Anahtar kelimeler: Esayılı Sınai Sinai Fikri Yazim Haklar Tasarım Layihalar İzmir İhlali

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: 09.03.2022
NUMARASI
: ███████ E. - ███████ K.
.BİRLEŞEN DAVA
: İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin
███████ E.sayılı dosyası
DAVANIN KONUSU
: Tasarım İhlali Olmadığının Tespiti, Maddi- Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ
: 29.01.2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: 29.01.2025
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 09.03.2022 tarih ███████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVA
: Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkilinin de ticari ilişki içerisinde bulunduğu ve ürün satımı yaptığı dava dışı firmalara 21.02.2019 tarihli bir yazı gönderilerek ███████████ sayılı ... ibareli marka tescillerine ve ██████████, ██████████ ve ██████████ sayılı endüstriyel tasarımlarından doğan haklarını ihlal eden firmalar bulunduğu, söz konusu ürünlerin taklitlerinden kaçınmaları ve ihtiyaç olan tedarikler için kendileri ile irtibata geçtiklerinde destek vermeye hazır olduklarının bildirildiğini, akabinde Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ███████ D.İş sayılı dosyası ile müvekkilinin davalının ██████████ sayılı endüstriyel tasarımından doğan hakları ihlal ettiği iddiasıyla müvekkili şirkete ait işyerinde tespit gerçekleştirildiğini, ayrıca davalı tarafından ███████ D.İş sayılı dosyada ██████████ sayılı Endüstriyel Tasarım Tescil belgesine dayanarak müvekkili aleyhine tedbir talep edildiğini; davalının dayanak gösterdiği ██████████ ve ██████████ sayılı tasarımların başvurudan çok öncesinde yurtdışı firmalar tarafından piyasaya sürüldüğünü, davalının tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını, aynı tasarım ve ürüne verilen ismin hukuka aykırı şekilde davalı tarafından marka olarak tescil ettirildiğini, davalı tarafın ██████████ sayılı tasarım için 04.11.2015 tarihinde başvuru yapıldığını ve tescil edildiğini, ancak davalı tarafından 22.04.2016 tarihinde iptal edildiğini, işbu tasarımın da davalı tarafın ██████████ ve ██████████ sayılı tasarımları ile ayırt edilemeyecek kadar aynı olduğunu, bu tasarım karşısında da ██████████ ve ██████████ sayılı tasarımların yeni ve ayırt edici olduğundan bahsedilemeyeceğini, davalı taraf adına tescilli ███████████ sayılı “...” ibareli ve ██████████ sayılı “...” ibareli markaların kötüniyetli olarak 6769 sayılı Kanunu’nun 5/C maddesine aykırı olarak tescil edilmiş olduğundan hükümsüzlüğü ile sicilden terkini gerektiğini, tanımlayıcı işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini, ancak davalının bir şekilde ... ve ... ibaresinrin tescil ettirildiğini, müvekkilinin kullanımının davalı tarafın markalarından doğan haklarını ihlal etmediğini, ... ve ... ibarelerinin ürünün adı olup marka olarak tescilinin mümkün olmadığını iddia ederek, davalı adına tescilli ██████████ ve ██████████ sayılı Endüstriyel Tasarım tescil belgelerinin yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı taraf adına tescilli ███████████ sayılı “...” ibareli ve ██████████ sayılı “...” ibareli markaların kötüniyetli olarak 6769 sayılı Kanunu’nun 5/c maddesine aykırı olarak tescil edilmiş olduğundan hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, bu talep kabul edilmediği takdirde davalı adına tescilli ███████████ sayılı ... ibareli markanın kullanılmama nedeniyle iptaline, müvekkilin kullanımının davalı tarafın ███████████ sayılı “...” ve ██████████ sayılı “...” ibareli markalardan doğan haklarını ihlal etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, müvekkilinin, markasını tescil tarihinden itibaren “...” üst markasının yanında kullandığını, tescilli ██████████ nolu "..." ve ███████████ nolu "..." markalarının 16. sınıf kapsamında ayırt edici olduğunu, tescillerin üzerinden 8 yıl geçtiğini, davalının bu süre boyunca sessiz kaldığını, davacı kullanımlarının birebir aynı olduğunu, kullanımların ihlal yarattığını, ██████████ ve ██████████ sayılı tasarımların daha önceki tasarımlarla farklı olduğunu, tasarım alanının kısıtlı olduğunu, küçük farklılıkların tasarımları farklı kılmaya yeterli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
