Anahtar kelimeler: Cismani Bati Aşye Yolcu Desteği Ölüm Ankara Mali Özetle Karara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: █████/2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... ... AŞ vekili, davalı ... ... AŞ vekili ve davalı ... ... AŞ vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 14.07.2020 tarihinde, davacıların desteği ... ... yolcu olarak bulunduğu, davalı ... ... AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile davalı ... ... AŞ’ye ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ..... plakalı aracın, davalı ... ... ... ....adına kayıtlı, davalı ... ... AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı çekici ve onun arkasına takılı bulunan davalı ... ... ... ... Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı ...plakalı römorka arkadan çarpması sonucu davacılar desteğinin vefat ettiğini, davacıların müteveffanın eşi ve çocukları olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olmak üzere davacı eş ... ve çocuk ... için ayrı ayrı 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 100,00 TL cenaze ve defin giderinin tüm davalılardan, davacı eş ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın ise davalılardan (davalı ... ... AŞ ile ... ... AŞ dışındaki) olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile, destekten yoksun kalma tazminatı talebini davacı ... için davalı ... ... AŞ yönünden 324.098,10 TL’ye, davalı ... ... AŞ yönünden 79.048,32 TL’ye yükseltmiş; davacı ...için davalı ... ... AŞ yönünden 20.420,86 TL’ye, davalı ... ... AŞ yönünden 4.980,70 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, kazanın oluşumunda davalı şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacıların müteveffanın desteğini ispat etmesi gerektiğini, sorumluluklarının poliçe teminatı ve limitleri ile sınırlı olduğunu, davacılara SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının, gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitini talep ettiklerini, davacıların faiz başlangıç tarihi ve faiz türü taleplerinin hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ... .......... ... ... ....vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde davalı şirketin ve araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, ceza dosyasında alınan kusur raporunda davalı şirkete ait araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, delillerin tebliğ edilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müteveffanın davacılara destek olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, dosyada müteveffanın davacılara destek olduğuna dair hiçbir belgenin bulunmadığını, davacıların SGK'dan rücuya tabi bir tazminat/yardım alıp almadığının tespitinin gerektiğini, temerrüt söz konusu olmadığından davalı şirket aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm/sakatlık halinde manevi ve ZMMS'yi aşan kısım yönünden maddi ve manevi tazminata ilişkin olarak azami 100.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davalı şirketin maddi tazminat yönünden sıralı sorumluluğunun söz konusu olduğunu, zararın ZMMS limitini aşması halinde sorumlu olabileceklerini, dava konusu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, yapılacak hesaplamada hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde desteğin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü ...’nın %100 oranında kusurlu olduğu, park halindeki çekicinin sürücüsü...’nun kusursuz olduğu, davacıların destekten yoksun kalma zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor ve ek rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, kısa kararda verilen hükümde hata yapıldığı ancak gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki oluşmaması için kararın düzeltilmediği, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacılar lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davalılardan ... ....hakkında açılan davanın reddine, davacılar... ve...’nun maddi tazminat istemlerinin kabulüne, davacı... için 322.517,14 TL, davacı... için 20.321,25 TL destekten yoksun kalma tazimatının davalılar ... ... ve ... ...’dan 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (davalılardan ... ...’nın sorumluluğunun ZMSS limiti kadar, ... ...’nın sorumluluğunun ZMSS dışında kalan ihtiyari MMS limiti kadar sınırlı tutulmasına), davacıların cenaze ve defin giderleri yönündeki talebinin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacı... için 150.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ...için 100.000,00 TL, davacı... için 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ...’dan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 17.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalı ... ... AŞ vekili, davalı ... ... AŞ vekili ve davalı ... ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, çekicinin emniyet şeridinde park edilmiş olsa da, gerekli uyarıcı önlemleri alması gerektiğini, hiçbir uyarıcı levha veya ışıklandırma kullanmadığını, aktüer bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamaya göre talep artırım dilekçesi ile taleplerinin artırıldığını ancak mahkemenin hata yaparak daha az bedellere hükmettiğini, cenaze ve defin giderlerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok az olduğunu, hükümde hangi davalının ne kadar miktarla sorumlu olduğunun açık olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirket yönünden davanın reddine karar verilmiş olsa da, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 5/2 maddesi uyarınca, aktüer bilirkişi raporunda belirlenen ve talep artırım dilekçesi ile talep edilen tutarlar üzerinden davalı lehine nispi vekalet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadan davanın açılması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, desteğin yolcu olduğu araçta hatır için taşındığını, hatır taşıması indirimi yapılmadan karar verildiğini, kusur raporları arasında çelişki olduğunu, yolcu desteğin emniyet kemeri takmadığını, müterafik kusur indiriminin değerlendirilmediğini, tazminatlara yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükümde poliçe limitinin belirtilmemesi nedeniyle hükmün infazında davalı şirketin mağdur olacağını, vekalet ücreti ve harç ile yargılama giderleri yönünden de poliçe limitine göre sorumlu tutulmaları gerektiğini, kusur raporları arasında çelişki olduğunu, bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur değerlendirilmesinin mahkemece yapılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacıların desteği ... ... yolcu olarak bulunduğu, davalı ... ... AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile davalı ... ... AŞ’ye İhtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın, davalı ....Tic. Ltd.Şti adına kayıtlı, davalı ... ... AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı çekici ve takılı bulunan davalı ... ... ... ... Tic.Ltd.Şti. adına kayıtlı römorka arkadan çarpması sonucu davacılar desteğinin vefat ettiğinin belirterek müteveffanın eşi ve çocukları için destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep etmiştir.
