Anahtar kelimeler: Atmış Çıkmadığını Mukayesede Elinden Eli Esaskarar Ürünü Mahsus İmzaların Görüleceği

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ANKARA5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████...DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İtirazın İptali davalarının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı - davalı ..... olan 07.02.2007 Tarihli kredi sözleşmesine istinaden davacı aleyhine kefaletten kaynaklı 149.974,04 TL kredi borcu için .... Esas sayılı dosyasından genel haciz yoluyla ilamsız takip, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığını, alınan imza incelemesi raporunda görüleceği üzere söz konusu sözleşmedeki imzaların davacının elinden çıkmadığını, davacının daha önceden atmış olduğu imzalar ile yapılan mukayesede imzaların davacının eli ürünü olmadığı 07.05.2019 tarihli bilirkişi raporu (... tarafından yapılan) ile tespit edildiğini, davacının mahkeme huzurunda atacağı imzalar ile mukayeseye elverişli imzaların istenmesi ve sözleşmedeki imzalar ile karşılaştırılması halinde imzaların davacının eli ürünü olmadığının açıkça ortaya çıkacağını, nitekim bu bağlamda ... yerleşik içtihatlarına göre inkar edilen imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama yükümlülüğünün alacaklıya ait olduğunu, buna göre alacaklı imza bilirkişisinin istediği emsal yazı örneklerini mahkemeye sunmakla yükümlü olduğunu, davalı banka tarafından davacı aleyhine başlatılan takip ile ilgili olarak .... İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınarak hacizlerin tatbik edildiğini, davacının tüm taşınmazları, adına kayıtlı araç ve banka hesaplarının haczedildiğini, banka hesaplarına blokeler konulduğunu, aracı üzerine yakalama şerhi işlendiğini, davacının yapılan bu hacizler nedeniyle mağdur olduğunu, inşaat işi ile uğraşan davacı bankalar nezdindeki itibarının zedelendiğini, davacının davalının haksız ve kötü niyetli takibi ve ihtiyati haczi nedeniyle işini yapamaz duruma geldiğini, imzanın sahteliği itirazının mutlak defilerden olup iyi niyetli olup olmadığına bakılmaksızın herkese karşı ileri sürülebileceğini, atılan sahte imza sebebiyle davacının mağduriyeti mevcut olup takibin iptali gerektiğini belirterek davacının, davalı-alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığının ve kredi sözleşmesinde yer alan imzanın davacıya ait olmadığından davacının borçlu olmadığının tespitine, ayrıca haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapılmış olması sebebiyle, davalı-alacaklının, takip konusu davacının sorumlu tutulduğu alacak üzerinden %20’den az olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı - davacı ... vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış olup, █████/2019 tarihli asıl davaya beyan dilekçesinde özetle; taraflarınca ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davacı tarafından itiraz edildiğini ve icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, henüz taraflarınca durdurulan takibin devamına ilişkin kanuni bir yola başvurulmamış iken davacı tarafından mahkememiz huzurunda görülen menfi tespit davasının açılmasında hukuki yararı olmadığının açık olduğunu bu nedenle davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak, dava dışı firma ... ile davalı banka arasında 07.02.2007 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden şirket lehine çek taahhüt kredisi, devre faizli nakdi krediler, ticari kredili mevduat hesabı, taksitli ticari kredi ve ... kredileri açılarak kullandırıldığını, davalı .... ise bu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi ödemelerinin aksaması üzerine, dava dışı asıl borçlu firma ile dava dışı ... Yevmiye No'lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine borçlular hakkında .... İş dosya numarası ile %15 teminat karşılığında "ihtiyati haciz kararı" alınması üzerine ilamsız takibe geçildiğini, başlatılan takibe dava dışı asıl borçlu firma ile dava dışı ... ve davalı ... tarafından itiraz edilmiş olduğundan icra takibinin durduğunu, davacının takibe konu kredi sözleşmesini imzalamadığı ve kendi eli ürünü çıkmadığına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı banka tarafından talep edilen 08.07.2019 tarihli imza incelemesine dayalı bilirkişi raporunda, "Dava dışı firma ...