Anahtar kelimeler: Düşme Süreç Görüşü Hukukî Adana Neticesinde Cmukun Geçildi Sayisi Aykırılık
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ███████ E. ████████ K.
    SUÇ
    : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    HÜKÜMLER
    :1-Sanık ... hakkında; beraat
    2- Sanık ... hakkında; mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düşme
    Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    1.Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67/2, 75, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 50/1-a, 52/4, 51/1-3-7. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
    2. Dairemizin 17.11.2022 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamında; "Olay günü kolluk ekiplerince 50 EE ... plakalı araç içerisindeki üç şahıstan şüphelenilmesi üzerine aracın durdurulduğu, şoförün hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ..., sağ ön yolcu koltuğunda oturan şahsın sanık ..., arka yolcu koltuğunda oturan şahsın da sanık ... olduğunun tespit edildiği, şahısların üst aramalarında sanık ...’in cebinde 9 adet eser, aracın sağ ön yolcu kapısı çekme kolu cebinde 6 adet, torpido gözünde 53 adet olmak üzere toplam 68 adet tarihi eser olabileceği değerlendirilen eser ele geçirildiği,
    Sanık ...’ın savunmasında, eşinin hamile olması ve yeşil erik istemesi, Nevşehir ilinde bulamaması nedeniyle olay günü 50 EE ... plakalı aracı emaneten baldızından alarak Adana iline sanık ...’un evine geldiğini, Adana ilini iyi bilmediğinden aracı ...’un kullandığını, birlikte erik aradıklarını ancak bulamadıklarını, sormak için Nevşehir’den arkadaşı İbrahim’i aradığını, İbrahim’in de Adana ilinde olduğunu söylemesi üzerine isterse onu da Nevşehir’e götürebileceğini söylediğini ve İbrahim’i aldıklarını, İbrahim’in sağ ön yolcu koltuğuna oturduğunu, araçta ve İbrahim’in üzerinde ele geçirilen eserlerle bir ilgisinin olmadığını, aracı emaneten aldığında böyle bir malzeme görmediğini beyan ettiği, ...’un savunmasında; ...’ın kendisini arayarak eşi için yeşil erik aramak üzere Adana’ya geldiğini söylediğini, ... Adana ilini iyi bilmediğinden aracı kendisinin kullandığını, daha sonra ...’ın bir arkadaşını aradığını ve Nevşehir’e birlikte gideceklerini söylediğini, bunun üzerine İbrahim ile buluştuklarını, İbrahim ile o zaman tanıştığını, eserlerle bir ilgisinin olmadığını beyan ettiği, İbrahim’in savunmasında, Osmanlı gümüşlerine meraklı olduğunu, olay günü Adana’ya gezmeye geldiğini, hurdacılık yapan bir şahıstan üzerinde ve araçta ele geçen eserleri para karşılığında satın aldığını, daha sonra ...’ın aradığını ve Adana’da olduğunu söylediğini, isterse kendisini de Nevşehir’e bırakabileceğini söylediğini, bunun üzerine buluştuklarını, ... ile ilk kez orada tanıştığını, eserlerle ... ve ...’un ilgisi olmadığını, eserlerin tamamının kendisine ait olduğunu beyan ettiği dosya kapsamında,
    1-Sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
    Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, eserlerle ilgisi olmadığını beyan ettiği, sanık ...’in de eserlerin kendisine ait olduğunu ...’ın eserlerden haberinin olmadığını belirttiği dosya kapsamında, sanık ...’ın üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mahkumiyetine dair yazılı şekilde hüküm tesisi,
    Kanuna aykırı olup, sanık ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
    2-Sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
    Sanığın, Osmanlı gümüşlerine meraklı olduğunu, dava konusu eserleri de olay günü hurdacıdan para karşılığında satın aldığını beyan etmesi karşısında; tüm dosya kapsamından adı geçen sanığın, suça konu bu eserleri ticari amaçla satın aldığına dair, savunmasının aksine bir delil bulunmadığı, bu hali ile sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde hükme bağlanan “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturacağı anlaşılmakla; dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıkları, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm tesisi,
    Kabule göre de;
    1-Sanık hakkında hapis cezasının yanında hükmedilen 100 gün adli para cezasının, paraya çevrilmesine karar verilirken TCK’nın 52/2. maddesi yerine 50/1-a maddesinin dayanak gösterilmesi,
    2- Hakkında tayin edilen hapis cezası ertelenen sanığın, TCK’nın 51/8. maddesi uyarınca, denetim süresi iyi halli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağı hususunun kararda gösterilmemesi,
    3-Dava konusu eserlerin Müze Müdürlüğüne teslimine karar verilirken, ilgili yasa maddesinin gösterilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına," gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    3. Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2024 tarih, ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanun'un 70, 75, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında; 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 27.08.2024 tarih, ██████████ sayılı ve düşme görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
    Sanık ...'ın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı süresinin dolduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Mahkemece,