: Davacı vekili, davalı şirket tarafından, müvekki şirketin ticaret yaptığı bir kısım firmalara yazı gönderilerek tasarımların müvekkili firma tarafından ihlal edildiğini, bu ihlalden kaçınmalarını bildirildiğini, davalı tarafından başvurulan Bakırköy 1. FSHHM’nin ███████ D.İş sayılı dosyasında müvekkili aleyhine tedbir kararı verildiğini, ancak teminat yatırılmadığı için tedbirin uygulanmadığını, buna rağmen davalı tarafın müvekkili ile iş yapan firmalara kararı göndererek alımları durdurttuğunu, daha sonra alınan ek raporda davalı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığının tespit edildiğini iddia ederek, davalı tasarımlarına ihlal olmadığının tespitine, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, fazlaye ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 30.11.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile birleşen davadaki dava değerini 27.339,24 TL'ye yükseltmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece; dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi raporları uyarınca; dava konusu tasarımların www.... adresinde yer alan 2011 tarihli ürünlerden farklı ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu, tasarımların hükümsüzlüğü geçmişe etkili olacağından birleşen dosya kapsamında davacının tasarımlara ihlal olmadığının tespitinin yerinde olduğu, davacının markaların kötüniyetle hükümsüzlük talebi yönünden dosyada yeterli delil bulunmadığı, davalı markaları yönünden mutlak red nedenlerinin mevcut olmadığı, davacı kullanımlarının ürünlerin cins ve vasfını bildirir mahiyette olduğu, markasal olmadığı, bu sebeple davalı markalarına tecavüz oluşturmadığı, davalıya ait 16. sınıfta tescilli ███████████ nolu markanın 16. sınıfta yer alan emtialar yönünden dava tarihinden geriye doğru 5 yıl içerisinde ciddi kullanımın ispatlanamadığı, SMK m.9 ve 26/1-a kapsamında bu emtialar yönünden iptal şartlarının oluştuğu, davacı tarafça dosyaya delil olarak sunulan mail ve davalı tarafça dava dışı firmalara gönderilen bildirim yazısında açıkça davacı tarafın fikri mülkiyet hakkını ihlal ettiğine dair bir ibareye yer verilmediği, genel olarak kendisine ait tescilli koruma altındaki tasarımı ve marka haklarına saygı gösterilmesi ve taklitlerinden sakınılmasının istendiği, bu nedenle davalı yanın eylemlerinin davacı yan aleyhine haksız rekabet yaratmayacağı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli ██████████ ve ██████████ sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davacı kullanımlarının davalı adına tescilli ███████████ ve ██████████ nolu markalarına tecavüz oluşturmadığının tespitine, davalı adına tescilli ███████████ nolu markanın 16. sınıfta yer alan "Kağıt, karton (mukavva) ve bunlardan yapılmış ürünler ( kırtasiye amaçlı ürünler hariç). Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar). Kırtasiye, büro, eğitim ve öğretim malzemeleri (mobilyalar ve cihazlar hariç). Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar." emtiyalar yönünden kullanılmama nedeniyle sicilden terkinine, sair emtiyaları yönünden kaydın devamına, Davalı adına tescilli ███████████ ve ██████████ nolu markaların hükümsüzlüğü talebinin reddine, Birleşen dosya kapsamında davacının davasının kısmen kabulüne, Davacı ürünlerinin davalıya ait ██████████ ve ██████████ sayılı tasarımlara tecavüz oluşturmadığının tespitine, Davacının haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, mahkemece davalı adına tescilli ███████████ nolu markanın sair emtialar yönünden terkin talebinin, davalı adına tescilli ███████████ ve ██████████ nolu markaların hükümsüzlüğü talebinin, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebinin reddi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafından "..." ibaresinin 6769 sayılı kanun kapsamında tescil edildiği emtia ve hizmetler açısından ciddi bir şekilde markasal olarak kullanılmadığını, mahkemenin markaların kötüniyetli olarak 6769 sayılı Kanunu’nun 5/c maddesine aykırı olarak tescil edilmiş olduğundan hükümsüzlüğü taleplerinin reddine ilişkin kararın hatalı olduğunu, davalı ticari ve defter kayıtlarında inceleme yapılmamasının hatalı olduğunu, yapılacak olan incelemenin eğer bir kullanım sözkonusu ise bu kullanımın ciddi bir kullanım olup olmadığının değerlendirmesi açısından önemli olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda itirazların karşılanmadığını, davalının marka olarak ... ibaresini kullandığını, poşet üzerinde yer alan “... ” ibaresinin vakumlu poşet ibaresinin İngilizcesi olduğunu, dava açıldıktan 2 yıl sonra sunulan poşetin bu dava için