Anahtar kelimeler: Yidk Bam İbareli Fikri Başkan Sinaî Sınaî Katip Haklar Layihalar

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ20. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUKMAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI ...DAVANIN KONUSU
: YİDK Kararının İptaliTaraflar arasında görülen davada ANkara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2022 tarih ve 2022/6 E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ██████████ sayılı ve “...” ibareli başvurusunun, davalı Şirketin itirazı sonucu, tescili istenen 30 sınıf “şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler," malları bakımından dava konusu YİDK kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile davalı Şirketin redde mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, redde mesnet markaların "... ..." ibaresinden oluştuğunu, markalarda yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu ve herkesin kullanımına açık olduğunu, "..." ibareli birçok tescilli markanın bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2021-M-8795 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili işlemlerine devam edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.Diğer davalı vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında başvuru kapsamından çıkarılan mallar bakımından iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde redde mesnet markaların ayırt ediciliğinin zedeleneceğini, savunarak, davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamına benzerlik bulunduğunu, zira “...” ibaresinin belirli bir ayırt ediciliğe ulaşmış olması, çekişme konusu ürünlerin üreticileri tarafından aynı marka altında sıklıkla farklı atıştırmalık ürünlerin de üretilmesi, “...” ibaresi tek başına her ne kadar yüksek derecede ayırt edici olmasa da, davalının “.../...” markalarına aşina olan aralarında çocukların da bulunduğu tüketicilerin bir kısmı dahi olsa, aynı raflarda ve üzerinde etraflıca düşünmeksizin karar verdiği ürünler üzerinde “...” ibaresini görmesi halinde, davalı markalarını anımsayabileceği, aynı seriden olduğunu düşünülebileceği, Yargıtay’ın yerleşik kararlarına belirtildiği üzere, ilgili tüketicinin bir kısmı bakımından dahi karıştırma tehlikesinden bahsedilmesinin, iltibas değerlendirmesi bakımından yeterli olması, “...” ibaresinin, özellikle çekişme konusu emtialar bakımından markaya radikal bir farklılık katmaması karşısında taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, başvuru kapsamında çıkarılan mallar yönünden tarafların markaları arasında emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, davalı yanın, “...” ibaresini, 30. sınıfında yer alan “...” emtiasında uzun yıllardır yoğun şekilde kullandığı, bu marka altında üretilen ürünlerin yurt içi ve yurt dışına pazarlandığı, markanın tanıtılması için çok sayıda firma ile reklam anlaşmaları yapıldığı ve nihayetten davalı tarafından sunulan evvelce görülmüş yargılamalarda, anılan ibarenin tanınmış marka olarak tespit edildiği, bununla birlikte davaya konu ürünler arasında “...” emtiasının bulunmaması, davalının tek başına “...” ibaresine tanınmışlık kattığı yönünde delil bulunmaması, anılan ibarenin yaratım bir ibare de olmaması karşısında davalıya ait tanınmış markaların ayırt ediciliğinin düşebileceği yahut marka itibarından haksız şekilde yararlanılabileceğine ilişkin olarak kanaat oluşmadığından, SMK 6/5. madde bağlamında tescil engelinden bahsedilemeyeceği, redde mesnet "..." ibareli markanın tanınmışlığının SMK 6/1. madde anlamında iltibası artıran bir hal olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, davalı Şirketin sadece "..." ibaresinden oluşan markasının bulunmadığını, davalı Şirketin markalarını "..." tanınmış markası ile birlikte kullandığını, davalı Şirketin "..." ibareli tanınmış markasının bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, anılan ibareli birçok tescilli markanın bulunduğunu, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliği sağlandığını, benzer bir uyuşmazlıkta "... ..." ibaresinin davalı Şirketin "..." ibareli markaları ile benzer olmadığının kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE
: Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemlerine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun kısmen reddedildiği uyuşmazlık konusu 30 sınıf mallar redde mesnet markalar kapsamında yer aldığı gibi marka işaretlerinin de SMK'nın 6/1 maddesi anlamında da benzer olduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ████████-█████████ E/K, █████████-█████████ E/K, ██████████-██████████ E/K, █████████-█████████ E/K sayılı ilamlarında da "..... ..." ibarelerinin davalı Şirketin "..." ibareli markaları ile benzer olduğunun kabul edildiğianlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Başkan...Üye...Üye...Katip...-