Anahtar kelimeler: Mersis Tesptinde Otomasyon Eseri Yazılımı Fikir Sanat İstemli Geliştirilen Depo

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - (Mersis: ...)
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVALI
: ... - (Mersis:...) ...
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVA
: Fikir ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
TALEP
:
Davacı vekili █████/2022 harç tarihli dava dilekçesi ve beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin yazılımı geliştirilen ... █████/2013 T ve ... Tescil Numarası ile müvekkil şirket adına kaydedildiğini, bu depo otomasyon programının aralarında herhangi bir sözleşme ve satış işlemi bulunmamasına rağmen davalı tarafça kullanıldığının anlaşıldığını, ... Mahkemesi'nin █████/2021 tarihli ve ... D.İş sayılı kararı ile yapılan delil tesptinde, ... isimli yazılım programı ve modüllerinin davalı şirkete ait bilgisayar üzerinde yüklü ve çalışır halde olduğunun tespit edildiğini, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) madde (m.) 16 hükmüne aykırı olarak programda değişiklikler yapıldığını, bilgisayar programının davalı tarafça █████/2017 tarihinden itibaren kullanıldığını ileri sürerek FSEK m. 68 uyarınca izinsiz kullanılan ... için sözleşme yapılmış olması halinde isteyebilecekleri rayiç bedelin üç katı tazminat talebine karşılık şimdilik 500,00 TL belirsiz alacağın ödeme günündeki güncel kur üzerinden belirlenebildiğinde artırılmak üzere olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, ayrıca FSEK m 70/1 uyarı 8.000,00 TL manevi tazminatın yine olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle tahsiline, bu bilgisayar programının davalının tüm bilgisayarlarından kaldırılarak tecavüzün ref’ine, karar verilmesini talep etmiş, █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile 500,00 TL olan maddi tazminat talebini 32.280,00 USD'ye yükseltmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Davacının öncelikle ... eser niteliğinde olduğunu ve davacının hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiğini, programının █████/2013 tarihinde Bakanlıkça tescilinin hak ihdas etme amacı taşımadığını, FSEK m. 8’e göre eser sahibinin gerçek kişi olması gerektiğini, tüzel kişilerin eser sahibi olamayacağını, FSEK 68. madde uyarınca tazminat talep ettiğine ve anılan hüküm uyarınca taraflar arasında farazi bir sözleşme ilişkisi kurulmuş sayılacağından davacının tecavüzün ref’i talebinde bulunmasının yasaya uygun olmadığını, FSEK 68 uyarınca doğrudan üç kat tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, ihlalin █████/2017 tarihinde başladığının davacı tarafından kanıtlanması gerektiği beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
Davanın, bilgisayar programının izinsiz kullanıldığı iddiası ile eser sahibinin haklarının ihlal edildiği temelinde, 5846 Sayılı FSEK uyarınca tecavüzün ref'i, FSEK 68. madde uyarınca telif ve 70/1 madde uyarınca manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER ve
GEREKÇE
Mahkememizce deliller toplanmış, taraflarca sunulan belgeler ile toplanan deliller incelenmiş, çözümü teknik ve özel bilgiyi gerektirdiği düşünülen konularda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan █████/2023 havale tarihli ek rapor dosyadaki kanıtlarla tutarlı, delillerin değerlendirilmesi aracı olarak denetim ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Davacı şirketin uyuşmazlık konusu ..., █████/2013 tarih ve ... numarası ile ... kayıt ve tescil ettirmiş olduğu anlaşılmıştır. Dosyada mevcut söz konusu belgeye göre; Eserin Adı: ..., Türü: Bilgisayar Programı, Kullanıldığı alan: Ecza, İtriyat, Kozmotik ve Veteriner Depoları, Desteklenen işletim sistemleri; ...Tabanlı tüm işlemler, Dil seçeneği; Türkçe, Üretim Tarihi: █████/2013 ESER SAHİBİ/MİRASCININ: ... ORG. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. olarak kayıt altına alındığı görülmüştür.