    suç tarihinde Emniyet görevlileri tarafından Adana 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin ███████ değişik iş sayılı kararına istinaden sanıkların içinde bulunduğu 50 EE ... plakalı araçta ve üzerlerinde yapılan aramada aracın torpido gözü ile ön yolcu kapı cebinde bulunan poşetlerden ve sanık ...'in üzerinden, sekiz adet Roma dönemine ait orjinal gümüş sikke, üç adet Roma dönemine ait orjinal bronz sikke, iki adet grek dönemine ait orjinal bronz sikke, üç adet grek dönemine ait orjinal gümüş sikke, yedi adet Grek dönemine ait orjinal gümüş obol sikke, bir adet kenarı kırık ve eksik orjinal gümüş Venedik sikkesi, bir adet gümüş orjinal Part sikkesi, üç adet orjinal Ermeni sikkesi (bir adedi gümüş, bir adedi bronzdur), onaltı adet gümüş orjinal Helenistik sikke, bir adet gümüş orjinal Osmanlı sikkesi, üç adet muhtelif orjinal sikke (bir adedi gümüş, iki adedi bronzdur), iki adet gümüş orjinal Osmanlı sikkesi, bir adet madeni orjinal Avrupa parası, beş adet taş orjinal mühür (ikisi silindir, ikisi böcek, bir tanesi kare şeklinde, bir adet altın orjinal mühür yüzük, bir adet bronz orjinal kırık ve eksik mühür yüzük, bir adet taş orjinal yüzük kaşı, bir adet bronz orjinal fibula, bir adet bronz orjinal yaban keçisi figürini, bir adet gümüş orjinal takı parçası, altı adet muhtelif orjinal obje ile hassas terazi ve merceğin ele geçirildiği, Müze Müdürlüğüne sunulan bilirkişi raporuna göre bir adet günümüze yakın Avrupa dönemi parası ile iki adet Osmanlı dönemi sikkesi hariç diğer eserlerin 2683 sayılı Yasa kapsamında tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlığı olup alınıp satılması ve bulundurulmasının yasak olduğunun bildirildiği belirtilerek sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi üzerine sanıkların temyiz yasa yoluna başvurdukları, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 17.11.2022 tarih ve █████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememize gönderildiği anlaşılmakla Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere; olay günü kolluk ekiplerince 50 EE ... plakalı araç içerisindeki üç şahıstan şüphelenilmesi üzerine aracın durdurulduğu, şoförün hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık ..., sağ ön yolcu koltuğunda oturan şahsın sanık ..., arka yolcu koltuğunda oturan şahsın da sanık ... olduğunun tespit edildiği, şahısların üst aramalarında sanık ...’in cebinde 9 adet eser, aracın sağ ön yolcu kapısı çekme kolu cebinde 6 adet, torpido gözünde 53 adet olmak üzere toplam 68 adet tarihi eser olabileceği değerlendirilen eser ele geçirildiği, sanık ...’ın savunmasında, eşinin hamile olması ve yeşil erik istemesi, Nevşehir ilinde bulamaması nedeniyle olay günü 50 EE ... plakalı aracı emaneten baldızından alarak Adana iline sanık ...’un evine geldiğini, Adana ilini iyi bilmediğinden aracı ...’un kullandığını, birlikte erik aradıklarını ancak bulamadıklarını, sormak için Nevşehir’den arkadaşı İbrahim’i aradığını, İbrahim’in de Adana ilinde olduğunu söylemesi üzerine isterse onu da Nevşehir’e götürebileceğini söylediğini ve İbrahim’i aldıklarını, İbrahim’in sağ ön yolcu koltuğuna oturduğunu, araçta ve İbrahim’in üzerinde ele geçirilen eserlerle bir ilgisinin olmadığını, aracı emaneten aldığında böyle bir malzeme görmediğini beyan ettiği, ...’un savunmasında; ...’ın kendisini arayarak eşi için yeşil erik aramak üzere Adana’ya geldiğini söylediğini, ... Adana ilini iyi bilmediğinden aracı kendisinin kullandığını, daha sonra ...’ın bir arkadaşını aradığını ve Nevşehir’e birlikte gideceklerini söylediğini, bunun üzerine İbrahim ile buluştuklarını, İbrahim ile o zaman tanıştığını, eserlerle bir ilgisinin olmadığını beyan ettiği, İbrahim’in savunmasında, Osmanlı gümüşlerine meraklı olduğunu, olay günü Adana’ya gezmeye geldiğini, hurdacılık yapan bir şahıstan üzerinde ve araçta ele geçen eserleri para karşılığında satın aldığını, daha sonra ...’ın aradığını ve Adana’da olduğunu söylediğini, isterse kendisini de Nevşehir’e bırakabileceğini söylediğini, bunun üzerine buluştuklarını, ... ile ilk kez orada tanıştığını, eserlerle ... ve ...’un ilgisi olmadığını, eserlerin tamamının kendisine ait olduğunu beyan ettiği dosya kapsamında, sanık ...'ın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, eserlerle ilgisi olmadığını beyan ettiği, sanık ...’in de eserlerin kendisine ait olduğunu ...’ın eserlerden haberinin olmadığını beyan ettiği, sanık ...’ın üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığından sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, sanık ...'in, Osmanlı gümüşlerine meraklı olduğunu, dava konusu eserleri de olay günü hurdacıdan para karşılığında satın aldığını beyan etmesi karşısında; tüm dosya kapsamından adı geçen sanığın, suça konu bu eserleri ticari amaçla satın aldığına dair, savunmasının aksine bir delil bulunmadığı, bu hali ile sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde hükme bağlanan “kültür varlıklarını bulundurma” suçunu oluşturduğu kabul edilerek müsnet suçtan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
    IV.GEREKÇE VE KARAR
    1-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Açısından;
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli, 2023/6-7 Esas, ████████ Karar nolu ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden önce atılı suça ilişkin dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı tutulmasının söz konusu düzenlemenin konuluş amacına ters düşeceği, CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, ayrıca çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle zamanaşımının gündeme geldiği de göz önünde bulundurulduğunda, düşme kararı verilmesinin söz konusu gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına geleceği, diğer taraftan beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki lekelenmeme hakkının da ihlali niteliğinde olacağı, zira yargılamanın geldiği aşama itibarıyla beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüte yol açacağı, son olarak da sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuk davaları üzerindeki etkisine dair, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanığın daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
    2-Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyiz Talebi Açısından;
    Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen 07.05.2015 tarihli mahkumiyet hükmünden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı 28.03.2024 tarihli mahkumiyetten önce 07.05.2023 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
    1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    13.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!