... nezdinde ileri sürdüğü markalarından farklı markalara da dayanmıştır. Davacının hem itirazlarına hem de davasına mesnet aldığı markaların tescil sayıları yukarıdaki şekilde koyu renkli rakamlarla işaretlenmiş ve Mahkememizce yapılan incelemede ... kararının iptali ve hükümsüzlük talepleri yönünden davacının markaları arasındaki ayırıma dikkat edilmiştir. Ayrıca davacının davasına mesnet aldığı ... sayılı markaları hükümden düştüğü ve ... sayılı marka da dava dışı bir kuruluş adına tescilli olduğundan, bu markalar Mahkememizce yapılan değerlendirmelere dahil edilmemiştir.
1. 6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMELER
A. MAL/HİZMET BENZERLİĞİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
Dava konusu "... ..." ibareli ve ...başvuru numaralı davalı başvurusunda, 35 inci sınıf: "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç): diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler. Cinsel amaçlı aletler ve malzemeler. Prezervatifler (kondom/kaput). Biberonlar, biberon emzikleri, emzikler, bebekler için diş kaşıyıcılar. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markasının ise ... sayılı "..." esas unsurlu ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 03, 05, 08, 10, 16, 29, 35, 41, 42, 44, 45. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır
Mahkememizce yapılan araştırmada; dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin tamamının, davacıya ait markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı/ aynı tür/ benzer nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Ayrıca dava dilekçesinin sonuç kısmında; her ne kadar "Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri" açısından da ... kararı iptali ile hükümsüzlük talep edilmiş ise de dava konusu markanın kapsamında 35/1-4 kapsamındaki anılan emtiaların bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. İŞARETLERİN BENZERLİĞİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. İşaretler de parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Somut olayda; davacının bir kısım markalarının renk ve şekil unsurlarından yoksun sırf kelime markaları olduğu, bir kısım markalarının ise şekil ve renk unsurlarını da ihtiva eden karma markalar olduğu; işaretlerin kelime unsurlarında “...” ibaresi, “...” gibi, yerleşik birer anlamı olmayan kısa kelimelerle birleşik veya “...” gibi Türkçe’de veya İngilizce’de yerleşik birer anlamı haiz cins isimlerle birlikte birer tamlama oluşturacak şekilde kullanıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca bu markaların bir kısmında da “... medicine” ibaresinin baş harflerinden oluşturulmuş “...” kısaltması da belli bir kompozisyonu haiz şekilde, markasal hüviyette kullanılmıştır. Davacının gerek kelime gerekse karma markalarında, “...” ibaresi, işaretlerde kullanılan diğer kelime unsurlarıyla veya şekillerle bütünleşik birer kompozisyon içerisinde kullanıldığından, davada söz konusu ibareye odaklanarak değerlendirme yapılması gerektiğine kanaat getirilmiştir.
Dava konusu edilen davalı markasının ise renk, kelime ve şekil unsurlarını haiz karma bir marka olduğu; işaretin üst kısmında sarı şeritler halinde küre şeklinin konuşlandırıldığı, bu şeklin altında ... ... ibaresinin yer aldığı görülmektedir.
Somut uyuşmazlık; taraf markalarında geçen, “...” ve davacının görselli markaları özelinde “...” ibarelerinin ortaklığından hareketle, taraf markaların benzediğinin söylenip söylenemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Zira; İngilizce kökenli “...” ibaresi, Türkçe’de “dünya” anlamına gelen ve bu anlamı itibariyle markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunmayan bir cins isimdir. Her ne kadar bu kelimenin kökeni İngilizce de olsa, kelimenin bu anlamını bilmek için İngilizce’ye hakim olmanın gerekmediği değerlendirilmiştir. Zira bu kelime, ülkemizde de pazarlama sloganları çerçevesinde sıklıkla kullanılan, ticari ve konuşma dillerine yerleşmiş bir ibaredir. Böyle, ayırt edici niteliği zayıf olan ibareleri marka olarak seçen kişilerin bunun sonuçlarına katlanmak yani o tanıtma işaretinin bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğu, böyle ibareleri içeren markalarda ayırt ediciliği düşük olan örtüşen bileşenlerden ziyade diğer unsurlara yönelmek gerektiği yönünde doktrinde ve Yargıtay Kararları’nda yerleşmiş bir görüş de bulunmaktadır (....’nin 05.03.2007 tarihli...sayılı ilamı). Yine ... sayılı ilamında "dünya" ibaresinin (işbu davadaki "..." ibaresinin Türkçe karşılığı) ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilmiş; mevzu bahis kararda atıf yapılan ...Dairesinin 20.05.2019 tarihli ve ... sayılı ilamında ise "dünya" ibaresinin İngilizce karşılığı olan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunun kabul edildiği, zayıf ibareleri marka olarak seçenlerin bu ibarelerin yapılan küçük değişikliklerle başkaları tarafından kullanılmasına katlanmaları gerektiği ifade edilmiştir.
