Anahtar kelimeler: Dönmesi Hacizlerden Mernis Lik Başlattığını Cari İlamsız Adresten Takipten Haberdar

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2018KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı borçlu ... aleyhine ------------İcra Müdürlüğünün ------------ E, sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, bu takibin borçlu tarafından kapatılmayan 223.901,50-TL lik cari hesap alacaklarının tahsili için açıldığını, dosyadan tebligatın öncelikle davalı borçlunun fatura adresine gönderildiğini, tebligatın bu adresten iade olarak dönmesi üzerine davalının mernis adresine tebligat çıkartıldığı, bu tebligat üzerine kesinleşen takipten haciz işlemleri uygulandığını, hacizlerden haberdar olan davalı borçlunun süresinden sonra borca itiraz ve usulsüz tebligat itirazları yaptığını, bu itirazlar üzerine ---------- ve ----------- sayılı ilamları ile tebligatın geçersiz sayılarak icra takibi ittıla tarihi kabul edilen 01.11.2017 tarihi itibariyle takibin itirazen durdurulduğu, müvekkilinin ------------ elektrik arıza işlerini yapan bir firma olduğunu, davalı borçlunun ise iş makineleri ki bir şahıs işletmesi olduğunu, davalı borçlu ile müvekkili şirketin iş makinesi çalıştırılmasına ilişkin yapılan anlaşmaya istinaden bir cari hesap ilişkisi olduğunu, davalı borçlunun müvekkili şirket tamamı banka yoluyla aldığı takip konusu iş bedellerinin karşılığı işi yapmamış olduğu, yapılan ön ödemelerin iadesi için açılan takip sonrası davalı borçlunun müvekkiline karşılığı bulunmayan faturaları kesmiş olduğunu, bu faturaların kendisine geri iade edildiğini, müvekkilinin davalıdan halen icra takibine konu olan tutarda cari hesap alacağı bulunduğunu belirtmiş olup açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalı tarafından tamamen kötü niyetle yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve takip miktarının %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı şirket arasında ----------- aldığı elektrik arıza işlerinde iş makinesi çalıştırılmasına dair bir anlaşmanın olduğunun doğru olduğu, ancak bu anlaşma kapsamında davalı müvekkilinin hiçbir zaman davacı tarafin iddia edildiği üzere yapılacak iş öncesinde iş bedeli alınmadığını, aksine davacı tarafın müvekkiline verilen işi tamamladıktan sonra düzenlenen faturâlara istinaden- ödeme yaptığını, davacı şirket yetkilisinin müvekkilinden bir sözleşmeye dayanmaksızın 250.000,00-TL tutarında “teminat senedi” almak istediğini, davacı şirket yetkilisi ------------ başka kişilere de bu şekilde teminat senedi adı altında senet imzalatarak bu senetleri takibe verdiğini bilen müvekkilinin bu senedi imzatamadığını, davacı şirket yetkilisinin bu durumu gerekçe göstererek müvekkilini iş vermemekle tehdit ettiğini, o vakte kadar müvekkili tarafından faturaların düzenlenerek davacı şirkete elden teslim edildiğini, o tarihten sonra davacı şirket yetkilisi ------------- yapılan işlerin bedelini ödememek için müvekkili tarafından düzenlenen faturaları kabul etmediğini, nitekim en son müvekkilinin davacı şirkete yaptığı 2017 Eylül ve Ekim aylarına ait işler düzenlenen 05.10.2017 tarihli ----------- no'lu KDV dahil toplam 177.000,00-TL tutarlı faturayı davacı şirket yetkilisi almak istemeyince müvekkilinin bu faturayı posta yoluyla gönderdiğini ve bu faturanın bedelinin davacı tarafından müvekkiline ödenmediğini, oysa ki faturaya konu işlerin tamamının yapılıp bitirildiğini,müvekkilinin bu fatura bedelinden doğan alacağının saklı olduğunu, davacı şirketin müvekkilince düzenlenen fatura bedelini ödemediği gibi, müvekkiline içeriği ve neye istinaden kesildiği belli olmayan “hizmet bedeli” açıklamalı faturalar düzenlediğini, oysa ki müvekkili ile davacı şirketarasında ki sözleşme de hizmet verenin davacı şirket değil müvekkili olduğunu, müvekkilinin davacıtarafından kendisine yersiz olarak kesilen bu faturaları geri iade ettiğini, özetle müvekkilinin davacıdanyaptığı işlerin bedelini tahsil ettiğini herhangi bir ön ödeme almadığını, ticari defterlerinin incelenmesidurumunda davacı tarafın değil müvekkilinin alacaklı olduğunun görüleceği, davacı tarafından açılan takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirtmiş olup açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İcra Dosyası:------------ İcra Müdürlüğü' nün -------------- E. Sayılı dosyasında davacının davalı aleyhine 223.901,50- TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı, davalının 01.11.2017 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize, faiz oranına ve ferilere itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.Tanık Beyanları
