Anahtar kelimeler: Kod Ettirmek Bulunacak İbareli Sinaî Fikri Yazildiği İhtimali Karıştırma Derecede

T.C. ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARA3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████HAKİM
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - (T.C.:...)VEKİLİ
: Av. ... -...DAVALILAR
: 1- ... ...Av. ... - ... ...: 2- ... - ...Av. ... -...DAVA
: Marka (Marka ile ilgili Kurum Kararlarının İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2023TALEP
:Davacı vekili █████/2023 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle: Müvekkili şirketin ... sayılı "..., "...", "... ... ..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... Kurumuna (...) başvuruda bulunduğunu, ... kod numarasını alan davalı şirket başvurusunun, ...'nde ilanı üzerine müvekkili tarafından ... itirazda bulunulduğunu, itirazın kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararının davalı şirket tarafından yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak ... (...) tarafından kabul edilerek başvuru hakkındaki ret kararının kaldırıldığını, ancak bu kararının yerinde olmadığını; davalıya ait marka başvurusunda yer alan; ''...'' asıl/esas unsur ibaresinin sonuna yardımcı unsur olarak eklenen ve İngilizce dilinde yazılmış olan ''...'' ve ''...'' ibarelerinin çay üretim sektöründe kullanılan, çay yaprağı sınıflandırma ve derecelendirme terimleri olarak adlandırılan ibareler olduğunu; bu ibarelerin ayırt edicilikten yoksun, tanımlayıcı, jenerik ve sektörel ibareler olduğunu; markalar arasında ayniyet / benzerlik bulunduğunu; davacının sahibi olduğu seri markaların asıl / esas unsur ibaresi ile davalıya ait markanın asıl / esas unsur ibaresinin ''...'' olduğu ve markalardaki vurgunun ise doğrudan '' ... '' ibaresinin üzerinde olduğunu; başvuruda kullanılan ... (...) ve '' ... '' ibarelerinin tanımlayıcı olduğunu; ayırt edicilik vasfının bulunmadığını ileri sürerek, ... ...'nun ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında özetle: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kararın hukuka uygun olduğunu; taraf markalarının benzer olmadığını; davalının marka başvurusunun bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini; ... şeklindeki herkesin kullanımına açık olan sayıların bir kişinin tekeline verilmesinin hukuka uygun olmayacağını; emsal kararların bu durumu teyit ettiğini; davalı ... başvurusunun kendi özgü, ayırt edici unsurlar içerdiğini; taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.MUHAKEME
: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ VE DİĞER HUSUSLAR
:Dava; 6769 sayılı SMK'nın 6/1' e dayalı taraf markalarının benzediği iddiası temelinde; davalı başvurusu olan ... sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak ... ... tarafından alınan ... sayılı kararın iptali istemine ilişkindir.Davanın açılmasıyla birlikte, tarafların karşılıklı dilekçeleri tebliğ olmuş, sundukları deliller toplanmış, dava konusu başvuruya ilişkin bilgi ve belgeler ...'den celp edilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklikler bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik edilmiş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, █████/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 201/2 nci maddesi hükmü de gözetilerek, taraflara yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş, sözlü olarak iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, UYGULANACAK HÜKÜMLER veGEREKÇETaraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirket ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın itiraza mesnet gösterdiği markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.İptali istenen ... karar tarihinin █████/2021 olduğu, son günün pazar günü olması nedeniyle █████/2021 tarihinde açılan davanın, 5000 sayılı ... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesinde belirlenen iki aylık hak düşürücü süre içerisinde olduğu anlaşılmış ve işin esasına geçilmiştir.... ...'in ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı ve "..." ibareli başvurunun ... sayılı "... ...", "...", "... ... ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.…Birden fazla unsurdan oluşan bileşke markalar söz konusu olduğunda, iki marka arasındaki benzerliğin tespiti, bileşke bir markayı oluşturan öğelerden sadece birisini alarak, o öğeyi başka bir markayla karşılaştırmanın ötesinde bir incelemeyi gerektirir. Karşılaştırma, ihtilaf konusu markaların her birini bütün olarak inceleyerek yapılmalıdır, ancak bazı durumlarda, bileşke markayı oluşturan öğelerden biri, bileşke markanın kamunun ilgili kesiminde yarattığı bütüncül algıda baskın konumda bulunabilir. Yapılan incelemede, çekişme konusu markaların ... sayısını ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte, söz konusu sayının ... iline ait telefon alan kodu olması ve aynı rakamın tekrar etmesinden oluşan 3 basamaklı bir sayı olması nedeniyle tek başına markasal ayırt edici niteliğinin görece düşük olması, başvuruda ... dışında başka unsurların da yer alması ve bu unsurların markada önemli bir yer tutması, markaların ... sayısı dışında ihtiva ettikleri diğer unsurlar ve tertip tarzları/genel görünümleri itibariyle belirgin farklılıklar içermeleri gibi hususlar birlikte göz önüne alındığında, markalar arasındaki farklılıkların somut olayda karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğu düşünülmüştür.Bu çerçevede, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine ulaşılmış, aksi yöndeki ... kararı isabetli görülmemiş ve açıklanan nedenlerle başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın kabulü gerekmiştir.KARAR
: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (█████/2017 yürürlük)Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.",Madde kapsamında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında, kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası"...+..."(...)30. sınıfDavacı Markaları"... ...", "...", "... ... ..."(...)01, 02, 06, 07, 12, 16, 20, 21, 28, 29, 30, 35, 41, 43. sınıflar.Bilirkişi heyetinden alınan █████/2023 havale tarihli raporda özetle;"1. Taraf markalarının benzer olmadığı;2. Emtia benzerliğinin davalının dava konusu ... başvuru numaralı marka başvurusunun kapsamında yer alan 30.sınıf malların tamamı yönünden oluştuğu;3. Markalar benzer olmadığından davalının dava konusu ... başvuru numaralı marka başvurusu ile davacının adına tescilli ... sayılı markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığı;" ifade edilmiştir.Yukarıdaki tabloda da ifade edildiği gibi, dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun 30'uncu sınıflardaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilana, davacı tarafından 01, 02, 06, 07, 12, 16, 20, 21, 28, 29, 30, 35, 41, 43 üncü sınıflarda tescilli "... " esas unsurlu ibareli markaları mesnet gösterilerek itiraz edilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenle, davacı iddiaları bakımından Mahkememizce, dava konusu markanın karıştırılma ihtimaline dayalı olarak ileri sürülen iddialar kapsamında değerlendirme yapılabileceği kanaatine varılmış olup, bu minvalde yapılan değerlendirmeler şu şekildedir:TARAF MARKALARI ARASINDA İLTİBAS TEHLİKESİNİN/ KARIŞTIRILMA İHTİMALİNİN OLUŞUP OLUŞMADIĞI HUSUSUNDA DEĞERLENDİRME1.6769 SAYILI SMK 6/1 MADDESİ YÖNÜNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRMEA. Emtiaların Sınıfsal Benzerliği Yönünden DeğerlendirmeDava konusu "..." ibareli ve ... başvuru numaralı davalı başvurusu, 30 uncu sınıflardaki:"30. Sınıf