ın mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmalar sonucunda, 07.02.2007 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde bulunan imzanın... elinden çıkmış olduğu" sonucuna varıldığını, davacının banka aleyhine talep ettiği %20 kötüniyet tazminatı talebi de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı - davacı ... lehine devre faizli nakdi kredi, ticari kredili mevduat hesabı, taksitli ticari kredi, Dbs Kmh ve çek taahhüt kredisi kullandırıldığını, diğer davalıların ise işbu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi ödemelerinin aksaması üzerine davalı firma ve kefillerine ... Easas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı firma ve kefillerin takibe itiraz ederek davacı bankaya herhangi bir borçlarının olmadığını beyan ettiklerini, davalıların tüm itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalılar tarafından salt süre uzatmak amacıyla takibe itiraz edildiğini, icra takibine yasal sürede yapılan itiraz aşamasında Genel Kredi Sözleşmesinde kefilliği bulunan...'ın imzasının kendisine ait olmadığı iddiasında bulunması üzerine taraflarınca HMK 293. madde gereği bilimsel mütelaa aldırıldığını ve ilgili raporda Genel Kredi Sözleşmesinde kefil sıfatıyla ...'a ait farklı yıllarda alınan imzaların kendisine ait olduğunun tespit edildiğini, Kredi Garanti Fonu kefaleti ile kullandırılan krediye fon tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olmakla birlikte ödeme yapılmış olsa dahi borçluların sorumluluğunun aynı şekilde devam edeceğini belirterek davalıların .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı ...ve... vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlar Kanunu'nun 20. maddesinin ilk fıkrasında genel işlem koşullarının bir sözleşme yapılırken düzenleyenin ileride pek çok benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleri olarak tanımlandığını, yine Borçlar Kanunu'nun 20'inci maddesinin 3'üncü fıkrası düzenlemesi ve Medeni Kanun 2. maddesindeki düzenlemelere aykırılık bulunduğunu, davacının davalı şirket aleyhine hesabı kat etmesine olanak sağlayan koşulların olayda bulunmadığını, söz konusu işlemin gerçekleşetirilebilmesi için borçlunun temerrüde düşmesi ve borçların ödenemeyecek hale gelmiş olmasının gerektiğini, davacı Banka tarafından davalılara gönderildiği iddia edilen hesap kat ihtarnamelerinin tebligat prosedürünün usul ve yasaya uygun gerçekleşmediğini, ticari hayata devam eden davalıların adres değiştirme, alacaklıyı zarara uğratma kastıyla hareket etme veya mal kaçırma gibi herhangi bir çabası veya davranışı bulunmadığını, davacı bankanın taraflar arasında akdedilen sözleşmeye istinaden kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için...yerleşik ictihatları doğrultusunda alacağın likit ve muayyen olması gerektiğini belirterek davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Birleşen davada davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafı...E.sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız takip, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapıldığını, söz konusu takibe itiraz edildiğini, ancak ihtiyati haciz kararı bulunması nedeniyle haciz işlemlerinin takibin durmasından sonra da devam ettiğini, davalının haciz tehdidi altında bulunması ve alacaklının itiraza rağmen arabuluculuk sürecine başvurmaması ve bu nedenle de itirazın iptali davası açmamasından davalının daha fazla zarar görmemesi ve borçtan kurtulabilmesi amacıyla taraflarınca 17.07.2019 tarihinde ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, söz konusu davanın derdest olduğunu, davalının haciz işlemlerinin devamı nedeniyle açmış bulunduğu menfi tespit davası bulunduğu için, davacının işbu davayı davalı hakkında açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenle davanın davalı... yönünden usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak sunulan imza incelemesi raporunda görüleceği üzere söz konusu sözleşmedeki imzaların davalı elinden çıkmadığını, davalının daha önceden atmış olduğu imzalar ile yapılan mukayesede imzaların davalı eli ürünü olmadığının 07.05.2019 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini belirterek öncelikle davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte olursa esastan reddini, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yapılmış olması nedeniyle davalı alacaklının takip konusu davalının sorumlu tutulduğu alacak üzerinde %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.Asıl dava; davacı - davalı tarafından davalı - davacı bankaya yöneltilen imza sahteliği iddiasına dayalı kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine, birleşen dava; genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Asıl davada davalı, birleşen davada davacı alacaklı banka tarafından asıl davada davacı ve birleşen davada davalı borçlular aleyhine açılan itirazın iptali davasının,...Esas üzerinden yargılamaya devam olunmuştur.Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celbedilmiş, imza incelemesi yönünden ... Kurumundan, uyuşmazlık yönünden bankacılık alanında uzman bilirkişiden raporlar aldırılmıştır.... Esas sayılı takip dosya incelendiğinde; asıl davada davalı, birleşen davada davacı alacaklı banka tarafından asıl davada davacı ve birleşen davada davalı borçlular aleyhine █████/2019 tarihinde toplam 1.177.480,92 TL (davacı - davalı... yönünden 149.974,04 TL) alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine, borçluların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, davacı - davalı borçlu...'