: Mahkememizce dinlenen Tanık ... Beyanında,"Ben dava konusu işlerin yapıldığı yerde davacı ---------- Şti bünyesinde saha mühendisi olarak çalışıyordum. -------- hava hatlarının yer altına alınması, yer altı kablo döşemesi, tranşe işleri , kablo bağlantılarının yapılması serilmesi ,, hafriyat işlemlerinin yapılması gibi dönüşüm işlerini --------- ve ---------- 2017 yaz sonu sonbahar başlangıcı gibi yaptı ve bitirdi. Ben sahada denetleme yapıyordum. Biz yapılan işlemlerin kontrolünü yaptıktan sonra onay verip cetvel halinde getirip işverene teslim ediyorduk. İş verende bu cetvellere göre hakedişi yapıp fiyatlandırıp ödemeleri yapıyorlardı. ... üstlendiği işleri yaptı ve bitirdi. Düzenlediğimiz işlerin cetvelini ---------- onaylar hakedişler ona göre yapılır. Ancak ben taraflar arasında ki ödeme ilişkilerini bilemem ben sadece sahada çalıştım" yönünde beyanda bulunmuştur.Tanık ... Beyanında,"----------- Şti 'de saha çavuşu olarak çalışıyordum. Sahadaki işlerin malzemelerin ve işçilerin takibini yapıyordum. 2017 yılında ---------- ve ----------- ki iş elektrik kablo döşeme güçlendirme enerji sistemini komple yenileme işlemiydi.------------- Şti yüklenici idi. ... orada hem formendi hemde saha içinde iş makineleri vardı. Formen dediğimiz kişi kum, mıcır gibi işin malzemelerini alırdı. Kanal açma, kanala kabloların döşenmesi gibi işlemleri yapardı. ... işi yaptı ve teslim etti. Ancak ben taraflar arasında ki alacak ilişkisini bilmem sadece ödeme yapılmadığını duydum" yönünde beyanda bulunmuştur.Tanık ... Beyanında,"------------- Şti 'de 2014 ile 2018 yılları arasında taşeronluk yaptım. Alt yapı kazı işleri, kepçe çalıştırılması, direk dikim işleri, Alçak gerilim- Orta gerilim kazısı yapılıp kablo döşeme işlerini yaptım. 2016-2017 arasında ... ------------, mahallesinde aynı benim gibi --------- taşeronluk işleri yaptı. Bu işleri ... bitirdi. ... asfaltlama betonlama işlemlerini de tamamladı ve ----------- teslim etti. Daha sonra 2018 yılında ---------- bizden teminat senedi istedi. Ben verdim ancak ... vermedi. Ondan sonrada beni ------------ Şti borçlu gösterdi. ...'da senet vermediği için bu dava açıldı" yönünde beyanda bulunmuştur.Bilirkişi Raporları
:Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılmasına karar verilmiş, alınan █████/2020 tarihli raporun sonuç kısmında,"Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Verilen yetki ile tacir alan tarafların ticari defterleri incelenmiş, davacı şirketin 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, davalı şirketin 2017 ve 2018 yılı ticari Ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırılmış olduğu, her iki tarafın da ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ihtilafsız olduğu, tarafların ticari defterlerinin ödeme ve faturalar detayında karşılaştırılmasında, raporumuzun 4.b.3. bölümünde detaylıca açıklandığı, aşağıda özetlendiği üzere bu farkın her iki tarafın tanzim ettiği ve karşı taraf kayıtlarında bulunmayan faturalar ve ödemelerden kaynaklandığı, bu hususların her iki-tarafça ispatına göre açık hesabına göre bakiye kalan alacak iddiasının değerlendirilebileceği, her iki tarafça ispata muhtaç hususlar somutlaştırılmak gerekirsea. Davacının İspata Muhtaç hususları Yönünden:15.10.2017 tarih, -------------- seri no.lu, 26.819,59 TL ve 15.10.2017 tarih, -------------- seri nolu, 10.377,45 TL tutarlı “Hizmet bedeli” açıklamalı faturalar içeriği hizmet ifasının ispatına ilişkin,Değişik tarihlerde, 21 (yirmi bir) farklı işlemde 119.260,77 TL davalıya yapılan ödemenin somut belgelerinin dosyaya ibraz edilmesiDavalının İspata Muhtaç hususları Yönünden:05.10.2017 tarih, ------------- seri