: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" alt gruplarındaki mal ve hizmetlerin bulunduğu anlaşılmıştır.İtiraza dayanak davacı markalarının ise ... sayılı "... ...", "...", "... ... ..." ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamındaki 01, 02, 06, 07, 12, 16, 20, 21, 28, 29, 30, 35, 41, 43. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı gözlenmektedir.Davalı şirketin başvurusunun kapsamında yer alan 30.sınıf malların tamamı davacının adına tescilli markalarının kapsamında aynen yer aldığı gibi davacının markalarının kapsamında yer alan 30.sınıf malların 35/son emtilarda yer alan toptan ve perakende satış hizmetleri yönünden de ilişkili durumdadır. Zira bir markanın mal grubunda tescili ile aynı malların satışı hizmetleri birbiri ile benzerdir. Hal böyle iken somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği koşulunun davalının marka başvurusunun kapsamında yer alan 30.sınıf tüm mallar yönünden oluştuğu, SMK md. 6/1’de sayılan emtiaların ilişkili olması şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.B.Marka İşaretlerinin Benzerliği Yönünden Değerlendirmeİşaretlerin benzer olup olmadığı kapsamında; önceki markanın ayırt edicilik düzeyi, tescil kapsamındaki mal/hizmetler yönünden tanımlayıcılığı ve bu nedenle zayıflığı ya da kullanımla sonradan yüksek ayırt edicilik veya tanınmışlık kazanıp kazanmadığı önemli birer faktördür. Ayrıca değerlendirme yapılırken, işaretler parçalara ayrılmadan ve bütüncül olarak değerlendirilmeli, ancak markayı oluşturan baskın ya da ayırt edici unsurlar akılda tutulmalıdır. Görsel, sescil ve kavramsal benzerlik ya da farkların, markanın genel izleniminde bıraktığı etki esas alınmalıdır.Davalının dava konusu marka başvurusu kelime ve ... unsurları içeren karma nitelikte bir markadır. Davalının dava konusu marka başvurusunun kelime unsuru "..." ibareleridir. Markada kullanılan kompozisyonda sarı ağırlıklı olmak üzere kırmızı ve yeşil renklerden oluşan bir renklendirme de yer almaktadır. Markada yer alan ... sayısı ... iline ait telefon alan kodu olmasının yanı 3 basamaklı bir sayıdır. Dolayısı ile söz konusu sayının tek başına markasal ayırt edici niteliği düşüktür. Diğer yandan markada yer alan diğer unsurlar içinde ... sayısı ön plana çıkarılmadığı gibi markada ... ibareleri de yer almakta ve bir bütün olarak markada tüm ibarelerden oluşan bir algı oluşmaktadır. Dolayısı ile davalının marka başvurusunda tek başına ... sayısının esaslı unsur olarak kullanıldığını söylemek mümkün değildir. Markanın bütünsel olarak ele alınmasında, "... " ibaresinin tamamının öne çıkarıldığı kanaatine varılmıştır.Her ne kadar davacı taraf, ... ve ''...'' ibarelerinin tanımlayıcı olduğunu; ayırt edicilik vasfının bulunmadığını iddia etse de davalının markası bir bütün olarak değerlendirilmek durumundadır. Ayrıca ortalama bilinç düzeyindeki tüketicilerin "..." şeklindeki harfleri, söz konusu ibarenin kısaltması olarak bilmeleri ve tanımlayıcılığını anlamaları mümkün değildir. Davacının markalarına bakıldığında, ... sayısının salt rakamlardan oluşacak şekilde konumlandırıldığı gibi yine bu kompozisyon ile ..., ... gibi yazımlarla da markada yer bulduğu görülmektedir Davacı markalarındaki "..." sayısı, düz yazım şeklinde değil şekilsel olarak "..." rakamının üst üste yazılmasıyla dizayn edilmiş markalar olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla, taraf markaları bir bütün olarak görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirinden farklılaşmış olup rahatlıkla ayırt edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmiştir. Hal böyle iken markaların benzer olmadığı kanaatine varılmıştır.Neticeten, taraf markalarının bütünsel olarak ilişkilendirilebilir olmaması, tüketicinin taraf markalarını aynı/ aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olması, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunmaması nedeniyle, somut olay bakımından markaların karıştırılması/ ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığına kanaat getirilmiştir.Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, alınan rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, dava konusu ... kararının yerinde olduğu kanaatine varılmış, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile 210,55 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde ...aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine,Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 341. ile 345. Maddelerine göre tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun Yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023Katip ...¸Hakim ...¸