Anahtar kelimeler: Torbalı Bam İlçesinde Sıralarında Rücuen Yazim Etkili İzmir Sonuca Saat

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2019 (Dava) - █████/2022 (Karar)
NUMARASI
: ███████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas-████████ Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in █████/2017 tarihinde saat 01:00-02:00 sıralarında Torbalı ilçesinde evine doğru yaya şekilde gitmekte iken, arkasından gelen ve plakası tespit edilemeyen bir aracın süratle kendisine çarptığını ve olay yerinde durmadan hemen uzaklaştığını, müvekkilinin araç sürücüsünü ve plakasını göremediği gibi olay yerinde yapılan araştırmalar kapsamında da ilgili kişi ve aracın tespit edilemediğini, kaza neticesinde müvekkilinin kalça ve kaval kemikleri ile omurgasının kırıldığını, ayrıca vücudunun çeşitli bölgelerinde çok sayıda yaralanma meydana geldiğini, çok uzun süre işe gidemediği gibi ayağa dahi kalkamadığını, maluliyetinin devam ettiğini, Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından █████████ sayılı soruşturma dosyası kapsamında araştırma yapıldığını, ancak araç sürücüsünün tespit edilemediğini ve █████/2018 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kaza sebebiyle █████/2017 tarihinde ...na başvuru yaptıklarını, davalı tarafın bugüne değin müvekkiline ödemesi gereken tutarları ödemediğini, kaza dolayısıyla meydana gelen tüm maddi zararın (bakıcı ve tedavi giderleri ile geçici maluliyetten kaynaklı kalıcı iş göremezlik tazminatı/ödemeleri ile ...na müracaat kapsamında ödeme yapılabilmesi için alınan Adli Tıp Ana bilim Dalı kurul raporu için yapılan ödeme ve ambulans masrafları da dahil olmak üzere) gerçek zarar hesabı üzerinden hesaplanarak davalı taraftan tahsilinin gerektiğini, belirsiz alacakları söz konusu olup alacaklarının ancak bilirkişi incelemesinden sonra netleşeceğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere, geçici ve kalıcı maluliyetten kaynaklı belirsiz olan maddi tazminat alacakları bakımından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte şimdilik 50,00 TL maddi tazminatın, ayrıca 50,00 TL hastane, sağlık kurulu raporu ve ambulans masrafının kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile 13.886,15-TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 132.075,01-TL kalıcı işgöremezlik tazminatı olarak istemini arttırdığı anlaşılmıştır.
CEVAP
:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce sigorta şirketlerine başvuru şartı bulunduğunu, somut olayda davacı vekili tarafından ...na başvuruda bulunulduğunu, hasar dosyası oluşturulduğunu, aktüer tarafından düzenlenmiş olan raporda özür oranı, yaşı, gelir durumu ve tarafların kusur oranı gibi ana etkenler dikkate alınarak 15.748,00 TL hesaplama yapıldığını, akabinde müvekkili kurumca başvuruya cevap olarak ödemenin yapılabilmesi için ibraname talep edildiğini, ancak davacı yan tarafından müvekkili kuruma geri dönüş sağlanmaksızın haksız yere dava açıldığını, bu sebeple 15.748,00 TL'nin üzerindeki tutarı kabul etmediklerini, ... söz konusu başvuruyu reddetmiş gibi haksız ve mesnetsiz olan işbu dava ikame edildiğinden, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, plakası tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği kazalar nedeni ile açılan davalarda öncelikle tespit edilemeyen aracın varlığının ve bu aracın kazaya sebebiyet verdiğinin somut delillerle ispatlanması gerektiğini, davacının bunu somut delillerle ispatlamakla yükümlü olduğunu, ardından esasa geçilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranlarının tespitinin Adli Tıp Kurumu vasıtasıyla yapılması gerektiğini, davacı yayanın alkollü olduğunun ve bu sebeple kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunduğunun dikkate alınmasını, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenmiş engelli sağlık kurulu raporu alınmasını talep ettiklerini, maluliyet tazminatının da uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosunun ve iskonto oranının (teknik faiz) %1,8 olarak dikkate alınacağını, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri gibi dolaylı giderlere ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, bu taleplerin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, ...nın sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin haksız olup ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, ödemenin kabulü yerine haksız yere huzurdaki davanın ikame edildiğini, hal böyleyken müvekkili ...nın temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