... Kullanılmasına Yönelik Delil Tespiti Dosyasının İncelenmesi:
... Org. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili; ... nezdinde, █████/2013 tarih ve ... tescil numarası ile müvekkili şirket adına kayıtlı olduğunu belirttiği ..., ... Ltd Şti ile ... Ltd. Şti tarafından izinsiz kullanıldığının tespiti için delil tespiti yapılmasını talep etmiş, mahkemece talep █████/2021 tarihli ... sayılı karar ile talep kabul edilmiş ve icra edilen delil tespiti sonrasında y. bilgisayar mühendisi ve adli bilişim uzmanından alınan █████/2021 tarihli raporda, yerinde yapılan incelemeler neticesinde ... İnş. Gıda Elkt. Koz. Teks.Turz.Tic. ve San. Ltd. Şti adresinde 1 bilgisayar sisteminde toplma 1 adet "..." yazılım ve ek modüllerinin yüklü ve çalışır vaziyette tespit edildiği bildirilmiştir. Alınan rapor neticesinde, mahkememizde işbu dava açılıştır.
Mahkememizce dosya kapsamında alınan █████/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; ".... vücuda getiren “eser sahibi ile programın mali haklarının davacıya ait olup olmadığının belirsiz olması, Davalı vekilinin” programın davacının rızası ile müvekkile kullandırtmasının söz konusu olduğu” yönündeki beyanının ispatının ancak bir yargılama sonucunda ortaya çıkacak iddia olduğu, davaya konu yazılımın ancak davacının ya da çalışanının davalı işyerine giderek ya da davalı tarafın bilgisayarlarına erişerek kurulabileceği, bilişim kamuoyunda davaya konu yazılımın internet ortamından kopyalanması gibi bir durumun öngörülmemesi, ancak davacı çalışanlarının davalı işyerine giderek ilgili yazılımı kurabileceği değerlendirilerek somut olayda bir hak ihlali olup olmadığı” yönünde bir sonuca varılamamış ve bu nedenler ile de mali tazminat hesaplanması yapılamadığı..." belirtilmiştir.
Mahkememizce ön inceleme duruşması 4 nolu ara karar ile ... müzekkere yazılarak, dava konusu modül, program ve hizmetlere ilişkin güncel birim fiyatları istenilmiş ve gelen müzekkere cevabı da dikkate alınarak FSEK 68. maddesi uyarınca telif tazminatı hesaplamasının yapılması için dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, █████/2023 havale tarihli ek raporda özetle: "...Taraflar arasındaki fikri haklar uyuşmazlığı ile ilişkili olarak FSEK m. 68 uyarınca davacı tarafın davalı taraftan isteyebileceği telif tazminatı tutarının 32.280 $ mertebesinde olduğu..." ifade edilmiştir (aşağıda hesaplama detaylı olarak belirtilmiştir).
Davacı vekili █████/2023 tarihli celsedeki beyanları ile ... isimli davalı firma ortağı olan kişi hakkında ... uhdesinde soruşturma yürütüldüğünü, ilgili şahsın hakkında ceza davasının açıldığını beyan etmiş, ... E. Sayılı dosyada davanın görüldüğü anlaşılmış, işbu dosya müzekkere yazılarak dosya içerisine alınmış ve incelenmiş; ilgili dosyada müştekinin işbu davanın davacısı, sanığın ... olduğu ve belirtilen sanığın ifadesinde 01.01.1996 tarihinden 27.01.2021 tarihine kadar davacı şirkette bilgisayar programcısı olarak çalıştığını beyan ettiği ve üzerine atılı 5846 sayılı Yasa'nın 71. maddesini ihlal suçunu kabul etmediği anlaşılmıştır.
Davaya Konu Bilgisayar Programının Eser Mahiyetinde Olup Olmadığı Hususunda Yapılan Değerlendirme
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 1/B maddesinin a bendinde "eser" kavramının tanımı yapılmıştır. Buna göre eser: “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki bu tanımdan da anlaşılacağı üzere, bir fikri emek ürünün, eser olarak addedilebilmesi için birtakım şartların kümülatif olarak bir arada bulunması gerekmektedir.
