Anahtar kelimeler: Mersis Kod Unsur Ettirmek Bulunacak İbareli Şahıs Sinaî Fikri Yazildiği

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ...- (Mersis:...)
VEKİLİ
: Av. ... -...
DAVALILAR
: 1- ... - (T.C.:...) ...
Av. ... -...
: 2- ... ...
Av. ...- ... ...
DAVA
: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
TALEP
:
Davacı vekili █████/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "..." esas unsur ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... Kurumuna (...) başvuruda bulunduğunu, ...kod numarasını alan davalı şahıs başvurusunun, ...'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından... itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... (...) tarafından reddedildiğini ancak bu red kararının yerinde olmadığını; müvekkili şirket markalarının başta 41. sınıf olmak üzere 16, 25, 38, 39 ve 41. sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkili şirketin “...” markası altında 1993 yılında ...’da kurulduğunu, müvekkili şirketin “...” ibaresini içeren markalarını işletme adı ve tescilli marka olarak yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını, müvekkilinin “...” ibareli markanın gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, markanın 1993 yılından beridir eğitim ve öğretim hizmetlerinde tüm Türkiye’ye ulaşacak biçimde kullanılması ve tanıtılması sonucunda ilgili sektörde çok iyi bilinen bir marka haline geldiğini ve tanınmışlık vasfı kazandığını, taraf markalarında ortak bulunan “... ...” ibaresinin esas unsur olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer hatta neredeyse aynı olduklarını, dava konusu markanın müvekkili markaları ile karıştırma ihtimali yaratacak derecede yüksek görsel benzerlik arz ettiğini, müvekkiline ait ... başvuru numaralı "...", ... başvuru numaralı "...", ... başvuru numaralı "... " marka tescilleri ile dava konusu ...başvuru numaralı "... ..." ibareli marka başvurusu arasında yüksek derecede sesçil benzerlik olduğunu, markalar arasında kavramsal olarak da benzerlik bulunduğunu, davalı şahıs tarafından daha önce yapılan ... başvuru numaralı “..." ibareli marka başvurusunun müvekkili şirket itirazı üzerine reddedildiğini, buna rağmen dava konusu markaya müvekkili şirket itirazının reddedilmesinin çelişkili olduğunu, taraf markaları kapsamında yer alan sınıfların birebir aynı olduğunu, dava konusu marka başvurusu kapsamındaki hizmetler ile müvekkili şirketin tescilli markaları kapsamındaki hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap ettiğini, benzer ihtiyaçları karşıladığını, aynı hedef kitleye yöneldiğini, tüketicilerin dava konusu marka başvurusunu gördüğü zaman müvekkili markasının akla geleceğini, markayı müvekkilinin markasının bir serisi gibi algılayacaklarını ve satın alma eğilimini bu saikle gerçekleştireceklerini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığı konusunda şüphe bulunmadığını ileri sürerek, ... ...'nun ...sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs cevap dilekçesinde ÖZETLE
: ... başvuru numaralı “... ...” ibareli marka başvurusuna davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddedildiğini, marka başvurusunun 41. sınıfta tescili amacıyla yapıldığını, misyonunun ... ... eğitimleri vermek olduğunu, davacının “... ...” ibaresini içeren bir markası bulunmadığını, davacıya ait markalar ile kendisine ait marka başvurusu arasında benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, ilgili tüketicilerin markaların farklı kaynakları işaret ettiklerini fark edeceklerini, markaların farklı kelime, şekil ve renk unsurları içerdiğini, dava konusu marka başvurusunun ayırt edici nitelikte olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
:
Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1' e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ...sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ...tarafından alınan ...sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ...başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraza mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ...sayılı ...kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
İptali istenen ...karar tarihinin █████/2022 olduğu, █████/2022 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.
... ...'in ...sayılı kararında; "...başvuru numaralı ve "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ...kararına karşı, başvurunun ... sayılı ve "... ." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Bilindiği üzere, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde, tüketicilerin satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine başka bir malı/hizmeti almak durumunda kalması kadar, iki ayrı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı kişiye/firmaya ait olduğunu ya da marka sahipleri arasında iktisadi veya idari yönden bir bağlantı bulunduğunu düşünmeleri ihtimalinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, eğer ilgili tüketici kesiminin, ihtilaf konusu markaları taşıyan (veya taşıyacağı var sayılan) ihtilaf konusu mal veya hizmetlerin aynı işletmeden ya da duruma göre, iktisaden birbirine bağlı işletmelerden geldiğini düşünebilmesi riski söz konusu ise, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmektedir.