Mahkemece, ".... DAVANIN KISMEN KABULÜNE, davacının geçici iş göremezlik talebinin KISMEN KABULÜ ile, 10.890,94 TL geçici iş göremezlik tazminatının █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, davacının sürekli iş göremezlik talebinin KISMEN KABULÜ ile, 46.061,95 TL sürekli iş göremezlik tazminatının █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, davacının 50,00 TL tedavi gideri talebinin KABULÜ ile davacıya ÖDENMESİNE....." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
DAVALI ... VEKİLİ TARAFINDAN; "...Karşı tarafın dava şartını yerine getirmediğini, somut olayda müvekkili ...na başvuruda bulunulduğunu, aktüer tarafından düzenlenmiş olan raporda 15.748,00 TL hesaplama yapıldığını, ödemenin yapılabilmesi için ibraname talep edildiğini, ancak davacı tarafından müvekkili kuruma dönüş sağlanmaksızın haksız yere dava açıldığını, bu sebeple hesaplanan 15.748,00 TL'nin üzerindeki tutarı kabul etmediklerini, hem başvuru konusu trafik kazasının oluşumu hem de oluşumunda kimliği belirlenemeyen sürücünün kusurunun bulunduğunu ispatlaması gerektiğini, dolayısıyla tespit edilemeyen araca %75 kusur oranı atfedilmesinin kabul edilemez olduğunu, kusur raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, kusur oranlarına ilişkin 4 farklı bilirkişi raporu bulunduğunu, aleyhlerine hüküm kurulması halinde davacının en az %75 kusur oranının dikkate alınması gerektiğini, aksi kanaatte olunması durumunda ise kusur raporları arasındaki çelişkilerin Trafik İhtisas Dairesi'nden alınacak bir rapor ile giderilmesini, tazminat hesaplamasına esas alınan maluliyet raporu mevzuata uygun düzenlenmediğinden kabulünün mümkün olmadığını, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınması gerekirken, Özürlülere Verilerek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik esaslarına göre düzenlendiğini, raporun alınma tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olduğunu, maluliyet raporunun davacının eski grafileri incelenerek tıbbi belge ve evrak üzerinden inceleme ile tanzim edildiğini, fiziksel bir inceleme yapılmadığını, davacının fiziksel muayenesinin de yapılarak kaza ile illiyet bağı bulunan arazlarının tespit edilmesi gerektiğini, tıbbi evraklarla bir bütün olarak incelenmesi gerektiğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatından ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, bu giderlerin karşılanmasının SGK'ya bırakıldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek düşülmesi gerektiğini, hükme esas alınan aktüer raporunda hem kaza tarihi hem de rapor tarihi dikkate alınarak hatalı olarak progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığını, hesaplamada TRH 2010 + %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, savunmaları saklı kalmak kaydıyla aksi kanaat halinde güncel mevzuat dikkate alınarak █████/2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni genel şartlar gereği hesaplamada %1,65 iskonto oranının esas alınması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi'nin ilgili iptal kararı sonrasında da destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH 2010 hayat tablosunun ve %1,65 teknik faizin uygulanmasının Türk Borçlar Kanunu'nun gerçek zararın tespiti ilkelerine aykırı olmayacağı yönünde değerlendirme yapılması gerektiğini, ...nın temerrüde düşmediğini, muaccel bir alacağın söz konusu olmadığını, bir an için faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak dava tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN; "...Mahkemece tazminat hesabında 2017 yılı verilerinin esas alınmasının hukuka, yasaya, vicdana ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-351 Esas-████████ Karar sayılı kararında; ‘...mahkemece hüküm tarihindeki duruma göre zarar hesaplanmalı ve buna göre de hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret destek hesabında nazara alınmalıdır’ şeklinde karar verildiğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında da verilecek kararların en güncel asgari ücret, en güncel bilirkişi raporlarındaki hesaplamalar dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinin belirtildiğini, ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekmesine karşın, kısmen kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararda belirtmiş olduğu yargılamanın gecikmesinden ötürü zarar verenin sorumluluğunun haksız fiil tarihindeki verilere göre baz alınması gerektiği şeklindeki görüşün tazminat hukukunun felsefesi ve amacı ile de bağdaşmadığını, tazminat hesaplamasında esas olanın mağdurun gerçek zararının giderilmesi olduğunu, mağdurun gerçek zararının ancak bilinen son gelir durumu baz alınarak tespit edilebileceğini, tazminat hesabında ileriye dönük hesaplamalarda bilirkişiler ve mahkeme tarafından müstakbel gelir durumunun farazi olarak hesaplandığını ve buna göre tazminatın belirlendiğini, ancak somut bir veri bulunması durumunda ise elbette farazi bir hesaplama yapılmasının doğru bir yöntem olmayacağını, mahkemece haksız, hukuka, yasaya, uluslararası sözleşmelere ve vicdana aykırı olarak kurulmuş kararının aleyhe olan kısımlarının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını..." beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, plakası belirlenemeyen aracın neden olduğu trafik kazasına dayalı cismani zarar nedeniyle geçici/sürekli işgöremezlik tazminatı ile tedavi giderinin ...ndan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının, mahkemece 2017 ve 2022 yılları verilerine göre seçenekli olarak yaptırılan hesaplama sonunda, 2017 yılı verileri uyarınca belirlenen tazminat tutarının hükme esas alınmasının hatalı olduğu noktasında toplandığı görülmekte olup, bu itirazlar yerinde ve haklı bulunmuştur. Dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak davanın açıldığı, aktüer raporu üzerine de rapordaki son bilinen verilere göre yapılan tazminat hesaplamasına göre talep arttırımı yapıldığı, ıslah hakkının ise henüz kullanılmadığı anlaşılmakta olup, mahkemece mevcut duruma göre, talep arttırım tutarına konu rakam yerine, 2017 yılı verilerine göre eksik hesaplanan tutarın esas alınması doğru olmamıştır. Zira, mahkemece 2017 tarihli kaza tarihi verilerinin esas alınması gerektiğine dair birtakım gerekçeler ileri sürülmüş ise de, uyuşmazlığa konu zararın haksız fiil tarihinde oluşup belli olduğuna dair gerekçenin, somut uyuşmazlıktaki gibi cismani zararlarda oluşan mağduriyetin yaşam boyu devam edecek nitelikte olması karşısında yerinde olmadığı açık olduğu gibi, "gerçek zarar" ilkesi gereğince; aslolanın mağdurun kaza sonucundaki gerçek zararının giderilmesi olup, bilinen durum var ise farazi kabullere gidilemeyeceği, ancak yaşam boyu devam edecek maluliyetler nedeniyle ileriki dönemdeki kaybın maddi karşılığının tam olarak bilinebilmesi/belirlenebilmesi mümkün bulunmadığından, karar tarihine en yakın verilere göre, yani bilinen durumların farazi olmaktan çıktığı nazara alınarak, bilinmeyen dönem bakımından yerleşmiş hesaplama yöntemlerince gerçek zararın mümkün olduğunca giderilmesi gerektiği, esasen bu halde dahi kişinin gerçekte uğradığı/karşılacağı zararının tam olarak giderilebileceğinden bahsedilemeyeceğinin açık olduğu, mahkemece bu ilkelerin gözden kaçırılması suretiyle yazılı birtakım gerekçelerle hüküm tesis edildiği görülmekte ise de, kusurlu haksız fiili ile karşı tarafın zararına neden olan taraf yararına zoraki bir yorum ile olayda mağdur olan tarafın bir kez daha mağduriyetine neden olacak şekilde karar tesisine hukuk düzeninin, adil yargılanma ilkesinin ve hakkaniyetin cevaz vermeyeceği açık olmakla, Yargıtay'ın yerleşik ilkeleri de gözetilerek, mahkemece somut duruma uygun düşmeyecek şekilde kaza tarihindeki verilere göre hesaplanan seçeneğin esas alınarak hüküm tesis edilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; davalı taraf her ne kadar kusura dair dosyada oluşan çelişkinin giderilmediğini ileri sürmüş ise de, kusura ilişkin olarak mahkemece ilk alınan trafik bilirkişi raporunda davacının %75 kusurlu bulunduğu, itirazlar üzerine alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda davacının %25 kusurlu bulunduğu, oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla son olarak İTÜ heyetinden alınan raporda da davacının %25 kusurlu bulunduğu görülmekle, mahkemece çelişki giderilmiş olduğundan, bu yöndeki itirazların reddi gerekmiştir.