Bu koşullardan en başta geleni; eserin, sahibinin özelliğini/hususiyetini taşıyor olmasıdır. Sahibinin hususiyetini taşımaktan kasıt, herkes tarafından vücuda getirilememe, yani fikri bir çalışmada ortaya konulan bağımsız bir bilgi, hüner, beceri, yorum, düşünce, özel çaba ve emeğin bulunması ve eser sahibinin bilimsel erkini ortaya koyarak, ortalama nitelikteki bir insanın sergileyebileceğinden daha yaratıcı niteliğe sahip olması demektir.
Diğer bir şart ise "Kanunda Belirtilen Eser Kategorilerinden Birine Dahil Olma" koşuludur. Sahibinin hususiyetini taşıyan yani orjinallik niteliğini haiz bir fikri emek ürününün, eser olarak addedilebilmesi için, aynı zamanda 5846 Sayılı FSEK'de dört ana kategori altında ifade edilen "ilim ve edebiyat eseri, musiki eser, güzel sanat eseri ya da sinema eseri kategorisinden birine dahil olması gerekmektedir.
Bu bağlamda, 5846 sayılı Yasanın 2. maddesinin 1. fıkrası davaya konu fikri ürün ile ilintili olarak: “herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık programlarının” ilim ve edebiyat eseri olarak addedileceğini ifade etmiştir. 5486 sayılı FSEK'in 2/1. maddesinde, bilgisayar programları ve sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları birer fikri eser olarak koruma altına atınmıştır. Yine FSEK 1/B-g maddesinde bilgisayar programları; “bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmaları” şeklinde tanımlanmıştır.
Yasada tanımlanan hukuki ve içermesi gereken teknik anlatımlar ile alınan bilirkişi raporları bağlamında, dava konusu “...” ismi ile üretilip pazarlanan bilgisayar programının, sahibinin hususiyetini yansıtacak biçimde şekillenmiş bulunması, FSEK'de öngörülen eser türlerinden birinin içine girmesi ve fikri bir çabanın ürünü olması nedeniyle FSEK anlamında eser olduğu ve “ilim ve edebiyat eseri” vasfında olduğu kanaatine varılmıştır. ... kararlarında da, bilgisayar programlarının ilim ve edebiyat eseri olarak korunmaları benimsenmiştir.
Mali Haklarının ve Kullanım Yetkisinin Davacıya Ait Olup Olmadığı Hususunda Yapılan Değerlendirme
FSEK'in eser sahipliğine ilişkin olarak benimsemiş olduğu temel ilke “yaratma ilkesi"dir. Kanunun “Eser Sahibi” başlıklı 8. maddesi “Bir eserin sahibi onu meydana getirendir. Bir işlemenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir. Sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekniğiyle yapılmış sinema eserlerinde animatör de eserin birlikte sahipleri arasındadır.” hükmünü haizdir. Görüleceği üzere, eser sahibi sıfatının kazanılabilmesi için eser niteliğinde bir fikri ürünün meydana getirilmesi gerekli ve yeterlidir. Ayrıca bir irade açıklaması veya hukuki işlem yapılması söz gelimi eserin tescil ettirilmesi gibi bir zorunluluk yoktur. Eserin yaratılmasıyla birlikte bu sıfat doğrudan kazanılmaktadır.
5846 sayılı Yasada “Eser Sahibi” başlıklı ikinci bölümünde kimlerin eser sahibi olduğu düzenlenmiştir. Yukarıda değinildiği üzere FSEK md.8'e göre bir eserin sahibi onu meydana getirendir. Yine FSEK 10. maddeye göre birden fazla kişinin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa eserin sahibi onu vücuda getirenlerin birliğidir. Bununla birlikte 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 18. maddesi, “Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır.” hükmünü havidir. Yani fikri ürün yaratılırken özel sözleşme yahut işçi işveren ilişkisi olsa dahi bu durum ortaya çıkartılan fikri ürüne eser vaşfı verilmesi ile ilgili değil hakların kullanımı noktasında hukuki inceleme gerektirecektir. Eser sahibi, esere hususiyetini veren kişidir. Bu kişi, eseri, herhangi bir sebeple başkası için üretmiş olsa dahi, eseri meydana getiren kişi olma sıfatı değişmeyecektir. Eser sahipliği sıfatının başkasına devredilmesi mümkün değildir. Eser sahibi, yalnızca eserden doğan mali haklarını FSEK'in 52. maddesi uyarınca yazılı sözleşme ile devredebilir.
