Anahtar kelimeler: Başkale Van Ecrimisil Kesinlik Şartı Sayisi Atılan Adliye Derece Bölge

MAHKEMESİ
: Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 27.10.2021KARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Başkale 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri 238.735,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.Davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.Bu nedenle; davacı lehine hükmedilen ecrimisil bedeli yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davası için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Van ili, Başkale ilçesi, Azıklı Mahallesi 117 ada 26 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından dere ıslahı çalışması yapılmaması nedeniyle sazlık haline geldiğini, bu nedenle kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan bedeli ile ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne ve kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin tespiti ile davalı idareden tahsiline ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, kamulaştırmasız el atma koşullarının gerçekleşmediğini, taşınmazın dere yatağı haline gelmesinde kusurlarının olmadığını, husumetin Maliye Hazinesi ya da Kadastro Genel Müdürlüğünde olduğunu, idari yargının görevli olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, ecrimisile hükmedilmemesi gerektiğini ve hükmedilecekse en fazla 5 yıl için verilebileceğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporundan sulu tarım arazisi olduğu anlaşılan dava konusu taşınmaza o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinde, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında, dava konusu taşınmazın konumu ve özelikleri dikkate alındığından %10 objektif değer artışı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, ancak o yörede mutad olarak ekilen münavebeli ürünleri ve münavebeye alınan ürünlerin dekar başına verim miktarları İl/İlçe Tarım Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2021 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kg.satış fiyatlarının da ilgili resmi kuruluşlardan sorularak dava konusu taşınmaza dava tarihi olan 2021 yılı verileri esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, Tarım ve Orman Müdürlüğünden gelen TÜİK 2020 yılı verileri alınmak suretiyle yapılan hesaplamada, taşınmazın net gelirine TÜİE endeks oranları uygulanarak değer biçen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması, dava konusu taşınmazın dere yatağı haline gelen kısmının davalı idare lehine tescil edildikten sonra terkinine karar verilmesi gerekirken tescille yetinilmesi, (Yargıtay 5. HD. █████████ E.- ██████████ K. Sayılı ilamı), ecrimisil bedeline her bir dönem sonundan itibaren faiz işletilmesine karar verildiği halde, infazda tereddüt yaratacak şekilde dönem sonu tarihini ve her dönem için kabul edilen ecrimisil miktarın açıkça gösterilmemesi, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin tescil işlemleri için tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hesaplanma yapılarak belirlenen bedel üzerinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.2. İlgili Hukuk1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66 ncı maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesi.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net gelir metodu uygulanarak değer biçilmesi uygun görülmüştür.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARA. Davalı İdare Vekilinin Ecrimisile İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,B. Davalı İdare Vekilinin Kamulaştırmasız El Atmaya Dayanan Tazminatına İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.