Anahtar kelimeler: Kesmiş Alamadığı Etmemiş Faturayı Ekinde Taşınır Niyetli Almaktadır İstinaden Kötü

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde "Müvekkil şirket, davalı ile ticari ilişkisi sebebiyle fatura kesmiş olup bu fatura dilekçe ekinde yer almaktadır. Müvekkil ile davalı şirket arasında gerçekleşmiş olan ticari iş ilişkisine istinaden müvekkil 07.08.2024 tarihli faturayı kesmiş olup davalı itirazında, gerçekleşmiş olan ticareti inkar etmemiş ancak davalı şirket müvekkile ödenmesi gereken tutarın ödemesini gerçekleştirmemiştir. Müvekkil şirketin gerçekleşen işe istinaden alamadığı ödemesine ilişkin olarak başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olup işbu dava konusu tutara davalı şirketin itirazları mesnetsiz olmakla birlikte iptali gerekmektedir. Davalı borçlunun ödemeyi yerine getirmemesinden dolayı müvekkil defalarca davalı şirket ile görüşmüş, daha sonrası için ödeme sözü verilen tarihleri dahi beklemiş ise de davalı şirket sözlerine riayet etmemiştir. Müvekkil şirket, en son ödeme yapılmazsa işleyecek faiz ve masraflarda dahil olmak üzere yasal yollara başvurulacağı bildirilmiştir. Ancak her seferinde çeşitli bahaneler sunularak ödemeden imtina edilmiştir. Borçlu bu bildirimlere karşı herhangi bir itirazda da bulunmamış hatta anlaşma zemini yaratmıştır. Akabinde 169.200,00 -TL (Faiz ve Masraflar Hariç Olmak Üzere) meblağlı müvekkil Şirketin alacağının tahsili için ------------ İcra Müdürlüğü ------------ E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak 03.10.2024 tarihinde borçlu tarafından, asıl alacağa, faize, masraf ve sair tüm ferilerine itirazda bulunulmak suretiyle takibin durdurulması talep edilmiştir. Davalı borçlu tarafından yapılan itirazın, iptali için █████/2024 tarihinde Zorunlu Arabuluculuk başvurusu yapılmış olup yapılan görüşmeler tarafların anlaşamaması neticesi ile sonuçlanmış ve anlaşmama tutanağı düzenlenerek arabuluculuk süreci tamamlanmıştır. Takibe konu alacak, müvekkil Şirket ile davalı Şirket arasındaki ticari ilişkiye dayalı olup davalı borçlunun itirazı tamamen haksız, kötü niyetli ve alacağımızın tahsilini uzatmaya yöneliktir. Nitekim Sayın Mahkemece ilgili evraklar incelendiğinde itirazın hiçbir kanuni mesnedi olmadığıve davalı borçlunun itirazının haksızlığı kolayca tespit edilebilecektir. Öncelikle söz konusu borç bir faturaya dayalı olduğu için likit bir alacaktan kaynaklanmaktadır ve muacceldir. Yine de yukarıda belirtildiği üzere davalı borçluya ödemenin gerçekleşmesi konusunda bildirimlerde bulunulmuş, aksi halde hukuki yollara başvurulacağı açıkça belirtilmiştir. Borçlu, müvekkile bir borcu olmadığını beyan ederek, sadece bu beyanla borcun tamamına itiraz etmiştir. Süresinde yapılan itiraz nedeni ile icra takibi durdurulmuştur. Huzurunuzdaki işbu dava İİK M.67 vd. hükümlerine istinaden açılmıştır. ----------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. sayılı dosyasına yapılan tüm iddialar ile sunulan itirazların haksız, mesnetsiz ve bütünüyle takibi sürüncemede bırakma amacına matuf ve kötü niyetli itirazlar olduğu ortadadır. Müvekkil şirket, davalıya 07.08.2024 tarihli fatura içeriğine istinaden aşağıda tabloda belirtilmiş olan tarihlerde 35 tonluk ve 45 tonluk kırmalı vinçleri çalıştırmak üzere kiralama yapmış ancak 169.200 TL 'lik kiralamaya karşılık kesilen fatura bedeli ise hiç ödenmemiştir. Sonraki süreçte davalı türlü bahaneler öne sürerek müvekkili uzunca bir süre oyalamıştır.TARİH SAAT VİNÇ25.07.2024 15.00-19.00 35 TON26.07.2024 TAM GÜN 35 TON27.07.2024 TAM GÜN 35 TON28.07.2024 TAM GÜNPAZAR 35 TON - PAZAR MESAİSİ28.07.2024 TAM GÜNPAZAR 45 TON - PAZAR MESAİSİ29.07.2024 TAM GÜN 35 TON30.07.2024 TAM GÜN 35 TON31.07.2024 TAM GÜN 35 TONMüvekkil, davalının hala ticari hayatına devam ettiğini, başka firmalardan kiralamalar yaparak çalışmalarını sürdürdüğü bilgisini almıştır. Firmadan ---------- ulaşmaya çalışmış ise de müvekkilin talepleri karşılıksız kalmıştır. Müvekkil problemi çözmeye gayret göstermiş ancak muhatap bulamamış, defalarca ödeme yapacaklarını söyleyerek müvekkili baştan savmışlardır. Sağladığı hizmete karşılık olarak ödeme alamayan müvekkilin bu talepleri neticesiz kalmıştır. Ancak müvekkil Şirket mevcutta hala ödeme alamamıştır. Anlaşılacağı üzere davalı şirket iş ahlakını bu sistem üzerinden kurmuştur. Şirketlerden kısa süreli kiralamalar yaparak uzunca bir süre ödeme adına oyalamakta ve sektörde bu sebeple pek çok mağdur firma bulunmaktadır. İcraya itiraz iki şekilde olur; 1) İtiraz borç ilişkisinin doğmadığına ilişkin olmalıdır. Uyuşmazlık konusu meselede ise müvekkil ile borçlunun borç ilişkisinin varlığı dayanak belgelerle açıkça görülmektedir. Anılan faturaya istinaden davalı bir ödeme yapmamıştır. 