Anahtar kelimeler: Zmms Bam Karşiyaka Karşıyaka Rücuen Yazim Poliçesinden Etkili Şirkete Sonuca

T.C.

İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen )
DAVA TARİHİ
: █████/2021
BAM KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.05.2019 tarihinde müvekkili şirkete ZMMS ile sigortalı ... plakalı aracın trafikte seyir halinde iken ... sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde maddi hasarlı ve ölümlü/yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde motosiklet sürücüsü ...'in vefat ettiğini, iş bu kazanın oluşumuna, müvekkili şirkete sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün asli kusuru ile sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, araç sürücüsünün kusurlu olmasının yanında aynı zamanda olay yerini terk ettiğini, kaza neticesinde vefat eden ...'in annesi ... ve babası ...'in tazminat talebi için müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından tazminat bedeli olarak ... ve ... için toplamda13.06.2019 tarihinde 23.055,31-TL ödeme yapıldığını, ancak ... ve ...'in, Sigorta Tahkim Komisyonu'na müracaatta bulunduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2019.E.88991 başvuru ve ██████████ karar sayılı ilamı ile Bergama İcra Müdürlüğü'nün █████████E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, ayrıca iş bu takipten dolayı Bergama İcra Müdürlüğü'nün █████████.E sayılı dosyasına 98.793,89-TL ödeme yapıldığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B-4 Maddesi'nde sigortalısına rücu edebileceği haller sayıldığını, sürücünün kaza mahallini terk etmesi nedeniyle, Sigorta Genel Şartları gereğince, sigortacının hak sahiplerine ödediği tazminatı, sigortalıstna rücu edebileceği, açıklanan nedenlerle, Aliağa İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ve Aliağa İcra Müdürlüğü'nün █████████.E sayılı dosyalarına borçlu tarafından yapılan itiraz haksız olduğundan, itirazların iptali ile takiplerin devamına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket araç sürücüsünün olay mahallini terk etmediği, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın çekici olduğunu, trafik kazasının kontrolsüz kavşakta meydana geldiğini, müvekkili şirketin çekici-tir sürücüsü ...'nün kavşağa gelmeden önce hızını iyice yavaşlattığını, kavşak içinde başkaca bir araç olmaması sebebiyle kavşak içine girdiğini, geçişini tamamlamak üzere iken sağdan gelen ve hızla kavşak içine giren motosiklet sürücüsünün motosikletini kaydırarak devirdiğini, motosikletten ayrılarak kafasını çekicinin sağ arka lastik ve jant kısmına çarptığını, kaza esnasında çekicinin römorkunun moloz yüklü olduğunu, aracın hızının saatte 20 km civarında olduğunu, çekicinin motosikletle çarpışması ya da motosiklet sürücüsünün çekicinin altında kalması, ezilmesi gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, motosiklet sürücüsünün kafasını çarptığı noktanın, müvekkiline ait çekicinin kör noktasında kaldığını, zira çarpma noktasının çekicinin sağ arka lastik ve jant kısmı olduğu, müvekkili şirket sürücüsü ...' nün motosiklet sürücüsünün kayarak kafasını çekicinin jantına çarptığını görmediğini, kazayı fark etmediğini, kavşaktaki geçişini tamamlayarak aynı hızla yoluna devam ettiğini, akabinde sürücü ...' nün taşıdığı moloz yükünü ... Mahallesi'nde bulunan boşaltma noktasına boşalttığını, tekrar moloz yüklemek üzere yükleme alanına gittiği esnada görevli jandarma memurlarının kendisini durdurmak suretiyle ... mahallesi kavşağında kazaya karıştığını söyleyerek ifadesini almak üzere onu karakola götürdüklerini, sürücünün bir kaza olduğunu fark etmemesi sebebiyle, olay mahallini terk ettiğinden bahsedilemeyeceğini, müvekkili şirket araç sürücüsünün kaza mahallini terk etmesini gerektirecek herhangi bir durum olmadığını, sürücünün kaza anında alkollü ya da ehliyetsiz olmadığını kazadan 45 dakika kadar sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı, alınan alkol raporu ile de sabit olduğunu, kaza öncesine, kaza anına ve kazadan sonrasını gösterir mobese kayıtlarının mevcut olduğu, bu video görüntülerinin CD'ye yüklü olarak kaza ile ilgili ceza davasının görüldüğü Bergama 3.Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında mevcut olduğunu, bu kayıtların incelenmesi halinde kaza anına, çarpma noktasına, motosiklet sürücüsünün kör noktada kaldığına, müvekkili şirket sürücüsünün bu sebeple kazanın gerçekleştiğini fark etmediğine, dolayısıyla olay mahallini terk etmediğine dair savunmalarının doğru olduğunun ortaya çıkacağını, kazada asli kusurun müvekkili şirketin sürücüsünde olduğuna dair iddianın yerinde olmadığını, savunmaları saklı kalmak üzere; davacı ... şirketinin bir'an için müvekkili şirkete rücu edebileceğinin kabul edilmesi halinde dahi sigorta şirketinin kusur oranlarına göre rücu edilebileceğini, bu sebeple kusur durumuna ve kusur oranlarına ilişkin olarak rapor alınmasını talep ettiklerini, kazaya motosiklet sürücüsünün aşırı hızla araç kullanması, dalgınlığı, çarpma anına kadar fren tedbirine başvurmamasının yol açtığını, ölümüne ise motosiklet kullanırken kullanılması zorunlu kask ve dizlik gibi koruyucu ekipman takmamasının yol açtığını, motosiklet sürücüsünün kask takmadığının CD görüntüleriyle sabit olduğunu, davacı ... şirketinin kendisinin kusuruyla 34.445,04 TL artmasına sebep olduğu, bu miktardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığı, dava dilekçesine göre davacı ... şirketinin ölenin anne ve babasına yaptığı ödemenin eksik olması nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonu'na müracaatedilmesi nedeniyle 98.793,89-TL daha ödeme yaptığı, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kararı incelendiğinde 98.793,89-TL olarak yapılan ikinci ödemenin 64.348,85-TL'sinin asıl alacak, 34.445,04-TL'sinin ise avukatlık ücreti, icra masrafı, harçlar, faiz ve ferilerden oluştuğu, bu miktarın da müvekkili şirketten rücu talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığı belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR
:
Mahkemece; "...Davacının, 31.05.2018-2019 tarihleri arasında geçerli süre için ZMMS poliçesi ile sigortaladığı, davalıya ait ... plakalı aracın █████/2019 tarihinde ... kullanımında iken dava dışı sürücü ...'in kullanımında olan motosiklet ile çarpışması sonucu ölümlü trafik kazasının gerçekleştiği, davacının sigortaladığı ... plakalı aracın sürücüsü ...' nün olay yerinden kaçtığı Bergama 3 . Asliye Ceza Mahkemesi kararı ve tüm dosya kapsamı ile sabit olmakla, davacının sigortaladığı davalıya ait aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde ana etken olduğu aktüerya bilirkişisi raporuna göre davacı tarafça kazada vefat eden dava dışı ...'in desteğinden yoksun kalan anne ve babasına 13.06.2019 tarihinde 23.055,31.-TL ödendiği, bu bedelin zararlarını karşılamadığı iddiası ile motorsiklet sürücüsü dava dışı ...'in desteğinden yoksun kalan anne ve baba için Sigorta Tahkim Komisyonunun 2019.E.88991 başvuru K-██████████ sayılı ilamı ile “ kazada % 75 kusur, müteveffanın % 20 müterafik kusuru dikkate alınarak ve ilk yapılan ödemenin de güncelleştirilmiş değerinin mahsubu ile neticeten Anne ... için 38.359,07 TL sının 13.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile Baba ... için 25.989,78 TL sının 13.06.2019 tarihinden itibâren işleyecek yasal faizi ile ve 798,55 TL yargılama gideri ve 5.753 TL anne ... için VÜ ve 3.898 TL baba ... için VÜ ödenmesine hükmedildiği " iş bu ilamın Bergama İcra Müdürlüğünün █████████E sayılı dosyasına konu edilmesi ile icra dosyasına, 06.08.2020 tarihinde 98.793,89.-TL sı ödendiği, itirazın iptaline konu edilen Aliağa İcra Müdürlüğü'nün █████████ E ve █████████ Esas sayılı dosyalarında talep edilen faiz miktarlarının davalı lehine olduğu, davalı araç malikinin araç sürücüsünün olay yerini terk etmesini zorunlu bir nedene ilişkin olduğunu (korku, panik, hayat sağlığı ve hastaneye müracaat için) olduğunu ispat edemediği böylece davacının davalıya rücu hakkının bulunduğu..." gerekçesiyle "...Davanın kabulü ile, davalının Aliağa İcra Müdürlüğü'nün █████████ E ve █████████ Esas sayılı dosyalarına yapmış olduğu itirazın iptali ile takiplerin aynı şart ve koşullar altında devamına..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas yapılan ceza dosyasının bekletici mesele yapılması, mahkemenin usul ve yasaya uygun olarak sunulan mazeret dilekçelerini kabul etmeyerek hüküm kurması, Anayasanın 36.maddesinde belirtilen hak arama özgürlüğünün ihlali mahiyetinde olup kararın kaldırılmasını, mahkemece hükme esas alınan Bergama 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasından verilen karara, karardaki değerlendirmelere davalı tarafça itiraz edildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, ceza dosyasının sonucu beklenmeden, doğrudan ceza hakiminin sürücünün kaza mahallinin terk etmesi ile ilgil şahsi değerlendirmelerini