Bu bilgiler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde benzer olmadığı, bu bağlamda markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmış ve itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR
: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (█████/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.",
Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası
"..."
(...)
41. sınıf
Davacı Markaları
"..." esas unsurlu ibareli markalar
(...)
16, 25, 35, 38, 39, 41, 42, 43. sınıflar.
Bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 havale tarihli raporda özetle;
"1. Dava konusu marka kapsamında yer alan emtiaların, davacı markalarında yer alan emtialar ile aynı olduğu,
2. Davalıya ait dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait redde mesnet markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı, dava konusu marka başvurusunun davacı markaları ile karıştırılma ihtimali bulunmadığı" ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin, yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30 uncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alınarak talebin kabulü halinde yargılama gereksiz uzayacağından, reddedilmiştir.
Yukarıdaki tabloda da ifade edildiği gibi, dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun 41 inci sınıflardaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilana, davacı tarafından 16, 25, 35, 38, 39, 41, 42, 43 inci sınıflarda tescilli "..." esas unsurlu ibareli markaları mesnet gösterilerek itiraz edilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı iddiaları bakımından Mahkememizce, dava konusu markanın karıştırılma ihtimaline dayalı olarak ileri sürülen iddialar kapsamında değerlendirme yapılabileceği kanaatine varılmış olup, bu minvalde yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:
TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME
1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME
A. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
Dava konusu "..." ibareli ve ...başvuru numaralı davalı başvurusu, 41 inci sınıflardaki:
"41. Sınıf
: Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.
İtiraza dayanak davacı markalarının ise ... sayılı ve "..." esas unsurlu ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamındaki 16, 25, 35, 38, 39, 41, 42, 43. sınıflardaki (bkz. Bilirkişi raporu syf. 4 vd.) bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.
Davacı şirketin itiraza mesnet gösterdiği, yukarıda altı çizili olarak gösterilen markaların başvurusu/tescili geçersiz olduğundan incelemede dikkate alınmamıştır.
Davacı şirketin itiraza mesnet ... sayılı markaları, dava konusu marka başvurusundan sonraki tarihli olduğundan incelemede dikkate alınmamıştır.
Emtia benzerliği değerlendirmesi neticesinde; davacının markaları, genel olarak 41. Sınıfta “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, fotomuhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” bakımından tescilli olduğu, bu hizmetlerin dava konusu marka kapsamındaki hizmetler ile aynı/aynı tür olduğu anlaşılmıştır.
Davacı adına tescilli markaları ile dava konusu markanın kapsamında yer alan emtiaların aynı/ aynı tür olduğu, sonuç olarak SMK md. 6/1’de sayılan emtiaların ilişkili olması şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, taraf markalarında aynı/benzer olarak işaretlenen 41.sınıf hizmetlerin; yetişkinlere hitap eden, gündelik ve ucuz olarak nitelendirilemeyecek hizmet grubundan oluşan, bu hizmetleri satın alacak tüketicilerin üzerinde araştırma yaparak satın alma eyleminde bulundukları hizmetler oldukları, dolayısıyla bu hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici kesiminin dikkatli ve bilinçli kimselerden oluştuğu değerlendirilmiştir.
B.Marka İşaretlerinin Görsel/İşitsel ve Kavramsal Benzerliği Yönünden Değerlendirme
İşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.
Dava konusu marka başvurusu, hem şekil hem kelime unsurlarının yer aldığı karma nitelikte bir markadır. Markanın kelime unsuru “...” ibaresidir. “ ...” ibaresi, “...” ibaresinin İngilizcesi’dir. “...” ibaresi, ... çevrimiçi sözlüğünde “Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık.” olarak tanımlanmıştır. Dava konusu marka başvurusunda “...” ibaresinin önüne “İngiliz” kelimesi getirilerek, “uzmanlığın ... olduğu” anlamı verilmiştir. Bu ibarelerin, davanın konusunu oluşturan “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).” hizmeti bakımından, marka vasfı bulunmadığı, bu hizmetler için tanımlayıcı nitelikte bulunduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu markanın şekil unsuru ise başında pembe-mavi renklerden oluşan bir taç bulunan heykel gibi görünen insan yüzü siluetinden oluşmaktadır. Kelime ve şekil unsurlarından oluşan dava konusu marka, bir karenin içine yerleştirilmiştir. Markanın kelime unsurunu oluşturan kelimelerin, tanımlayıcı olması nedeniyle, dava konusu marka, bir bütün olarak esas unsur niteliğindedir. Dava konusu marka, kelime ve şekil unsurlarıyla birlikte, ayırt edici nitelik kazanmıştır.