ın itirazının aynı zamanda imzaya itirazı da içerdiği, takibin █████/2019 tarihinde durdurulmasına karar verildiği, birleşen itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde █████/2019 tarihinde açıldığı görülmüştür.Asıl davada davalı, birleşen davada davacı alacaklı banka ile dava dışı... arasında 07.02.2007 tarihli 300.000,00 TL limitli, 21.02.2013 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 13.08.2015 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 09.11.2018 tarihli 3.000.000,00 TL limitli (4) adet Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşmelerden 07.02.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde davalı... ve ...'nın 300.000,00 TL, 21.02.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ...'nın 1.000.000,00 TL, 13.08.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ...'nın 1.000.000,00 TL, 09.11.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ...'nın 3.000.000,00 TL limitle müteselsil kefaletlerinin mevcut olduğu, asıl davada davacı...'ın sadece █████/2007 tarihli sözleşmede kefaletinin bulunduğu, 2007 yazılı kefalette müteselsil ibarelerinin yazılı olmadığı, bununla birlikte 2013, 2015 ve 2018 yıllarında akdedilen sözleşmelerde, kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususları kefilin el yazısı ile yazıldığı, █████/2013 tarihli sözleşme döneminde eş muvafakatinin alınması gerekmesine rağmen buna ilişkin muvafakat yazısına rastlanmadığı, 2015 ve 2018 yılı sözleşmeleri yönünden ise eş muvafakatinin aranmasına gerek bulunmadığı gibi buna ilişkin muvafakat yazısına rastlanmadığı dosya içeriğiyle sabittir.Asıl davada davalı, birleşen davada davacı alacaklı banka tarafından █████/2019 tarihinde borçlulara gönderilen... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile toplam 1.102.660,89 TL alacağın ödenmesi, 105.400 TL nakdi alacağın depo edilmesi için 24 saat süre verildiği ihtar edilmiş, anılan ihtarname borçlulara adres değişikliği nedeniyle tebliğ edilememiştir.Mahkememizce asıl davada davacı... yönünden ... nolu, 300.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi ve █████/2007 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde bulunan imzaların davacı...' ait olup olmadığı hususunda öncelikle ... aldırılan █████/2022 tarihli rapor ile; inceleme konusu “genel kredi sözleşmesi" ve "bankacılık hizmetleri sözleşmesi” üzerinde... adına atfen atılı bulunan imzalar ile...'ın mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada imzaların genel şekli ve işleklik derecesi, imzaların başlangıç hareketinin yapılışı, imzalardaki dönüş hareketinin yapılışı, imzalardaki harf karakterlerinin tersimi, imzalarını meyil ve istikamet pozisyonu, imzaların bitim hareketinin yapılışı, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden benzerlikler görüldüğü, inceleme konusu belgeler üzerinde atılı bulunan söz konusu imzaların... nolu, 300.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi ve █████/2007 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde...'a atfen atılı imzalar ile...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla...'ın eli ürünü olmadığı, yine inceleme konusu sözleşmelerdeki yazılar ile...'ın mukayese yazıları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla...'ın eli ürünü olmadığı rapor edilmiş, iş bu rapor hükme esas alınabilir nitelikte kabul edilmiştir.Mahkememizce bankacılık konusunda uzman bilirkişiden aldırılan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; birleşen davada davacı Banka tarafından davalı ... arasında; 07.02.2007 tarihli 300.000,00 TL limitli, 21.02.2013 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 13.08.2015 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 09.11.2018 tarihli 3.000.000,00 TL limitli (4) adet Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşmelerden 07.02.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde, davalı... ve ...'nın 300.000,00 TL, 21.02.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ...'nın 1.000.000,00 TL, 13.08.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ...'nın 1.000.000,00 TL, 09.11.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ...'nın 3.000.000,00 TL limitle müteselsil kefaletlerinin mevcut olduğu, 2013, 2015 ve 2018 yıllarında akdedilen sözleşmelerde, kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususları kefilin el yazısı ile yazıldığı, 21.02.2013 tarihli sözleşmenin akit tarihi itibariyle geçerli mevzuat gereğince eş muvafakatinin alınması gerekli olup, sözleşmede davalı tarafından eş muvafakatinin sunulduğu belirtilmiş olmasına karşın bu muvafakatname dosya kapsamında görülemediği, 2015 ve 2018 yıllarında akdedilen sözleşmelerde ise, akit tarihleri itibariyle geçerli mevzuata göre şirket ortakları ve yöneticilerinin kefaletine ilişkin eş muvafakatinin alınmasına yasal gerek bulunmadığının belirlendiği, davalı...'