esas alarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ceza dosyasında mevcut kaza anı CD görüntüleri ve ... ve ... imzalı jandarma krokisi incelendiğinde de görüleceği üzere maktulün, kaza mahalline yaklaşırken kayarak düştüğünü ve motosikletinden ayrılarak öne fırladığını ve kayarak müvekkilin kullandığı çekicinin jantına kafasını çarptığını, maktul sürücü tırın kör noktasında kaldığından müvekkili şirket araç sürücüsü maktulün kafasını tırın jantına çarptığını görmediğini, müvekkili şirket araç sürücüsü ... kaza yaptığının dahi farkında olmadığını, bu durum ceza dosyasındaki trafik bilirkişi raporunda "sürücü kusurlarının irdelenmesi" başlıklı kısımda yazılı olduğunu, kaza, motosikletle tırın çarpışması ya da müvekkili şirket araç sürücüsünün kullandığı tırın, maktulü çiğnemesi şeklinde gerçekleşmediğini, müvekkili şirket araç sürücüsü ..., kavşağa giriş esnasında sağdan gelen motosikleti hiç görmediğini, sürücü ...'in, kazanın, maktulün kafasının janta çarptığının farkında olmadığını, bu sebeple aracını sürmeye devam ettiğini ve ilerlediğini, kardeşinin araması sırasında da tırının kazaya karıştığının farkında olmadığından kazayı soran kardeşine, kazayı görmediğini söylediğini, gerek ceza dosyasında gerekse mahkeme dosyasında yargılama esnasında kaza anına dair CD görüntülerinin incelenmediğini, görüntüler incelenecek olursa sürücü ...'in kazayı fark ettiğine dair herhangi bir emare dahi bulunmadığının tespit edileceğini, sürücü ... kaza yaptığının dahi farkında olmadığından, kaza anında ve sonrasında, aynı hızda, yaklaşık 10-20 km hızda kavşaktan ayrılarak yoluna devam ettiğini, dosyanın ele alınarak, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek maktulün kusur durumuna dair itirazlarını karşılar ve maktulün kaza anında, sanık tır sürücüsünün kör noktasında kalıp kalmadığı hususunda, mümkünse simülasyon yapılmak suretiyle kaza anının canlandırılması suretiyle itirazlarını karşılar ayrıntılı rapor aldırılması gerektiğini, rücu talebinde bulunulan miktarın 34.445,04-TL'lik kısmının zarar görenlere eksik ödeme yapılması sonucu açılan Sigorta Tahkim Komisyonu kararından kaynaklı avukatlık ücreti, icra masrafı, harçlar, faiz ve ferilerden ibaret olduğunu, davacı ..., kaza sebebiyle zarar görenlerin tazminat alacaklarını eksik hesapladığını, bu sebeple kendisine karşı Sigorta Tahkim Komisyonu'nda dava açılmasına yol açtığını, izah edilen nedenlerle öncelikle tehir-i icra kararı verilmesini, duruşmalı olarak yapılacak inceleme sonucu kararın bozularak kaldırılmasını yargılama sonucu davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilere destekten yoksun kalma tazminatı ödeyen trafik sigortacısının olay yeri terk nedenine dayanarak ödediği tazminatın davalı sigortalıdan rücuen tahsili için başlattığı icra takiplerine vaki itirazın itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
1-Davacı taraf, davalı sigortalıya ait ve trafik poliçesi ile sigortalanan çekicinin 13.05.2019 tarihinde motosiklet ile karıştığı trafik kazasında ölen motosiklet sürücüsünün anne ve babasına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının, çekici sürücüsünün kaza yerini terk ettiğini iddia ederek davalı sigortalıdan rücuen tahsilini talep ettiği, davalı sigortalının ise kendisine ait çekiciyi kullanan dava dışı sürücünün motosiklete çarptığını ve kazaya karıştığını fark etmediğini, motosikletin çekicinin kör noktasında kaldığını ve kazanın gerçekleşme şekli itibariyle çekici sürücüsünün motosikleti ve sürücüsünü fark etme imkanının bulunmadığını, dolayısıyla kazaya karıştığını fark etmeyen çekici sürücüsünün olay yerini terk etmediğini, rücu koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı sigortalıya ait çekiciyi kullanan dava dışı sürücünün zorunlu nedenler olmadan kaza yerini bilerek terk edip etmediği, rücu koşullarının oluşup oluşmadığı, kazaya karışan sürücülerin kusurlarının ve dava dışı müteveffa motosiklet sürücüsünün kask takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, sigorta tahkim yargılama giderlerinden davalı sigortalının sorumlu tutulup tutulamayacağı, icra takiplerinde talep edilen işlemiş faizden davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
