Anahtar kelimeler: Faydanın Üretimden Arızası Arızasının Motor Sonuçsuz Satımdan Kamyonet Cinsi Araçtan

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, 30.09.2013 tarihinde 2013 model ..... marka kamyonet cinsi aracı karşı taraf ...... Motor A.Ş.’den satın aldığını, aracı motor arızası sebebi ile kullanamadığını, yapılan servis müdahaleleri sürekli sonuçsuz kaldığını, bu gerekçelerle, davalılar aleyhine davanın ikame edildiğini ve yapılan yargılama neticesinde ...... plakalı araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp olarak motor arızasının var olduğu ve dolayısıyla araçtan beklenen faydanın sağlanmasını imkansız hale geldiğinin sabit olduğunu aracın kullanılamamasından doğan kazanç kaybı alacağı olarak 8.360,00 TL hüküm altına alındığını bu bedel dava tarihi olan 20.06.2019 tarihine kadar olan zaman dilimini kapsadığını, dolayısıyla 20.06.2019 tarihinden sonra ortaya çıkmış olan zararın bu aracın kullanılamamasından doğan zarar/yerine başka araçların temini masrafları/ aracın kullanılmasının getireceği kazancın kaybı hüküm altına alınmadığını ve bu zararların da davalılarca tazmin edilmesi gerektiği bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..... Otomotiv vekili cevap dilekçesinde özetle; 30.09.2013 tarihinde satın alınmış olan araçların garanti süresi 30.09.2016 tarihinde dolduğunuöte yandan; davacı zaten aracını yetkili olmayan servislerde onarım yaptırmış olduğunu, aracın orijinalliği bozulduğundan aracın her durumda garanti kapsamında ücretsiz olarak onarılması beklenemeyeceğini, ayrıca davacı her türlü arıza ve şartın garanti kapsamında değerlendirilmediğini de dikkate almadığını, Garanti ve Servis Kılavuzu Tanıtım Belgesinin, Garanti Hakkında Açıklamalar bölümünde, belirtilen birtakım kullanım hatalarından dolayı meydana gelebilecek arızaların garanti kapsamına girmeyeceğinin açıkça belirtildiğini aracın hor kullanılması, her türlü afet (yangın, sel, tufan, deprem vb), kaza ve/veya yangın sonucu meydana gelen hasarlar, ...... Otosan Yetkili Servisleri dışında yapılan hatalı bakım, tamiratlardan doğan arızalar, kalitesiz yakıt kullanımı vs. kullanım hatası kabul edilmiş olup, bunların garanti kapsamına girmeyeceklerinin belirtildiğini, işbu nedenlerle, kullanıcı kaynaklı arızalar dava dışı üretici firmanın garanti sorumluluğu kapsamında olmadığından haksız davanın reddedilmesi gerektiğini talep etmiş ve savunmuştur. .
Davalı ..... Motor vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ..... plakalı ..... Transit ..... model araç 30.09.2013 tarihinde satın alındığını, somut olayda, TTK m.23/1 atfıyla uygulanacak olan TBK m.231 gereği zamanaşımının dolmuş olduğunu, bu itibarla davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekli olduğunu, TBK m.231 gereği iki yıllık zamanaşımı süresi, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile, malın devri/teslimi tarihinden itibaren başladığını, bu itibarla, gizli ayıplar için de iki yıllık zamanaşımı süresi söz konusu olduğunu ve bu süre teslimden itibaren işlemeye başladığını dolayısıyla, kabul anlamına gelmemekle birlikte, eğer iddia edildiği gibi araçta gizli ayıp olsaydı dahi bu husus zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, başka bir deyişle, zamanaşımı süresinin uzaması söz konusu olmayacağı gibi dava konusu taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddi gerekeceğini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacıya ait ...... plakalı aracın kullanılmamasından kaynaklı araçtan yoksun kalındığı iddiasına dayalı kazanç kaybı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Uyuşmazlığı konu İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, dava dosyası arasına alınarak incelenmiştir.
3-Mahkememizce
:
a-Türkiye Noterler Birliğine,
b-İstanbul Emniyet İl Müdürlüğüne
c-İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne,
d-Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesine, müzekkereler yazılmıştır.