nolu 177.000,00 TL tutarlı “9.ve 10.ay iş makinaları, kanal açma ve kapama, hafriyat kaldırma, geri dönüşüm near) kapama bedeli” açıklamalı fatura içeriği hizmetin ifasına ilişkin somut belge ibraz edilmesi,Davalı şirketin 2017 yılı açılış bakiyesinin (2016 yılından devir) 21.715,28 TL alacaklı devrettiği, davalının bu alacağının da ispata muhtaç olduğu, Sayın mahkemenin takdiri ile tarafların 2016 yılı defterlerinin de incelenmesine karar verilebileceği,Davacının iddia ettiği alacağın hesaplanabilmesi için her iki tarafın ispat yükünün kendisine ait olan yukarıdaki hususların ibraz edilecek delillerin irdelenmesine bağlı olduğu,Sayın Mahkemenin takdiri ile dava dosyasına ibraz edilecek bu belgelerden sonda dosyanın Ek rapor için tarafımı ibrazı halında hükme esas alınabilecek mütalaada bulunabileceği,Faiz
: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirme yapılmayacaktır. Ancak, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında ticari faiz talebinin yerinde olduğu"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce ek rapor alınması için dosyanın daha önce rapor tanzim eden bilirkişiye tevdine karar verilmiş, alınan █████/2022 tarihli raporun sonuç kısmında,"2016 Yılından 2017 Yılına Devirde Hangi Tarafın Ticari Defterlerinin Dikkate Alınacağı Yönünden: Davacı şirketin 2017 yılı açılışında davalıya 6.855,39 TL borçlu gözükürken, davalı şirketin 2017 yılı açılışında 21.715,28 TL alacaklı gözüktüğü, aradaki 14.859,89 TL’lik farka ilişkin dosyada somut belge bulunmadığından ispat muhtaç olduğu değerlendirilmiş olup, 2017 yılı açılışında davacı şirketin defterlerinin dikkate alınarak, davalının 6.855,39 TL alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun 4. Genel Değerlendirme kısmında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, kök raporda belirtilen taraf defterlerindeki ihtilaflı bulunan değişik tarihlerde, 21 (yirmi bir)farklı işlemde 119.260,77 TL davalıya yapılan ödemelerden 74.900,00 TL’lik ödemenin davacı hesabından gönderildiği, bu ödemelerden de 21.000,00 TL’sinin ... adına, 52.000,00 TL’sinin ------------- açıklaması ile ... adına, 1.900,00 TL’sinin ise ... İş Avansı açıklaması ile ------------ yapılmış olduğu, yapılan bu ödemelerin davalı adına yapıldığının kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kabul edilmesi halinde; davacının 05.10.2017 takip tarihi itibariyle 142.343,69 TL alacağının hesaplandığı, 74.900,00 TL’lik ödeme içinde yer alan ... İş Avansı açıklamalı ancak dava dışı ----------- yapılan 52.000,00 TL ve ---------- yapılan 1.900,00 TL tutarlı ödemelerin davalıya yapıldığının ispata muhtaç olduğu yönünde karar verilmesi halinde ise; davacının 05.10.2017 takip tarihi itibariyle 88.443,69 TL alacağının hesaplandığı"Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Dosyanın mahkememizce nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmesine karar verilmiş, alınan █████/2023 tarihli raporun sonuç kısmında,"Davacının davalıdan alacak miktarının 142.343,69 TL alacaklı olduğu, dava dışı kişilereyapılan ödemelerin davacı alacağının hesaplanmasında nazara alınması gerektiği "Yönünde rapor tanzim edilmiştir.Mahkememizce dosyanın daha önce rapor düzenleyen bilirkişiye tevdi edilerek rapora itirazlar doğrultusunda ek rapor düzenlemesine karar verilmiş, alınan █████/2024 tariihli raporun sonuç kısmında,"Davacı Alacağı Yönünden: Bilirkişi 2.ek raporumuzda detaylı bir şekilde açıkladığımız üzere, kök raporda belirtilen taraf defterlerindeki ihtilaflı bulunan değişik tarihlerde, 21 (yirmi bir) farklı işlemde 119.260,77 TL davalıya yapılan ödemelerden 74.900,00 TL’lik ödemenin davacı hesabından gönderildiği, bu ödemelerden de 21.000,00 TL’sinin ... adına, 52.000,00 TL’sinin ... İş Avansı açıklaması ile ... adına, 1.900,00 TL’sinin ise ... İş Avansı açıklaması ile ----------- yapılmış olduğu, yapılan bu ödemelerin davalı adına yapıldığının kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kabul edilmesi halinde; davacının 05.10.2017 takip tarihi itibariyle 142.343,69 TL alacağının hesaplandığı,Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi tarafından dava dışı kişilere yapılan ödemelerin davacı alacağının hesaplanmasında nazara alınması gerektiğinin değerlendirildiği,Davalının İtirazları Yönünden