3-Dava konusu kazaya ilişkin olarak Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı dosyasında, davalı sigortalıya ait çekiciyi kullanan sanık sürücü ...'nün, motosiklet sürücüsü ...'in taksirle ölümüne neden olan suçundan yapılan yargılama sırasında, keşfen trafik bilirkişiden alınan kusur raporunda sanık sürücünün asli, motosiklet sürücüsünün alt düzeyde tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, trafik polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında da kusur dağılımının aynı olduğu, mahkemece motosiklet sürücüsünün, solundan aniden ve kontrolsüz şekilde karşısına çıkan ve şeridini kapatan çekiciye çarpmamak için fren yaptığı, durmak için çaba göstermesine rağmen kamyona çarpmadan kısa süre önce sağına yatarak, kamyonun altına girdiği, sanığın yoluna devam ettiği ve olay yerini terk ettiği, peş peşe seyreden çekici sürücülerinin hızlı oldukları, sanığın hızını azaltmadan kavşağa seyir hızıyla girdiği, geçiş önceliği bulunan motosiklete yol vermediği, kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılmasına, kaza sonrasında durmadığı, kardeşi olan tanığın kendisini arayıp kazayı haber vermesine rağmen olaya kayıtsız kaldığından hareketle de takdiri indirimlerin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, kararın sanık müdafi ve katılan vekili tarafından istinaf edildiği, Uyap sisteminden yapılan incelemede İzmir BAM 19. CD'nin █████/2022 tarihli, ████████ esas- █████████ karar sayılı kararı ile tarafların istinaf itirazlarının kesin olmak üzere esastan reddine karar verildiği, mahkumiyet kararının böylelikle kesinleştiği görülmüştür.
Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda dava tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 6098 Türk Borçlar Kanununun 74..maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun “ceza hukuku ile ilişkisinde” başlıklı 74.maddesinde: “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmü yer almaktadır.
Bu açık düzenleme karşısında ceza mahkemesince verilen beraat kararı ile cezalandırmaya yönelik kararlardaki kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak öğretide ve gerekse Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. (Hukuk Genel Kurulunun 10.1.1975 gün ve ████████ E., 1975/1 K.; 23.1.1985 gün ve ███████-372 E., ███████ K.; 27.4.2011 gün ve ███████-50 E., ████████ K. sayılı ilamları).
Somut olay bakımından değerlendirme yapıldığında, aynı kazaya ilişkin Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ████████ esas, ████████ karar sayılı kararında davalı sigortalıya ait çekiciyi kullanan sürücünün haklı bir gerekçe olmaksızın ve kazayı öğrenmesine rağmen olay yerini terk ettiği yönündeki maddi olayın kabul ediliş şekline ilişkin kesinleşmiş bu tespitin, Yargıtayın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre hukuk hâkimini bağlayacağı, ceza mahkemesinde kaza yerini terk edildiğine ilişkin maddi olayın varlığı konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması da artık olanaklı değildir.(Hukuk Genel Kurulunun 27.4.2011 gün ve ███████-50 E., ████████ K. sayılı , 20.12.2017 tarihli ███████-862 esas, █████████ karar sayılı emsal kararları). Dolayısıyla, bedensel zarara neden olan trafik kazasında zorunlu haller hariç olmak üzere olay yerinin terk edilmesine ilişkin rücu koşulu gerçekleşmiş olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
4-Buradan hareketle, dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı; mahkemece hükme esas alınan trafik bilirkişi kusur raporundaki kusur dağılımı ve oranlarının kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında alınan kusur raporu ile örtüştüğü, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacı ... şirketinin ödediği destek tazminat miktarının, davalı sigortalıya ait araç sürücünün %75 oranındaki sürüş kusuruna isabet eden tutardan, dava dışı destek sürücünün kask takmaması nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması suretiyle hesaplanması nedeniyle ödenen tutarın tamamının rücuen tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı sigortalının ödenen destek tazminatı yanında davacının Sigorta Tahkim Komisyonunda verilen kararın ilamlı icraya konu edilmesi üzerine ödemek zorunda kaldığı işlemiş faiz, harç, vekalet ücreti, icra masrafı, tahsil harcı gibi tüm ferilerinden de ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olduğu anlaşılmakla HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; davalı taraftan alınması gereken 8.478,91-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.119,72-TL(nin mahsubu ile eksik kalan 6.359,19-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!