4-Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı iletarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ile Bakırköy ...... ATM'nin ...... Esas ..... Karar sayılı dosyası ve hükmü incelenmek suretiyle var ise davacının kazanç kaybı miktarının belirlenmesi ve hesaplanması açısından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda özetle; ''20.09.2019 tarihli ile 10.11.2023 tarihi arasında aracın kullanılmamış olduğunun bir belgesinin dosyada olmadığı gözlenmiştir. Bu tarihiler arasında herhangi bir araç kiralama faturası, belgesinin dosyada mevcut olmadığına, 20.09.2019 tarihli ile 10.11.2023 tarihi arasındaki sürenin toplam olarak 1511 gün hesaplanmakta olduğuna, Ortalama olarak 1.500,00 TL günümüz değerinin kabul edilmesinin uygun olacağına, 2019 yılı için; toplam araçtan mahrum kalınma süresi 102 gün X 350,00 TL/gün 35.750,00 TL olduğuna, 2020 yılı için; toplam araçtan mahrum kalınma süresi 365 gün X 450,00 TL/gün 164.250,00 TL olduğuna, 2021 yılı için; toplam araçtan mahrum kalınma sür. 200.750,00 TL olduğuna, 2022 yılı için; toplam araçtan mahrum kalınma süresi 365 gün X 750,00 TL/gün 273.150,00 TL olduğuna, 2023 yılı için; toplam araçtan mahrum kalınma süresi 314 gün X 1.000,00 TL/gün - 314.000,00 TL olduğuna, olan KAR Otomotiv'e teslim edilmiş edilmiş 365 gün X 550,00 TL/gün 939.075,01-TL olacağına'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
6-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda davasını ıslah etmiş, ıslah harcını mahkememize yatırdığı gibi ıslah dilekçesi davalılara tebliğ olmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Dava; davacı tarafından açılan davacıya ait ...... plakalı aracın ayıp sebebiyle kullanılamamasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebi hakkındadır. Davacı dava dilekçesinde; davalı ...... şirketinin üretici, diğer davalı ...... şirketinin ilgili aracın satıcısı olduğunu, aracın üretimden kaynaklı olarak ayıplı olduğunu, motor arızası sebebiyle aracın kullanılamadığını, buna ilişkin dava açıldığını ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ....... E. ..... K. Sayılı 06.04.2023 tarihli kararı ile aracın ayıplı olduğunun kesin olarak tespit edildiğini, ilgili aracın dava süresince kullanılamadığını dava tarihinden aracın davalılara iade edildiği 10.11.2023 tarihine kadar araçtan mahrum kalınması sebebiyle tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ..... E. ...... K. Sayılı kararı incelendiğinde; davacının ayıp nedeniyle seçimlik hakları yönünden sözleşmeden dönme talebinin kabulüne ve davacı tarafından ödenen bedelin iadesine kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 6098 sayılı Kanun gereğince sözleşmeden dönülmesi halinde sözleşme geriye etkili olarak sona erecek ve taraflar aldıklarını iade ile yükümlü olacaktır. Bunun haricinde sözleşmeden dönülmesine kusuru ile sebebiyet veren taraftan sözleşmeden dönme sebebiyle olumsuz zararlar talep edilebilecektir.
Bu noktada olumlu zarar ve olumsuz zarar ayrımının değerlendirilmesi gerekmektedir. Olumsuz – olumlu zarar arasındaki ayrımın daha iyi anlaşılabilmesi için, öncelikle olumlu zararı kısaca açıklamak gerekmektedir. Olumlu zarar, borçlunun, sözleşmeden doğan borcunu hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi (kötü ifa) nedeniyle alacaklının uğramış olduğu zararı ifade eder. Bir başka deyişle olumlu zarar, alacaklının malvarlığının, borcun hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi yüzünden içinde bulunduğu fiilî durum ile borcun gereği gibi ifası hâlinde içinde bulunacağı farazî durum arasındaki farktır.
Olumsuz zarar ise bir sözleşmenin kurulacağına veya geçerli olacağına yahut geçersizliğe rağmen ifa edileceğine dair kendisinde güven uyandırılan kimsenin mal varlığında, bu sözleşmenin kurulmaması veya geçerli olmaması nedeniyle meydana gelen rıza dışı azalmadır.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır: kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır.
Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur: sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmesinden değil borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir.
Menfi zarar ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşme hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, age., s. 427). Bu husus Borçlar Kanununun 108. maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmıştır: burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme fesih edilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır.