: Davalı vekilinin bilirkişi 2.ek raporuna itiraz dilekçesinin incelenmesinde, daha önceki itirazların tekrarlanmış olduğu, itirazlara ilişkin detaylı bir şekilde kök, ek ve 2.ek raporlarda açıklamalar yapıldığından işbu raporda bu hususlara ilişkin ilave değerlendirmenin yapılmadığı, Davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen █████/2017 tarih, ------------ seri nolu 177.000,00 TL. Tutarlı "9.ve 10.ay iş makinaları, kanal açma, hafriyat kaldırma, geri dönüşüm (mıcır) kapama bedeli" açıklamalı fatura içeriği hizmetin ifa edildiği itirazına ilişkin yapılan incelemede ise hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, tanık beyanları doğrultusunda işbu fatura içeriği hizmetin ifasının ispatlandığının kabul edilmesi halinde, kök raporda davacının talep edebileceği değerlendirilen 142.343,69 TL’den fatura tutarının düşümü yapıldığında, davacının alacağının bulunmayacağı, aksine 34.656,31 TL (142.343,69-177.000,00) borcunun bulunacağı "Yönünde rapor tanzim eedilmiştir.Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından cari hesaba dayalı olarak davalı aleyhine -----------İcra Müdürlüğü'nün----------- E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Dava, davacı tarafın davalı ile arasında var olan hizmet sözleşmesine istinaden davalıya yaptığı ön ödemelere karşılık bedeli ödenen işlerin tamamlanmaması ve yapılan ön ödemelerin geri iadesinin de yapılmaması sebebiyle oluşan davacinın davalıdan 223.901,50-TL lik cari hesap (açık hesap anlamında) alacağının tahsiline ilişkin davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ile davacı şirket arasında ------------ aldığı elektrik arıza işlerinde iş makinesi çalıştırılmasına dair bir anlaşmanın olduğunun doğru olduğu, ancak bu anlaşma kapsamında davalı müvekkilinin hiçbir zaman davacı tarafın iddia edildiği üzere yapılacak iş öncesinde iş bedeli alınmadığını, aksine davacı tarafın müvekkiline verilen işi tamamladıktan sonra düzenlenen faturalara istinaden ödeme yaptığını, müvekkilinin davacı şirkete yaptığı 2017 Eylül ve Ekim aylarına ait işler düzenlenen 05.10.2017 tarihli ------------ no'lu KDV dahil toplam 177.000,00-TL tutarlı faturayı davacı şirkel yetkilisi almak istemeyince müvekkilinin bu faturayı posta yoluyla gönderdiğini ve bu faturanın bedelinin davacı tarafından müvekkiline ödenmediğini, faturaya konu işlerin tamamının yapılıp bitirildiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirtmiş olup, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Tarafların ticari defterleri incelenmiş olup, davacı şirketin 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 05.10.2017 takip tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 223.901,50 TL alacaklı gözüktüğü, Davalı şirketin 2017-2018 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapılmış olduğu, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 05.10.2017 takip târihi itibariyle davalı şirketin kendi defterlerinde 124.416,20 TL alacaklı gözüktüğü, bu durumda davacı cari hesabı ile davalı cari hesabı arasında 223.901,50-TL1122.416,20-TL— 348.317,70-TL fark bulunduğu tespit edilmiştir.Her iki hesap özeti karşılaştırıldığında bu farkın 14.859,89 TL si 2016-2017 devrinden, 177.000,00- TL'si davalı tarafından davacı adına düzenlenen faturadan, 37.197,04 TL'si davacı tarafından dâvalı adına düzenlenen iki adet faturadan ve 119.260,77 TL nin de yapılan ödemelerden olduğu görülmele, cari hesaba (açık hesap) dayalı bakiye alacağın talep edildiği davada her iki tarafin da ispata muhtaç işlemleri bulunduğu anlaşılmıştır. 