Anahtar kelimeler: Narenciye Edememesi Poliçenin Ünvanlı İştigal Girişimlerine İhracatı İhracattan İhracat Bahse

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin narenciye ihracatı ile iştigal ettiğini, ------------ da ticari faaliyet gösteren “---------” ünvanlı şirkete yapmış olduğu satış ve ihracattan kaynaklanan alacağını davalıya “Kısa vadeli ihracat kredi sigortası ------------- Poliçesi” ile sigorta ettirdiğini, davacı şirketin tüm girişimlerine rağmen malı ihraç ettiği şirket olan “----------” den 27.924,84 EURO tutarındaki 11.10.2018, 19.11.2018, 06.12.2018 tarihli 3 adet fatura bedelini tahsil edememesi üzerine davalıya başvurarak bahse konu faturalardan kaynaklanan bedellerin ödenmesini talep ettiğini, davalı taraf poliçenin 2/m. maddesi uyarınca alıcı/ithalatçı “-------------” nin ülkesi olan ------------ mahkemelerinden istihsal edilmiş kesinleşmiş icra edilebilir kararın ibraz edilmesi halinde ödemede bulunacağını belirtmesi üzerine, davacı ------------ Mahkemesinden istihsal etmiş olduğu 34.827,13 EURO alacağa hükmeden “07 Mayıs 2021 tarihli ------------- sayılı” kesinleşmiş yabancı mahkeme kararını, davacıya yapılması gereken ödemeye esas olmak üzere davalıya ibraz ettiğini, davacının 34.827,13 EURO alacağını hüküm altına alan kesinleşmiş icra edilebilir mahiyetteki yabancı mahkeme kararına rağmen davalı tarafından karara aykırı olarak 2.351,11 USD avukatlık ücreti ve mahkeme gideri olmak üzere toplam 10.680,34 USD karşılığı Türk Lirası ve 117.665,73 TL ödeme yapacağını bildirdiğini, davalının ödemeyi kabul ettiği meblağın kesinleşmiş yabancı mahkeme kararıyla hüküm altına alınmış olan davacı şirketin uğradığı zararın çok altında olması nedeniyle davacı tarafından kabul edilmemiş olup keyfiyet davalı tarafa 24.12.2021 keşide ve tebliğ edilen ihbarname ile bildirildiğini, söz konusu faturalardan ikisi ----------- diğeri ise “EURO” olarak düzenlendiğini, davalı taraf ----------- olarak düzenlenmiş olan faturaları nasıl olsa ----------- düzenlenmiş olduğu değerlendirmesiyle poliçenin 14/b-ive 16.maddesini göz ardı ettiğini, hatalı hesaplama yaparak davacının gerçek zararını ödemekten ısrarlı bir şekilde imtina ettiğini, diğer taraftan davalı “EURO” olarak düzenlenmiş olan faturaların değerlendirmesi poliçenin 16.maddesindeki esaslara uygun olarak yapıldığını, davacı şirket her ne kadar ------------ üzerinden fatura kesmiş olsa da, alıcı/ithalatçı “------------” tarafından davalıya gönderilmiş 28.03.2019 tarihli e-mailde davacı şirketin ödenmeyen faturalar dışındaki tüm faturaları, fatura tarihindeki ----------- Bankası kuru üzerinden “EURO” ya çevirmek suretiyle “EURO” olarak ödediğini kabul ve beyan ettiğini, vergi usul kanununun 251/2-a maddesinde hüküm altına alındığı gibi “kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır, belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla yabancı para birimine göre de düzenlenebilir.” anılan yasanın tanımış olduğu seçimlik hakkı davacı şirketi ----------- üzerinden fatura düzenlemek suretiyle kullandığını, davalı ------------- müşavirliğine gönderdiği 01.10.2019 tarihli yazıda, alıcı/ithalatçı şirket ile davacı şirketin EURO tutarlar üzerinden anlaştığını, ödemelerinde EURO üzerinden yapıldığını bildirdiğini ve kabul ettiğini, davalı taraf prim ödemeleri ile ilgili hesaplamaları yaparken sigorta poliçesinin 16.maddesini uygulamış --------- fatura tutarlarını “USD” ye çevirmek suretiyle prim ödemelerini hesapladığını, ancak her nedense davalı zarar tazminlerini hesaplarken aynı uygulamayı