Anahtar kelimeler: Söndürme Halef Konutta Yangın Televizyonda Ekspertiz Esnasında Poliçe Poliçesi Hasar

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili (Esas ve Birleşen Dosya) dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı şirkete----- Poliçe numaralı ------ Poliçesi ile sigortalı konutta 14.02.2018 tarihinde yangın meydana geldiğini, yangın ve yangın söndürme çalışmaları esnasında sigortalı taşınmazda hasar oluştuğunu, davacı şirket tarafından hasar tazminatı olarak 13.06.2018 tarihinde 13.500.-TL, 13.06.2018 tarihinde 4.652,54.-TL ve yine 13.06.2018 tarihinde 164.710,30.-TL olmak üzere toplam 182.862,84.-TL ödeme yapıldığını, davacı şirket tarafından yapılan ödeme ile davacı şirket sigortalısının haklarına halef olduğunu, yapılan ekspertiz çalışmaları neticesinde düzenlenen raporda "...televizyonda meydana gelen her hangi bir arıza kaynaklı yangının başlangıcının meydana geldiği..." ifade edildiğini, yangın raporunun bu hususu ortaya koyduğunu, televizyonun ----- marka olduğunun hasar dosyası kapsamındaki çalışmalardan tespit edildiğini, davalı tarafın bu hasardan davacı şirkete karşı sorumlu olduğunu, davalıdan tahsili amacıyla -----. İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, Birleşen dosya yönünden; aynı olay ile ilgili olarak ödenen bedelin tahsili amacıyla ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ancak ancak davalıların haksız ve hukuka aykırı itirazları nedeniyle takip davalılar yönünden durduğunu, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın çözümü amacıyla Arabuluculuğa başvurulduğunu ancak süreç anlaşamama şeklinde sonuçlandığını, takibe itirazın haksız ve hukuka aykırı olması, arabuluculuk süreci neticesinde de hukuki ihtilafın çözümlenemediğini ileri sürerek esas ve birleşen davalar yönünden davalıların icra takiplerine vaki itirazlarının iptali ile takiplerin devamına ayrıca davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
CEVAP
:
Esas ve Birleşen Dosya Davalısı ----- Şirketi tarafından ibraz olunan cevap dilekçesi ile özetle; İtirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması sebebiyle esasa girilmeden davanın usulden reddinin gerekmekte olduğunu, davacı -----, icra takibine itiraz üzerinden 5 yıl geçtikten sonra 20.03.2023 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapmış; ancak arabuluculuk süreci de 10.04.2023 tarihinde anlaşmama şeklinde sonuçlanmış olduğunu, davacı şirket tarafından sunulan ekspertiz raporu ve yangın raporu, yangının ----- marka televizyondan kaynaklandığı iddiasının ispatı için yeterli ve elverişli olmadığını, davacı şirketin yangının çıkış nedeni, müvekkili şirketin sorumluluğunu ve yangın sonucu oluşan zararın miktarına ilişkin ispat yükümlülüğünü yerine getirilmeksizin, müvekkili şirketin sorumluluğu kabul etmesi ve icra dosyasına ödeme yapmasının beklenilmesi abesle iştigal olduğundan bahisle davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.
Esas ve Birleşen Dosya Davalısı ---- Şirketi tarafından ibraz olunan cevap dilekçesi ile özetle; Taraflarınca asla ikrar kabul edilmemek suretiyle, davacının talebi poliçe özel ve genel şartları kapsamı dikkate alındığında fahiş olup reddinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafça ödendiği beyan edilen hasar miktarları fahiş olup, ayrıca poliçe özel ve genel şartlarının hasar tespitinde dikkate alınması gerekeceğini, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin yerinde olmayıp reddinin gerekmekte olduğunu, gerek sigortalı ve müvekkili şirketin sorumluluğunun belirlenmesi gerekse alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirmesi nedeniyle karşı tarafın söz konusu talebi haksız ve hukuka aykırı olup reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava, ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ( asıl davanın ---- Tüketici Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında, birleşen davanın ---. Tüketici Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında açıldığı----- Tüketici Mahkemesi'nce dosyalarının ----. Tüketici Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, ----. Tüketici Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilmesi neticesinde dosyanın ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sırasına kaydının yapıldığı) ----- Esas sayılı dava dosyasına █████/024 tarihinde görevsizlik kararı verilmesi neticesinde █████/2024 tarihinde Mahkememize tevzi edilerek işbu esas sırasına kaydedilmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava olabilmesi için her iki tarafın tacir ve uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan bulunması gerekir. Bu düzenlemeden anlaşılan "ticari dava" ve "ticari iş" ayrı ayrı kavramlardır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. (----- Bam----. Hukuk Dairesi ---- Esas ------ Karar █████/2020 Tarihli kararı) Türk Ticaret Kanunu’nun 14/1 Maddesinde;" Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa, kendi adına işleten kimseye tacir denir.” denlmiştir.
Düzenlemeler karşısında somut uyuşmazlığa bakıldığında; Huzurdaki dava, yangın rizikosu kapsamında ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsiline ilişkin olarak açıldığı, dosyada mübrez poliçeden dava dışı ---- ait konut niteliğindeki taşınmazın davacı sigorta şirketi nezdinde -----Poliçesi" ile sigortalı olduğu, yine sunulu poliçeden; "---- Sorumluluk Sigorta Poliçesi" kapsamda davalı şirketin sigortalı olup, poliçe ile "Çeşitli ev gereçleri ve aksamları ürelim, pazarlama, Satış ve Satış sonrası hizmelleri" emtia ve hizmetlerinin sigorta kapsamında olduğu, sunulu ekpertiz raporunda yangın hadisesinin duvara sabitlenen TV tesisatında meydana gelen bir arızadan meydana geldiğinin belirtildiği, hasara konu taşınmazın hasar tarihinde kiracı kullanımına tahsis edilmiş olduğu, "-----" marka TV ünitesinin █████/2017 tarihinde dava dışı kiracı tarafından davalı şirketten satın alındığı, göreve ilişkin düzenlemelerin yargılamanın her aşamasında Mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği, iddianın ileri sürülüş şekli ve sunulu deliller dikkate alındığında, davanın halefiyet esasına dayalı olarak açıldığı ve davada görevin halefiyete esas sigortalının hukuki durumu dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, dosya kapsamında sigortalının tacir olduğuna dair delil bulunmadığı gibi aksi halde dahi taşınmazın konut niteliğinde olup, dayanak poliçenin "konut poliçesi" niteliğinde olduğu, her ne kadar dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasında satım sözleşmesi bulunmamakta ise de hasarın "TV tesisatında yer alan arızadan kaynaklı" meydana geldiğinin ileri sürüldüğü, bu kapsamda davanın haksız fiil hükümlerine dayanarak açıldığı anlaşılmakla uyuşmazlıkta Mahkememizin görevli olmadığı, davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olacağı sonuç ve kanaatine varılmakla göreve yönelik dava şartı yokluğundan asıl ve birleşen davaların usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Asıl ve birleşen davalar yönünden 6100 Sayılı HMK m.114/c ve m.115/2 gereği göreve yönelik dava şartı yokluğundan asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı USÛLDEN REDDİNE,
2-)Asıl ve birleşen davalar yönünden Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli Mahkemenin (asıl ve birleşen davalar yönünden) ----- ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-)6100 Sayılı HMK m.21 kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-)----Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi neticesinde dosya Mahkememize tevzi edilmekle Kararın kesinleşmesini müteakip, MERCİ TAYİNİ İÇİN DOSYANIN ----- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ -----. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
5-)6100 Sayılı HMK m.331/2 uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!