Tüm bu kapsamda davacı beyanları, kayıt tescil belgesi ve diğer belgeler, FSEK'in 11. maddesindeki “yayımlanmış eser nüshalarında veya bir güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi olarak kabul edilir.” karinesi ve nihayeten FSEK'in 10/4. maddesinde yer alan "Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır.” hükmü ve FSEK'in 1B/2. maddesinde yer alan “Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu kural uygulanır." ışığında davaya konu eser niteliğindeki bilgisayar programı ve modüller üzerindeki mali hakları kullanma yetkisinin davacı şirkete ait olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda, FSEK 1/B-b ve 8. maddesi uyarınca eser sahibi, eseri meydana getiren gerçek kişi olup tüzel kişilerin yaratıcı faaliyetlerinden söz edilemeyecek ise de gerçek kişi dışındaki tüzel kişilerin eser üzerinde mali hak sahipliği söz konusu olabilecektir. Nitekim FSEK 18. maddesi de bu sonucu doğrulamaktadır ve yerleşik ... uygulaması da bu yöndedir (Örn; ... sayılı ilamı). Yine ...'nin 27.06.2006 tarihli, ... sayılı kararında, yerel mahkemece verilen bilgisayar programının mali hak sahibinin bir tüzel kişilik olan ... olduğu yönündeki kararı, onamıştır.
Bilindiği üzere eser üzerindeki mali hakların başkaları tarafından her türlü kullanımı, hak sahibinin iznine bağlıdır. FSEK 52. madde hükümlerine göre yapılmış yazılı sözleşmeye dayanmayan kullanımlar, mali hak ihlali oluşturur. Bu açıklamalar doğrultusunda, dava konusu bilgisayar programının davalının iş yerindeki bilgisayarda yüklenmiş olduğunun tespit edilmesi ile dosyada mübrez bilgi, belgeler ışığında davalının bilgisayar programını ücret karşılığında satın almadığı anlaşıldığından, davalı eyleminin davacının FSEK'in 22. maddesinde sayılan çoğaltma hakkının ihlali anlamına geleceği değerlendirilmiştir.
Buna göre bilirkişi ek raporunda; davacı ... Org. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... Ltd Şti. arasında görülmekte olan fikir ve sanat eseri davası kapsamında telif tazminatı hesaplanmasında uyuşmazlık konusu ... , modül ve hizmetlere ilişkin güncel birim fiyatlar dosyada bulunan ... █████/2023 tarih ve █████.19-254 sayılı yazısındaki birim fiyatları esas alınarak yapılmıştır. Bu yazıya göre fiyatlamanın;
1.Program için ; 8.400 $ + Kullanıcı başına 840 $
... yazılımı 1 kullanıcı için 8.400 + 1 * 840 = 9.240 $ ,
2. Aylık destek hizmetleri için; 30$ taban ücreti + kullanıcı başına 10 $ olmak üzere toplamda; 1 kullanıcılı yazılım için aylık 30 + 1* 10 = 40 $ mertebesinde olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu ... fiyat bildiriminin incelenmesinden, kullanım ederi; kullanıcı sayıları ile orantılı olarak artmakta olduğu gözlenmiş ise de somut olayda, dosyada bulunan ... Mahkemesinin █████/2021 Tarih ... D. İş sayılı kararının incelenmesinden “ ... Şirketinin... adresinde 1 bilgisayar sisteminde toplam 1 adet “ ...” yazılım ve ek modülleri yüklü ve çalışır vaziyette tespit edildiği” anlaşıldığından hesaplama bir kullanıcı üzerinden yapılmıştır. Aylık destek hizmetleri için de hesaplama yine bir kullanıcıya göre yapılacaktır.
Yukarıda açıklanan kriterlere göre FSEK bağlamında telif tazminat hesaplaması yapılmış ve tutarlar $ bazında aşağıda gösterilmiş olup bunlar şu şekildedir:
... yazılımı bir kullanıcı için 8.400 + 1 * 840 = 9.240 $,
Destek hizmetleri için 40 $ /ay üzerinden ; 2018, 2019, 2020 yılları ile 2021 yılı için de 2 ay ve böylece tümü ve programın mali haklarının elinde bulundurandan habersiz kullanımı nedeniyle 38 ay için; 38 * 40 = 1.520 $ olmak üzere tüm telif tazminatı tutarı; 9.240 + 1.520 = 10.760 $ mertebesinde hesaplanmıştır.