2016 Yılından 2017 Yılına Devirde; davacı şirketin 2017 yılı açılışında davalıya 6.855,39 TL borçlu gözükürken, davalı şirketin 2017 yılı açılışında 21.715,28 TL alacaklı gözüktüğü, aradaki 14.859,89 TL'lik farka ilişkin dosyada somut belge bulunmadığından ispat muhtaç olduğu değerlendirilmiş olup, 2017 yılı açılışında davacı şirketin defterlerinin dikkate alınarak, davalının 6.855,39 TL alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği,Taraf defterlerindeki ihtilaflı bulunan değişik tarihlerde, 21 (yirmi bir) farklı işlemde 119.260,77 TL davalıya yapılan ödemelerden 74.900,00 TL'lik ödemenin davacı hesabından gönderildiği, bu ödemelerden de 21.000,00 TL'sinin ... adına, 52.000,00 TL'sinin ... İş Avansı açıklaması ile ... adına, 1.900,00 TL'sinin ise ... İş Avansı açıklaması ile ------------ yapılmış olduğu,74.900,00 TL'lik ödeme içinde yer alan ... İş Avansı açıklamalı ancak dava dışı ...'ya yapılan 52.000,00 TL ve ------------ yapılan 1.900,00 TL tutarlı ödemelerin davalıya yapıldığı iddia edildiği anlaşılmıştır.Kural olarak ifanın alacaklıya veya alacaklının yetkili kıldığı bir kişiye ifa edilmek gerekir. Ancak bu halde geçerli bir ifadan bahsedilebilir. Alacaklı ifaya kendi yerine katılması için bir başkasına temsil yetkisi vermişse ifa temsilciye yapılabilir. Temsil yetkisi verme işlemi ise şekle bağlı olmadığından, davacının ödemede yer alan açıklaması nazara alındığında, ödemenin davalıya yapılmış olduğun kabul hayatın olağan akışına uygundur. Dosyada ödemenin dava dışı kişilere davacı ile aralarındaki başka bir hukuki ilişki nedeniyle yapılmış olduğuna delalet edecek veri de bulunmadığından davacı alacağına dava dışı kişilere yapılan ödemelerin de dâhil edilmesi gerektiği, bu nedenle davacının davalıdan alacak miktarının 142.343,69 TL alacaklı olduğu, dava dışı kişilere yapılan ödemelerin davacı alacağının hesaplanmasında nazara alınması gerektiği, Taraf defterlerindeki ihtilaflı bulunan değişik tarihlerde, 21 (yirmi bir) farklı işlemde 119.260,77 TL davalıya yapılan ödemelerden 74.900,00 TL'lik ödemenin davacı hesabından gönderildiği, bu ödemelerden de 21.000,00 TL'sinin ... adına, 52.000,00 TL'sinin ... İş Avansı açıklaması ile ... adına, 1.900,00 TL'sinin ise ... İş Avansı açıklaması ile ------------ yapılmış olduğu, yapılan bu ödemelerin davalı adına yapıldığının kabul edilmiştir. Davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen █████/2017 tarih, ------------ seri nolu 177.000,00 TL. Tutarlı "9.ve 10.ay iş makinaları, kanal açma, hafriyat kaldırma, geri dönüşüm (mıcır) kapama bedeli" açıklamalı fatura içeriği hizmetin ifa edildiğine ilişkin itiraz ettiği, davalı iddiası yönünde tanık beyanı olsa da takdiri delil olduğundan ve davalı vekili cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından yemin delili hatırlatılmış ancak davalı yemin deliline dayanmadığından davalının iddiasının ispatlayamadığı kabul edilmiştir.Davacının 05.10.2017 takip tarihi itibariyle 142.343,69 TL alacağının hesaplandığı, dava dışı kişilere yapılan ödemelerin davacı alacağının hesaplanmasında nazara alınması gerektiği kabul edilmiş, Tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasın hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında ticari faiz: talebinin yerinde olduğu kanaati ileDavanın kısmen kabulü ile;----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------E. sayılı dosyasında davalının;142.343,69-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile, Asıl alacağa Takip Tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABULÜ ile;1---------İcra Müdürlüğü'nün------------E. sayılı dosyasında davalının;142.343,69-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile,Asıl alacağa Takip Tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,Fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gereken 9.723,50-TL harcın davacı tarafından yatırılan 2.704,18-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.019,32-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından harcanan 2.704,18-TL peşin harç, 35,90-TL başvuru harcı olmak üzere toplam2.740,08-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 3.599,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%63,57 Kabul, %36,43 Ret) 2.287,88-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından harcanan 1.477,20-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%63,57 Kabul, %36,43 Ret) 538,14-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,9-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025