yapmadığını hatalı hesaplama ile davacının poliçeden ve sigorta hukukundan doğan hak ve alacaklarını eksilterek ödemede bulunmak istediğini, prim bildirim formlarına göre ------------ no.lu fatura 15.707,60 USD,------------ no.lu fatura 9.631,65 USD ve ------------- no.lu fatura 9.432,45 USD olarak hesaplandığını, zarar ödemesinde de davalının esas alması gereken aynı tutarlar olması gerektiğini savunarak; davanın kabulünü, yapılacak tahkikat ve yargılama sonucunda 33.140,52 USD alacağın ihbarname tarihi olan 24.12.2021 tarihinden itibaren ------------ Bankasının döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı bankanın, hisselerinin tamamı hazineye ait bir banka ve aynı zamanda sigortacı olduğunu, bu yetki, davalı bankanın kuruluş kanunu olarak da ifade edilebilecek olan 3332 sayılı Kanun'dan kaynaklandığını, ----------- ise ticari ve politik riskler nedeniyle, ihracat sonrası dönemde alıcının, malın satımından kaynaklanan borcunu sigortalıya (satıcı) öde(ye)memesini teminat altına alan sigorta programı olduğunu, sigorta teminatından yararlanmak isteyen ihracatçı öncelikle, sevkiyat yapacağı, yurt dışında yerleşik alıcı için davalı bankadan alıcı limiti talebinde bulunmakta olduğunu, davalı bankanın alıcının ödeme gücü, ülkesi ve sair risk unsurlarını araştırdıktan sonra uygun gördüğü alıcılara yönelik olarak alıcı limiti oluşturduğunu, alıcı limit onayı adı verilen bu belge ihracatçı ile paylaşılarak işbu belgede yazan süre içerisinde yapılacak sevkiyatlara, yine aynı belgede yer alan meblağa kadar sigorta himayesi sağladığını, somut olayda, sigortalı her ne kadar poliçenin ilgili hükmü kapsamında mahkeme kararı temin ederek sigorta tazminatı ödenmesine dair ön koşulu sağlamış ise de davalı bankanın poliçe hükümlerine uygun olarak hesapladığı sigorta tazminatı bedelini ödemesini kabul etmediğini, davacı yanın ------------ kapsamında ------------ yerleşik ------------ şirketine, gümrük beyanname detayları aşağıda belirtilen sevkiyatları gerçekleştirdiğini, davacı, işbu sevkiyatlardan kaynaklanan toplam 129.558,08 TL ve 8.232,20 EUR tutarındaki alacağına ilişkin olarak davalı bankaya 20.03.2019 tarihinde Vadesi Geçmiş Alacak Bildiriminde bulunduğunu, diğer bir ifade ile davalı bankadan sigorta tazminatı talep ettiğini, ------------ poliçesinin 2'nci maddesinin m fıkrasında özetle "sigortalının, sevkiyat yaptığı alıcısı arasında uyuşmazlık olması durumunda, sigorta tazminatının, anılan fikrada belirtilen nitelik ve içerikte bir mahkeme veya hakem heyeti kararı temin edilmesi sonrası ödenebileceği" düzenlendiğini, anılan poliçe hükmü, TTK'nın 1448'inci maddesi kapsamında sigortacının rücu hakkını korumaya yönelik olduğu, zira sigortacı, sigorta tazminatı ödedikten sonra sigortalının sevkiyat yaptığı fakat bedelini tahsil edemediği alıcıya rücu edebileceği, alıcı, takas, mahsup iddiası, borca aykırılık ve ödemezlik def'i ileri sürerek sevkiyat bedelini ödemez ise diğer bir ifade ile alıcı, sigortalı ile arasında uyuşmazlık olduğunu beyan ederse, işbu uyuşmazlığı çözmekle yükümlü taraf sigorta poliçesine göre sigortalı olduğu, bu uyuşmazlık çözülmeksizin sigorta tazminatı ödenirse, sigortacı alıcıya rücu etse dahi sevkiyat bedelini alıcıdan tahsil edemeyecek, diğer bir deyişle sigortacının rücu hakkı alıcı tarafından zedelenmiş olacak ve alıcı TTK'nın 1448'inci maddesine aykırı davranmış olacağını, davacı sigortalının davalı bankaya gönderdiği belgelerden, davacının ------------ poliçesinin 2'nci maddesinin m fıkrası kapsamında ----------- Bölge Ticaret