Anahtar kelimeler: Satımıdevrikiralanması Beylikdüzü Hasılat Hasılatının Evraktan Pazar Sinin Kıymetli Yapım Akdedilmiş

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: ███████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024 ara kararNUMARASI
: ████████ E.DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA DİLEKÇESİ
: Davacı vekili tarafından sunulan █████/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinde özetle; Müvekkili ile üçüncü kişi ... arasında akdedilmiş olunan 22.06.2018 tarihli Hizmet ve İnşaat Yapım Karşılığı Hasılat Paylaşım Sözleşmesi kapsamında Beylikdüzü Belediyesi sınırları içerisinde yapılacak olan pazar yerlerinin satımı/devri/kiralanması karşılığında elde edilecek hasılatının %50'sinin mal sahibine % 50 sinin ise müvekkili müteahhide ait olacak şekilde kararlaştırıldığını, ...'nın bu sözleşmeler ile elde ettiği üst hakkını ... A.Ş.'ye devrettiğini, devir karşılığında ...'nın hiçbir bedel almadan müvekkili ve müvekkiline ait şirket arasında imzalanan 22.06.2018 tarihli Hizmet ve İnşaat Karşılığı Hasılat Paylaşım Sözleşmesine ... şirketini dahil ettiği sözleşmeden kaynaklı alacaklarını bu şirket tarafından yürüttüğünü, sözleşmeden kaynaklı tüm işlemler ve tahsilatların ... şirketi tarafından yapıldığını, firmanın görünürde yetkilisinin ...'nın imam nikahlı eşi davalı ... olduğunu, ... A.Ş ve dava dışı ... tarafından müvekkili şirkete fesih bildirimi gönderildiğini, ...'un yetkilisi olduğu ..., Tic. İnş. San. Ve Dan. A.Ş şirketi daha önce ... tarafından ... Taahhüt Restorasyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adı altında kurulduğunu, daha sonraki süreçte şirket hisseleri davalı ...'a devredildiğini ve şirketin isminin ... Tic. İnş. San. Ve Dan. A.Ş. olarak değiştirildiğini, resmiyette her ne kadar gerçek bir devir gibi gözükse de işbu devir ...'nın şahsi malvarlığı ile şirketi birbirinden ayrı tutmak amacıyla alacaklılarını aldatmak ve mal kaçırmak suretiyle yapıldığını, Müvekkili ile davalı ...'un ortak iş yaptıkları dönemde müvekkilinin, davalıdan 200.000 USD borç aldığını, borca karşılık olarak da 250.000 USD lik çift senet davalıya teminat olarak verdiğini, davalının ise borcun müvekkili tarafından ödendiğinde bu senetleri müvekkiline iade edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin senetleri davalıdan almak istediğini, davalının senedi iade etmeyerek iyi niyet kurallarına aykırı olacak şekilde müvekkili aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, bu nedenlerden dolayı; müvekkilinin ekonomik imkanlarının yetersiz olması sebeplerinden ötürü teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, icra takibinin davanın kesinleşmesine kadar durdurulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.MAHKEME KARARI; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarihli ████████ E sayılı kararıyla; " Somut durumda, davacı vekili tarafından davanın kesinleşmesine kadar icra dosyasının teminatsız tedbiren durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş olmakla, dava dilekçesinde ileri sürülen iddia ve delillere göre HMK 390/3 maddesi gereğince yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğinden ve icra takibinin eldeki menfi tespit davasından önce açılmış olması nedeniyle İİK 72/3 maddesi gereğince takibin durdurulması mümkün olmadığından" Davacı tarafın talebe konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin durdurulmasına yönelik İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE, karar verilmiştir.İSTİNAF BAŞVURUSU; Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, dava dilekçesinde bahsedildiği üzere müvekkili ile davalı ...'un ortak iş yaptıkları dönemde müvekkilinin, davalıdan 200.000 USD borç aldığını, bu borca karşılık olarak da 250.000 USD lik çift senedin davalıya teminat olarak verildiğini, yani toplamda 500.000 USD'lik teminat niteliğinde senetlerin verildiğini, davalının ise borç müvekkil tarafından ödendiğinde bu senetleri müvekkile iade edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin işbu borcu ödediğinde senetleri davalıdan almak istediğini, fakat davalının müvekkiline tüm senetlerin iade edildiğine dair 20.04.2021 tarihli ıslak imzalı makbuz vermesine rağmen dava konusu senedi müvekkile iade etmeyerek iyi niyet kurallarına aykırı olacak şekilde müvekkili aleyhinde icra takibi başlattığını, belgeden anlaşıldığı üzere senetlerin orijinallerinin değil çoğaltılmış suretlerinin müvekkiline iade edildiğini, hırsızlık ve dolandırıcılık suçundan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı █████████ Soruşturma dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, takipsizlik kararı verilmesi üzerine itiraz ettiklerini, Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin █████████ Değişik İş Dosyasında itirazlarının kabul edilerek soruşturmanın genişletildiğini, müvekkiline senetlerin iade edildiğine ait ıslak imzalı belge verildiğini ancak senetlerin teslim edilmediğini, bunlardan birinin ihtiyati haciz kararı alınarak takibe konulduğunu, müvekkilinin 9.000.