1-6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiş, gerekçede iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği belirtilmiştir.
HMK'nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili ya da gerekçe ile hüküm fıkralarının farklı olması, yargılamanın aleniyetine, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141.maddesi ile HMK'nın yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.12.2011 tarih 15-708 E, 737 K sayılı ilamında açıklandığı üzere; gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini (hukuk sebepleri) kendiliğinden (re'sen) araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Kuru, Baki/Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usûl Hukuku Ders Kitabı 6100 sayılı HMK'na Göre Yeniden Yazılmış, 22 Baskı, Ankara 2011, s.472) Hakim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler.
Somut olayda, mahkemece kararın gerekçesinde, davacı ... için 569.891,07.TL, davacı ...için ise 35.907,85.TL olduğu, poliçe miktarları dikkate alınarak davalılardan ... ... AŞ'nin sorumluluğu davacı ... için 324.098,10.TL, davacı ...için 20.420,86.TL, davalılardan ... ... AŞ.nin sorumluluğu davacı ... için 79.048,32.TL, davacı ...için 4.980,70.TL olarak belirlendiği, ancak kısa karar yazdırılırken sehven bu miktarlar yerine hükümdeki miktarların yazıldığı ve davacıların destekten yoksun kalma zararının hesabı yönünden 06.09.2022 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, bu nedenle hükme esas alınması gerektiği belirtildiği halde, hükümde 15.05.2022 tarihli aktüer bilirkişi kök raporunda hesaplanan tazminat miktarları esas alınarak karar verilmiş olup bu şekilde hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu görülmüştür.
Mahkemece davacıların destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... ... AŞ ve ... ... AŞ'den tahsiline karar verilmiş ise de davalı ... ... AŞ kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup olay tarihinde uygulanan poliçe teminat limiti ile sorumludur, aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan ... ... AŞ ise zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitleri üzerinde kalan miktardan poliçede yazılı teminat limiti ile sorumludur. Yargılama aşamasında alınan aktüer bilirkişi raporuna göre davacıların hesaplanan destekten yoksun kalma zararının davalı ... ... AŞ'nin zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitini aştığının belirlenmiş olmasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortası ... ... AŞ ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan ... ... AŞ'nin sorumlu tutulması gereken miktarların hüküm fıkrasında her davacı yönünden ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken poliçe teminat limiti ile sorumlu olmak üzere yazılarak hüküm kurulmuş olması da HMK'nın 297/2. Maddesinde yazılı taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi hükmüne aykırı görülmüş kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.
Ayrıca, davalılar ... ... AŞ ve ... ... AŞ’nin poliçe limitleri gereği hükmedilen tazminattan sınırlı miktarla sorumlu tutuldukları dikkate alınarak yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretlerinin buna göre hesaplanması gerekirken diğer davalılarla birlikte tamamından sorumlu tutulmaları da doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin, davalı ... ... AŞ vekilinin ve davalı ... ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair, davalı ... ... AŞ vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin, davalı ... ... AŞ vekilinin ve davalı ... ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair davalı ... ... AŞ vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!