Anahtar kelimeler: Kestiği Kesildiği Düşme Geçtiği Suretle Olağan Görüşü İsteklerinin Asli Basit
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Taksirle yaralama
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düşme
    Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    Her ne kadar tebliğnamede sanık hakkında “Zamanaşımı süresinin kesildiği ilk hüküm tarihi olan 23.02.2016 tarihinden itibaren karar tarihine kadar 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin geçtiği” gerekçesi ile düşme kararı verilmesi talep edilmiş ise de; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı sonucu basit yargılama usulü uygulanarak verilen 17.02.2022 tarihli mahkûmiyet kararının zamanaşımını kestiği ve bu suretle olağan zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Mahkemece sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-a.e., 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 18 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.06.2021 tarihli ilâmıyla sanık hakkında verilen kararın bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına, basit yargılama usulü hükümlerinin sanık hakkında uygulanması yönünde karar verilmiş ve sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-a.e., 62/1, 53/6 ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 14 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafinin itirazı üzerine Mahkemece genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-a.e., 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 18 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri hakkında hükmün düşürülmesine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    A. Sanık müdafinin temyiz isteği; Yerel mahkeme son duruşmasında sanık müvekkil hakkında mahkumiyet kararı vermiş olduğuna, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçlamanın unsurlarının oluşmamış olduğuna, kararın eksik inceleme ile tesis edilmiş olduğuna ilişkindir.
    B. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında TCK m.89/3 de belirtilen durumunun dikkate almamış olduğuna, mağdur, iyileşme olanağı olmayacak şekilde yatalak olup bu durumun ceza yargılamasında yer alan raporlarla da sabit olduğuna, ayrıca yaklaşık 10 yıldır, sanığın tutuklanmaması, kovuşturmasının bu kadar uzun sürmesi sanık lehine işlemiş ve müvekkil, boyundan aşağıya felç olup, tuvalet ihtiyacını dahi kendi başına gideremeyecek şekilde, evlenecek yaştayken yatalak kalması, bu kadar yüksek promille sebep olduğu trafik kazasından dolayı adeta ödüllendirilmiş olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 02:20 sıralarında, doktor raporuna göre 2,36 promil alkollü vaziyette olan sanığın sevk ve idaresindeki araç ile aracında yolcu olarak bulunan ... ile birlikte meskun mahalde, gece vakti ıslak zeminli asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırıma çıkıp kaldırım üzerinde bulunan palmiye ağacına çarptığı, kazada mağdur ...'ın hayati tehlike geçirecek, vücudunda birden fazla 4.derecede kemik kırığı oluşacak ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması şeklinde yaralandığı, kaza tespit tutanağı ile keşfe dayalı düzenlenen bilirkişi raporuna göre sanığın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentlerine düzenlenen taksirle yaralama suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.06.2021 tarihli ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece sanık hakkında basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanması yönünde karar verilmiş, ve sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-a.e., 62/1, 53/6 ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddeleri uyarınca 14 ay 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, sanık müdafinin itirazı üzerine Mahkemece genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-a.e., 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 18 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE ve KARAR
    Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve ███████-833 Esas, ████████ Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, gösterilen diğer gerekçelere göre hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir.
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İskenderun 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    12.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!