ın sözleşmedeki imzaya itirazı mevcut olup, taraflarca sunulan ve mahkemece alınan raporlara göre, davalı...'ın 07.02.2007 tarihli sözleşmeye olan kefaletinin geçerli olup olmadığı noktasındaki hukuki takdirin mahkemeye ait olduğu, davacının takip tarihi itibariyle asıl borçlu şirketten talep edebileceği tutarın 1.176.455,80 TL olarak hesaplandığı, asıl alacağın; 893.043,55 TL'lik kısmına %60, 149.974,04 TL'lik kısmına %30.24 oranlarından işlemiş faiz talep edilebileceği, davacının takip tarihi itibariyle davalı kefil ...'dan talep edebileceği tutarın 1.135.6305,64 TL olarak hesaplandığı, asıl alacağın 893.043,55 TL'lik kısmına %60, 149,974,04 TL'lik kısmına %30.24 oranlarından işlemiş faiz talep edilebileceği, mahkemece yapılacak hukuki değerlendirme sonucunda,... 07.02.2007 tarihli sözleşmeye olan kefaletinin geçerli olduğuna karar verilmesi halinde adı geçenin takip tarihine göre sorumlu tutulabileceği tutarın 161.735,46 TL olarak hesaplandığı, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %30,24 oranından işlemiş faiz talep edilebileceği rapor edilmiştir.Taraf vekillerinin beyan ve itirazları üzerine mahkememizce bankacılık konusunda uzman bilirkişiden aldırılan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, kök raporda yer verilen tespit, görüş ve hesaplamalarda değişiklik yapılmasını gerekli kılacak bir husus bulunmadığı rapor edilmiştir.Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede;Asıl davada davalı Banka ile asıl davada dava dışı... arasında █████/2007 tarihli ... nolu, 300.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi ve █████/2007 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi akdedildiği, davacının müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, bununla birlikte davacının gerek icra takibinde borca itirazında gerekse eldeki davada imza tarihi itibariyle ilgili şirketle ilişiğini kestiğinden imzanın kendisine ait olamayacağı iddiasıyla yaptığı imzaya itirazı yönünden yapılan incelemede, hükme esas alınabilir nitelikteki...█████/2024 tarihli raporu ile sözleşmedeki imzanın ve yazıların davacı...'ın eli ürünü olmadığının rapor edildiği, ispat yükü kendisinde olan davalı Banka tarafından aksi halin de ispatlanamadığı dikkate alınarak davacının sözleşmede kefalet iradesinin usulüne uygun olarak kurulmadığını kabul etmek gerekmiş ve asıl davanın kabulü ile davacının ... Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar vermek, yine davalının kredi sözleşmesindeki kefaleti, bankacılık mevzuatı gereği imza ve yazım işlemlerini bizzat yürütmekle yükümlü olan davacı Banka tarafından usulüne uygun yerine getirilmeyerek Türk Borçlar Kanunu'na uygun alınmadığından, dava konusu kredi sözleşmesinin düzenlenmesi aşamasında bu sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imza atan kişinin kimliklerini bilmek ve denetlemek sözleşmenin hakim tarafı olan davalı bankanın yükümlülüğünde olduğundan, sözleşmede yer alan imzaların kime ait olduğunu banka bilebilecek durumda olduğundan, alacaklı bankanın, sözleşmedeki sahte imzaya dayalı olarak davacı aleyhinde icra takibine başlaması, takipte haksız ve kötü niyetli olduğunu göstereceğinden (... Karar sayılı emsal içtihatı) alacaklı bankaca davacı aleyhine icra takibi başlatılması nedeniyle bankanın kötü niyetli olduğu kabul edilerek hükmolunan 149.974,04 TL bedelin %20'si olan 29.994,80 TL kötüniyet tazminatının bankadan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek, davalı bankanın süresinde ve usulüne uygun kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede;Birleşen davada davacı Banka tarafından davalı ... arasında; 07.02.2007 tarihli 300.000,00 TL limitli, 21.02.2013 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 13.08.2015 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 09.11.2018 tarihli 3.000.000,00 TL limitli (4) adet Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşmelerden 07.02.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde, davalı... ve ...'nın 300.000,00 TL, 21.02.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ...'nın 1.000.000,00 TL, 13.08.2015 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ...'nın 1.000.000,00 TL, 09.11.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde ...'nın 3.000.000,00 TL limitle müteselsil kefaletlerinin mevcut olduğu, 2013, 2015 ve 2018 yıllarında akdedilen sözleşmelerde, kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususları kefilin el yazısı ile yazıldığı, alacaklı banka tarafından █████/2019 tarihinde borçlulara gönderilen... