Anahtar kelimeler: Kısma Tutulan Dairece Ecrimisile Kesinlik Saklı Şartı Eksiklikleri Birleştirilen Uyularak

MAHKEMESİ
:Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 31.10.2014KARAR
: KabulTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ve ecrimisile ilişkin asıl dava ile ilk davada saklı tutulan kısma ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı bir kısım davacı, davalı idare ve ihbar olunan ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 434 üncü maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren yedi günlük kesin süre içerisinde ödenmesi gerekir. 1086 sayılı Kanun’un anılan hükmü gereğince, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır.Söz konusu dosyanın incelenmesinde; davalı idare vekili tarafından Mahkeme kararı temyiz edilmiş ise de; temyiz karar ve ilam harcı nispi olup, dosya içeriğinden davalı idare vekilince maktu olarak yatırıldığı anlaşılmıştır.Dosya içeriğine göre; her ne kadar davalı idarece Mahkemenin kararı 28.04.2023 tarihinde maktu harç ödenmek suretiyle süresinde temyiz edilmiş ise de Mahkemece nispi harcın tamamlattırılması için çıkartılan muhtıra davalı idare vekiline 08.02.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, süresinde eksik harç tamamlanmamıştır. Davalı idarece eksik harcın yatırılması için çıkartılan muhtıranın tebliğine rağmen Mahkemece verilen kesin süre içerisinde eksik harcın yatırılmaması sebebiyle temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.İhbar olunan ... vekilinin kararı temyiz etme hakkı bulunmadığından ihbar olunan vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Bir kısım davacılar vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Bursa ili, Mudanya ilçesi, Tekkeiatik Mahallesi 1021 ada 42 parsel sayılı taşınmazın müvekkillerinin murisine ait olduğunu, taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın yol yapmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek asıl davada kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin, birleştirilen davada ise ilk davada saklı tutulan kısmın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından el atılmadığını, müvekkili idarece sadece mevcut yol sathı üzerinde onarım çalışması gerçekleştirildiğini, bu nedenle müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen tazminat bedelinin yüksek olduğunu, ecrimisil talebinin dayanaksız olduğunu, ecrimisilin ancak kötüniyetli zilyetten istenebileceğini, ecrimisil şartlarının oluşmadığını, dava tarihinden itibaren geriye doğru en fazla 5 yıl için ecrimisil bedeli istenebileceğini ileri sürmüştür.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 29.12.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatı ile ecrimisilin davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Mahkemenin 29.12.2015 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın, emsal taşınmaza göre imar planındaki konumu gerekçe gösterilerek %10 oranında ilave değer düşüklüğü hesaplanmak suretiyle eksik bedel tespiti doğru olmadığı gibi arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaz için ecrimisil bedelinin bu niteliğine göre belirlenmesi, bu itibarla taşınmazın ne şekilde kullanıldığı ve kiraya verilip verilmeyeceği kiraya verilecekse ne olarak kiralanacağı ve kira gelirine ilişkin var ise çevresindeki taşınmazlara ait emsal kira sözleşmeleri de getirtilerek elde edilecek kiranın somut bulgularla tespit edilmesi gerektiğinden, davacı tarafa, var ise çevredeki boş arsalara ilişkin emsal kira sözleşmelerini ibraz etmesi için süre verilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken gerekli inceleme ve araştırmalar yapılıp deliller toplanmadan denetime elverişli olmayan ve soyut şekilde düzenlenen bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve el atma tazminatı ile ecrimisilin davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriBir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedel ile ecrimisilin düşük olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin ve ecrimisilin tahsili hususundadır.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına...” karar verilmiştir.3. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;A. Davalı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,B. İhbar Olunan ... Vekilinin Temyizi Yönünden;İhbar olunan vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE,C. Bir Kısım Davacılar Vekilinin Temyizi Yönünden;Bir kısım davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı idareden ve ihbar olunan Vakıflar Genel Müdürlüğünden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, davacı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.