Mahkemesi'nin 07.05.2021 tarihli kararını temin ettiğinin görüldüğünü, her ne kadar, davacının, sevkiyat yaptığı alıcıdan olan alacağı 129.558,08 TL ve 8.232,20 EUR/Avro olsa da, anılan mahkeme kararında talebe konu tutarın 27.924,84 EUR olduğunun görüldüğünü, kaldı ki aynı mahkemece hükmedilen tutar 34.827,13 EUR/Avro olup davacı işbu mahkeme kararına dayanarak, yukarıda belirtilen sevkiyat bedellerinin toplamından yüksek bir tutarda sigorta tazminatı alacağı talep etmekte ise de bu talebin yersiz olduğunu, zira ----------- poliçesinin 14'üncü maddesindeki hüküm açık olduğunu, buna göre: "zararın, Poliçenin 2/m paragrafında belirtilen nedenlerle (ihtilaf) ortaya çıkması halinde, sigortalının, alıcının ülkesindeki yetkili mahkemeden alıcı aleyhine kesinleşmiş kararı verilmiş bir mahkeme veya hakem kararı getirdiği takdirde zarar tutarı olarak, mahkeme veya hakem kararındaki tutar ile bu maddede tanımlanan zarar tutarından az olanının esas alınacaktır." yine aynı maddede "zarar tutarı hesaplanırken alıcıya teslim edilen ve alıcı tarafından kabul edilen malların brüt fatura tutarının dikkate alınacağı" belirtildiğini, mahkeme kararında geçen bedel sevkiyata konu malların brüt fatura tutarının toplamından fazla olduğu için sigortalı tarafından müvekkil bankaya bildirilen sevkiyat brüt tutarları dikkate alındığını, davacı yan, davalı bankaya bildirdiği sevkiyat bedellerine göre yapılan tazminat hesaplamasına da itiraz ettiğini,---------- poliçesinin 16'ncı maddesinde "Bu Poliçeye göre yapılacak bütün ödemeler Türk lirası olarak yapılacaktır. Prim ödemeleri ve zarar tazminleri için, sevkiyatın brüt fatura tutarı ABD doları dışındaki herhangi bir yabancı para cinsinden ifade edildiğinde, sevkiyata ilişkin bildirimin yapıldığı aydan bir önceki ayın son işgünü geçerli olan ------------ Bankası çapraz kuru üzerinden hesaplanacak ABD doları karşılığı, sevkiyatın brüt fatura tutarı ABD Doları cinsinden ifade edildiğinde ise brüt fatura tutarı baz alınır." hükmünün yer aldığını,----------- poliçesine göre sigorta tazminatı ödemesi Türk Lirası üzerinden gerçekleştirileceğini, yabancı para birimi üzerinden gerçekleştirilen sevkiyatlar da bu bağlamda Türk lirasına çevrileceğini, nitekim, ------------ no.lu ve 8.232,20 EUR/Avro tutarındaki sevkiyata ilişkin tazminat hesaplaması, poliçede yer alan yönteme göre Türk lirasına çevrilmiş, fakat davacı diğer iki sevkiyatını Türk lirası olarak gerçekleştirdiğini bildirmiş olmasına rağmen anılan sevkiyatların Avro olarak gerçekleştirilmişcesine sigorta tazminatı hesaplanmasını talep ettiğini, diğer bir ifadeyle davacı, sevkiyat tarihinden sonra kurlarda gerçekleşen farkı sözleşmeye aykırı şekilde ve sözleşmenin açık hükmüne rağmen davalı bankadan talep ettiğini, Davacı tabloda yer alan ---------- ve ---------- numaraları Gümrük Beyannamelerini Türk lirası üzerinden düzenlenmiştir ve sevkiyat bildirimini Türk lirası olarak yapmış, davacı yan bu sevkiyatlar ile ilgili muhasebeleştirme işlemlerini, Vergi Usul Kanunu'na atıfta bulunarak ifade etmekte ise de, anılan kanunun ilgili maddeleri devlete karşı olan yükümlülüğe ilişkin olduğu, diğer bir deyişle özel hukuk ilişkisi olan ihracat/ satım sözleşmesi ve sigorta sözleşmesi açısından işbu mevzuatın uygulanması mümkün olmadığı, kaldı ki davacı yan, davalı bankanın --------- Ticaret Müşavirliği ile paylaşılan 11.10.2019 tarihli yazıya atıfta bulunmak suretiyle alıcıya sevkiyatın Avro üzerinden yapıldığını ve ödemelerin de Avro olarak yapılmasının kabul edildiğini iddia ettiğini, fakat aynı