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile toplam 1.102.660,89 TL alacağın ödenmesi, 105.400 TL nakdi alacağın depo edilmesi için 24 saat süre verildiği ihtar edildiği, anılan ihtarnamenin borçlulara adres değişikliği nedeniyle tebliğ edilemediği, İİK 68/b maddesi uyarınca ihtarnamenin ilgili sözleşmedeki adrese ulaştığı █████/2019 tarihinde davalı ...ye ihtarnamenin tebliğ edilmiş sayılması gerektiği, buna göre █████/2019 tarihi itibariyle davalı borçlu şirketin temerrüde düştüğü, davalı kefiller yönünden ise ancak takip tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğunun kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Davalılar ... ve ...'ya yöneltilen birleşen davada; mahkememizce bankacılık konusunda uzman bilirkişiden aldırılan hükme esas alınabilir nitelikteki █████/2024 tarihli bilirkişi raporu ile hesaplandığı üzere asıl borçlu davalı şirket ile davalı kefilin temerrüt tarihleri itibariyle icra takibine konu genel kredi sözleşmelerinin asıl alacak ve ferilerinden sorumlu oldukları anlaşılmakla; davalı ... Esas sayılı takip dosyasında 893.043,55 TL asıl alacak, 69.488,51 TL işlemiş faiz, 3.474,42 TL BSMV, 2.231,44 TL ihtarname masrafı, 149.974,04 TL asıl alacak, 5.964,12 TL işlemiş faiz, 298,21 TL BSMV, 49.506,20 TL kat öncesi işlemiş faiz, 2.475,31 TL BSMV olarak toplam 1.176.455,80 TL'ye yönelik itirazının iptaline, takibin anılan miktar üzerinden, hüküm altına alınan 893.043,55 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 60 oranında faiz, 149.974,04 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 30,24 oranında faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ...'nın ... Esas sayılı takip dosyasında 893.043,55 TL asıl alacak, 30.750,45 TL işlemiş faiz, 1.537,52 TL BSMV, 2.231,44 TL ihtarname masrafı, 149.974,04 TL asıl alacak, 5.511,55 TL işlemiş faiz, 275,58 TL BSMV, 49.506,20 TL kat öncesi işlemiş faiz, 2.475,31 TL BSMV olarak toplam 1.135.305,64 TL'ye yönelik itirazının iptaline, takibin anılan miktar üzerinden, hüküm altına alınan 893.043,55 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 60 oranında faiz, 149.974,04 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 30,24 oranında faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,Birleşen davada hükmedilen tutarın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 235.291,16 TL'nin davalılar... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (davalı ...'nın sorumluluğunun 227.061,12 TL ile sınırlandırılmasına), birleşen davanın reddedilen bölümü için davalılar ... ve ...'nın kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek, davalılar yönünden temerrüt başlangıç tarihi itibariyle hükümde faklılık olduğu, bu haliyle reddedilen tutarların ret gerekçesinin farklı olduğu anlaşılmakla davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmetmek gerekmiştir.Davacı - davalı...'a yöneltilen birleşen davada; hükme esas alınabilir nitelikteki ... █████/2024 tarihli raporu ile sözleşmedeki imzanın ve yazıların davacı - davalı...'ın eli ürünü olmadığının rapor edildiği, ispat yükü kendisinde olan davalı Banka tarafından aksi halin de ispatlanamadığı dikkate alınarak davacı - davalının sözleşmede kefalet iradesinin usulüne uygun olarak kurulmadığını kabul etmek gerekmiş ve birleşen davada davalı... yönünden davanın reddine karar vermek, yine davalının kredi sözleşmesindeki kefaleti, bankacılık mevzuatı gereği imza ve yazım işlemlerini bizzat yürütmekle yükümlü olan davacı Banka tarafından usulüne uygun yerine getirilmeyerek Türk Borçlar Kanunu'na uygun alınmadığından, dava konusu kredi sözleşmesinin düzenlenmesi aşamasında bu sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imza atan kişinin kimliklerini bilmek ve denetlemek sözleşmenin hakim tarafı olan davalı bankanın yükümlülüğünde olduğundan, sözleşmede yer alan imzaların kime ait olduğunu banka bilebilecek durumda olduğundan, alacaklı bankanın, sözleşmedeki sahte imzaya dayalı olarak davacı aleyhinde icra takibine başlaması, takipte haksız ve kötü niyetli olduğunu göstereceğinden (... Karar sayılı emsal içtihatı) birleşen davada davalı...'ın kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile toplam 1.170.480,92 TL toplam alacağın %20'si olan 235.496,18 TL kötü niyet tazminatının davalı - davacı bankadan alınarak davacı - davalıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Asıl davanın KABULÜ ile;1.a-Davacının...Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,1.b-Hükmolunan 149.974,04 TL bedelin %20'si olan 29.994,80 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,1.c-Davalının süresinde ve usulüne uygun kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından, karar verilmesine yer olmadığına,1.