Söz konusu uyuşmazlık konusu ... yazılımının davalı tarafça izinsiz ve programın mali haklarını elinde bulundurandan habersiz kullanması nedeniyle davacının davalıdan FSEK’nun 68. maddesi uyarınca isteyebileceği telif tazminatı tutarının; aralarında sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlası yani 3 * 10.760 = 32.280 $ olduğu hesaplanmış, Mahkememizce de yapılan hesaplama denetlenmiş ve benimsenmiştir.
Manevi Tazminat Bakımından Yapılan Değerlendirme:
Davacı vekili, müvekkili şirketin manevi haklarının ihlal edildiği iddiası ile 8.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.
Eser sahibinin manevi hakları Fikir ve Sanat Eserleri Kanun’unun üçüncü bölümünde “Manevi Haklar” üst başlığıyla düzenlenmiştir. Yasa uyarınca manevi haklar, eserin umuma arzı (kamuya sunulması), eserde adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men etme ve eser sahibinin malın malik ve zilyetlerine karşı olan eserin aslına erişim hakları olmak üzere dört kategoriden oluşmaktadır (FSEK m. 14 – 19).
Manevi tazminat davası, manevi haklara vaki tecavüz sebebiyle uğranılan manevi zarara karşılık açılan bir eda davasıdır (FSEK m. 70/I). Bilindiği üzere FSEK kapsamında manevi tazminat talep edilebilmesi için manevi hak ihlali gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı gibi, eser üzerindeki manevi haklar bir fikir çabasının sonucu meydana geldiğinden, ancak gerçek kişiler manevi hak iddiasında bulunabilir. Bu kapsamda davacı şirketin manevi hakkının bulunamayacağı ve ihlali de söz konusu olamayacağından, FSEK 70. maddeye dayalı manevi tazminat talebi reddedilmiştir.
Öte yandan; taraflar arasında maddi tazminat talep edilmesi ve tazminata hükmedilmesi ile varsayımsal sözleşme ilişkisi kurulduğundan, dava konusu bilgisayar programının kaldırılmasına yönelik tecavüzün ref'i talebinin reddine karar verilmiştir.
Aşağıdaki hüküm kısmında yapılan alınması gereken harç ve vekalet ücreti, kararın verildiği tarihteki ... kayıtlarındaki dolar kuruna göre (█████/2023 tarihli Dolar kuru: 29,1859 TL , 32.800 USD * 29,1859 TL = 957.297,52 TL) hesaplama yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebi yönünden 32.280,00 ABD Dolarının fiili ödeme günündeki ...'nın belirlediği güncel kur üzerinden TL karşılığının 08.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Telif tazminatı talebi yönünden 32.280,00 ABD Dolarının fiili ödeme günündeki ...'nın belirlediği güncel kur üzerinden TL karşılığının 08.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Fazlaya dair istemlerin reddine,
4-Alınması gereken 65.393,00 TL harçtan peşin alınan 145,16 TL, ıslah harcı 10.855,00 TL olmak üzere toplam 11.000,16 TL harcın düşümü ile 54.392,84 TL bakiye karar harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarıca kabul edilen 957.297,52 TL telif tazminatı yönünden 135.302,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen manevi tazminat yönünden davalı kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Kabul ret oranı %99 olduğuna göre; aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından yapılan 14.394,84 TL yargılama giderinden payına düşen 14.250,90 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanının davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflar aralarında anlaşamamış olmaları nedeniyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi m.7/3 hükmü uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre 1.306,80 TL'nin davalıdan, 13,20 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
9-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ... aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Davacı Masraf Dökümü
İlk Masraf 237,36-TL
Posta Masrafı 302,48.-TL
Bilirkişi Masrafı 3.000,00.-TL
Islah Harcı 10.855,00.TL
Toplam 14.394,84-TL

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!