üretilmesi ihtimalinin bulunduğunu, bu delillerin dikkate alınmasının hatalı olduğunu, davalının dava dışı ... isimli Bulgar şirketi için düzenlendiği faturalarda ... poşet ibaresi altında İngilizce karşılığı olan ... ibaresinin yer aldığını, ... ibaresinin bu kadar açık ve net bir şekilde marka olarak “Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri” açısından tescil ettirilemeyeceğini, davalı tarafın da ... ibareli markalı ürünlerinde ... şeklindeki ürünün cinsini belirten bir ifade olarak kullandığını, mahkemenin 6769 sayılı Kanunu’nun 5/1-ç maddesi ve kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlük taleplerinin reddine dair kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından raporlarında ... ibaresinin ... ibaresinin İngilizce karşılığı olduğunu belirtmiş olmalarına ... ibaresinin “Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri” açısından vasıf, cins bildirmediği ayırt edici bir marka olduğu görüşünün kabul edilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece haksız rekabete ilişkin taleplerin reddi kararının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafça kendiliğinden kalkarak hükümsüz olan ihtiyati tedbir kararının sureti dosyadan alınarak müvekkilden ürün alımı yapan büyük marketlere mail ile veya sözlü olarak iletildiğini, müvekkili şirketin müşterilerinin de kendilerine de yasal işlem yapılacağı korkusu ile müvekkilinden ürün alımlarını durdurduğunu, bazılarının ise aldıkları ürünleri iade ettiklerini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca daha önce kamuya arz edilmiş bir tasaırmı kendi adına tescil ettiren ve bunları rakipleri aleyhine kullananların dava açmaları vs yasal işlemler başlatmalarının yasal tescil hakkı kapsamında olmadığını, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tescil ettirdiği bu tasarım haklarını rakiplerine karşı kullanmalarının haksz rekabet teşkil ettiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline ait ███████████ nolu "..." markasının kullanmama nedeniyle iptali için huzurdaki davayı açtığını, alınan teknik bilirkişi raporu ile müvekkilinin 16. sınıfta markayı kullandığını ispat ettiğinin tespit edildiğini, mahkemece markasal kullanımın 16. sınıftaki hangi ürünlerde gerçekleştirildiğinin tek tek tespit edilmesi gerektiğine karar verilerek, ek rapor alındığını, yapılan ek incelemede marka kullanımına ilişkin dosyaya sundukları bir çok bilgi, belge, fatura, Youtube görseli vs göz önünde bulundurularak, ... markasının 16. sınıfta sadece "Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri." ürünlerinde kullandığının tespit edildiğini, bu ürünlerin dışındaki "Kağıt, karton (mukavva) ve bunlardan yapılmış ürünler ( kırtasiye amaçlı ürünler hariç). Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı evraklar; basılı yayınlar, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, (pullar). Kırtasiye, büro, eğitim ve öğretim malzemeleri (mobilyalar ve cihazlar hariç). Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar." emtialar yönünden ise kullanmama nedeniyle müvekkilinin markasının kısmen iptal edildiğini, ancak söz konusu emtialardan ciltleme malzemeleri ile müvekkilinin ... markasını kullandığını ispat ettiği "Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri." ürünlerinin aynı tür ürünler olduğunu, dolayısıyla bu ürün bakımından da kullanmama nedeniyle iptal davasının reddi gerektiğini, bu ürün bakımından da kullanım koşullarının yerine getirildiğine karar verilmesi gerektiğini; mahkemece davacının hükümsüzlüğünü talep ettiği ███████████ nolu ... markasının "Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri" ürünleri bakımından, ██████████ sayılı ... markasının ise tüm sınıflar bakımından tescillerine devam kararı vermesine karşın, davacının markasal kullanımlarının müvekkilinin markalarına tecavüz teşkil etmeyeceği kararı verdiğini, oysaki davacı taraf açıkça müvekkiline ait ... ve ... markalarını kullandığını ikrar ettiğini, müvekkiline ait bu tescilli markaların, tescil kapsamında kullanılmasının marka tecavüzü teşkil edeceği kararı verilmesi gerekirken yerel mahkemenin aksi yöndeki kararının hatalı olduğunu müvekkiline ait tasarımların eksik inceleme neticesinde hükümsüz kılındığını, müvekkilinin tasarımlarının çoklu tasarımlar olduğunu, her biri üzerinden tek tek hükümsüzlük analizi yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