ç-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.244,72 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.561,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.683,53 TL'nin davalıdan alınarak ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafça peşin yatırılan 2.561,19 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,1.d-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 1.162,75 TL posta ve tebligat masrafı, 6.095 TL ... ücreti olmak üzere toplam 7.302,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,1.e-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,1.f-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,1.g-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.320 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,1.ğ-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,2-Birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile;2.a-Birleşen davada davalı ... Esas sayılı takip dosyasında 893.043,55 TL asıl alacak, 69.488,51 TL işlemiş faiz, 3.474,42 TL BSMV, 2.231,44 TL ihtarname masrafı, 149.974,04 TL asıl alacak, 5.964,12 TL işlemiş faiz, 298,21 TL BSMV, 49.506,20 TL kat öncesi işlemiş faiz, 2.475,31 TL BSMV olarak toplam 1.176.455,80 TL'ye yönelik itirazının iptaline, takibin anılan miktar üzerinden, hüküm altına alınan 893.043,55 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 60 oranında faiz, 149.974,04 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 30,24 oranında faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2.b-Birleşen davada davalı ...'nın ... Esas sayılı takip dosyasında 893.043,55 TL asıl alacak, 30.750,45 TL işlemiş faiz, 1.537,52 TL BSMV, 2.231,44 TL ihtarname masrafı, 149.974,04 TL asıl alacak, 5.511,55 TL işlemiş faiz, 275,58 TL BSMV, 49.506,20 TL kat öncesi işlemiş faiz, 2.475,31 TL BSMV olarak toplam 1.135.305,64 TL'ye yönelik itirazının iptaline, takibin anılan miktar üzerinden, hüküm altına alınan 893.043,55 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 60 oranında faiz, 149.974,04 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 30,24 oranında faiz ve bu faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2.c-Birleşen davada davalı... yönünden davanın REDDİNE,2.ç-Birleşen davada davalı...'ın kötüniyet tazminatı talebinin kabulü ile toplam 1.170.480,92 TL toplam alacağın %20'si olan 235.496,18 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,2.d-Birleşen davada hükmedilen tutarın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 235.291,16 TL'nin davalılar ...ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine (davalı ...'nın sorumluluğunun 227.061,12 TL ile sınırlandırılmasına),2.e-Birleşen davanın reddedilen bölümü için davalılar .. ve ...'nın kötüniyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine,2.f-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 80.363,69 TL karar ve ilam harcından, 14.221,04 TL peşin harcın ve icra dosyasında alınan 5.887,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 60.255,25 TL karar ve ilam harcının davalılar İntermak Mühendislik Makina Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen (davalı ...58.147,63 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 14.221,04 TL harcın davalılar ... ve ...'dan (davalı ...'nın sorumluluğunun 13.723,61 TL ile sınırlandırılmasına) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,2.g-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı ve 86,25 TL posta ve tebligat gideri, 5.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.130,65 TL yargılama giderinin kabul-ret oranına göre hesaplanan 5.079,34 TL'sinin davalı ...müştereken ve müteselsilen (davalı ...4.946,45 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,2.ğ-Davalılar tarafından bu davada yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,2.h-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 176.703,81 TL vekalet ücretinin birleşen davada davalı ... (davalı ...170.942,79 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,2.ı-Birleşen davada davalı ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.025,12 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,2.i-Birleşen davada davalı ...vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...verilmesine,2.j-Birleşen davada davalı... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak birleşen davada davalı...'a verilmesine,2.k-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1320 TL arabuluculuk giderinin kabul-ret oranına göre 1,15 TL'sinin davacıdan, 1.318,85 TL'sinin davalı ... (davalı ...1.272,71 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,2.l-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025...