Anahtar kelimeler: Tekneye Elkoyma Konulup Makamlarca Koyma Kaçakçılık Muhafaza Süreç Usd Burada

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız elkoyma nedeniyle 100.000,00 USD maddi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet suçu nedeniyle yetkili makamlarca davaya konu tekneye el konulup Gümrük idaresi'ne teslim edildiği, burada muhafaza edildiği dönemde teknenin hasara uğramadığı, herhangi bir yerde kullanılmadığı gibi bu yönde bir iddia da olmadığı, süreç içerisinde dava konusu teknenin davacıya eksiksiz ve hasarsız şekilde geri verildiği, teknenin kaçak akaryakıt taşıması ve başka bir tankere vermesi sırasında yakalanıp el konulduğu, bu itibarla dava konusu el koymanın haksız bir el koyma olarak değerlendirilemeyeceği, aynı tekneye çok kısa bir süre önce yine kaçak akaryakıt taşımaktan el konulduğu, davacı şirketin aynı sebeple İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde tazminat davası açtığı ve davanın reddine ve karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verildiği, eldeki davada ceza yargılamasında sanıkların cezalandırılması cihetine gidildiği ancak Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nce zamanaşımı nedeniyle mahkeme kararı bozularak davanın düşürüldüğü, davacıya ait tekneye aynı suç isnadıyla daha önce 17.03.2006 tarihinde el konulduğu, iş bu dosyadaki el koyma tarihinin ise 28.12.2006 tarihi olduğu, daha önce 17.03.2006 tarihinde el konulan teknenin 29.06.2006 davacı şirkete teslim edildiği, çok kısa bir süre sonra aynı geminin bu kez iş bu tazminat dosyasına dayanak olan eylemde kullanıldığı, bu itibarla el koyma kararının Kanuna uygun şekilde yapıldığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğuna, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, uygulanan el koyma tedbirinde orantılılık bulunmadığına, keza Yargıtay ilgili Ceza Dairesince de teknenin iadesi yönünde hüküm kurulduğuna, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas – ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı şirkete ait tekneye 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında kaçak akaryakıt taşımada kullanıldığı gerekçesiyle fiili olarak alıkonulmak suretiyle 28.12.2006 tarihinde el koyma kararı verildiği, 21.03.2007 tarihinde ise satılamaz devredilemez şerhi konulmak suretiyle ve teminat karşılığında davacıya iadesine karar verildiği ve 19.06.2008 tarihinde teknenin yediemin sıfatıyla davacıya iade edildiği, yapılan yargılama sonunda Yargıtay 7. Ceza Dairesi kararı ile sanıklar bakımından zamanaşımından düşme kararı verildiği ve tekne üzerindeki şerhin kaldırılmasına ve teknenin sahibine iadesine karar verildiği, anılan kararın 08.07.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya edilmediği, muhafaza altına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ancak kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.02.2025 tarihinde karar verildi.