yazıda faturaların TL olduğu belirtildiğini, davalı bankanın, sigortalının bildirimde bulunduğu para birimini değiştirmesinin söz konusudur ne de mümkün olamayacağını, yine dava dilekçesinde; prim hesaplamalarında faturaların USD karşılıklarının dikkate alındığı, dolayısıyla zarar ödemesinde de USD karşılığının dikkate alınması gerektiği iddia edildiğini, davaya konu sevkiyatların yapıldığı tarihte geçerli olan poliçe şartları gereğince, prim hesaplamalarında, primin tahakkuk ettirildiği sevkiyat tutarının Alıcı limiti tutarı içinde kalıp kalmadığının ve ne kadarlık kısmının limit tutarı içinde yer aldığının tespiti için sevkiyatların USD karşılıkları hesaplanmdığını, zira, ilgili dönemde geçerli olan poliçe şartları gereğince (20/c Maddesi) sevkiyat tutarlarının alıcı limiti onayında yer alan limit tutarı içinde kalıp kalmadığının kontrolünde limit tutarının USD karşılığı esas alındığını, bu çerçevede, prim hesaplamaları da sevkiyatların USD karşılıkları baz alınmak suretiyle yapıldığını, davalı banka, ----------- poliçesinde yer alan tazminat hesaplamasına uygun olarak davacı yana, sigorta tazminatı ödenmesi için gerekli işlemler hakkında bildirimde bulunduğunu ve tazminat işlemlerini de başlattığını davacı yan ise, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere tazminat tutarını kabul etmediğini ve bildirim ile kendisinden talep edilen belgeleri süresi içerisinde davalı bankaya ibraz etmediğini ---------- poliçesinin 8'inci maddesinin c fıkrasında "---------- sevkiyatlarla ilgili olarak talep edeceği bilgi, belge, görüş ve değerlendirme, Sigortalı tarafından ----------- yazılı olarak bildirilen süre içerisinde ----------- veya ----------- tarafından belirlenen makama iletilecektir." yine 9'uncu maddede ----------- tarafından tazminat ödemesi “yapılmadan önce, Sigortalıya yapılan yazılı ihbar çerçevesinde talep edilen işlemlerin tamamlanması ve belgelerin teslimi, söz konusu ihbar tarihini takip eden 30 gün içinde gerçekleştirilecektir. Belgelerin bu süre içerisinde ibraz edilmemesi halinde ---------- Sigortalıya karşı tazminat ödememe hakkı saklıdır." ve son olarak 18'inci maddede " Bu Poliçenin diğer hükümlerine bakılmaksızın Madde 8, 9, 10 ve 20'de belirtilen yükümlülüklerin Sigortalı ve/veya Satıcı tarafından yerine getirilmemesi halinde ------------ bu Poliçe kapsamındaki her ti yükümlül ortadan kalkar." Davacı yanın anılan bildirimde belirtilen belgeleri süresi içerisinde itiraz etmemesi nedeniyle ve poliçenin işbu paragrafta belirtilen maddeleri kapsamında sigorta tazminatının ödenmesi gerçekleştirilmediğini, yukarıda belirttiğimiz hususlar bağlamında haksız ve yersiz olan davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve beyan etmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasındaki kısa vadeli ihracat kredi sigortasına dayalı tazminat davasıdır. Davacı taraf, özetle, davacının ---------- -------- şirketine ihracat yaptığını, alacağını ---------- poliçe numarası ile davalıya kısa vadeli ihracat kredi sigortası ile sigortaladığını, alıcıdan 27.924,84 Euro tutarındaki █████/2018-█████/2018 ve █████/2018 tarihli fatura bedellerini tahsil edemediğini, davalının isteği üzerine ---------- Ticari Konular Bölge Mahkemesi █████/2021 tarih ---------- sayılı kesinleşmiş kararının alındığını, kararda 34.827,13 Euro alacak tespit edildiğini, buna rağmen davalının kendisine sigorta tazminatı ödemediğini, alıcı ile arasındaki hukuki ilişkide borcun Avro üzerinden kararlaştırıldığını ileri sürmüştür. Davalı taraf ise, özetle, davacı tarafından