Öte yandan; zayıf/ayırt edici niteliği düşük ibareleri ihtiva eden markaların da zamanla reklam ve yaygın kullanım yoluyla daha yüksek bir ayırt ediciliğe ulaşabileceği, hem öğreti hem Yargıtay tarafından kabul edilmiştir. Bazı durumlarda her ne kadar marka zayıf bir unsur içermekteyse de herhangi bir zayıf markanın aksine koruma kapsamının genişlediği kabul edilmektedir. Zira, tanımlayıcılığı veya bilgilendirme işlevi güçlü olan ibarelerin marka olarak kullanımla ayırt edicilik kazanmaları mümkündür. Ancak, herkesin çok sık kullanımına açık, cins isim niteliğini haiz ibarelerde bu dönüşüme izin verilmemiştir. “...” kelimesinin, böyle dönüşümü hak ettiğinin kabul edilebilmesi için, ülkedeki alıcı/tüketici çevresinin çok büyük bir kısmının bu işareti, davacının işletmesi ile bağlantı içinde algılaması gerekir. Bunun için aranacak ölçünün, hiçbir şekilde bir markanın tanınmış olup olmadığını tespit ederken belirlenen ölçüden daha hafif olmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü; herkesin kullanımına açık ve olumlu bir anlamı çağrıştıran/algılatan ve bu yönüyle markasal hüviyette herkes tarafından tercih edilebilecek bir kelimenin tek bir kişinin tekeline bırakılması, bir markanın tanınmış sayılmasının sonuçlarından daha önemlidir. Dosya kapsamına göre; “...” kelimesi yönünden bu tür bir bağımsızlaşmanın sağlandığından bahsedilmesi olanaksızdır. Zira davacı taraf, gerek marka işlem dosyasına gerekse dava dosyasına, “...” ibaresinin kullanımına, tanıtımına ve davacı ile özdeşleşmiş olduğuna ilişkin ... ve mahkeme kararları haricinde herhangi bir delil sunmamıştır. Dolayısıyla dosya kapsamı itibariyle davacı, “...” ve/veya “...” markalı ürünlerinin/hizmetlerinin piyasa payı ve bilinirliği, davacının bu markaya yaptığı yatırımları güncel ve somut delillerle ispatlayamamıştır. Bütün bu hususlar göz önüne alınarak; taraf markalarında ortak olarak “...” ibaresinin yer almasının, markaları görsel, fonetik ve kavramsal açılardan benzer kılmaya yetmediğine kanaat getirilmiştir.
Neticeten Mahkememizce; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunmadığından, somut olayda davacının ... sayılı markaları özelinde dava konusu edilen hizmetler yönünden ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olmasına rağmen, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca, ayırt ediciliği düşük "..." ibaresini markasal kullanımda tercih eden davacının, söz konusu ibarenin bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş şeklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorunda olduğuna ve neticeten dava konusu ... kararının yerinde olduğuna kanaat getirilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi heyeti dava konusu marka ile davacının itiraza ve hükümsüzlüğe mesnet markaları arasında iltibas tehlikesinin olduğunu belirtmiş ise de; ... 08.06.216 tarih ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümlenmesi gerekli olduğundan, raporun aksi yönde taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal açıdan ve dahi genel görünümleri itibariyle benzerlik bulunmadığından, iltibas koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Neticeten, taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup, yukarıda açıklanan gerekçelerle, davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile 189,15 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023
Katip...
¸
Hakim ...
¸
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğince
DYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,
Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!