3-Davalı ... vekili maluliyete dair de istinaf itirazında bulunmuş olup; bilindiği üzere maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihine göre; 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekmekte olup, mahkemece hükme esas alınan ATK 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunun da kaza tarihi ile uygun şekilde bu yönetmeliğe göre düzenlendiği, davalı tarafın iddiasının aksine raporun düzenlenme tarihindeki yönetmeliğin esas alınmasının mümkün olmamasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun içeriğine ve rapor tarihinde aldırılan grafilerin incelenerek rapor düzenlenmiş olmasına göre, mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının reddi gerekmiştir.
4-Davacı tarafından davadan önce usulünce ...na başvuru yapıldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin başvuru şartının yerine getirilmediğine dair itirazının da reddi gerekmiş, yine dosya içerisine sunulu bulunan savcılık soruşturma evraklarına göre, kazaya dair soruşturmanın derdest olup daimi arama kararı verilmiş olmasına, davacının şüphelendiği gri araç kullanan şahıslar hakkında Ek KYOK kararı verilmiş olup, bu karar içeriğinde ve dosyaya sunulu evraklarda sürücüsü ve plakası belirlenemeyen beyaz renkli ... marka bir başka aracın daha mevcut kamera kayıtlarının incelenmesinde olay yerinde bulunduğunun ve hızla uzaklaştığının belirlenmesine, olay yerini doğrudan gören bir kamera kaydı bulunmadığının anlaşılmasına göre, kazaya tespit edilemeyen bir aracın neden olduğunun ispatlanmadığı yönündeki davalı taraf itirazlarının da kabulü mümkün görülmemiştir.
5-Geçici işgöremezlik tazminatından ve tedavi giderlerinden davalı ...'nın sorumluluğunun devam etmesi nedeniyle SGK'nın sorumlu olduğuna dair itirazın da reddi gerekmiştir. Yine, SGK tarafından mahkemeye verilen cevabi yazıda davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının açıkça belirtildiği görülmekle, bu yönde eksik inceleme yapıldığına dair davalı vekilinin itirazı da yerinde olmamıştır.
6-Hükme esas alınan aktüer raporunda, mahkemenin ara kararı nedeniyle 2017 ve 2022 yılı verilerine göre seçenekli hesaplama yapılmış olmakla birlikte, her iki hesapta da usule uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant usulünce hesap yapılmış olduğu görülmekle, davalı vekilinin 1,8 teknik faize ya da bu mümkün değilse 1,65 teknik faize göre hesap yapılması gerektiğine dair itirazının da reddi gerekmiştir.
7-Faiz başlangıcı bakımından; bilindiği üzere ... yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, gerekli belgeler de ibraz edilerek ... Yönetmeliğinin 9, 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren ...nın temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. (Bu yönde bknz. Yargıtay 4. HD █████████ E.-██████████ K., ██████████ E. - █████████ K, Yargıtay (kapatılan) 17. HD ██████████ E.- █████████ K). Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça usulünce başvuru yapılıp, istenen maluliyet raporu dahi sunulduğu halde ... tarafından ödeme yapılmamış olduğu açık olmakla, mahkemenin faiz başlangıç tarihine dair kabulü -davacı tarafın bu yönde istinafa gelmemesi de dikkate alınarak- bakımından kararın kaldırılmasına yer olmadığı anlaşılmıştır.
8-Bu suretle, yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece hüküm tarihine en yakın veriler esas alınarak tazminat hesaplaması yaptırılması gerektiğinden, kusur ve maluliyetin netleştiği işbu dosya bakımından, "davacı tarafın açıkça bu yön itibariyle istinafa geldiği de gözetilerek", mahkemece yapılması gereken iş; aktüer bilirkişiden "istinaf kaldırma kararı sonrasında güncellenen asgari ücret tutarları da son haliyle gözetilmek suretiyle", diğer hususlar bakımından ise netleşen hususlar korunarak, güncel tazminat hesabı yaptırılarak, sonucuna göre bir hüküm tesis edilmesinden ibaret olup, bu nedenle kararın kaldırılması gerekmiştir.
9-Kabule göre de, davacının tedavi giderlerine yönelik faiz istemi bakımından mahkemece olumlu-olumsuz hiçbir hüküm kurulmaması da yerinde olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-İSTİNAF AŞAMASINDA;
a-Davalıdan alınması gereken 3.893,86 TL istinaf karar harcından peşin alınan 973,46‬ TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.920,4‬0 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
b-Davacı tarafından yatırılan 304,18 TL istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
5-a-Davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına,
6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!