2) Borç ilişkisine itiraz yok ise borcun ödendiğine ilişkin olmalıdır. Borç ilişkisi sabittir. Takibe itiraz eden tarafın borcun ödendiğine dair bir iddiası var ise Sayın Hakimliğiniz’in de takdir edeceği gibi İİK M.169/a hükmü gereğince borcun sona erdiğini, borcun itfa ve imhal edildiğini resmi bir belge ile ispat etmek zorundadır. Halbuki borçlu taraf itirazına dayanak olarak bu tarz bir belge sunamamıştır. Bu sebeple likit alacağın tahsilini imkansızlaştırmak, geciktirmek niyetiyle yapılmış haksız bir itiraz söz konusudur. Müvekkilin alacağı likit alacaktır. Davalı taraf, tarafımızca yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetle olarak itiraz ederek borcun tahsilini imkansız hale getirmeye çalışmaktadır. Davalının asıl alacağın en az %20’si kadar icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerekmektedir. Davalı borçludan olan alacağımız muacceldir ve işbu muaccel alacağımızın tahsili için yasal hakkımız kullanılarak icra takibi yapılmıştır. Yukarıda anlatılan nedenlerle, sırf müvekkilimizin alacağının tahsilini güçleştirmek maksadı ile yapılan itiraz haksız olup, ÎÎK. Md.67 gereği, işbu İTİRAZLARIN İPTALİNİ ve asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydı ile İCRA İNKÂR TAZMİNATINA hükmedilmesini isteme zarureti hâsıl olmuştur" ileri sürerek "Davanın kabulü ile borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, ----------İcra Müdürlüğü ------------ e. sayılı takibinin devamına, Borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle en az %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine" karar verilmesini talep etmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasındaki vinç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan kira bedeli alacağının tahsili için başlatılan ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde taraflar arasındaki hukuki ilişki aşağıdaki şekilde açıklanmıştır:Müvekkil şirket, davalıya 07.08.2024 tarihli fatura içeriğine istinaden aşağıda tabloda belirtilmiş olan tarihlerde 35 tonluk ve 45 tonluk kırmalı vinçleri çalıştırmak üzere kiralama yapmış ancak 169.200 TL 'lik kiralamaya karşılık kesilen fatura bedeli ise hiç ödenmemiştir. Sonraki süreçte davalı türlü bahaneler öne sürerek müvekkili uzunca bir süre oyalamıştır.---------- İcra Dairesi'nin ------------- Esas sayılı takibine dayanak █████/2024 tarihli, -------------- numaralı, 169.200,00 TL bedelli ("vinç kiralama bedeli" hizmetine ilişkin) fatura aşağıdaki gibidir: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi uyarınca "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, (...) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. (...)"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1-3. maddesi uyarınca "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (...) (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (...)"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. Maddesi uyarınca "(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, (...) görürler."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarındandır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (...)"Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki vinç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan kira bedeli alacağının tahsili için başlatılan --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, yukarıda da ortaya konulduğu üzere davacı vekilince dava dilekçesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kiralama olarak beyan edildiği, yine takip konusu faturaya konu mal/hizmetin "vinç kiralama bedeli" olarak belirtildiği, davanın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmesini ilgilendirmesi nedeniyle ticari dava niteliğinde olduğu, ancak ticari davalarda aksine hüküm bulunmadıkça, davanın değerine bakılmaksızın asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, aksi hükmün ise yukarıda atıf yapılan HMK'nun 4. maddesi olduğu, buna göre kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görmekle görevli mahkemelerin sulh hukuk mahkemeleri olduğu, belirtildiği gibi davanın kira sözleşmesine dayalı kira bedeli alacağına ilişkin itirazın iptali davası olduğu, bu sebeple sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu, görev hususunun dava şartlarından olduğu ve yargılamanın her aşamasında resen değerlendirilebileceği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ----------- Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE,2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ----------- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine,4-Esasın bu şekilde kapatılmasına,5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025