Anahtar kelimeler: Nazım Ölçekli Meclisi Teklifinin Kısmına Sürülerek Altinci Büyükşehir Planı İli
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No
: ████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1-... 2- ... 3- ...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ
: ... İli, ... İlçesi, ... ada ... ve ... sayılı parseller ile ... ve ... sayılı parsellerin bir kısmına yönelik 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı ... Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Plan genelinde K1 ve K2 konut alanları planlanmışken davaya konu taşınmazların K3 olarak planlanmasının konut bölgeleme dağılımı açısından plan mantığına uygun olmadığı, gerekçesi ve teknik bir açıklama bulunmadan yapılan planlamanın eşitlik ilkesine, şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine aykırı olduğu, davacının talebinin ise belirtilen ilkelere uygun olduğu sonucuna varıldığından temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih ve E:... K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X)
:Dava dosyasının incelenmesinden; 25.04.2012 onanlı 1/5000 ölçekli ... İlçesi, ... Bölgesi Nazım İmar Planında, 250 ki/ha yoğunluklu “K3” rumuzlu konut alanında kalan ... ada ... sayılı parseller ile ... ada ... ve ... sayılı parsellerin bir kısmı ve bir kısım tescil dışı alanın 450 ki/ha yoğunluklu "K1" rumuzlu "konut alanı" olarak düzenlenmesine yönelik davacılar tarafından hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği teklifinin ... tarihli, ... sayılı ... Büyükşehir Belediye Meclisi kararı ile reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosyada mevcut bulunan imar planı paftaları, bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte incelenmesinden; davaya konu taşınmazları kapsayan meri 1/5000 ölçekli ... İlçesi, ... Bölgesi Nazım İmar Planı dahilinde Konut Alanları başlığı altında; “K1 - K2 - K3 rumuzlu konut alanları” gösterimlerinin bulunduğu, imar planı paftası genelinde K1 rumuzlu konut alanlarının varlığının diğerlerine oranla çok daha fazla alanda tanımlandığı, yine yer yer K2 rumuzlu konut alanlarının bulunduğu ancak plan genelinde K3 rumuzlu konut alanının ise biri davaya konu taşınmazları kapsayan küçük bir alanda olmak üzere dağınık şekilde sadece 3 bölgede yer aldığı, K3 rumuzlu konut alanının ve bu alandaki yoğunluk değerlerinin belirlenmesi ve mekansal kurgu içerisindeki konumuna ilişkin olarak dava dosyası içerisinde teknik gerekçelere rastlanılmadığı, plan genelinde K1 ve K2 olarak tanımlı alt bölgelerin net ve açık bir şekilde okunacak şekilde planlandığı, davaya konu taşınmazların da içinde yer aldığı K3 rumuzlu alanın konut bölgeleme dağılımı açısından plan mozaiğine uyumlu olmadığı ve bu durumun bilirkişi raporunda da tespit edildiği görülmekle beraber bilirkişi heyetince, davaya konusu taşınmazların bulunduğu ve K3 olarak belirlenen alanın bir kısmının K1 rumuzlu konut alanı olarak düzenlenmesi sonucunda K3 rumuzlu konut alanında kalan komşu parsellerde bir değişiklik olmaması durumunda yine plan mozağine uyumsuzluğun devam edeceği bu nedenle parsellerin bulunduğu K3 rumuzlu konut alanının bütününde yapılacak bir değişikliğin şehircilik ilkeleri bağlamında anlam kazanacağı tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği, belirtilen gerekçelerle İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda karar verildiği, İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun da İdari Dava Dairesince reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davaya konu taşınmazın bulunduğu imar adasında K1-K2-K3 rumuzlu konut alanı olmak üzere üç farklı yapılaşma koşulunun öngörüldüğü, hatta içerisinde davacı taşınmazlarının da bulunduğu imar adasının 15 metrelik imar yoluna cepheli kısmında davacı taşınmazı ile bir kısım taşınmazların K3 rumuzlu, geri kalan taşınmazların ise K2 ve K3 rumuzlu konut alanı olmak üzere üç farklı yapılaşma koşulu öngörüldüğü aynı imar yoluna cepheli, mevcut mülkiyet dokusu ve yapılaşma durumu benzer olan, aynı doğal verilere tabi olan aynı imar adalarında kendi içerisinde farklı yoğunluk ve yapı yüksekliği kararlarının öngörüldüğü ve bu belirlemenin herhangi bir veri esas alınmadan yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, plan genelinde K1 ve K2 konut alanları planlanmışken davaya konu taşınmazların K3 olarak planlanmasının konut bölgeleme dağılımı açısından plan mantığına uygun olmadığı, gerekçesi ve teknik bir açıklama bulunmadan yapılan planlamanın eşitlik ilkesine, şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine aykırı olduğu, davacının talebinin ise belirtilen ilkelere uygun olduğu sonucuna varıldığından davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile Dairemizin çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!