Anahtar kelimeler: Ermediğine Sübuta Kartlarının Oluşumuna Oluşa Olmaması İştirak Tanımlanan Kötüye İnanç

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, hakaret ve tehditHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:Hükmolunan ceza miktarına göre sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca oybirliğiyle (REDDİNE),Dosya üzerinde yapılan incelemede
:I- “Tehdit” suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;TCK.nun 106/1. maddesinin 1. cümlesinde tanımlanan suçun takibinin şikayete bağlı olmaması karşısında tebliğnameye kısmen iştirak edilmemiştir.Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, suçun sübuta ermediğine ve suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONANMASINA),II- “Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması” suçundan kurulan hükmün temyizinde,Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin suçun sübuta ermediğine ve suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:1- Sanık hakkında temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,2- 5237 sayılı TCK. nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca sanığın yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında TCK. nun 245/1. madde ve fıkrası uyarınca hapis cezası yanında tayin olunan adli para cezasına esas alınan 20 birim gün sayısının 5 güne, TCK. nun 43. maddesinin uygulanması ile belirlenen 25 günün 6 güne ve 52. maddesi uyarınca tayin olunan 750 lira adli para cezasının ise mahkemenin kabul ve takdirine uygun olarak günlüğü 30 TL. den belirlenerek 180 liraya indirilmek, hükümden TCK. nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “TCK. nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),III- “Hakaret” suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince;Sanığın üzerine atılı suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olduğu ve mağdurun hükümden sonra, 10.03.2009 hakim havale tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği ve yetkili müdafiinin temyiz aşamasındaki dilekçesiyle vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşılmakla, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı TCK.nun 73. ve CMK.nun 223. maddeleri uyarınca (DÜŞÜRÜLMESİNE), 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.