her ne kadar ilam ileri sürmüşse de davalının sözleşmeye uygun yaptığı hesaplamayı kabul etmediğini, davacı tarafça 129.558,08 TL ve 8.232,20 Euro için bildirimde bulunulduğunu, faturadaki sevkiyat bedellerinden daha yüksek tazminat talep etmesi hukuka aykırı olduğunu, mahkeme ilamında talebe konu tutarın 27.924,84 Euro tespit edildiğini, sözleşmenin 2/m maddesine göre mahkeme kararı ile fatura bedelinden hangisi az ise onun ödeneceğini, faturaların iki tanesinin TL üzerinden olduğunu, alacağın Euro olduğundan bahisle hesaplama yapılamayacağını savunmuştur.Taraflar arasında rizikonun sözleşme kapsamında olup olmadığı hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın davacının alıcı ile sözleşmesini Euro üzerinden akdedip akdetmediği ve taraflar arasındaki sözleşmeye göre hesaplamanın nasıl yapılması gerektiği hususunda olduğu anlaşılmıştır. █████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür: Davacı vekili █████/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi ile davasını aşağıdaki şekilde ıslah etmiştir. DAVAYI ISLAH TALEBİMİZİN KABULÜNE, yabancı mahkeme kararı ile kesinleşmiş olan 34.827,13 EURO tutarındaki müvekkil zararının USD ye çevrilmesine işbu tutara avukatlık masrafı olan 2.351,11 USD’nin eklenmesine, yukarıda yapmış olduğumuz hesaplamaya göre toplamda 44.397,90 USD olan alacağımızın ödeme günündeki TL kuru üzerinden tarafımıza ödenmesine, alacağımızın poliçede belirlendiği üzere dava tarihinden itibaren ----------- Bankası’nın döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınmasına , yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.Davacı vekili tarafından ıslah harcı mahkememizce alınan █████/2025 tarihli ara karardan sonra süresi içerisinde █████/2025 tarihinde yatırılmıştır.█████/2023 tarihli celsede uyuşmazlık konusuna ilişkin faturalarla ilgili yapılan işlemlerin ve alıcı tarafından yapılan ödemelerin hangi para birimi üzerinden yapıldığının tespiti amacıyla davacı tarafın defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. SMMM Bilirkişi ---------- ----------- Talimat sayılı dosyasına ibraz ettiği bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:¸SMMM Bilirkişi ----------- ve Sigorta Uzmanı bilirkişi ------------ tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:SMMM Bilirkişi --------- ve Sigorta Uzmanı bilirkişi ------------- tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:Davacı vekilinin █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde talep sonucunun aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür: Davamızın kabulü ile 38.342,58 USD olan alacağımızın ödeme günündeki TL kuru üzerinden tarafımıza ödenmesine, alacağımızın poliçede belirlendiği üzere dava tarihinden itibaren ------------ Bankası’nın döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.Davacı vekilinin davasını 33.140,52 USD dava değeri üzerinden açtığı ve █████/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile davasını 44.397,90 USD miktara çıkartarak kısmen ıslah ettiği, ancak █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinin talep sonucunda 38.342,58 USD tahsilini talep ettiği görülmekle, davacı vekiline ıslah dilekçesi ve █████/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi arasındaki miktar farkının/çelişkisinin neden kaynaklandığı, aradaki farktan feragat mi ettiği hususunda beyanda bulunması için süre verilmiş, davacı vekilince aşağıdaki şekilde beyanda bulunulduğu görülmüştür:2- Hata sonucu yaptığımız hesaplama nedeniyle 19.