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, menfi tespit davası açıldığını, müvekkili aleyhine dört ayrı takip bulunduğunu, takibe konu senedin müvekkilinin bilgisi haricinde doldurulmuş bir senet olduğunu, senedin düzenleme yeri, tarihi ve vade tarihinde tahrifat yapıldığını, HMK 209. Madde kapsamında da tedbir kararı verilmesi gerektiğini, öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulması, mümkün değilse satışların durdurulması, bu da mümkün değilse icra dosyasında tahsil edilecek meblağın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesine cevabında; davanın menfi tespit davası olduğunu, icra takibinden sonra açıldığını, takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, davaya konu senedin ön yüzünde bedelin nakden alındığının yazılı olduğunu, davacı-borçluya verilen nakit borca karşılık dava konusu ve diğer kambiyo senetleri düzenlenerek müvekkiline verildiğini, davaya konu senet dışında davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Es. Sayılı dosyasında 05.10.2023 düzenleme tarihli 04.01.2024 vade tarihli 690.000-TL bedelli kambiyo senedi ile ilgili icra takibi başlatıldığını, söz konusu senet borcunun, davacı borçlular tarafından ilgili icra dosyasına herhangi bir dava açılmadan ve ihtirazi kayıt sunulmadan ödendiğini, yine davacı aleyhinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Es., İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Es, davacının haklılığını yaklaşık ispat düzeyinde yerine getiremediğini, TTK'nın 792. maddesi gereğince, davalının müvekkilinin dava konusu senetleri kötü niyetli olarak ele geçirdiğini veya ağır kusurunun bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, davalının senedi edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü bulunmadığını (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Esas No:██████████- Karar No:██████████ Karar Tarihi. 23.12.2014), davacı-borçlu tarafından, dava konusu senet borcunun ödendiğine dair bir iddiası varsa İİK 169/a hükmü gereğince (borcun sona erdiğini, borcun itfa ve ihmal edildiğini) ancak yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiğini, kambiyo senetlerinde açığa imzanın mümkün olduğunu, davacı tarafça █████/2021 tarihli makbuz dosyaya sunulmuşsa da; dava konusu senedin düzenleme tarihinden önce düzenlenen ve hangi borca istinaden verildiği belli olmayan ve senetteki borcun ödendiğine dayanak teşkil etmeyecek nitelikte evrakın dikkate alınamayacağını, ayrıca "tüm senetlerin ödendiği, borcunun kalmadığı ve tüm senetlerin iade edildiğine" dair █████/2021 tarihli makbuzda dava konusu senede ilişkin açık bir ifade bulunmadığını, makbuzun senetten 2 yıl öncesine ait olduğunu beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE; Dava icra takibinden sonra açılan ve bonoya dayalı olan menfi tespit davasıdır. Davacı vekilinin dava dilekçesinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ve takibe konu bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ve teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kaydının incelenmesinde; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine, █████/2023 tanzim, █████/2024 vade tarihli 80.000 USD bedelli bonoya dayalı olarak █████/2024 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığı, senedin keşidecisinin davacı ..., alacaklısının davalı ... olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça senedin müvekkilinin bilgisi haricinde doldurulmuş bir senet olduğu, senedin düzenleme yeri, tarihi ve vade tarihinde tahrifat yapıldığı, senedin ödendiğine dair makbuz verilmesine rağmen senet aslının iade edilmediği, fotokopilerinin iade edildiği ileri sürülerek menfi tespit davası açılmıştır. Davacı tarafça davaya konu senetteki imzaya itiraz edilmediği, tanzim ve vade tarihlerinin kendisi tarafından yazılmadığı, sonradan doldurulduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.Davacı tarafça delil olarak dosyaya delil listesi ekinde █████/2021 tarihli, davalı ... imzalı ".... ...'a olan tüm senet ödemlerini yapmıştır. ...'a borcu kalmamıştır. Tüm senetler ...'ya iade edilmiştir." yazılı belge örneği ibraz edilmiştir. Davacı tarafça sahtelik iddiasında bulunularak HMK 209. Madde gereğince takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmişse de, senedin sahte olduğu yönünde herhangi bir delil sunulmadığı gibi, dava menfi tespit davası olup öncelikle özel hüküm mahiyetinde bulunan İİK 72. Maddenin uygulanması gerekmektedir. 2004 Sayılı İİK.'nun 72. maddesinde, "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamından davacı iddialarının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek şekilde, davacının iddialarını yaklaşık olarak ispat edecek delilin bu aşamada dosya kapsamında bulunmadığı, delillerin toplanması aşamasında mahkemece her zaman tedbir koşullarının tekrar değerlendirilebileceği anlaşılmakla, mahkemece bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih ve ████████ E. sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025