Anahtar kelimeler: Batı Kesinlik Şartı Eksiklikleri Ankara Sayisi Atılan Adliye Derece Bölge
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ Esas, ███████ Karar
    DAVA TARİHİ
    : 12.01.2022
    KARAR
    : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ Esas, ████████ Karar
    Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..., ... Mahallesi, 47754 ada 2 parselde hissedar olduğunu, taşınmazın imar planındaki durumunun ticari rekreasyon alanına dönüştürüldüğünü, taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza hukuken veya fiilen bir el atmanın söz konusu olmadığını, taşınmazın Etimesgut Belediye Başkanlığı tarafından onaylanan 1312-6581 numaralı parselasyon planında "teknik alt yapı sahası" olarak ayrıldığını, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin █████████ sayılı kararı ile onaylanan ... Planı değişikliği ile taşınmazın hem bölge halkının rekreatif ihtiyaçlarını karşılamak hem de mülk sahiplerince özel amaçlı kullanımına izin vermek amacıyla kullanım kararının "Ticari Rekreasyon Alanı" olarak belirlendiğini, uygulama imar planı değişikliğinin de 12.09.█████████ sayılı karar ile onaylandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar planında ticari rekreasyon alanında kaldığını ve kamu ortaklık payı parseli olduğunu, belediyelerin sosyal donatı alanlarını imar planları yapılırken düzenlemek zorunda olduğunu, taşınmaza fiilen el atılmadığını, dava konusu taşınmazdaki yapıların 06.07.2022 tarihli ve █████ sayılı karar ile başka bir alana taşınmasına karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergiye esas değerleri de kıyaslanmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5.maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrasında “Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” düzenlemesi yapıldığı, kanun koyucu tarafından daha önce 09.11.1956 ile 04.11.1983 tarihleri arasındaki fiili el atmalarda maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin 6487 sayılı Kanun değişikliği ile kabul edildiği belirtilerek, bu kanun halen yürürlükte olduğundan 7421 sayılı Kanun'un 5.inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen 4.maddesinin 3.fıkrasında kabul edilen hükümle 04.11.1983 tarihinden sonra yapılan fiili el atmalarda da maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin amaçlandığının kabulü gerekeceği ve harca ilişkin özel bir düzenleme olduğu ve bu özel kanun hükmünün öncelikle uygulanması gerektiğinden harca yönelik düzenleme usul hükümlerine ilişkin olduğundan derhal uygulanması gerektiği gibi kamu düzenine ilişkin olduğundan resen dikkate alınması gerektiği de gözetilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili el atmanın bulunmadığını, idarece dolmuş durağının kaldırıldığını, dava konusu taşınmazın teknik altyapı (sedde) alanı olarak planlandığını, ASKİ Genel Müdürlüğünce ihtiyaç duyulmadığından imar planındaki kullanımının değiştirilmesinin istenmesi üzerine ticari rekreasyon alanı olarak ayrıldığını, taşınmazın maliklerinin tasarrufuna bırakıldığını, davacı tarafından yapılaşma hakkının kullanabileceğini, benzer dosyalarda davacılar tarafından yapılan bireysel başvuruların Anayasa Mahkemesince kabul görmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
    2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... Usulü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
    3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
    4. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi.
    3. Değerlendirme
    1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    4. Buna karşın Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrasında “Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” düzenlemesi ile 04.11.1983 tarihinden sonra yapılan fiili el atmalarda da maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin amaçlandığının kabulü gerektiğinden bahsedilmiş ise de 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
    5. Dosyada mevcut fen bilirkişi bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın içerisinden asfalt yol geçirildiği, dolmuşların taşınmaza giriş çıkış yaptıkları ve araçları park ettiklerini, dolmuş durağına ait prefabrik yapı ve etrafında beton üstü fayans kaplama ile durak önünde beton saha ve üzerinde yer alan kamelyaların bulunduğunun tespit edildiği, söz konusu yapıların Ankara Ulaşım Koordinasyon Merkezi Genel Kurulunun 14.02.2013 tarihli ve ███████ sayılı kararına istinaden Ulus-Etimesgut-Elvankent hattı minibüslerin güzergahının son durağı olması nedeniyle yapıldığı, bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşıldığına göre nispi harca hükmedilmesi gerekirken harcın maktu alınması doğru değildir.
    6. Dava konusu taşınmaz tapuda Elvanköyü Mahallesinde kayıtlı olduğu hâlde, infazda tereddüt uyandıracak şekilde hükümde ... Mahallesi olarak gösterilmesi bozmayı gerektirir.
    Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
    2. Kamu düzeni uyarınca resen yapılan incelemede Bölge Adliye Mahkemesi kararının
    a) (A) bendinin (2) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Alınması gereken 53.650,70 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça ikmal edilmiş olan 80,70 TL peşin harç ile 13.397,30 TL ıslah harcı toplamı 13.478 TL'nin mahsubu ile bakiye 40.172,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 80,70 TL peşin harç ve 13.397,30 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin yazılması,
    b) (A) bendinin (1) numaralı alt bendindeki “... Mahallesi” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “Elvanköyü Mahallesi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!