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçemizde davamızı 44.397,90 USD olarak ıslah etmiştik.Dava dilekçemizdeki dava değeri 33.140,90 USD dir. Kesinleşen Yabancı Mahkeme kararında belirtilen faiz alacağı dava değerine eklendiğinde 21.01.2025 tarihli dilekçemizde beyan ettiğimiz gibi müvekkil alacağı 38.342,58 USD'dır.Bu nedenle müvekkilin 38.342,58 USD alacağı ile ıslah dilekçemizde hatalı hesaplama sonucu yer verdiğimiz 44.397,90 USD arasındaki fark olan 6.055,32 USD ile sınırlı kalmak kaydıyla sadece 6.055,32 USD alacak iddiamızı geri alıyoruz.Sunduğumuz nedenlerle ve aşamalardaki tüm beyanlarımız muvacehesinde DAVANIN KABULÜNE 38.342,58 USD alacağımızın poliçede belirlendiği üzere dava tarihinden itibaren ----------- Bankasının döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınmasına yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.Davacı vekilinin beyanının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 123. maddesi uyarınca belirtilen miktar yönünden davanın geri alınması niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından █████/2025 tarihli celsede davanın geri alınmasına muvafakat edilmediği yönünde beyanda bulunulmuştur.Uyuşmazlığın çözümünde esas alınacak taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddeleri (2/m, 13, 14/b-i ve 16) aşağıdaki gibidir:------------- sayılı kesinleşmiş kararı aşağıdaki gibidir:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1459. maddesi uyarınca "(1) Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1486. maddesi uyarınca "(1)1453 üncü maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 1458 inci maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 1459 ve 1461 inci maddeler, 1463 üncü maddenin birinci fıkrası, 1472 ve 1477 nci madde hükümlerine aykırı yapılan sözleşmeler geçersizdir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki kısa vadeli ihracat kredi sigortasına dayalı tazminat davası olduğu, taraflar arasında rizikonun poliçe kapsam ve limitinde olduğu hususunda taraflar arasında çekişme bulunmadığı, çekişmenin öncelikle davacı tarafından dava dışı alıcı ile arasındaki hukuki ilişkiye konu alacağın iki fatura yönünden TL ya da Euro üzerinden akdedilip akdedilmediği yönünde olduğu, bu kapsamda davanın ticari defterleri, yazışmalar ve ----------- sayılı kesinleşmiş kararı (bu kararda alacağın Euro üzerinden kabul edilerek hüküm kurulduğu) ve █████/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundaki "dava dışı alıcının cari hesap ekstrelerine göre faturaların TL olması halinde dahi ödemelerin yabancı para cinsinden yapıldığı" yönündeki tespiti dikkate alındığında davacı ile alıcı arasındaki davaya konu faturalara ilişkin sözleşmenin Euro üzerinden akdedildiği ve davacının alacağının dava konusu poliçe bakımından Euro (döviz) alacağı olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle yukarıda atıf yapılan █████/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınamayacağı, yine zararın poliçenin 2/m kapsamında olduğu hususunda da tereddüt bulunmadığı, bu nedenle sözleşmenin 2/m maddesine göre mahkeme kararı ile belirlenen zararın sigorta kapsamında kabul edileceği, yine aynı maddeye göre sigortacının avukatlık gideri ve mahkeme masraflarını tazminata konu zarar tutarının %20'sini aşmamak kaydıyla karşılamakla yükümlü olduğu, davalının sorumluluğunun poliçenin 13. Maddesi uyarınca zararının %90'ına karşılık geldiği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiği, davacı tarafça ibraz edilen ----------- sayılı kesinleşmiş kararına göre davacı faturadan kaynaklanan