Anahtar kelimeler: Bazası Bazasının Müd Yatak Otelde Tamiri Alımsatım Otel İrsaliyesi İmal

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
HAKİM
: ... ...
YAZI İŞLERİ MÜD.
: ... ...
DAVACI
: ... - ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVALI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı şirket otel işletmeciliği yapmakta olup, müvekkil ile aralarında ticari bir alım-satım ilişkisi bulunduğunu, aralarındaki anlaşmaya göre müvekkil şirket için 72 adet yatak bazası imal etmiş ve otelde bulunan 24 adet yatak bazasının da tamiri yapıldığını, müvekkilinin yapmış olduğu bu hizmetlere karşılık fatura ve sevk irsaliyesi düzenlendiğini, sevk irsaliyesi incelendiğinde irsaliyenin davalı şirketin resepsiyon bölümünde çalışan ... isimli şahıs tarafından imzalandığı, müvekkilinin bazalarının tamiri yaptığı ve yeni bazalar imal ettiği, fatura ve sevk irsaliyesi dikkate alındığından açık olup bu konuda herhangi bir tereddüt olmadığını, davalı borçlu ise aldığı hizmetin karşılığını müvekkilini ödediğini, müvekkili alacağını tahsil amacıyla davalı aleyhine Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı şirket █████/2019 tarihinde haksız olarak borca ve ferilerine itiraz ederek takibin durduğunu, yapılan itirazda davalı yan yalnızca borçlu olmadıklarını belirtmiş, bu iddialarını destekleyerek herhangi bir açıklama yapmadığını, davalının itirazının tamamen haksız ve kötü niyetli olup, müvekkilinin alacağını sürümcemede bırakmak amaçlı olduğunu belirterek davalı borçlunun icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan davalı-borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı işletme arasında yatak bazası tamiri ve imali hususunda sözleşme yapıldığını, bu sözleşme karşılığında davacı işletme, baza tamiri ve baza imal edeceğini, müvekkil şirket ise bu edime karşılık 26.767,02 TL bedeli ifa edeceğini üstlendiğini, davacı işletme üzerine düşen yükümlülükleri yani sözleşme konusu bazaların tamirini ve imalini gerçekleştirildiğini, müvekkil şirket ise gerekli bedeli ödediğini, müvekkil şirket ödemenin bir kısmını kredi kartı ile yapmak istemiş olup, davacı işletmenin henüz maliyede kaydı olmaması ve isimli market işletmesinden davacı şirketin istemi üzerine yine davacı işletmenin nam ve hesabına marketin pos cihazından kredi kartı ile █████/2018 ve █████/2018 tarihlerinde toplam 6.860,00 TL olmak üzere ödeme yapmış, işlem sonucu pos cihazından alınan slipi davacıya teslim ettiklerini, yine müvekkil şirket, davacı işletme adına borcuna karşılık 3.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, müvekkil davalı şirket █████/2018 tarihinde davacı işletme nam ve hesabına ... isimli market işletmesine kredi kartı ile 5.000,00 TL tutarında bir deme daha gerçekleştiğini, müvekkil davalı şirket tüm bu işlemlerine karşılık henüz fatura dahi kesilmemişken, davacı işletmeden yapılan ödemelere karşılık makbuz talep etmiş, davacı işletme henüz maliyede kaydının olmadığın kayıt yaptırır yaptırmaz faturayı ve makbuzu kendisine derhal teslim edeceğini söylemiş müvekkil şirket de davacı işletmenin bu beyanlarına güvenerek, davacı işletmeden ödeme makbuzlarını ileriki bir zamanda almayı kabul ettiğini, müvekkil şirketin yapılan sözleşmeye aykırı davranmamış gerekli tüm edimlerin ifasını zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilini uzun yıllardan beri ticari faaliyet sürdüren, çerçevesinde dürüst bir iş adamı olarak tanınan bir kimse olduğunu, müvekkil şirket 26.767,02 TL gibi küçük bir meblağ için ticari itibarını zedeleyecek biri olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE
:
Dava; itirazın iptali talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından davalının Adana 5. İcra Müdürlüğünün2019/... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkememizce dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından █████/2021 tarihli raporunda; davacı tarafın gerek vergi yasaları gerekse TTK'na göre tacir olmadığı basit usulde vergi mükellefi olduğu, defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığı, davacı tarafın davalıya 24.720,00 TL tutarında iş yaptığı, davalının da bunu kabul ettiği, dosyaya sunduğu ödeme belgelerinde davacıya yapılan bir ödemenin olmaması nedeni ile davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 24.720,00 TL asıl alacağının olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerekli ve yeterlidir. Bu tür ticari davalara ise, ayrı Asliye Ticaret Mahkemesi olan yerlerde, o yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılır. (TTK m.5/2)
Somut uyuşmazlığın, Adana 5. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasına konu ilamsız takip alacağına dair davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı ile iptalinin gerekip gerekmediği, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa miktarı olduğu, taraflar arasındaki temel ilişkide tarafların sıfatları ve taraflar arasında ticari işletmelerini ilgilendiren bir hususa rastlanmamış olması da göz önüne alındığında, davanın ticari dava olmadığı, Mahkememizin görevsiz olduğu, asıl görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca davada mahkemenin görevli olması dava şartıdır. HMK'nun 115. Maddesi ;'' Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' ve HMK'nun 138. Maddesi; ''Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.'' hükümleri uyarınca, eldeki davanın görevsiz mahkemede açıldığı anlaşılmakla HMK.'nın 114/1-c ve 115/1-2 maddeleri gereğince mahkememizin görevsizliği nedeniyle, davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine dosya üzerinden karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
2- 6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta0 içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK.nun 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına(tebliğ ile beraber),
4- 6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine,
5-6100 sayılı HMK.nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. █████/2022
Yazı İşleri Müdürü ...
¸
Hakim ...
¸
5070 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!