: Asıl dava, davalı adına tescilli endüstriyel tasarım tescil belgelerinin yenilik ve ayırt edicilik kriterlerine haiz olmadığından hükümsüzlüğü ile sicilden terkini, davalı taraf adına tescilli markaların kötüniyetli olarak 6769 sayılı Kanunu’nun 5/c maddesine aykırı olarak tescil edildiğinden hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, bu talep kabul edilmediği takdirde markanın kullanılmama nedeniyle iptali, davacının kullanımının davalı tarafın markalardan doğan haklarını ihlal etmediğinin tespiti; Birleşen dava, davacının kullanımlarının davalının tasarımlarını ihlal etmediğinin tespiti, davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, ayrıca maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince verilen kararın taraf vekillerince istinaf edildiği, ancak asıl ve birleşen davalarda davalı vekilince birleşen dava yönünden istinaf harçlarının yatırılmadığı, mahkemece gönderilen muhtıraya rağmen harçların ikmal edilmediği, mahkemenin 13.05.2022 tarihli ek kararı ile davalının istinaf dilekçesinin birleşen dava yönünden reddine karar verildiği, bu ek kararın davalı tarafça istinaf edilmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf sebepleri ile davalı vekilinin sadece asıl davaya ilişkin istinaf sebeplerinin incelemesine geçilmiştir.
10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun geçici 1/2. maddesinde marka ve tasarımın hükümsüz kılınmasında başvuru tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş olup, hükümsüzlüğü istenen davalıya ait ██████████ ve ██████████ sayılı tasarımlar ile ███████████ sayılı “...” ibareli markanın tescil tarihleri gözetildiğinde 551 sayılı KHK hükümleri, ██████████ sayılı “...” ibareli marka yönünden ise 6769 sayılı SMK’nın geçici 1/1 ve SMK’nın 192. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan yeni SMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Gerek mülga 554 sayılı KHK, gerekse 10.01.2017 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda, bir tasarım başvurusunun tescil edilebilmesi için; tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik ihtiva etmesi ve ayrıca önceki tasarım görsellerine göre ayrt edicilik özelliğinin bulunması koşulu getirilmiştir. Küçük ayrıntılar yenilik incelemesinde dikkate alınmaz.
Ayırt edicilik unsurunun tespitinde ise, koruma talep edilen tasarımın bütününün önceki tasarımlara nazaran genel izlenim itibariyle farklı olduğu hissini uyandırması gerekir.
Ayırt edicilik değerlendirmesinde markalardaki hedef tüketici kitlesinden farklı olarak “bilgilenmiş kullanıcı” kitlesinin görüşleri dikkate alınır. Bilgilenmiş kullanıcı o ürün grubunda uzman olan kişiler değil, ancak tasarıma konu ürünün kullanıcıları arasında bulunan ve genel kitleye nazaran ürünlerin dış görünüşüne değer veren yeteri kadar bilgi sahibi, titiz ve dikkatli kişilerdir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.03.2022 tarihli █████████ E., █████████ K. sayılı kararı).
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıya ait ██████████ sayılı ve ██████████ sayılı tasarımların www... linkinde yer alan ürün görseli karşısında ayırt edicilik kriterini sağlamadığı, yine davalıya ait ██████████ sayılı ve ██████████-1, 2, 3 sayılı tasarımların, davalı adına kayıtlı önceki tarihli tescil başvurusuna konu edilen ve akabinde yine davalı tarafça iptal edilen ██████████ sayılı tasarım karşısında ayırt edicilik kriterini sağlamadığı, davalıya ait ██████████ sayılı "..." ve ███████████ sayılı "..." markalarının hükümsüzlüğü koşullarının mutlak red nedenlerinin mevcut olmadığı, davalının kötüniyetli olduğu yönünde yeterli delilin bulunmadığı, davacının mezkur eylemlerinin davalı adına tescilli markalardan doğan haklara tecavüz teşkil etmediği yönünde görüş bildirilmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, ilk derece mahkemesinin davalı yanın eylemlerinin davacı yan aleyhine haksız rekabet yaratmayacağı yönündeki gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmasına göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl ve birleşen davada davacı yönünden istinaf karar harcı olan (615,40x2) 1.230,80 TL'den peşin alınan 161,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.069,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Asıl ve birleşen davada davalı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 29.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!