Menfi zarar kavramına şunların gireceği kabul edilmektedir (Tandoğan, age., s. 427-428): Sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler: Harçlar, posta giderleri, noter ücreti gibi; Sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık edanın kabulü için yapılan masraflar; Sözleşmenin yerine getirilmesi dolayısıyla uğranılan zarar: gönderilen şeyin yolda kaybolması gibi; sözleşmenin geçerliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zarar; hükümsüz sayılan sözleşmeyle satın alınan şey, örneğin o zaman başkasından 100 liraya alınabilirken şimdi 120 liraya alınabilmesi; başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla uğranılan zarar; dava masrafları.
Bu tür bir zarar ayrımı, sözleşme sorumluluğunda söz konusu olmaktadır. Genel olarak menfi zarar: sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, ifa edilmemesinden doğan zararı ifade eder (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 8. Baskı, s.482).
Kâr kaybı ise kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kardan yoksun kalan tarafın malvarlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik yoktur. Burada kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir."
Bilindiği üzere satılanın ayıplı olması halinde sözleşmeden dönmeye yönelik seçimlik hak kullanıldığında, dönme talebi ile birlikte yalnızca olumsuz zarara ilişkin tazminat talep edilebilmektedir. Nitekim sözleşmeden dönme seçimlik hakkı kullanıldığından, sözleşme geriye etkili olarak sona erecektir. Dolayısıyla sözleşmeden dönme halinde sözleşmenin ifasına ilişkin menfaat ve faydalara yönelik olumlu zarar niteliğinde tazminat talep edilemeyecektir.
Davacı tarafından satılanın ayıplı olması sebebiyle sözleşmeden dönmeye ilişkin seçimlik hak kullanılmış olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin ..... E. ...... K. Sayılı kararı kapsamında davacının sözleşmeden dönme hakkının kabulü ile taraflar arasındaki satış sözleşmesinin baştan itibaren geriye etkili olarak ortadan kalkmasına, tarafların yerine getirdikleri edimlerin karşılıklı olarak iadesine karar verilmiştir.
Buna karşılık işbu davada davacı tarafından sözleşmenin ifasına yönelik aracın kullanılamamasından kaynaklı olarak olumlu zarar kapsamında olan; esasen sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesi hali olan ayıp sebebiyle davalılardan satın aldığı aracın kullanılamaması sebebiyle kar kaybı - araç mahrumiyet bedeline yönelik zararın tazmini talep edilmiş olup, yukarıda detaylıca açıklandığı üzere sözleşmeye konu aracın sözleşme süresince kullanılamamasından kaynaklı olarak yani sözleşmenin gereği gibi ifa edilmemesinden kaynaklı zarar niteliğindeki kar kaybı - araç mahrumiyet bedeline yönelik olumlu zararın tazmini sözleşmeden dönmenin niteliği gereği davalılardan istenemeyecektir.
Zira yukarıda belirtildiği üzere sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasıyla taraflar arasındaki sözleşme geriye doğru ortadan kalkmakta olup, davacının sözleşme tarihinden ileri tarihe yönelik olarak aracın kullanılamamasından kaynaklı zararı talep etmesinin sözleşmeden dönmenin sonuçlarına da uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Geriye etkili olarak en baştan itibaren ortadan kalkan sözleşmenin ilerisine ve ifasına yönelik olarak aracın kullanılamamasından kaynaklı zarar sözleşmeden dönme sonucunda sözleşmesinin geriye etkili ortadan kalkmasının niteliği gereği talep edilemeyecektir.
Sonuç olarak davacının ayıp sebebiyle sözleşmeden dönme hakkını kullandığı ve taraflar arasındaki satış sözleşmenin geriye etkili olarak ortadan kalktığı, geriye etkili olarak ortadan kalkan sözleşme nedeniyle davacının sözleşmenin ifa aşamasına yönelik ileriye dönük olarak sözleşme süresince aracın kullanılamaması sebebiyle araç mahrumiyet bedeli - kazanç kaybını talep edemeyeceği, zira sözleşmeden dönme halinde olumlu zararın tazmini talebinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harç ile 15.951,67-TL ıslah harcın mahsubu ile artan 15.793,92-TL harcın karar kesinleşince ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.200,00-TL arabulucuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 143.470,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip .....
¸e-imza
Hakim .....
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!