alacağının 27.924,84 Euro ve 5.199,09 Faiz alacağı olduğu, bu noktada alacağın fer'isi niteliğinde olan faiz alacağının da gerçek zarara dahil edilmesi gerektiği, bu nedenle mahkeme kararında yer alan tutar ile 14/b-i maddesine göre hesaplanan tutardan hangisi az ise zarar miktarının bu olduğu yönündeki poliçenin 14. maddesinin gerçek zarar ilkesini ihlal ettiği ölçüde TTK 1459 maddesine aykırı olması nedeniyle TTK 1486 maddesi uyarınca kesin hükümsüz olduğu, davacının mahkeme ilamında yer alan gerçek zarar miktarını tazmin etmekle yükümlü olduğu, bu kapsamda belirtildiği gibi mahkeme ilamında yer alan zarar miktarının 27.924,84 Euro fatura alacağı ve 5.199,09 Faiz alacağı olduğu, mahkeme ilamında yer alan yargılama masraflarının ise sözleşmenin 2/m maddesindeki yargılama giderleri hükmüne tabi olduğu, bu kapsamda 1.703,20 Avro yargılama giderinin zararın %20'sini aşmaması nedeniyle davalı tarafından karşılanması gerektiği, mahkeme ilamında vekalet ücretinin yer almaması nedeniyle davacının bu yöndeki talebinin yersiz olduğu, bu kapsamda sözleşmenin 16. Maddesine göre yapılan hesaplama sonucunda █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç bölümünün 6.4/b.2 bendinde tespit edildiği üzere 38.047,74 USD olduğu, davanın bu miktar yönünden kabulünün gerektiği, davacı tarafça yukarıda da ortaya konulduğu gibi davanın ıslah edildiği ancak daha sonra ıslah edilen kısım yönünden alacağın geri alındığı, ancak buna davalının muvafakat etmemesi nedeniyle davanın değer yönünden ıslah dilekçesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yine davacının ıslah dilekçesi ile dava tarihinden itibaren faiz talep ettiği, her ne kadar dava dilekçesindeki bedel ile ıslah dilekçesine konu ve mahkememizce kabul edilen bedel arasındaki fark yönünden alacağa ıslah tarihinden itibaren faiz işleyeceği düşünülürse de, davalının temerrütünün dava tarihinden önce gerçekleştiği, bu sebeple alacağın tümüne dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, alacağın yabancı para alacağı olması nedeniyle 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi açıklandığı üzere,1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 38.047,74 USD sigorta tazminatının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (38.047,74 USD x dava tarihindeki kur 14,8724 = 565.861,20 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 38.653,97 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 8.320,16 TL peşin harç ve 2.956,17 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 27.377,64 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan 8.412,36 TL dava açma masrafı, 2.956,17 TL ıslah harcı ve 20.693,25 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 32.061,78 TL yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (38.047,█████.397,90) göre 27.476,03 TL’sinin davalıdan alınarak davacı verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan vekalet harcına ilişkin 49,90 TL yargılama giderinin ret/dava değeri oranına (6.350,█████.397,90) göre 7,13 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (38.047,74 USD x dava tarihindeki kur 14,8724 = 565.861,20 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 88.879,18 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (6.350,16 USD x dava tarihindeki kur 14,8724 = 94.442,11 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/dava değeri oranına (38.047,█████.397,90) göre 1.336,87 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 223,13 TL’sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025