Davacının markaları incelendiğinde ise bir kısım markaların şekil ve kelime unsurlarından oluşan karma nitelikte olduğu, bir kısım markalarının ise standart bir yazı karakteri ile yazılmış kelime markaları olduğu tespit edilmiştir. Davacı markalarının ortak unsuru “...” ibaresidir. Fakat davacı markalarının hiçbiri “...” ibaresinden ibaret değildir. Davacının ... sayılı “...” ibareli markasının da kapsamında 41. Sınıfta sadece “Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” bulunmaktadır. “...” kelimesinin tanımlayıcı olduğu “eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).” hizmetleri, “-...” ibareli davacı markası kapsamında bulunmamaktadır. Davacı markaları kapsamında “...” ibaresi haricinde, “...” gibi tali unsurlar olup, bu ibareler tanımlayıcı niteliktedir. Sayılan bu ibareler, özellikle eğitim sektörü için herkes tarafından kullanılması mümkün, marka vasfı taşımayan ibarelerdir. Bununla birlikte, davacı markaları “...” kelimesi çevresinde oluşturulmuş ise de, “...” ibaresinin marka vasfının olmaması nedeniyle, davacıya ait her bir markanın bir bütün olarak markanın esas unsurunu oluşturduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle, davacı markalarının da koruma kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir.
Taraf markaları, ortak olarak “.../...” kelimesini içermekte, uyuşmazlık bu ibarenin ortaklığından kaynaklanmaktadır. Kendisinden önce tescil edilmiş bir markadaki ibare ile birlikte, kendi unsurlarını içinde barındıran kompozit bir markanın, önceki marka ile iltibas oluşturup oluşturmadığına karar verilebilmesi için önceki markanın kendi başına, bağımsız bir ayırt edici karakterinin olup olmadığının ve taraf markalarındaki ortak unsurun, sonraki markada baskın unsur olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Davacının salt “...” ibaresinden oluşan 41. sınıfta tescilli markası bulunmakta ise de, bu ibare, dava konusu markada baskın unsur niteliğinde değildir. Taraf markaları arasındaki tek benzerlik “.../...” kelimesini içermeleridir. Bu ibare, taraf markalarında esas unsur konumunda değildir. Dava konusu marka başvurusu kapsamında davacı markalarından farklı ve baskın nitelikte bir şekil unsuru içermektedir.
Taraf markaları bütün olarak değerlendirildiğinde; farklı şekil ve kelime unsurlarını içerdikleri, “.../...” kelimesi haricinde markaların görsel, işitsel veya kavramsal olarak benzerlik seviyesini yükseltmeye yarayacak hiçbir benzerlik bulunmadığı, esas unsurları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığına Mahkememizce kanaat getirilmiştir.
Tüm bu hususlar dikkate alınarak iltibas değerlendirilmesi yapıldığında; dava konusu marka kapsamında yer alan 41. sınıfta yer alan hizmetler, davacıya ait markalar kapsamında yer alan hizmetler ayniyet taşımakla birlikte, bu hizmetlerin ilgili tüketicisinin bilinç düzeyinin yüksek olduğu, taraf markalarının görsel, işitsel, kavramsal düzeyde benzer olmadığı, bütünsel değerlendirmede benzer olmaması, markalar arasındaki ortak olarak işaretlenen “.../ ...” ibaresinin marka vasfı olmayan ve dava konusu sınıf yönünden tanımlayıcı bir ibare olması, dava konusu markanın esas unsurunun kelime ve şekil unsurlarıyla bir bütün halinde markanın tümü olması, taraf markalarında yer alan diğer unsurlar nazarında hiçbir ortak unsur bulunmaması, taraf markalarında “.../ ...” kelimesinin esas unsur olmaması, markaların bütünsel olarak ilişkilendirilebilir olmaması, tüketicinin taraf markalarını aynı/ aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olması, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunmaması nedeniyle, somut olay bakımından markaların karıştırılması/ ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığına kanaat getirilmiştir.
Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, dava konusu ...kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile 189,15 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu gereğince
DYS üzerinden E-İmza ile imzalanmış olup,
Ayrıca fiziki olarak imzalanmayacaktır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!