Anahtar kelimeler: Süreç Sürücü Görüşü Hukukî Taksirle Basit Kararıyla Neticesinde Belgesinin Yaralama
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Taksirle yaralama
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Bozma
    Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 52, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin verilen kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.12.2021 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 52, 52/4, 53/6 ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin karar verilmiş, sanık müdafinin itirazı üzerine Mahkemece genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 52, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz istemi hakkında hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanığın temyiz sebepleri; suçlamaları kabul etmediğine, suçun işlendiğine dair aleyhine delil olmamasına rağmen mahkemece aleyhine karar verilerek mağdur olmasına neden olunduğuna, tayin edilen cezaya ve kararın lehine bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 15:30 sıralarında doktor raporuna göre 2,20 promil alkollü vaziyette olan sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobili ile meskun mahalde, gündüz vakti 30 km/s hız limitinin olduğu iki şeritli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiği esnada otomobilin ön kısmıyla seyir istikametine göre yolun sağında bulunan bankette seyir halinde bulunan katılan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki motosiklete arkadan çarpması sonucu katılanın hayati tehlike geçirecek, yüzde sabit iz bırakacak ve vücudunda 5.derecede birden fazla kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13.12.2021 tarihli ilâmıyla basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 52, 52/4, 53/6 ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına ilişkin karar verilmiş, sanık müdafinin itirazı üzerine Mahkemece genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 52, 52/4, 53/6. maddeleri uyarınca 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE ve KARAR
    5237 sayılı TCK’nın 50/4. maddesi gereğince hükmedilen uzun süreli hapis cezasının, bilinçli taksir nedeniyle adli para cezasına çevrilemeyeceği, ancak 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesinde hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörüldüğü, seçimlik cezalarda takdir yetkisinin mahkemede olduğu ve bozma üzerine mahkemece yapılan yargılamada "...sanığın şahsi ve sosyal durumu ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak..." şeklinde gerekçelerle adli para cezasının tercih edildiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki "Bilinçli taksir durumunda uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis etmek suretiyle TCK'nun 50/4 maddesine muhalefet edilmesi" gerekçesi ile bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesindeki seçimlik cezalardan adli para cezası tercih edildiği halde hüküm fıkrasında doğrudan hapis gün sayısı olarak adli para cezasının gösterilmesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
    Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Gaziantep 25. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan "10 ay adli para cezası" ibaresinin, "300 gün adli para cezası", ikinci paragrafta yer alan "13 ay 10 gün adli para cezası" ibaresinin, " 400 gün adli para cezası", üçüncü paragrafta yer alan " 20 ay adli para cezası" ibaresinin, "600 gün adli para cezası" olarak, dördüncü paragrafta yer alan "16 ay 20 gün adli para cezası" ibaresinin, "500 gün adli para cezası" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, hükmün oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    12.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!